Ana içeriğe geç
Sözlük

oğlum ile cümle

oğlum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Bak oğlum, sana bir çift sözüm var. Yaşamım pürüzsüz bir merdiven olmadı."글쎄 아들아, 잘 들으렴. 내 인생은 크리스탈 계단이 아니었단다.
"Bak oğlum, sana bir çift sözüm var. Yaşamım pürüzsüz bir merdiven olmadı."ובכן בן, אני אגיד לך. החיים בשבילי לא היו מדרגות קריסטל.
"Bak oğlum, sana bir çift sözüm var. Yaşamım pürüzsüz bir merdiven olmadı.،حسناً، يا بني،دعني أحدِّثك:لَمْ تكن الحياة بالنسبة لي، سُلّماً بلّورياً"
"Bak oğlum, sana bir çift sözüm var. Yaşamım pürüzsüz bir merdiven olmadı.釘が出とるし 危ないかけらが散らばっとるし
"Bak oğlum, sana bir çift sözüm var."Zoonlief, luister.
"Bak oğlum, sana bir çift sözüm var."Άκου, γιε μου, να σου πω.
"Bak oğlum, sana bir çift sözüm var."Ну что ж, сынок, скажу тебе вот что.
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Acum, fiule, ascultă sfatul meu, şi fă ce îţi poruncesc.
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Adlyd mig nu, min Søn, og gør, hvad jeg pålægger dig:
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Agora, pois, filho meu, ouve a minha voz naquilo que eu te ordeno:
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Ahora pues, hijo mío, obedéceme en lo que te mando
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:A tak teraz, môj synu, poslúchni na môj hlas a urob to, čo ti rozkazujem.
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:A tak teraz synu mój, usłuchaj głosu mego w tem, co ja rozkazuję tobie.
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:그런즉 내 아들아 내 말을 좇아 내가 네게 명하는대로
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Kuule siis, poikani, mitä sanon, ja tee, mitä minä käsken:
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Lyd nu mitt ord, min sønn, og gjør det jeg byder dig:
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Maintenant, mon fils, écoute ma voix à l`égard de ce que je te commande.
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Most azért fiam, hallgass az én szavamra, a mit én parancsolok néked.
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Nah, anakku," kata Ribka lagi, "dengarkanlah dan lakukanlah apa yang saya katakan ini
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Nyní tedy, synu můj, poslechni hlasu mého v tom, což já přikazuji tobě.
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Ora, figlio mio, obbedisci al mio ordine
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Så hör nu vad jag säger, min son, och gör vad jag bjuder dig.
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Sedaj torej, sin moj, poslušaj glas moj, kar ti jaz velim.
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:So höre nun, mein Sohn, meine Stimme, was ich dich heiße.
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Vậy , con ơi ! bây_giờ , hãy nghe mẹ và làm theo lời mẹ biểu :
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Vậy, con ơi! bây giờ, hãy nghe mẹ và làm theo lời mẹ biểu:
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Τωρα λοιπον, υιε μου, ακουσον την φωνην μου εις οσα εγω σοι παραγγελλω
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Сега, прочее, синко, каквото ти поръчам, послушай думите ми.
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:Теперь, сын мой, послушайся слов моих в том, что я прикажу тебе:
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:ועתה בני שמע בקלי לאשר אני מצוה אתך׃
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:فالآن يا ابني اسمع لقولي في ما انا آمرك به.
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:現 在 我 兒 、 你 要 照 著 我 所 吩 咐 你 的 、 聽 從 我 的 話
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle:現在 我兒 、 你 要 照著 我 所 吩咐 你 的 、 聽從 我的話
Bak, yabancılar oğlumu nasıl katletti!Uite cum gadjos [br] masacrat fiul meu!
Bekle bir dakika. - Oğlum.- Adieu, mon fils.
Bekle bir dakika. - Oğlum.Ich liebe dich auch, mein Junge.
Bekle bir dakika. - Oğlum.- Χάρι, σ"γαπάω!
Bekle bir dakika. - Oğlum.Сбогом, синко.
"Bekle! Er - bekle, oğlum!"잠깐 만요! 음 - 기다려, 내 아들!
"Bekle! Er - bekle, oğlum!"انتظر! إيه -- انتظر يا بني!
"Bekle! Er - bekle, oğlum!あなたはとてもせっかちです!我々は何かを手配するかもしれない。"
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.Je ne savais pas si ce serait mon futur fils ou un cyborg T-101.
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.Magari un mio figlio non nato o un cyborg T-101.
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.Myślałem tylko, czy będzie to mój przyszły syn, czy może Terminator.
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.No sabía si era un hijo nonato o un cíborg T-101.
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.Nu ştiam dacă ar fi fiul meu nenăscut sau un cyborg T-101.
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.그게 아직 태어나지 않은 내 아들일지 T-101 사이보그일지는 몰랐어요.
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.T-101 サイボーグかもしれません どっちにしても すごいですけどね!
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.Я не знал, будет ли это мой нерождённый сын или терминатор T-101.
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.לא ידעתי אם זה יהיה בני שטרם נולד או סייבורג טי 101.
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.لم أكن أعرف ما إذا كان سيكون ابني الذي لم يولد بعد أو سايبورغ T-101.
‹Belki kral oğlumla beni öldürüp Tanrının halkından yoksun bırakmak isteyenin elinden kurtarmayı kabul eder.›왕께서 들으시고 나와 내 아들을 함께 하나님의 산업에서 끊을 자의 손에서 종을 구원하시리라 함이니이다
‹Belki kral oğlumla beni öldürüp Tanrının halkından yoksun bırakmak isteyenin elinden kurtarmayı kabul eder.›כי ישמע המלך להציל את אמתו מכף האיש להשמיד אתי ואת בני יחד מנחלת אלהים׃
‹Belki kral oğlumla beni öldürüp Tanrının halkından yoksun bırakmak isteyenin elinden kurtarmayı kabul eder.›لان الملك يسمع لينقذ امته من يد الرجل الذي يريد ان يهلكني انا وابني معا من نصيب الله.
‹Belki kral oğlumla beni öldürüp Tanrının halkından yoksun bırakmak isteyenin elinden kurtarmayı kabul eder.›人 要 將 我 和 我 兒 子 、 從 神 的 地 業 上 一 同 除 滅 . 王 必 應 允 救 我 脫 離 他 的 手
‹Belki kral oğlumla beni öldürüp Tanrının halkından yoksun bırakmak isteyenin elinden kurtarmayı kabul eder.›人 要 將 我 和 我 兒子 、 從神 的 地業 上 一同 除滅.王必應允 救我 脫離 他 的 手
Belki oglumun tek cocuk oldugundan bahsetmeyi unutmus olabilirim.À, có lẽ tôi quên nói với bạn rằng con trai tôi là con một đó.
Belki oglumun tek cocuk oldugundan bahsetmeyi unutmus olabilirim.Alors, j'ai peut-être omis de mentionner que mon fils est un enfant unique.
Belki oglumun tek cocuk oldugundan bahsetmeyi unutmus olabilirim.Așadar s-ar putea să fi uitat să menționez că fiul meu este singur la părinți.
Belki oglumun tek cocuk oldugundan bahsetmeyi unutmus olabilirim.자, 제 아들이 외아들이란걸 말씀드리는 것을 깜빡했을 수도 있는데요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod