ocağı ile cümle

ocağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Genelde evde, ocağın arkasında veya kilerde veya çatı altında yaşar.Většinou jde o horní podlaží nebo podkroví ve stavbě, přímo pod střechou.
Sağlık ocağı bulunmamaktadır.Na ambulanci však nejde.
Kumbaracı ocağı da denilmektedir.Známé je také naleziště ropy.
Sağlık ocağı ve sağlık evi eskimiş, kullanılmaz haldedir.Huset er gammelt/gammalt. – Dům je starý.
Arazoğlu´nun sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur.Farnost nevlastní dům ani jiné prostory.
PTT ve Sağlık ocağı vardır.Dále synagoga a zdravotní středisko.
Kasabada 1880'de 14 tane kömür madeni ocağı bulunmaktaydı.V minulosti měly lázně Zlatá Studna kapacitu 180 lidí.
İlçe sınırları içinde 12 hastane, 29 poliklinik ve dispanser ve 7 sağlık ocağı bulunur.Její součástí jsou 3 centra, 2 ústavy, 29 klinik a 30 oddělení.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır köyde PTT, Sağlık ocağı ve Okul yoktur.Jen zázrakem zůstala místní farma se školou, Lhota se špitálem a stodoly na Kobylím trhu nepoškozeny.
Sağlık ocağı yok, sağlık evi var yalniz faal degildir.Zbytek koruny neprosychá, zdravotní stav stromu je dobrý.
Paulikienler altı dede ocağı kurmuştur.Emil Zátopek obsadil šestou příčku.
"Maden ocağındaki ölü sayısı 284'e yükseldi".Počet obětí zemětřesení v Turecku stoupl na 432 .
Sağlık ocağı ve vardır ama sağlık görevlisi yoktur.Má poštu, školu, ale nemá policii ani zdravotní středisko.
Bu makine maden ocağından suyu dışarı atmak amacıyla kullanılmıştır.Stroj sloužil k čerpání vody z dolů.
Sağlık Ocağı birkaç yıl önce kapatılımıştır.Multe sanatorii fuseseră închise cu câțiva ani mai înainte.
Sağlık ocağı ve sağlıkevi faaliyettedir.Faimos de locuri pentru sănătate și bunăstare.
Sağlık ocağı yoktur ,sağlık evi yoktur.Nu are un loc de muncă, nu are o casă.
Bu kıyma, bir gün dolapta bekletilir ve köfte ocağında pişirildikten sonra servis yapılır.De aceea cafeaua nu era niciodată preparată în bucătărie și apoi servită direct în ceașcă.
Bu koridor sağ tarafında bir buz makinesi sol tarafında ise bir buhar ocağı ile daraltılmıştır.În partea dreaptă, lângă o streașină înghețată cu țurțuri, se află un car cu fân.
Sağlık ocağı haftada bir gün olmak üzere vardır.Aprovizionarea cu alimente se facea doar săptămânal.
Sağlık ocağı vardır ancak hemşire doktor sağlık evi yoktur.Bineînțeles, dar nu în matematică, susține asistenta cea drăguță...
1911-1913'te İstanbul'da Türk Ocağı'nda çalışmıştır.Între 1910-1913 a ocupat postul de atașat militar în Turcia, la Istanbul.
Kasabada, 4 cami, 1 sağlık ocağı, 1 eczane, 1 PTT hizmet vermektedir.În oraș funcționează 4 farmacii, din care una cu profil de servire pentru sectorul animal.
Sağlık hizmetleri Yakupköy de bulunan Sağlık ocağı ile sağlanmaktadır.Ocrotirea sănătății este asigurată de un centru medical.
Sağlık ocağı ve 1 ebe vardır.Are un car cu boi și o sută de nevoi.
Babası yeniçeri ocağı mensubu İvaz Odabaşı'dır.Tatăl său a fost locotenentul de grăniceri Nistor Cena.
Yeniçeri ocağına girdi.Au intrat în Camera Invențiilor.
Sağlık ocağı ve Sağlıkevi vardır 1 ebe hemşire çalışmaktadır.Centrul de transfuzii în care lucrează lucrează 7 asistente medicale.
Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur lakin haftada 2-3 kez dışarıdan doktor gelmektedir.Blana nu necesită o întreținere elaborată, doar trebuie trimată de 2-3 ori pe an.
