odağı ile cümle

odağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Suç odağı Bedirhan Kuloğu’nun köstebeği.Przekrój przez trzustkę psa.
Ticaretin odağı yerel piyasa ve özellikle Almanya ve Birleşik Krallık olmak üzere batı ülkeleriydi.Zasadniczym rynkiem zbytu były Niemcy, zwłaszcza wschodnie prowincje Rzeszy Niemieckiej oraz Berlin.
Courland Düklüğü İsveç ve Polonya için ilgi odağıydı.Hertigdömet Kurland var av stort intresse för både Sverige och Polen.
Bu afetin ardından FEMA, eleştirilerin odağı oldu.Lyckligtvis har dock FEMA anlänt.
Çekim, bir sahne içindeki belirli kişi ya da nesneye odağın değiştiğini gösteren bildirimdir.Dessa kan till exempel ange om en person kommer in på scenen eller om en person ska ta eller flytta något.
Courland Düklüğü İsveç ve Polonya için ilgi odağıydı.Курляндське герцогство перебувало в сфері інтересів Швеції і Польщі.
Fransa'da spor ilgi odağındadır.Цей вид спорту виник у Франції.
Dikkat, bilincin odağıdır.Душа – субстанція свідомості.
Kentin Yerel polis karakolları çatışma odağı oldu.Центром району було селище Войнилів.
Dikkat, bilincin odağıdır.Centrem lidské zkušenosti je vědomí.
Dikkat odağında olan bir deneyim, dikkatin yönetilmediği bir deneyimden daha baskındır.Zajímá se mnohem více o chod vyšetřování než předešlý vedoucí.
Bir deprem sırasında meydana gelen sismik dalgalar deprem odağında yayılır.Zemětřesení se objevují v zemětřesných rojích.
Kullanılabilirliğini ilerletme odağında geliştirilmektedir.Jeho schopnosti se zlepšují, když je používá.
Aile gruplarında ilgi odağı yavru fillerdir ve anneleri tarafından üç yıl kadar bakılırlar.Puii sunt centrul atenției grupurilor lor familiale și sunt dependenți de mamele lor până la trei ani.
Odağın koordinatları F(p/2, 0) olur.Vârful se află la coordonatele (r,0).
Ticaretin odağı yerel piyasa ve özellikle Almanya ve Birleşik Krallık olmak üzere batı ülkeleriydi.Comerțul se concentra pe piața locală și pe Occident, în special pe Germania și Regatul Unit.
Bir politik figür olmasına rağmen popüler kültürün de odağıdır.Ha politikailag nem is tartozott hozzá, de elért ide Egyiptom kulturális befolyása.
Mozart'ın çalışma hayatında odağı enstrümantal müzikle operalar arasında gitmiş gelmiştir.Mindenesetre a Mozart operák iránt érdeklődőkben jó szórakozást kínál a zene.
İlginin odağı olmak isterim.Kedvelt szobanövény.
Dikkat, bilincin odağıdır.Tietoisuusargumentti Ihminen on tietoinen itsestään.
Kendileri grubun odağı olduğu sürece ilişkileri kuvvetlidir.Suhteiden perusta ryhmässä on sukulaisuus.
İlginin odağı olmak isterim.Ettäs pääset mieliteostas.
Courland Düklüğü İsveç ve Polonya için ilgi odağıydı.Hertugdømmet Kurland var del af både Polens og Sveriges interesseområder.
Dikkat, bilincin odağıdır.Bevidsthedens kerne er samvittigheden.
Bu olaylar onu ilgi odağı haline getirdi.Dette synes for alvor at have bragt ham i søgelyset.
Marcus için romantik bir ilgi odağıdır.Og er Neos romantiske interesse.
Günümüzde Dunhuang şehir merkezi önemli bir turist odağı ve ticaret merkezidir.I dag er Holbæk en moderne by og et viktig handelssentrum på Sjælland.
Kentin Yerel polis karakolları çatışma odağı oldu.Provinshovedstad er byen Trat.
Ticaretin odağı yerel piyasa ve özellikle Almanya ve Birleşik Krallık olmak üzere batı ülkeleriydi.Perdagangan berfokus pada pasar dalam negeri dan Barat, khususnya Jerman dan Britania Raya.
Yeni doğan yavru fil aile grubundaki tüm fillerin ilgi odağıdır.Anak gajah yang baru lahir biasanya menjadi pusat perhatian anggota kelompok.
Özellikle Ay Kayası ve Kale Mevkii define avcılarının ilgi odağıdır.Đặc biệt là chúng đã và đang là mục tiêu của linh cẩu.
