ocak ile cümle
ocak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ona akşam yemeği bitmiş ve ocak-halı onu sevdiğiniz koltuğa gitmişti.She had finished her dinner and gone to her favorite seat on the hearth-rug.
24 Ocak'ta,On January 24th,
16 Ocak 2012'de Beyaz Saray, tasarýyý desteklemediđine dair bir açýklama yaptý.On January 16, 2012, the White House issued a statement saying they didn't support the bill.
Bu Ocak ayı dönemi, insanlar düzeltiyorlar, işte deprem.This is January, in time lapse, of people editing ... that's the earthquake.
Belki sadece Ocak ayı olmayabilir.Well, maybe it shouldn't be just January.
Ocak'ta çıkacak ve umarım hepiniz üçer tane alırsınız.And it comes out in January, and I hope you all buy it in triplicate.
Ancak olay ocak ayı ortasında, kuzey yarımkürede, akşam saat 7'de meydana gelmişti.But this occurred in mid-January, in the Northern Hemisphere, at 7 p.m. at night.
"Kriz haritalandırması" denilen bu hareketin başlangıcı 2008 Ocak'ında Kenya'da gerçekleşti.And that, that maneuver called "crisis mapping," was kicked off in Kenya in January of 2008.
Spor salonlarındaki programlar Ocak'ta başlar ama genellikle Ekim'de katılmaya başlarız.Exercise programs usually start in January; they're usually done by October.
Nikola Tesla 7 Ocak 1943'de hayata veda etti.Nikola Tesla died on the 7th of January, 1943.
Bunlar da geçen yıl 17 Ocak'ta gönderilenlerden birkaçı.This is just a couple of them from January 17th, last year.
Ve sadece Ocak 2005'ten beri bizimle çalışıyor, ve diğer tüm gelişmeler ondan önce gerçekleşti.And he's only been our employee since January 2005, all the other growth before that ...
Onları esasında köleleri sahibinin tarafından işletilen taş ocaklarının taşıma sistemi.They are basically the transport system on a quarry run by a slaveholder.
Ve Ocak ayının 25'inde sokakları gördüğümde sayfaya girip, dedim ki:And when I saw the street on the 25th, I went back and said,
27 Ocak gecesi göz altına alındım.I was detained on the 27th night.
Daha iyi ocaklar yapamaz mıyız?Can't we make better stoves?
Ve bu video aslında geçen Ocak ayında yollanmıştı.And this video had actually been posted all the way back in January.
Yani 200 gram buzu alıp onu ocakta ısıtmak 609 kilojoule'lük ısı gerektirir.You might realize, 200 grams of ice, that's about half a pound of ice.
Ocakbaşını bir laboratuvar gibi düşünebilirsiniz.And you can think of the open-pit fire as a laboratory.
John Ronald Reuel Tolkien, 3 Ocak 1892'de doğdu.John Ronald Reuel Tolkien, was born on the 3rd January, 1892.
Onlarda bunu ta ki Ocak 2007'de çalınana kadar camlı vitrinlerinde 15 yıl boyunca sakladılar.And they had it in their cabinet for about 15 years, until it got stolen in January of 2007.
'Zihinle Savaşma' başlıklı Satsang DVD'sinden video alıntısı 13 Ocak 2012 Tiruvannamalai, HindistanVideo extract from the Satsang DVD 'Don't fight with Mind' 13th January 2012 Tiruvannamalai, India
Parklar -- parklara dönüşen eski maden ocakları.Parks -- old quarries that they were transformed into parks.
Maden ocakları, baştan doğal yollarla oluşur. Bazen onları alırız ve değiştiririz.Quarries once made the nature, and sometimes we took this and we transformed.
Ocak 1976'da hayata gözlerini yumdu.So he died actually, in January 1976.
Conor'la soğuk, yağmurlu bir ocak gecesi tanıştım.I met Conor on a cold, rainy January night.
'Açık Olmak' 22 Ocak 2011'Breaking Open' 22nd January 2011
[Bağımlılık 27 Ocak 2010]"Addiction 27 Jan 2010"
Ocak 2000'de, fiyatı 10000 dolardı veya gün başına 27 dolar.In January 2000, the price was 10,000 dollars, or 27 dollars a day.
Ne bir makine ne tahta ne de bir ocak... ...gerektiren bir çözümüm var.I have a solution that requires neither machine, nor wood, nor cooking gas.
Ben de Ocak'ta.And I came in January.
En son Ocak ayının başında İstanbul ofisimizi açtık.We opened our most recent branch in Istanbul at the beginning of January.
Bunu 2002 yılının Ocak ayında yaptık.Now this took place in January of 2002.
Bunu bir sterilazatör ya da ocak ve bir tencere su ile de yapabilirsiniz.You can do this with a sterilizer or a simple pot of water and stove.
Diyelimki bunlardan biri, Mary, üç ay erken doğdu, yani 1 ocak 1980'de doğdu.Let's imagine one of them, Mary, is born three months prematurely, so she's born on June 1, 1980.
Benim için saat sabah 9 3 Ocak 2007.For me, it was 9am on January 3, 2007.
Fakat Ocak adam.Basically where I grew up is same thing like in New York city.
"Ocak ayının birinci ve otuz birinci arasında bir yere geldi"I know it came somewhere between the first of January and the thirty-first of
Ve hoş br tesadüf ki ayrıca 21 Ocak'ta da sahne alacak.And as quite a coincidence he is also going to perform the 21 st of January.
"Alexander'ı 21 Ocak'ta Danimarka Melodi Grand Prix Finalinde görebilirsiniz""You can see Alexader Rybak in the Danish final of Melodi Gran Prix on 21st January"
Ocak ayı ile başlarız veAnd actually, I started with January and if you just ... and this is what's neat about pie graphs.
Bu Harlem, 20 Ocak'ta, çok güzel bir şekilde kendisini düşünürken.This is Harlem, actually, on January 20th, thinking about itself in a very wonderful way.
Ocakla başa çıkabildin mi? Çok akıllıymışsın. Gidelim hadi.You managed the stove?
Abim ! ocak ayında bir kalp krizi geçirdi !My brother. He died of a heart disease on January 13th.
Ocak'ta... ...uzun bir şarkının bir parçası... ...şöyle olabilir.In January... ...a tiny fragment of a long whale song... ...might sound like this.
6 Ocak, 1999'u hatırlıyor musun?Do you remember January 6th, 1999?
Gabrielle Chanel 10 Ocak 1971"de hayata veda etti.Gabrielle Chanel passes away on January 10, 1971.
Bu 2002 yılının Ocak ayındaydı.Now this took place in January of 2002.
(Kahkaha) 2008 Ocak ayında(Laughter) (Laughter ends) In January of '08,
Bu, Ocak ayında Davos'ta sorulan soruydu.That was actually the problem that was asked in Davos in January.
Geçtiğimiz ocak ayında,This past January,
Ustam bana ocakları hazırlattı. çünkü o zamanlar bu iş ocak hazırlama işiydi.My master took me to set ovens because this was part of oven-making, oven-setting, in the time.
Ondan sonra, bizle ilgili tam sayfa haber, 22 Ocak 2006, hayatımızı sonsuza dek değiştirdi.Next thing you knew, there's a full page covering us positively,
Darwin,bir daha dönmemek üzere oradan ayrıldı 20 Ocak 1835'in gün batımındaDarwin was taken away never to return At sunset on the 20, October, 1835
RABbin sözleri pak sözlerdir; Toprak ocakta eritilmiş, Yedi kez arıtılmış gümüşe benzer.The words of Yahweh are flawless words, as silver refined in a clay furnace, purified seven times.
Altın ocakta, gümüş potada arıtılır, Yüreği arıtansa RABdir.The refining pot is for silver, and the furnace for gold, but Yahweh tests the hearts.
Altın ocakta, gümüş potada sınanır, İnsansa aldığı övgüyle sınanır.The crucible is for silver, and the furnace for gold; but man is refined by his praise.
Çeker OcakExtractor Hood
OCAKConstellation name (optional)FORNAX
Ocak Aobject name (optional)Fornax A