(Diğer oğullarına da Üçokları üçe bölmüştür.)Outsiders - And the Three Shall Save You (ang.).
John Wiley ve Oğulları.Wydawane jest przez John Wiley & Sons.
Uzun süre baba ve oğul arasında taht kavgaları devam etti.Był to powód wielu spięć między ojcem a synem.
Amcası Oğulcak Kadır Han'ı öldürdü.Była świadkiem zabójstwa Hana przez jego syna.
Sefere, ondan başka birçok Çingiz oğulları (prensleri) de iştirak edeceklerdi.Pozostawił kilku synów, którzy dziedziczyli jego majątek.
Mart 2006'da oğulları Barron doğdu.W marcu 2006 urodził się ich syn Barron Trump.
Stuart-Houston'ın oğullarının hiçbirinin çocuğu yoktu.Żadne z małżeństw Williams-Proctor nie miało dzieci.
Oğulları Hunter'ın odası hariç bütün ev darmadağın olmuştur.Wszystkie pokoje, z wyjątkiem sypialni ich małego synka Huntera są wywrócone do góry nogami.
Oğullarından biri olan Christoph Bach (1613-1661) Erfurt ile Arnstadt’da müzisyendi.Jego drugi wnuk Christoph Bach (1613–1661) był także muzykiem.
Oğul'un babadan gelmesi zamanın ötesinde bir şeydir.Bardziej skomplikowany był powrót ojca do syna.
Bu janrın en tanınmış bestecisi Johann Strauss (oğul) idi.Należy do najbardziej popularnych utworów Johanna Strauss (syna).
Oğulları Mesud ve İdris (ö.Według niektórych źródeł miała synów Linosa (z Amfimarosem) i Hymena.
1931 yılında oğulları David doğdu.W 1931 urodził się syn Jan.
Oğullarını ve kızlarını ateşte yakmak üzere Hinnomoğlu Vadisindeki Tofet’te yüksek yerler* yaptılar.Bierze swe dzieci i oddala się z nimi w kierunku, gdzie przygotowany jest stos drzewa do spalenia.
Baba ve oğul irkilirler.Syn Szkotki i Irlandczyka.
Ya kocalarını, sevgililerini, babalarını ve oğullarını kaybedenler?Tu leżą wasi synowie, ojcowie i mężowie”.
O arada yetiştirilen, büyütülen, 30 yaşına erişen bir oğul.Opowiada historię chłopca, wychowującego się w latach 30.
Yani yetki genellikle babadan oğula geçer.Często starostwo przechodziło z ojca na syna.
Canterbury'de yaşayan ayakkabıcı John Marlowe ve Katherine çiftinin oğullarıdır.Syn szewca z Canterbury Johna Marlowe’a.
Bu çalışmada oğulları Giandomenico ve Lorenzo'nun da yardımını aldı.Wielkość przedsięwzięcia wymogła zatrudnienia do jego zrealizowania jego dwóch synów Giandomenico i Lorenzo.
2009 da Sparrow James Midnight adında bir oğulları oldu.9 września 2009 przyszło na świat ich drugie dziecko - syn Sparrow James Midnight.
Fîrûz Şâh’ın ölümü, oğulları arasında saltanat kavgalarına yol açtı.Po śmierci Szejcha Owajsa ród pogrążył się w walkach wewnętrznych pomiędzy jego synami.
3 Oğulları 2 kızları oldu.Z trzecią żoną doczekał się dwóch córek.
Daha sonra Oğulcuk olarak değişmiştir.Potrafił się także zamienić w małego chłopca.
Njal, oğullarının evlerini koruyabileceklerini ve bu doğrultuda bir plan yapmalarını önerir.Njal sugeruje swoim synom, żeby bronili się wewnątrz domu.
Oğulların sünnetine itina gösterilmelidir ve bunu aziz halkın utancını kaldırmak için yapmalıdır."Czy święci są po to, aby nas zawstydzać?
Hellen krallığını oğulları arasında bölüştürür.Alfons VII podzielił królestwo pomiędzy swoich synów.
Thyestes’in oğullarını gizlice kestirdi.Teatrowi oddałam swoich synów.
Ve kalan her şeyin Oğul'dan yaratıldığını belirtiyordu.Według nich Duch Święty jest sługą Syna i został przez niego stworzony.
Anne; oğul özlemine dayanamayarak, oğlunu görmeye karar verir.Liczy na to, ze dzięki nagrodzie będzie mógł się zobaczyć z synem.
Oğulları Leka 1939'da doğdu.Mieli syna, urodzonego w 1939 roku.
