Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Tedy zawołał Heli Samuela, i rzekł: Samuelu, synu mój; który odpowiedział: Otom ja.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.tetapi Eli memanggil dia, katanya, "Samuel, anakku." Jawab Samuel, "Ya, Pak.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Εκαλεσε δε ο Ηλει τον Σαμουηλ και ειπε, Σαμουηλ, τεκνον μου. Ο δε απεκριθη, Ιδου, εγω.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.А Илия повика Самуила, казвайки: Самуиле! чадо мое! А той рече: Ето ме.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Но Илий позвал Самуила и сказал: сын мой Самуил! Тот сказал: вот я!
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.ויקרא עלי את שמואל ויאמר שמואל בני ויאמר הנני׃
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.فدعا عالي صموئيل وقال يا صموئيل ابني. فقال هانذا.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.以 利 呼 喚 撒 母 耳 說 、 我 兒 撒 母 耳 阿 、 撒 母 耳 回 答 說 、 我 在 這 裡
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.以利 呼喚 撒母耳 說 、 我兒 撒母耳 阿 、 撒母耳 回答 說 、 我 在 這裡
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Ali Gideon jim reče: Ne bodem vam vladar, tudi sin moj vam ne bode vladar; GOSPOD vam bodi vladar.
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Gideão, porém, lhes respondeu: Nem eu dominarei sobre vós, nem meu filho, mas o Senhor sobre vós dominará.
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››기드온이 그들에게 이르되 내가 너희를 다스리지 아니하겠고 나의 아들도 너희를 다스리지 아니할 것이요 여호와께서 너희를 다스리시리라
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Maar Gideon antwoordde: "Noch ik, noch mijn zoon zullen uw leider zijn. De HERE is uw Leidsman!
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Ma Gedeone rispose loro: «Io non regnerò su di voi né mio figlio regnerà; il Signore regnerà su di voi»
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Men Gideon svarede dem: "Hverken jeg eller min Søn vil herske over eder; HERREN skal herske over eder!"
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Sahut Gideon, "Tidak. Saya tidak akan menjadi pemimpinmu; anak saya pun tidak. Tuhanlah pemimpinmu.
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››А Гедеон каза: Нито аз ще владея над вас, нито синът ми ще владее над вас; Господ ще владее над вас.
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Гедеон сказал им: ни я не буду владеть вами, ни мойсын не будет владеть вами; Господь да владеет вами.
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››ויאמר אלהם גדעון לא אמשל אני בכם ולא ימשל בני בכם יהוה ימשל בכם׃
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››فقال لهم جدعون لا اتسلط انا عليكم ولا يتسلط ابني عليكم. الرب يتسلط عليكم.
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››基 甸 說 、 我 不 管 理 你 們 、 我 的 兒 子 也 不 管 理 你 們 . 惟 有 耶 和 華 管 理 你 們
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››基甸說 、 我 不 管理 你 們 、 我 的 兒子 也 不 管理 你 們 . 惟有 耶和華 管理 你 們
Ama nihayetinde oğlum da bir öğretmen oldu.Mais c'est une sorte de coup du destin. Tel père, tel fils.
Ama oğlum ekselanslarını öldürmedi.De a fiam nem ölte meg őfelségét.
Ama oğlum ekselanslarını öldürmedi.Mais mon fils n'a pas tué Sa Majesté.
Ama oğlum ekselanslarını öldürmedi.Όμως, δεν σκότωσε τον πατέρα σου.
Ama oğlum ekselanslarını öldürmedi.لكن ابني لم يقتل الامبراطور
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir.하지만 제가 우리아들이 최고이고,
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Anche se devo dire che mio figlio è il migliore, ed è migliore dei vostri figli.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Aunque debo decir que mi hijo es mejor, y es mejor que sus hijos.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Azért meg kell mondanom, hogy az én fiam a legjobb, és jobb mint a Ti gyerekeitek.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Chociaż powienieniem powiedzieć, że mój syn jest najlepszy i lepszy niż wasze dzieci.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Deși trebuie să menționez că fiul meu e cel mai tare și e mai tare decât copiii voștri.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Hoewel ik toch moet zeggen dat mijn zoon de beste is, een stuk beter dan jullie kinderen.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.I když bych mohl říct, že můj syn je nejlepší a je lepší, než vaše děti.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Mặc dù tôi nên nói là con trai của tôi là tốt nhất. và tốt hơn con cái của các bạn.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Mas devo dizer que o meu filho é o melhor, é melhor que os vossos filhos.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Obwohl ich sagen sollte, das mein Sohn der Beste ist und besser als Ihre Kinder ist.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Quoique je devrais dire que mon fils est le meilleur et meilleur que vos enfants.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Walaupun saya mengatakan putra sayalah yang terbaik dan lebih baik daripada anak Anda.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Παρόλο που πρέπει να πω ότι ο γιος μου είναι όντως ο καλύτερος και είναι καλύτερος από τα παιδιά σας.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Въпреки, че трябва да кажа, че синът ми е най-добрият и е по-добър от вашите деца.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Хотя я должен сказать, что мой сын лучший, и он лучше ваших детей.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir. Sizin çocuklarından daha iyi.Хоча я повинен сказати, що мій син найкращий, і він кращий за ваших дітей.
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir.אבל כדאי שאציין שהבן שלי הוא הטוב ביותר
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir.رغم أنه يجب أن أقول أن ابني هو الأفضل
Ama yine de oğlumun en iyisi olduğunu söylemem gerekir.本当に誰よりも最高なんですよ
Andre Luiz! Oğlum, buraya gel.André Luiz, komm her, mein Sohn.
Andre Luiz! Oğlum, buraya gel.André Luiz, viens ici mon fils.
ANNE: Aferin oğluma.Bravo bambino.
ANNE: Aferin oğluma.C'est bien.
ANNE: Aferin oğluma.Isso é de um bom rapaz !
ANNE: Aferin oğluma.Itu adalah anak yang baik.
ANNE: Aferin oğluma.얘야~
ANNE: Aferin oğluma.Was für ein braver Junge.
ANNE: Aferin oğluma.Браво на момчето.
Annen çok mutlu! Oğlum, Birisine yardım edebilirMaminka je tolik tolik šťastná! že můj syn, může takhle někomu pomoci.
Annesi, ‹‹Sana gelecek lanet bana gelsin, oğlum›› dedi, ‹‹Sen beni dinle, git oğlakları getir.››어미가 그에게 이르되 내 아들아 너의 저주는 내게로 돌리리니 내 말만 좇고 가서 가져오라
Annesi, ‹‹Sana gelecek lanet bana gelsin, oğlum›› dedi, ‹‹Sen beni dinle, git oğlakları getir.››Mẹ đáp rằng : Con ơi ! xin sự rủa_sả đó để cho mẹ chịu ; hãy cứ nghe lời mẹ , ra bắt hai dê con .
Annesi, ‹‹Sana gelecek lanet bana gelsin, oğlum›› dedi, ‹‹Sen beni dinle, git oğlakları getir.››Mẹ đáp rằng: Con ơi! xin sự rủa sả đó để cho mẹ chịu; hãy cứ nghe lời mẹ, ra bắt hai dê con.