ocağı ile cümle
ocağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ocağın koruyucu ruhudur.Ånden i flasken...
Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur lakin haftada 2-3 kez dışarıdan doktor gelmektedir.De har ikke lege stasjonært her fast, men det kommer lege hit 2-3 ganger i året.
Küçükpirveli´nin sağlık ocağı yoktur.Omskjæring av spedbarn har ingen medisinsk nytteverdi.
16. yüzyılın sonuna kadar Yeniçeri Ocağı ordunun %10'u kadardı.Men til nyttår mister marinejegerne 16 årsverk, eller rundt 10 prosent av avdelingen.
Sağlık ocağı ve hastane vardır.Nå gjenstår bare hovedbygningen og hospitalparken.
Sağlık ocağı ve sağlık evi yapımaşamasında.Før De bygger hus og hytte.
Topçu ocağı, sarı-kırmızı bayrak taşırdı.Panserdivisjoner brukte rosa militærflagg.
Bununla beraber, bu asker ocağı zamanla dejenere edildi.De ble derimot forsinket med lossingen av lasten.
Arslanizi´nin sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur.Atreides House har ingen militær- eller gruveenheter.
Köye 1 km mesafede bir Kireç Ocağı vardır.Byen har et eget reinslakteri noen kilometer unna.
Ocağı ve ateşi korur.Fossen og bålet.
Sağlık ocağı vardır (sağlık evi vardır ) .Veien har rekkehusbebyggelse (ark.
Gözköy'de köy camii, köy okulu bulunmaktadır, sağlık ocağı ve köy odası yoktur.Mörsil, ikke langt unna, har skole og butikk for stedets innbyggere.
Köyde sağlık ocağı bulunmakta ve haftalık doktor denetimi yapılmaktadır.Fra tårnet i huset ble det gitt værvarsel hver dag.
İlk olarak çevredeki bir maden ocağından gelen tahliye ekibi kurtarma çalışması başlattı.Klatrere som var i området startet straks en redningsaksjon.
Yatağan kılıcı ocağın simgesi sayılacak kadar önemliydi.Armbindet hadde solkors med sverd, som var hirdmerket.
Sağlık ocağı ve sağlık evi inşaatı yapılmış ancak faaliyete geçmemiştir.Da hadde selve bygningen blitt restaurert, men ikke apoteket.
Sağlık ocağı olmayıp Çatak mahallesinde sağlık evi vardır,görevli ebe hemşiresi mevcuttur.I Rödeby er det sykehjem, og servicehus for eldre.
Sağlık ocağı vardır fakat aktif değildir.Stålbroen eksisterer fortsatt, men er ikke i bruk.
Genelde evde, ocağın arkasında veya kilerde veya çatı altında yaşar.Atau jika di rumah, biasanya di belakang lemari atau di bawah atap.
Mahallede Sağlık Ocağı Vardır Fakat Doktor Yoktur.Di desa kecil tempat tinggalnya tidak ada dokter.
Sağlık ocağı yoktur ve sağlık evi de yoktur.Tak ada gedung, bahkan tak ada kursi untuk rapat.
Ocağın hesap işlerine "Cebeci Kâtibi" bakardı.Serta menyejukkan pandangan matanya dengan bersahabat bersama Nabi shallallahu ‘alaihi wa sallam.
Sağlık ocağı ve okul yoktur.Sekolahan dan pasar belum ada.
Sağlık ocağı vardır ancak ebe ve s ağlık evi yoktur.Ini toko daging, dan kami tidak punya daging.
Silahtar ocağına alındı.Sebuah pistol ditemukan didekatnya.
İlk mutfak ocağını İngiliz fizik bilgini Sir Benjamin Thompson 1795'te geliştirdi.Cara memasak ini pertama ditulis oleh Sir Benjamin Thompson pada tahun 1799.
Sağlık ocağı yoktur, ptt yoktur, yolları asfalt değildir.Pulau ini tidak memiliki jalan aspal atau fasilitas umum.
Sağlık ocağı ve hemşiresi vardır.Jasa paramedis dan perawat.
Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır ama görevli personeli yoktur.Memiliki sebuah kotak surat dan taman desa, tetapi tidak ada layanan lainnya.
