ocağı ile cümle
ocağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sağlık ocağı yapılmıştır ve bünyesinde ambulans bulunmaktadır.Une infirmerie est aménagée, elle possède une ambulance hippomobile.
Sağlık ocağı yoktur sağlık evi vardır, personel eksikliğinden dolayı atıl durumdadır.L'École navale exige une santé qu'il n'a pas, à cause d'une déficience cardiaque.
Genelde evde, ocağın arkasında veya kilerde veya çatı altında yaşar.Elle vit habituellement derrière le fourneau ou dans la cave de la maison qu'elle hante.
1947-48 sezonundan itibaren şampiyonluk yine İdman Ocağı ile İdman Gücü arasında el değiştirir.À partir de la saison 1947-1948, le championnat repris ses droits.
Örneğin, hem Tesniye 4:20 hem de Yeremya 11:4 "demir eritme ocağı"ndan bahsetmektedir.Par exemple, 11:20 s'exprime il-ḥdāc w ŧluŧ et 11:40 s'exprime nuṣṣ il-nhar ġīr ŧluŧ.
Köyde okul mevcut değildir.Sağlık evi ve sağlık ocağı yoktur.La mairie n'est pas fonctionnelle, la présence médicale et les infrastructures scolaires insuffisantes.
Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır fakat ebe kadrosu olduğu halde ebe yoktur.Il n'y a pas de distribution d'eau et d'électricité mais le hameau dispose tout de même d'une boîte postale.
Arslanizi´nin sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur.Kinsenjam ne possède pas d'hôpitaux ni de centres de santé.
En sonunda Yaradılış'ın Ocağına (Alien X'lerin bulunduğu mekan) ulaşır.Pour en finir avec la côte d'Adam).
Ardeşen Sağlık Ocağı'nda hekim olarak görev yaptı.Il exerce en tant que médecin au sein de la fondation des urgences sanitaires.
2007'de kanalizasyon şebekesi ve sağlık ocağı yapılmıştır.Une station d'épuration et son réseau tout-à-l'égout sont créés en 2007.
Hikâye 1952 Ocağında Galaxy Science Fiction dergisinde yayımlandıktan sonra 1952 yılında romanlaştırılmıştır.La nouvelle a été publiée en mai 1953 dans Galaxy Science Fiction.
Bekler´in sağlık ocağı vardır.Lorgues dispose d’un parcours de santé.
Bu oluşumda İdman Ocağı yer almadı.Ils ne doivent en aucun cas quitter cette passerelle.
1077 Ocağında bitirilmiştir.Le chantier est terminé en 1077.
17 yaşındayken İstanbul Büyükçekmece Mimarsinan Köyü’nde maden ocağında çalışmaya başlar.Il commence à travailler dès l'âge de 12 ans dans la mine de Black Park comme conducteur de chevaux'.
Yerelnet sağlık ocağı vardır,kullanılmamaktadır.Elle possède un aiguillon fonctionnel dont elle n'hésite pas à se servir.
PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. sağlık ocağı ve sağlık evi vardır fakat kullanılmamaktadır.Plusieurs Golfs sur les environs, etc. La commune dispose d'un cabinet médical, mais pas de pharmacie.
Adada, aynı zamanda, taş ocağı işletmeleri ve büyük bir gemi sığınağı da bulunmaktadır.Sur l'île se trouve aussi une station de pilotes de navire et une grande tour de télécommunications.
Sağlık ocağı yıkılmıştır.Les sanitaires désaffectés.
Sağlık ocağı ve sağlık evi vardı.Elle possédait un hôpital et une chapelle.
Sağlık ocağı ve sağlık evi eskiden vardı ama şimdi yoktur.Il possédait jadis une chapelle privée, aujourd'hui disparue.
“Çeltikçi Sağlık Ocağı” ilçe halkına sağlık hizmetleri sunmaktadır.Un apostolat laïc s'occupe des soins de santé dans la région.
Ayrıca sağlık ocağı da faaliyettedir.Il en est de même pour l'officine pharmaceutique.
Kendi adıyla anılan bir ocağın kurucusudur. ^ "Devlet'in Elif Ana açilimi".Alle dit : t’as un parc su’ ta terre, p’is ton premier nom c’est Zénon.
PTT şubesi, sağlık ocağı yoktur.Gobo 1 ne possède aucun établissement de santé.
