ocağı ile cümle
ocağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Babası gibi o da yeniçeri ocağına yazıldı.Bátyjához hasonlóan híveivel együtt deportálták.
PTT şubesi yoktur,PTT acentesi de yoktur, bakkal yoktur, kahvehane yoktur.Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur.Ei VIP:tä, ei peilejä vessassa, ei kalliita cocktaileja, vain hyvä äänentoisto ja mahtava porukka.”
Yanık semtinde bulunan Sağlık Ocağı uzun yıllardır faaliyet de değildir.Palaneen rakennuksen pönttöuunit olivat olleet käyttökiellossa vuosikausien ajan.
En yakın sağlık ocağı Keles’te bulunuyor.Lähimmät terveyspalvelut sijaitsevat Douroussa.
Yalıncak Köyü ayrıca iki ocağı bünyesinde barındırır.Punamultamaali koristaa edelleen molempia rakennuksia.
Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır.ancak doktoru yoktur!!!Paul sairaalaan - Kiss-keikka ilman Paulia!!!
Sağlık ocağı ve bir adet ambulansı mevcuttur.Hän ajaa paloautoa ja ambulanssia.
1826 - Sultan II. Mahmud, Yeniçeri Ocağı'nı kaldırdı.1826 – Sulttaani Mahmud II tukahdutti verisesti janitsaarikapinan.
Sağlık ocağı Hastane ve sağlık evi vardır.Sairaala on siviili- ja sotilassairaala.
Sağlık ocağı 2010'dan beri faaliyet göstermektedir.Hissi on kuitenkin ollut poissa käytöstä vuodesta 2010 lähtien.
Sağlık ocağı bir doktor, bir hemşire ve bir yardımcı personelle hizmet vermektedir.Terveyskeskuksessa työskentelee sairaanhoitaja, kätilö ja apuhoitaja.
Sağlık ocağı vardır ancak personel bulunmadığından hizmet vermemektedir.Valvonta on riittämätöntä eikä tarjolla ole mitään vierailijapalveluita.
Bu da ocağın bozulmasının baş sebeplerindendir.Tämä oli myös yksi radan rakentamisen keskeisistä perusteista.
Sağlık ocağı sağlık evi bulunmamaktadır.Turvakotia ei saanut valita.
Örneğin her ocağın kendi koruyucu ruhu vardır.Jokaisella sivilisaatiomaalla on oma portinvartijansa.
Sağlık ocağı ve sağlık evi yvoktur.Kansanterveystyö ja työterveyshuolto kehittyivät.
Sağlık ocagı vardır.Terveys on kykykäsite.
Gelibolu ocağının başında, Gelibolu ağası vardı.Varapyörän alapuolella oli polttoainesäiliö.
Sağlık ocağı vardır ve faaldir. ^ 15-16.Ihmisillä on edessänsä elämä ja kuolema, ja hänelle annetaan valinta (15:16-17).
Açılışta, beş maddelik “Türk Ocağı Beyannamesi” yayınlandı.Vaikuttajaimaami: "Pääkaupunkiseudulle tarvitaan jopa viisi suurmoskeijaa" Yle Uutiset.
Sağlık ocağı vardır ve bir ebe bulunup haftanın yedi günü hizmet vermektedir.Terveellä ihmisellä puremasta on 7 tuntia elinaikaa.
Bir adet sağlık ocağı bulunmaktadır.Sen paikalle tulee uusi terveyskeskus.
Sağlık Ocağı birkaç yıl önce kapatılımıştır.Και αυτό το chat έχει κλείσει πριν μερικά χρόνια.
Sağlık ocağı ve eczane vardır.Υπάρχει Αγροτικό Ιατρείο και φαρμακείο .
Sağlık Ocağı: (1970)'te sağlık ocağı açılmıştır.Αγορά οικοπέδου για την ανέγερση του Νοσοκομείου Λήμνου (1940).
Beldenin modern sağlık ocağı vardır.Μεταξύ άλλων η Νέα Έφεσος έχει ένα σύγχρονο ιατρείο.
Mahallede Sağlık Ocağı bulunmamaktadır.Στην περιοχή δεν είναι διαθέσιμη καμία νοσηλευτική υπηρεσία.
Sağlık ocağı yoktur.Δεν υπάρχει εμβόλιο.
Sağlık ocağı vardır ancak kullanılmamaktadır çünkü doktor ya da ebe mevcut değildir.Βέβαια το εργαστήριο χρειάζεται, διότι αλλιώς εργασία δε θα υπάρξει.
Sağlık ocağı vardır ancak sadece 1 ebe vardır.Ο πρώτος πελάτης ζητά απλά μία ασπιρίνη.