Sağlık ocağı vardır.faal olmayan bir hastahenesi vardır.Perannya sebagai pasien tanpa dialog.
Sağlık ocagı yoktur.Tidak ada risiko kesehatan.
Sağlık ocağı vardır fakat içinde sağlık hizmeti verecek sağlık personeli yoktur.Mereka di beri persediaan makanan, tapi tidak ada tenaga yang menangani kesehatan mereka.
Sağlık ocağıyoktur. köy konağı vardır.Sarana kesehatan: terdapat satu tenaga bidan desa.
Ancak ebe, Yağan'da sağlık ocağında vazife görmektedir.Ia hanya melihat luasnya hamparan yang tak terbatas di hadapannya.
"Teröristler maden ocağını bastı: 1 ölü"."Tabrakan di Jatibarang, Satu Tewas".
Örneğin her ocağın kendi koruyucu ruhu vardır.Mỗi xã đều có đội vệ binh riêng của mình.
Sağlık ocağıyoktur fakat sağlıkevi vardır..Tuy là thành viên nữ duy nhất nhưng có sức khỏe vô hạn.
Sağlık ocağı 2009 yılında yapılmıştır.Tổ chức Y tế Hòa Bình được thành lập vào năm 2009.
Sağlık ocağı ve sağlık evi de vardır ama çalışan kimse yoktur.Các người dân phải lên trần nhà hoặc mái nhà, nhưng không ai thiệt mạng.
Yesilyurt haric geri kalanlar Dede Ocagindandir.Gamepenthes yoshidai là một loài bọ cánh cứng trong họ Elateridae.
Not: Acil durumlarda ilk yardım unsurlarını kullanınız ve en yakın sağlık ocağına başvurunuz.Trường hợp ngộ độc nặng, cần nhanh chóng đến cơ sở y tế gần nhất hoặc gọi cấp cứu khẩn cấp.
Sağlık ocağı ve PTT yoktur.Không có thuốc chữa hoặc vắc-xin cho HPS.
Pek çok eczane ve bir adet sağlık ocağı bulunmaktadır.Ở đây có nhiều bệnh viện y tế và phòng khám.
Sağlık ocağı ve Sağlıkevi vardır.Thế giới và sức khoẻ.
Sağlık ocağı vardır ancak ama uğrayan yoktur.Cửa mở, nhưng không có người ra.
Kapıkulu Ocağı ^ Hakkı Dursun Yıldız (2000).Cửa buồng lái bên trái được đóng kín (tháng 11 năm 1941).
Elektrik, telefon mevcut olup sağlık ocağı yoktur.Nhà họ không có điện, điện thoại và đường ống nước.
Sağlık ocağı ve bir adet ambulansı mevcuttur.「消防車と救急車を呼べ!
[[Sağlık ocağı vardır, ancak aktif kullanılmamaktadır.一、忙中閑あり 「ただの閑は退屈でしかない。
[[Sağlık ocağı 2012'den beri vardır.ワクチンは2012年時点開発中である。
Sağlık ocağı ve posta ofisi bulunmaktadır.病院や郵便局も存在する。
Sağlık ocağı yoktur ama sağlık evi vardı; şimdi ise kapatıldı.トイレは無く、かつては有ったが現在は閉鎖されている。
Sağlık Ocağı bulunmakta ve faaldir, Posta Acentesi ve su şebekesi bulunmaktadır.それは水道事業であったり、郵便、健康保険分野であったりする。
Mahallede; Süleymaniye Kadın Hastalıkları ve Doğumevi Hastahanesi ile iki sağlık ocağı bulunmaktadır.松原朋美(まつばら ともみ) 二代目魔人と月子の娘。
Dede'nin soyundan gelen Koca ailesine Dedeoğulları, wucağa deda (Dedelerin ocağı) denilmektedir.子孫が、各地の君主及び妃となったことから「ヨーロッパの祖母」と呼ばれる。
Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır ama eski ve kullanılamazdır.古御堂家は旧家だが金はない。
Seegrotte eski bir maden ocağı yeridir.古代の銅鉱山の遺跡がある。
Sağlık ocağı ve sağlık evi eskiden vardı ama şimdi yoktur.かつては城があったが、今は無い。
Sağlık ocağı haftanın belirli günlerinde çalışmaktadır.日通は日常門流の日珖に仕えた。