objektif ile cümle

objektif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Eğitim Gençlik Üniversite: Objektif 7".Salle de jeux pour enfants - pont 7.
Günümüzde çapraz sorgunun adil ve objektif bir yargılama için zorunluluk olduğu savunulmaktadır.Actif décidé à se défendre lorsque sa cause est honnête et juste.
Teleobjektif / dar açılı objektif örneği.Objectif Mini ! / Objectif Cerveau !
Eleştirinin Özellikleri; Eleştiri objektif olmalıdır.Sin embargo, las preferencias del público y de la crítica son datos objetivos.
Bilim objektiftir.Aprendizaje objetivo.
Bu anlamda özdek, Nesnel gerçek (Objektif realite) olarak tanımlanır.Asertóricos, cuando es considerado como real (verdadero).
James’in bu öyküsü onun yaşadığı objektif ve subjektif bakış açıları arasındaki çatışmayı yansıtmaktadır.Esto le posibilita salvar los obstáculos que se encuentran entre este objeto y su ojo.
Bu tür görüşmeler adayların daha objektif değerlendirilmesine ve "hale etkisi"nin giderilmesine yardımcı olur.Indossare cappelli serve sia per superare missioni sia per rendere l'orda più "strana".
Bilimsel bilgi objektif, sistemli, tutarlı ve eleştriye açık bilgidir.Una lotta deve essere morale, consapevole, e onesta.
Objektif kusurları (fotoğrafçılık) Teleobjektif (fotoğrafçılık)Causa (filosofia) Effettività
Orta odaklı objektifler: Orta açalı objektiflerdir.La sigla significa: Special Surface Target.
En basit anlamıyla bilimsel gerçek, objektif ve doğrulanabilir bir gözlemdir.В наиболее общем смысле, научный факт — объективное и проверяемое наблюдение.
Fotoğrafçı 70 mm'lik bir Hasselblad makinesi ve 80 mm'lik bir objektif kullanmıştır.Фотограф использовал 70-миллиметровую камеру «Хассельблад» с 80-миллиметровым объективом Zeiss.
Teleobjektif / dar açılı objektif örneği.Objectifs ultra-lumineux Оптическая схема объектива.
Bilim objektiftir.Объективное знание.
Her objektif kendine ait filmi pozluyor.Теперь друзья могут снять свой собственный фильм.
Fotoğrafçı 70 mm'lik bir Hasselblad makinesi ve 80 mm'lik bir objektif kullanmıştır.وقد استخدم المصور كاميرا هاسلبلاد 70 ميلّمتر مع عدسة 80 ميللمتر.
Bir yetişkin dergisi için objektiflerin karşısına geçtikten sonra, 1993'te tanıtım bir porno kaset yayınladı.وبعد أن شاركت بمجلة إباحية فقط لالتقاط صورها، قامت بتسجيل شريط للجنس في 1993.
New Organon kitabında Lembert sübjektif ve objektif görünümler üzerine çalışmalar yapmıştır.وفي كتابه New Organon، درس لامبرت قواعد تمييز المظهر الذاتي عن المظهر الموضوعي.
Objektiflik ve tarafsızlık, doğruluk, temiz dil muhabirin ana ilkeleridir.أؤمن أن التفكير الواضح والبيانات الصريحة والدقة والنزاهة هي الجوانب الأساسية للوصول إلى مفهوم الصحافة الجيدة.
Böylece topun saha içine veya dışına çıkıp çıkmadığı daha objektif belirlenebilmektedir.يمكنها قياس الفقد في المعدن من الداخل والخارج.
Türe "dünyanın kendisini ön plana yerleştiren" böyle bir yaklaşım yaratıcı ve objektif bulundu.هذا النهج لهذا النوع، والذي تركز على الارض نفسها، اعتُبر عملاً مبدعاً وموضوعياً.
Bu yaklaşım Copenhagen yorumuna yakındır ama daha kesin olarak objektiftir.هذا من شأنه أن يكون لا يزال إلى حد ما بلغة محافظة ولكن أقرب إلى خطاب اليوم.
Semboller objektif olmakla birlikte, içerikleri bakımından büyük bir sübjektiviteye sahiptir.Se os objetos têm partes temporais, isso leva a dificuldades.
Dolayısıyla objektiflikten uzak olduğu söylenebilir.Dan blijkt het moeilijk om objectief te blijven...
Fotoğrafçı 70 mm'lik bir Hasselblad makinesi ve 80 mm'lik bir objektif kullanmıştır.De gebruikte camera is een 70 millimeter Hasselblad met een 80 millimeter lens.
Objektif (fotoğrafçılık) Dpreview lens inceleme sayfasıBeschrijving en hoofdstuk-preview link
Objektif kusurları (fotoğrafçılık) Teleobjektif (fotoğrafçılık)Zobacz: this (programowanie obiektowe).
Dolayısıyla objektiflikten uzak olduğu söylenebilir.Jest daleki od obiektywizmu.
