ocağı ile cümle

ocağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Postahane ve sağlık ocağı yoktur.No hay tiendas ni oficina de correos.
Sağlık ocağı vardır ancak doktor bulunmamaktadır.Es como un mordisco y sólo un médico puede sacarlo.
Sağlık ocağı ve sağlık evi mevcut ancak ebe mevcut değildir.El centro de salud y el molino de grano están abandonados, y la escuela ya no existe.
Yeniçeri ocağının en büyük komutanı "Yeniçeri Ağası" idi.El comandante de la base en ese momento era Ya'acov 'Yak' Nevo.
Sağlık ocağı vardır 3 katlı sağlık ocağı lojmanı bulunur.En cuanto a la sanidad, el Sector III tiene tres centros médicos de carácter público.
Sağlık Ocağı yok, ancak Sağlık Evi mevcuttur.No existen en la actualidad alojamientos, aunque la acampada es libre.
Sağlık ocağı ve sağlık evi 1 km uzaklıkta bulunan Sarısu mevkinde bulunmaktadır.De la entrada a la comunidad hasta la casa de salud, se recorre aproximadamente otro kilómetro más.
İlçede faal bir mermer ocağı bulunmaktadır.El exterior tiene una fachada de mármol.
Sağlık ocağı ve sağlık evi de vardır ama görevli yoktur.Existen también zonas para acampar pero sin servicios.
Bayraktar´ın sağlık ocağı yoktur.Negrete no cuenta con sedes bancarias.
Sağlık ocağı ve sağlık personeli bulunmamaktadır.La plantilla está compuesta por personal sanitario y no sanitario.
Sağlık hizmetleri Yakupköy de bulunan Sağlık ocağı ile sağlanmaktadır.La cobertura sanitaria está dada por un solo sanatorio privado.
Mahallenin sağlık ocağı yoktur.El barrio no tiene ningún centro sanitario.
Babası gibi o da yeniçeri ocağına yazıldı.Se dedicó, en parte, como su padre, a la minería.
Sağlık ocağı ve devlet hastanesi yoktur.Águas Claras todavía no dispone de hospital ni escuelas públicas.
Sağlık ocağıbulunmaktadadır.Impedido por salud.
"Dede ocağımdayım!".«Ci vediamo a casa, nonno!»
Ocağın merkezi İstanbul değildir.La sezione della camera di combustione non è costante.
Sağlık ocağıve saglık evi vardır fakat saglık memuru yoktur.Devono costruire una casa per senzatetto ma il salario è minimo.
Sağlık ocağı vardır ancak sağlık hizmeti verilmemektedir.Una patente di guida europea è riconosciuta, ma non vale la copertura sanitaria.
Açılışta, beş maddelik “Türk Ocağı Beyannamesi” yayınlandı.2, comma 5). in materia di "Individuazione delle figure professionale turistiche".
Sağlık ocağı ve sağlıkevi faaliyettedir.Sicurezza e salubrità del costruito.
Sağlık ocağı ve sağlık evi olup, görevli personel yoktur.Non necessita di magazzini o dipendenti.
Mahallede sağlık ocağı mevcuttur fakat görevli personeli yoktur.Sul territorio rimangono i collaboratori, privi però di ufficio.
Sağlık ocağı var sağlık memuru bulunmamaktadır.L'ufficiale non sta bene ed ha bisogno di un dottore.
Sağlık ocağı yetersiz kalmaktadır.La vera guarigione è ancora lontana.
Sağlık ocağıvardır. sağlık evi yoktur.Jack: è un cane segugio, senza casa.
Sağlık ocağı ve 1 ebe vardır.Dona lui una Lancia e 1 Bottiglia di Guarigione.
Sağlık ocağıhizmet vermektedir.Esso stimola il recupero della salute.
Sağlık ocağı vardır fakat sağlık görevlisi uzun zamandır yoktur bu yüzden şu an açık değildir.Manca solo l'organizzazione, ma sembra che ci sia già in segreto...
Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır.ancak doktoru yoktur!!!In questo modo l'infezione si ferma (ma qualcun altro potrebbe diffonderla!!).
Sağlık ocağı vardır ancak yıllardır işlenmemektedir.È presente uno scalo merci anche se non è operativo da molti anni.
Birçoğu güçlü Yeniçeri Ocağı tarafından tahttan indirildi.Molti giornalisti lo stavano aspettando con ansia al molo.
Sağlık ocağı var ancak 2009 yılından beri kapalıdır.La città dispone anche un aeroporto che dal 2009 non è in funzione.
Sağlık ocağı vardır ancak sağlık evi yoktur ve doktoru yoktur.A differenza della prima, qui non ci sarà una prigione o lo studio del dottore.
Bu kıyma, bir gün dolapta bekletilir ve köfte ocağında pişirildikten sonra servis yapılır.La ritroviamo più tardi in magazzino mentre fruga tra gli scaffali.
Ayrıca Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır.Ci sono comunque una libreria ed un centro di cura.
Mahallede sağlık ocağı ve okul bulunmaktadır.In tutto il Paese vi sono scuole e strutture sanitarie cattoliche.
Sağlık ocağıvardır.Sağlık evi VARDIR.La faccio io! - Casa di Vita, su Casa di Vita.
Sağlık ocağının lojmanı mevcuttur.Ora e sede della Cassa di Risparmio.
Bu ligde şampiyonluğu da İdman Ocağı kazanmıştır.Con questa vittoria il colombiano conquista anche la maglia di leader.
Ocağı ve içindeki ateşi korur.Chi fosse sano di dentro e di fuore.
Sağlık ocağıyoktur fakat sağlıkevi vardır..Non sto bene, sto avendo alcuni problemi di salute.
Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır.Fakat personel yoktur.Aprono la lavanderia e non c'è nessuno.
Bununla beraber, bu asker ocağı zamanla dejenere edildi.Intanto, l'intera Legione fu spinta in un vuoto temporale.
Sağlık ocağı yapılmıştır ve bünyesinde ambulans bulunmaktadır.Il francese è in gravi condizioni, entra in pista l'ambulanza.
Bu tuz ocağının yüzlerce yıl önce keşfedildiği bilinmektedir.Questo fenomeno detto cascate di sangue è conosciuto da un centinaio di anni.
Ardından Topkapı otogarında küçük bir çay ocağı ile ticarete başladı.Ed ogni tanto arriva in commissariato una cassetta del suo buon vino.
Sabah evden erken çıkar, biraz yürüyüş yapar, bir çay ocağında çayını yudumlayıp eve dönerdi.Si alzava tardi, verso mezzogiorno, beveva il tè, passeggiava, leggeva, fumava parecchio e tornava a letto.
İlk başlarda Yeniçeri ocağının kaldırılmasından yanaydı.All'inizio, si pensava che fossero responsabili dell' invasione della Terra.
Köyde sağlık ocağı binası var ancak kullanılmamaktadır.В селении имелась глина, которую не использовали.
Sağlık ocağı ve Sağlıkevi de yoktur.Они не имеют ни здоровья, ни красоты.
Sağlık ocağı ve posta ofisi bulunmaktadır.Строительство медицинского пункта и почтового отделения.
Hemşiresiyle birlikte sağlık ocağı bulunmaktadır.И с ними вместе загубили санитарку.
Ocağın sonuna kadar 27 ceset çıkarıldı.Всего было вынуто из колодца двадцать семь трупов.
Beldenin modern sağlık ocağı vardır.Коммуна имеет современный герб.
Sağlık ocağı vardır ve aktif olarak çalışmaktadır.Атомная станция и вправду существует, и даже работает.
Sağlık ocağı vardır yalnız pek kullanılmaz.Имеется путевой сарай, используется крайне редко.
Sağlık ocağı vardır ancak sadece 1 ebe vardır.Инвалид, имеет только одну руку.
Mahallede Sağlık Ocağı Vardır Fakat Doktor Yoktur.Больницы в деревне нет, врачей тоже.

İlgili Sayfalar