Sağlık ocağı vardır fakat kapalıdır.Το κενό είναι άψαυστο αλλά υπάρχει.
Ayrıca sağlık ocağı da faaliyettedir.Επίσης όλη η υγειονομική νομοθεσία ήταν έργο του.
PTT şubesi yoktur.Sağlık ocağı evi vardır.Fakat kapalıdır.Ο Μπιλ βρίσκει ένα μαγαζί με κουστούμια, αλλά είναι κλειστό.
Sağlık ocağı mevcut olup görevli personel olmaması nedeniyle hizmet verememektedir.Δηλαδή, δεν υπάρχει επιβάρυνση στο ασφάλιστρο επειδή διαμεσολαβεί ο πράκτορας.
Sağlık ocağı ve sağlık evivardır.Γραφείο κηδειών και ασθενοφόρων.
Sağlık ocağı ve okul yoktur.Δεν υπήρχε ούτε προπονητικό κέντρο, ούτε γυμναστήριο.
Ayrıca 10 tane özel hastane ve 24 sağlık ocağı (Aile Sağlık Merkezi) bulunmaktadır.Επίσης υπήρχαν 4 παιδικοί σταθμοί καθώς και 2 Κέντρα Ανοιχτής Προστασίας Ηλικιωμένων (Κ.Α.Π.Η.).
Düğünden yedi gün sonra gelinin baba ocağına gidilir.Οι γονείς της νύφης καλούσαν τον γαμπρό 7 μέρες ύστερα από τον γάμο.
Temel sağlık hizmetleri (Primary Health Care) tesisi olan sağlık ocağı (Ambler Health Clinic) bulunur.Η οστεοπαθητική εντάσσεται στην πρωτοβάθμια φροντίδα υγείας (primary health care profession) παγκοσμίως.
Sağlık ocağı ve faal sağlık evi yoktur aile hekimliği sisteminde rüstemgedik beldesine bağlıdır .Δεν υπάρχει διοικητική πράξη/απόφαση ένταξης του οικισμού στην Κοινότητα Χιόνας.
Mahallede sağlık ocağı olmakla birlikte haftanın bazı günlerinde hizmet vermektedir.Στο χωριό λειτουργεί ιατρείο για μερικές μέρες της εβδομάδας μονο.
Maden ocağı kapalı.Τ' ορυχείο είναι κλειστό.
Maden ocağı kapalı.Το ορυχείο είναι κλειστό.
Karatau'da maden ocağı var.Υπάρχει ένα ορυχείο στο Καράταου.
Bugün ise işletilen maden ocağı yoktur.Denne dag er det forbudt at faste.
Her ocağın (tekkenin) öldürmesi günah olan bir yılanı vardır.Nej, enhver skal dø for sin egen synd; ethvert menneske, der spiser sure druer, får selv stumpe tænder."
Sağlık ocağı Mevcut lakin Sağlık memuru yoktur.Den findes stadigvæk, men der er ingen offentlig adgang.
Bir Vurgun Ocağına götürülür.Hun føres til et skjult fangehul.
Köyde bir sağlık ocağı ya da sağlık evi bulunmaz, su şebekesi ve kanalizasyon sistemi yoktur.I puebloen er der ikke indlagt elektricitet, rindende vand eller sanitet.
Sağlık ocağı vardır (sağlık evi vardır ) .Kompleks (bygning) – en samling af huse.
Ayrıca Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır.Her er også et apotek og et sundhedscenter.
Sağlık ocağı ve posta ofisi bulunmaktadır.Der fandtes et postkontor samt en sparekasse.
Sağlık ocağı vardır fakat faaliyette değildir.Den er i god stand, men har mangel på færdselstavler.
Mahallede İlkögretim okulu vardır fakat sağlık ocağı yoktur.Kommunen har børnehaver, men ingen skoler.
Demirci ocağında yakılan mas (meşe) ağacı da kutsal sayılır.I Maglebrænde Sogn ligger Maglebrænde Kirke.
Sağlık ocağı binası mevcut olup sağlık personeli yoktur.Der er hverken stationsbygning eller fast personale.
Ocağı ve ateşi korur.Han står og værner om ilden.
Sağlık Ocağı ise yoktur.Der er ikke noget våbenhus.
Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır ama görevli olmadığı için faaliyet göstermemektetir .De må kun have et hovedkontor og må ikke åbne filialer.
Bu makine maden ocağından suyu dışarı atmak amacıyla kullanılmıştır.Maskinen ble brukt til å pumpe ut vann av gruvesjaktene.