Elendil ve oğulları Gondor ve Arnor adlı iki krallık kurdular.Elendil, wraz z synami, założył królestwa Arnor i Gondor.
Yüzyılın başında ABD`ye göç etti, 8 yıl sonra da oğul John dünyaya geldi.W 1810 roku przyszedł na świat syn John, a dwa lata później, syn Martin.
Diğer oğulları Feyzi Dâim ve Asım Beyler'dir.Dla synów tytułem takim był chorążyc, a dla córek chorążanka.
Baba ve oğul iş birliği yaparak, x ışınlarının dalga boylarını ölçecek yöntemleri geliştirdiler.Ojciec i syn są również znani ze swoich wynalazków służących do transportu wielkich kamieni.
Kantura ise Yafes oğullarından, ve oğulları kendi coğrafyalarına gönderilmiştir.Miała synów: Jana, który był znanym pisarzem i podróżnikiem i Seweryna – posła.
Bu evlilikten Memo Emrah (d. 23 Kasım 1969) adından bir oğulları olur.W Ankarze Süreya dedykuje żonie zbiorek Beni Öp Sonra Doğur Beni.
7 - Fëanor'un Oğulları, Doğu Beleriand'a gider.7: Fëanors söner reser till östra Beleriand.
Oğulları Halid bin Velid - Müslüman olmuştur.Orsaken var att Haralds vuxna söner (med olika kvinnor) låg i fejd med varandra.
2. (Türkçede müfred olarak kullanılır) oğul; kız; çocuk.Till exempel man (mannen), pojke (pojken).
Oğullarım da benim yolumdan gidecek...Till kvinnan Min väg...
Karın Elizabet sana bir oğul doğuracak, adını Yahya koyacaksın.Din hustru Elisabet skall ge en son åt dig, och du skall ge honom namnet Johannes” (1:13).
Feanor'un oğullarından geriye Maedhros ve Maglor kalır.Av Fëanors söner finns nu bara Maedhros och Maglor kvar.
O ana-oğul ilişkisi nasıl şekilleniyor?Men hur är egentligen deras förhållande till dottern?
Oğullarıyla tartıştı.Han intervjuar barnen.
Oğulları Joseph Marcicano Armstrong Mart 1995'te doğdu.Deras första son, Joseph Marciano Armstrong, föddes den 28 februari 1995.
Bir gün, kral ölmek üzereyken oğullarını çağırmış ve oklarını getirmelerini istemiş.En dag, när han kände döden komma närmare, kallade han på sina söner och bad dem att ta med sig pilar.
Colfer Clovis , Kaliforniya'da Karyn ve Tim Colfer'ın oğulları olarak dünyaya geldi.Colfer föddes i Clovis, Kalifornien, och är son till Karyn och Tim Colfer.
Oğulları Leka 1939'da doğdu.Dottern Ina föddes 1939.
Harold'un sağ kalan oğulları ise İrlanda'dan Somerset, Devon ve Cornwall sahillerine saldırılar düzenler.Under tiden hade Haralds söner, som hade flytt till Irland, härjat i Somerset, Devon och Cornwall från sjön.
Oğulları Harald Quandt doğdu.Paret fick sonen Harald Quandt.
Mustalik oğulları kabilesi, bu davranıştan dolayı memnun oldu, topluca İslamı kabul edip Müslüman oldular.Hon hade sedan ätit barnen med sina medbrottslingar och använt deras hår och ben till trolldom.
Fiziksel olarak ilk bakışta oğullarına benzer.Sås-djuret liknar sin son till utseendet.
Onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla vaftiz edin.I faderns, sonens och den helige andes namn.
Aktör Fernando Lamas ve aktris Arlene Dahl'ın tek oğullarıdır.Lamas är son till Fernando Lamas, en argentinsk skådespelare, och skådespelerskan Arlene Dahl.
Baba ve oğul çok sevinçle yeniden buluşmalarını kutlarlar.Far och son kan försonas med varandra.
Hemen takip eder ki Oğul henüz ortada yok iken, Baba hala Tanrı'ydı.Det har funnits en tid när Guds Son ännu inte skapats.
1955'te Miriam ve Paul’un Peter Branch adında bir oğulları oldu.De skilde sig 1959 efter att ha fått en son, Christian Brando.
MÖ 7 I. Mariamne'nin oğulları suçlu bulunarak idam edildi.Marjanes farbror döms till döden.
Ayrıca ulak Taruhsu'yu da gönderdi ve (Taruhsu) Hantili ve oğullarını öldürdü.Han var son till Aitrus och Anna (Ti'ana) och fick själv sonen Atrus med Leira (Keta).