Annesi, ‹‹Sana gelecek lanet bana gelsin, oğlum›› dedi, ‹‹Sen beni dinle, git oğlakları getir.››Men hans Moder svarede: "Den Forbandelse tager jeg på mig, min Søn, adlyd mig blot og gå hen og hent mig dem!"
Annesi, ‹‹Sana gelecek lanet bana gelsin, oğlum›› dedi, ‹‹Sen beni dinle, git oğlakları getir.››Pa mu reče mati njegova: Nadme pridi prokletstvo tvoje, sin moj; le poslušaj glas moj ter pojdi in mi prinesi!
Annesi, ‹‹Sana gelecek lanet bana gelsin, oğlum›› dedi, ‹‹Sen beni dinle, git oğlakları getir.››Respondeu-lhe sua mãe: Meu filho, sobre mim caia essa maldição; somente obedece � minha voz, e vai trazer-mos.
Annesi, ‹‹Sana gelecek lanet bana gelsin, oğlum›› dedi, ‹‹Sen beni dinle, git oğlakları getir.››Su madre le respondió: --Hijo mío, sobre mí recaiga tu maldición. Tú solamente obedéceme; ve y tráemelos
Annesi, ‹‹Sana gelecek lanet bana gelsin, oğlum›› dedi, ‹‹Sen beni dinle, git oğlakları getir.››ותאמר לו אמו עלי קללתך בני אך שמע בקלי ולך קח לי׃
Annesi, ‹‹Sana gelecek lanet bana gelsin, oğlum›› dedi, ‹‹Sen beni dinle, git oğlakları getir.››فقالت له امه لعنتك عليّ يا ابني. اسمع لقولي فقط واذهب خذ لي.
Annesi, ‹‹Sana gelecek lanet bana gelsin, oğlum›› dedi, ‹‹Sen beni dinle, git oğlakları getir.››他 母 親 對 他 說 、 我 兒 、 你 招 的 咒 詛 歸 到 我 身 上 、 你 只 管 聽 我 的 話 、 去 把 羊 羔 給 我 拿 來
Annesi, ‹‹Sana gelecek lanet bana gelsin, oğlum›› dedi, ‹‹Sen beni dinle, git oğlakları getir.››他 母親對 他 說 、 我兒 、 你 招 的 咒詛歸 到 我 身上 、 你 只管聽 我的話 、 去 把 羊羔 給 我 拿來
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Amico mio, grazie per aver permesso alla tua figlia beneducata di sposare mio figlio.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Cậu à, Cám ơn vì đã cho phép con gái yêu quý của cậu nên duyên với con trai tôi
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Mein Freund. Ich danke dir dafür, dass du deine wohl erzogene Tochter meinen Sohn heiraten lässt.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Mijn vriend, bedankt dat je je goed opgevoede dochter laat trouwen met mijn zoon.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Min vän, tack för att du lät din väl uppfostrade dotter gifta sig med min son.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Mój przyjacielu... Dziękuję, że pozwalasz mojemu synowi na poślubienie swojej wspaniałej córki
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Mon ami, merci de laisser ta fille bien élevée épouser mon fils.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Prietenul meu, iti multumesc ca ai lasat-o pe fata ta bine crescuta sa se casatoreasca cu fiul meu.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Prijatelj moj, hvala, ker si dovolil svoji odlično vzgojeni hčerki, da se je poročila z mojim sinom.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Φίλε μου, σ'ευχαριστώ που άφησες την καλοαναθρεμμένη σου κόρη να παντρευτεί τον γιο μου.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Мой друг, Спасибо тебе, что ты позволил своей прекрасной дочери выйти замуж за моего сына.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.,חברי הטוב .תודה על שנתת לבתך שגידלת טוב כ"כ להתחתן עם בני
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.صديقي شكرا لك لسماحك لإبنتكِ بأن تتزوج من أبني
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.私は非常に感謝しています 大切に育てたお嬢さんを私の息子と結婚させてくれて 何を話そうかと考えながら
Artık bir de oğlum vardı.A ce moment-là, j'avais aussi un fils.
Artık bir de oğlum vardı.Akkor már volt egy fiam is.
Artık bir de oğlum vardı.A quel punto avevo anche un figlio.
Artık bir de oğlum vardı.Ik had toen ook een zoon.
Artık bir de oğlum vardı.În acel moment aveam și un fiu.
Artık bir de oğlum vardı.그 시점에 저는 아들도 있었습니다.
Artık bir de oğlum vardı.Nessa altura, eu também já tinha um filho.
Artık bir de oğlum vardı. O sadece üç yaşındaydı.En ese momento, también tenía un hijo de solo 3 años.
Artık bir de oğlum vardı. O sadece üç yaşındaydı.Saat itu saya juga memiliki seorang putra yang baru berumur 3 tahun.
Artık bir de oğlum vardı. O sadece üç yaşındaydı.V té době jsem už měl také syna, kterému byly pouze 3 roky.
Artık bir de oğlum vardı. O sadece üç yaşındaydı.Тоді я вже мав і сина, якому було тільки три роки.
Artık bir de oğlum vardı.På det tidspunkt havde jeg også en søn.
Artık bir de oğlum vardı.Tại thời điểm đó tôi cũng có một cậu con trai.
Artık bir de oğlum vardı.Takrat sem tudi že imel sina.
Artık bir de oğlum vardı.Tuolloin minulla oli myös poika.
Artık bir de oğlum vardı.Vid den tiden hade jag fått en son.
Artık bir de oğlum vardı.Vtedy som už mal aj syna.
Artık bir de oğlum vardı.Zu jenem Zeitpunkt hatte ich ebenfalls einen Sohn.
Artık bir de oğlum vardı.Τότε είχα επίσης κι ένα γιο.
Artık bir de oğlum vardı.Но ситуация была другая, поскольку на тот момент у меня уже был сын.
Artık bir de oğlum vardı.Тогава имах и син.
Artık bir de oğlum vardı.באותו זמן כבר היה לי בן.
Artık bir de oğlum vardı.في تلك المرحلة كان لدي أيضا إبن .
Artık bir de oğlum vardı.息子は当時3歳
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.A certa altura, o meu pai desistiu de mim. Ele disse: "Tu já não és meu filho."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Au bout d'un moment, mon père abandonna. Il a dit, "Tu n'es plus mon fils."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.A un certo punto, mio padre si arrese. Disse: "Non sei più mio figlio".
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Egy alkalommal az apám feladta a próbálkozást. Azt mondta: "Nem vagy a fiam többé."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.En un momento, mi padre se rindió conmigo. Me dijo, "Ya no eres mi hijo".
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Irgendwann gab mich mein Vater auf. Er sagte: "Du bist nicht mehr mein Sohn."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.그리고 어느 순간 포기하셨습니다. "넌 더 이상 내 아들이 아니다" 라고 하셨어요.
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.La un moment dat, tata a renunțat. A spus : "Nu mai eşti fiul meu".
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Nakoniec to so mnou vzdal. Povedal, "Už nie si viac môj syn."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Op een bepaald moment gaf mijn vader het op. Hij zei: "Je bent mijn zoon niet meer."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Pada suatu ketika, Ayah saya menyerah. Ia berkata, "Kamu bukan anakku lagi."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.Rồi đến một lúc cha tôi từ bỏ kế hoạch đó. Ông nói, "Con không phải con trai của ba nữa."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.V jednu chvíli nade mnou otec zlomil hůl. Řekl: "Už nejsi mým synem."
Artık bir noktada babam benden umudunu kesti. " Sen artık benim oğlum değilsin." dedi.W końcu się poddał. Powiedział: "Już nie jesteś moim synem".