Zeki ve akıllı olmayanlar ise yeniçeri ocağına gönderilirdi.Persoanele singure sau fără copii au fost trimise direct la lagărul de la Drancy.
Sağlık ocağı vardır ve bir ebe bulunup haftanın yedi günü hizmet vermektedir.Consumul unui astfel de ou, se spune, prelungește viața cu șapte ani.
Ayrıca her hafta Salı günleri doktor gelip sağlık ocağında muayene etmektedir.Nepoată: „În fiecare marți noaptea ieșea în curte.
Sağlık ocağı kâğıt üzerinde vardır ama bir binası yoktur.Piatra de temelie e la locul ei, dar spitalul nu a fost construit.
Köyde bir okul, bir sağlık ocağı ve birkaç kahvehane vardır.În sat este o școală, o clinică și niște magazine.
Ayrıca 10 tane özel hastane ve 24 sağlık ocağı (Aile Sağlık Merkezi) bulunmaktadır.Tot aici mai există și 4 cabinete medicale și 3 farmacii (din care una veterinară).
Sağlık ocağı ve sağlık evi de yoktu.Ei nu au avut nici hrană suficientă, nici posibilități de locuință.
Silahlarını ve cephanelerini Cebeci Ocağı taşırdı.Toate armele și armurile trebuiau aduse la Viena.
Sağlık ocağıvardır ancak kapalıdır görevli yoktur.Egyetlen széf sincs, ami biztonságban lenne tőlük.
Kendisi de Yeniçeri ocağında yetişmiştir.A becenevét (Csuka) is az Eddában kapta.
Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. ^ "Alaçeşme".Ez itt gyengélkedő, nem hálóterem.” „Fegyverek?
Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasından sonra bir süre süresiz askerlik uygulandı.A Zeppelin-léghajók használata ezt követően hosszú időre megszűnt.
Sağlık ocağı olup, hizmet vermemektedir.Ez gyengélkedő, nem tárgyalóterem.
Sağlık Ocağı: (1970)'te sağlık ocağı açılmıştır.Szekrény: (1940) Halálkapuk képe ez.
Mahallede mevcut bir sağlık ocağı vardır.Most kórház van a falai között.
Köy sınırları içinde yer alan kömür ocağı da bölge ekonomisine katkıda bulunmaktadır.A közeli hegyekben némi szénkitermelés is hozzájárul a terület gazdaságához.
Kanalizasyon şebekesi yoktur.PTT şubesi yoktur.Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur.F. T: Velencei lapozógép, Szép Házak nélkül.
Sağlık ocağı ve Sağlıkevi de yoktur.Állítólag sem kisportolt, sem egészségmániás nem volt.
Sağlık ocağı yoktur.Sağlık evi vardır ancak haftada bir kez mobil hizmet vermektedir.A kezeléshez tartozott, hogy a szobákat csak hetente egyszer fűtötték.
Bir Vurgun Ocağına götürülür.Emiatt a biztonsági szobába viszik őket.
Seegrotte eski bir maden ocağı yeridir.A horgásztó az egykori kavicsbányató helyén.
Bu ev genelde Baba ocağıdır.A házat többnyire kontytető fedte.
Sağlık ocağı 1992 yılında hizmete açılmıştır.1992 karácsonyára sikerült az épületet befedni.
Sağlık ocağında ise personel bulunmadığı için hizmet verilememektedir.A biztonsági szolgálatnak hála viszont nem jutnak be.
Ocağın sonuna kadar 27 ceset çıkarıldı.A háború végéig 27 db épült belőlük.
Od Ana: Ateşin ve ocağın tanrıçası.Az eső és források istennője.
Ayrıca bir Sağlık Ocağı ve iki (2) ilköğretim okulu bulunmaktadır.Arra törekszem, hogy az orvostudomány, valamint a ………….
Sağlık oçağı yoktur.Autóbusz-közlekedése nincsen.
Sağlık ocağı yetersiz kalmaktadır.Az egészségügyi ellátás hiányos.
En yakın sağlık ocağı Keles’te bulunuyor.A legközelebbi vasútállomás Kateriniben található.
Sağlık ocağı ve evi yoktur.Nincs hazám és nincs otthonom.

İlgili Sayfalar