Fotoğrafçı 70 mm'lik bir Hasselblad makinesi ve 80 mm'lik bir objektif kullanmıştır.Do zrobienia zdjęcia użyto aparatu Hasselblad z obiektywem o ogniskowej 80 mm.
Her objektif kendine ait filmi pozluyor.Każdy z epizodów odpowiada konkretnemu filmowi.
Bu tür görüşmeler adayların daha objektif değerlendirilmesine ve "hale etkisi"nin giderilmesine yardımcı olur.Działania te mają pomóc w zwiększeniu efektywności sesji oraz wyeliminować wymienione czynniki niszczące.
Hatta 50 mm normal objektifleri bile kullanmak çok zordu.Normalobjektiv (50 mm) förekommer också.
Bu yöntemlerin üstün bir tarafları vardır: objektif olmaları.Ha siktet inställt på något – Att ha något som mål.
Orta odaklı objektifler: Orta açalı objektiflerdir.Målvaktsområdet är en del av målområdet.
Fotoğrafçı 70 mm'lik bir Hasselblad makinesi ve 80 mm'lik bir objektif kullanmıştır.Фотограф використовував 70-міліметрову камеру виробництва «Hasselblad» із 80-міліметровими лінзами.
Bu anlamda özdek, Nesnel gerçek (Objektif realite) olarak tanımlanır.Як і відчуття, воно є суб'єктивним образом об'єктивної дійсності.
Eleştirinin Özellikleri; Eleştiri objektif olmalıdır.Для того, щоб мати раціональну цінність, свідчення повинні бути об'єктивними.
Günümüzde çapraz sorgunun adil ve objektif bir yargılama için zorunluluk olduğu savunulmaktadır.Вимагає лише одного — негайного і справедливого суду.
Fotoğrafçı 70 mm'lik bir Hasselblad makinesi ve 80 mm'lik bir objektif kullanmıştır.K jejímu pořízení byl použit 70mm fotoaparát Hasselblad s 80mm objektivem.
Bilim objektiftir.Snaha o vědeckou objektivitu.
En basit anlamıyla bilimsel gerçek, objektif ve doğrulanabilir bir gözlemdir.Na jedné straně ve světě vědeckém, objektivním.
Süper geniş açılı objektif örneği.Kompletní objektově orientovaný model.
Bu yaklaşım Copenhagen yorumuna yakındır ama daha kesin olarak objektiftir.Severní normálka je technicky obtížnější, avšak objektivě bezpečnější cesta.
İlginç fikirleri, popun objektifiyle dünyaya aktarmaktan hoşlanıyorum."Îmi place să transmit idei interesante lumii prin lentile pop.”
Objektif aralığı (çapı) ne kadar büyürse, Airy lekesi o kadar küçülür.Cu cât crește nivelul minei, cu atât mai mult fier se produce.
"Din, İnkılap, İrtica: Objektif 4".Vesele, glumețe, satirice 4.
En fazla ışık geçiren ve odak noktasına düşüren objektif en kalitelisidir.Doar linia sau bucla cu cel mai mare punctaj contează.
Günümüzde çapraz sorgunun adil ve objektif bir yargılama için zorunluluk olduğu savunulmaktadır.A felelősségre vonás az illetékes és tárgyilagos bíróságra tartozik.
Fotoğrafçı 70 mm'lik bir Hasselblad makinesi ve 80 mm'lik bir objektif kullanmıştır.A fotográfus egy 70-milliméteres Hasselblad kamerát használt, 80-milliméteres optikával.
Eleştirinin Özellikleri; Eleştiri objektif olmalıdır.2. Az irodalomkritikus számára a bírálat tárgya a mű, az esztétikum objektivációja.
Uzun odaklı objektifler: Teleobjektifler olarak adlandırılır.Puhekielessä kauko-objektiivia kutsutaan teleobjektiiviksi.
Objektif, 1992-2014 yılları arasında Kadir Çelik tarafından sunulan tartışma programı.Tämä artikkeli kertoo 1992–2014 toimineesta jääkiekkosarjasta.
Bu nedenle kokunun objektif ve analitik olarak ölçülmesi imkânsızdır.Λόγω αυτού, μια αντικειμενική και αναλυτική μέτρηση της οσμής είναι αδύνατη.
"Eğitim Gençlik Üniversite: Objektif 7".Skolen stiftet den 7.
Şu anlamlara da gelebilir: Objektif (müzik grubu) Objektif Haber Gazetesi Objektif (program)Kontrapunkt har flere betydninger: Kontrapunkt (TV-udsendelse) – musikalsk quiz-program.
(1999), Objektif 8. 20.Asır Avrupa ve Biz.Højde x bredde og årlig tilvækst: 0,20 × 0,50 m. Europa, Nordafrika og Vestasien.
Bokehin belirleyicisi öncelikle objektiftir.Målbekjempingen gjøres i hovedsak med presisjonsvåpen.
Objektif kusurları (fotoğrafçılık) Teleobjektif (fotoğrafçılık)Kendir føroyingar (TV-program) (færøysk).
Orta odaklı objektifler: Orta açalı objektiflerdir.Midt på sluttlinjen, står målstengene.

İlgili Sayfalar