Courland Düklüğü İsveç ve Polonya için ilgi odağıydı.クールラント公国はスウェーデンとポーランドの両国の興味の中心だった。
Kendileri grubun odağı olduğu sürece ilişkileri kuvvetlidir.時には血縁者の座長を盛りたてたりと、その身内の絆は強い。
Düşük bir bütçe ile çekilmesine rağmen büyük başarı kazandırması büyük bir ilgi odağıdır.同映画は低予算だったにもかかわらず、大きな収益を上げた。
Akdeniz çevresindeki ülkeler uzun süredir Avrupa Birliği'nin dış politikasının ilgi odağı olmuştur.地中海沿岸諸国は、長らく欧州連合の外交政策の関心事項となっている。
Dikkat, bilincin odağıdır.横並び意識が強い。
Courland Düklüğü İsveç ve Polonya için ilgi odağıydı.库尔兰公国是瑞典和波兰利益争夺的焦点。
Dikkat, bilincin odağıdır.謂意及意識。
Kendileri grubun odağı olduğu sürece ilişkileri kuvvetlidir.與持有同系統能力的草野是兄妹關係。
"Ali Koç: 'Hayatımın odağı adalet ve vicdan'".חיים לסקוב כינהו "המצפון והמצפן של מערכת הביטחון".
Dikkat, bilincin odağıdır.Това е предпазване, затваряне на ума.
Crustumelium geçmişten bugüne arkeologların ilgi odağındadır.Оттогава насетне следва криминалната хроника на археологическия обект.
Dikkat, bilincin odağıdır.Bitak za sebe je svijest.
Dikkat, bilincin odağıdır.Intencionalita je zameranosť aktu vedomia.
Kendileri grubun odağı olduğu sürece ilişkileri kuvvetlidir.Po nástupe k moci bola ich kľúčovým spojencom.
İnsani gelişme 9-11 arasındaki ilkelerin odağıdır.Človekov razvoj je osredotočen v načelih od 9 do 11.
Kendileri grubun odağı olduğu sürece ilişkileri kuvvetlidir.Če so v skupini same samice, prevzame vodstvo najmočnejša med njimi.
Dikkat, bilincin odağıdır.Svarbiausia sąmonės savybė yra dėmesys.
Sokaktaki insanların ilgi odağı olan Bob, giderek daha da meşhur oldu.Mosėdyje kuriamas akmenų parkas kėlė vis didesnį visuomenės susidomėjimą.
Roma Senatosu'nun odağı dış işlerine yönlendirilirdi.Ta toetas Rooma senatist Võidualtari väljaviimist.
1/4 odagimizin asagisinda ve 1/4 dogrultmanin yukarisinda.1/4 اسفل البؤرة و 1/4 اعلى الدليل
1/4 odagimizin asagisinda ve 1/4 dogrultmanin yukarisinda.チェックできます。
17nci yüzyılda, odağını daralttı. şu anda yazmakta olduğumu bir kitapta keşfediyor olduğum nedenlerden dolayı,현재 집필 중인 책에서 다루고 있는 내용인데 17세기에 지적인 진보의 의미인 "신조"가 포함되면서
17nci yüzyılda, odağını daralttı. şu anda yazmakta olduğumu bir kitapta keşfediyor olduğum nedenlerden dolayı,במאה השבע-עשרה, המיקוד שלה הצטמצם, מסיבות שאני חוקרת בספר שאני כותבת כיום,
17nci yüzyılda, odağını daralttı. şu anda yazmakta olduğumu bir kitapta keşfediyor olduğum nedenlerden dolayı,وفي القرن السابع عشر تم تضييق نطاقها، لأسباب أكشفها في كتاب أقوم بتأليفه حالياً،
17nci yüzyılda, odağını daralttı. şu anda yazmakta olduğumu bir kitapta keşfediyor olduğum nedenlerden dolayı,その理由は 現在執筆中の本で 取り上げていますが ある信条に同意する知的行為を 意味するようになりました
Ana odağımız Pasifik Okyanusu.A Csendes-óceánra összpontosítunk.
Ana odağımız Pasifik Okyanusu.Ci concentriamo sul Pacifico.
Ana odağımız Pasifik Okyanusu.Estamos a pôr etiquetas na costa da Califórnia, em Taiwan e no Japão.
Ana odağımız Pasifik Okyanusu. Kalifornia kıyılarında ve de Tayvan ve Japonya'da etiketleme yapmaktayız.On se focalise sur le Pacifique. on étiquette près des côtes de Californie, de Taiwan et du Japon.

İlgili Sayfalar