Beldemizde aile sağlık ocağı bulunmaktadır.Le monde du sans-abri détient également une conception pauvre de la santé.
Sağlık ocağı vardır ancak daimi kadrosu olmadığından misafirhane olarak kullanılmaktadır.Sans emploi stable, il y fréquente le laboratoire en tant qu'invité.
Sağlık ocağı ve sağlık evi 2008 yılında hizmete girmiştir.Le barrage et la centrale électrique ont été mis en service en 2008.
1987 yılında Sağlık ocağı yapılmış ve 3 yıl faaliyet gösterdikten sonra personel atanmadığı için kapanmıştır.La société est dissoute en 1983 après avoir arrêté ses travaux faute d'argent.
Sağlık İlçede bir Devlet Hastanesi ve bir sağlık ocağı bulunmaktadır.En termes de santé, on y trouve également un hôpital local et une maison de retraite.
Bu da ocağın bozulmasının baş sebeplerindendir.Ceci sera d’ailleurs une des causes de la Brisure des Vases.
Onlar için: “Ertuğrul ocağında uyandım.Lovato dijo: «Ellos me pusieron en un aprieto.
Sağlık ocağı).(Sanitaria).
"Kemerhisar 2 Nolu Sağlık Ocağı".«Jurisdicción Sanitaria No. 2».
Sağlık ocağı ve bir adet ambulansı mevcuttur.Llegan más policías y una ambulancia.
İsveç Privy Konseyi, maden ocağına, ülkenin hazinesi ve kalesi olarak atıfta bulundu.El Consejo Privado de Suecia se refirió a la mina como la tesorería de la nación y la fortaleza.
Ayrıca bir Sağlık Ocağı ve iki (2) ilköğretim okulu bulunmaktadır.También cuentan con una escuela (privada) y dos colegios (privados).
2007'de kanalizasyon şebekesi ve sağlık ocağı yapılmıştır.En el 2007 se estaba trabajando en la instalación de alcantarillados sanitarios.
Sağlık ocağı kâğıt üzerinde vardır ama bir binası yoktur.La estación posee una sala de espera en la plataforma, pero no cuenta con un edificio.
Lağımcı OcağıFunciones del almacenero
Ayrıca sağlık ocağı da faaliyettedir.También recae en el equipo de salud en el caso.
Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasında rol almıştır.La propietaria tuvo que parar el reactor.
Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. ^ Canbeg aşiretiA casa del cura, ni por lumbre vas segura.
Od Ana: Ateşin ve ocağın tanrıçası.Diana: Diosa de la luna y de la caza.
Sağlık ocağı vardır salı günleri Doktor bulunur.El médico acude al consultorio médico los martes.
Çözülmenin en başında gelen kurum ise Yeniçeri ocağıydı.El último que tuvo antes de morir era el de corrector de imprenta.
Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır.ancak 8 yılldır atama yapılmamıştır.No tenía dinero ni estructura y solo hizo proselitismo durante ocho semanas.
Haftanın belirli günlerinde hizmet veren bir adet sağlık ocağı bulunmaktadır.Existe una escuela local que presta servicios en días determinados de la semana.
Saglık ocağı vardır fakat personel bulunmamaktadır.Encontraron abierto el cementerio pero sin ningún personal de servicio disponible.
Diğerleri ise kömür ocağında gaz olacağı şüphesiyle girmezler.Algunos de vosotros estáis dudando si tendréis miedo bajo fuego.
Sağlık ocağı vardır kullanılmamaktadır.No se permiten sanitarios sin silla.
Köyün ptt şubesi,saglik ocagi yoktur.La ciudad de Bell Ville no tiene una fecha fundacional.
Sağlık ocağı mevcut ve faal durumdadır.Cédula de Identidad vigente y en buen estado.
Silahtar ocağına alındı.Se guardan en el almacén de armas.
[[Sağlık ocağı 2012'den beri vardır.«Organigrama del Ministerio de Sanidad desde 2012».
Sağlık ocağı vardır fakat boştur ama sağlık evi yoktur.Ella encuentra una cabaña abandonada, pero no hay nadie dentro.
Adadaki taş ocağı terk edilmiştir.Se abandonó el ganado en la isla.
Sağlık ocağı verdır.Tesorería de la Seguridad Social.
Sağlık ocağı vardır.haftanın salı ve perşembe günleri doktor hizmeti almaktadır.Los martes y jueves, el programa cuenta con la presencia de la Dra.