Adam: Karımı seviyorum. Oğlumu seviyorum.남자: 전 아내를 사랑해요. 아들도 사랑하고요.
Adam: Karımı seviyorum. Oğlumu seviyorum.Rakastan vaimoani ja poikaani.
Adam: Karımı seviyorum. Oğlumu seviyorum.الرجل: أحب زوجتي. وأحب ابني.
Adam: Karımı seviyorum. Oğlumu seviyorum.自分の土地を
Ağabeyin benim gerçek oğlum değil.¿Sabes que él no es mi hijo?
Ağustos 2001 -- O sırada 16 yaşında olan oğlum Dax'i aldım ve onunla Pakistan'a gittik.Agustus 2001 -- saya membawa putra saya, Dax, yang saat itu berusia 16 tahun, ke Pakistan.
Ağustos 2001 -- O sırada 16 yaşında olan oğlum Dax'i aldım ve onunla Pakistan'a gittik.August 2001 - nahm ich meinen damals 16-jährigen Sohn Dax mit nach Pakistan.
Ağustos 2001 -- O sırada 16 yaşında olan oğlum Dax'i aldım ve onunla Pakistan'a gittik.Observámos e ficámos com John Doolikahn.
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar."Ămm, hai să-l luăm de aici."
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar."Eh... vámonos".
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar."Heu, on l'emmène."
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar."어어, 애를 데려갑시다."
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar."Musimy już iść".
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar."Uh, prendiamolo".
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar.היי, מה ההבדל?
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar.يجب أن نبعد صغارنا عنه
Ahh !!Oğlum ,geldin mi?Con trai, về rồi à?
Ahh !!Oğlum ,geldin mi?어! 아들 왔어?
Ahh !!Oğlum ,geldin mi?Oh! Figliolo, sei arrivato?
Ahh !!Oğlum ,geldin mi?Oh! Fiule, ai sosit?
Ahh !!Oğlum ,geldin mi?Ohh ! Mon fils, tu es revenu ?
Ahh !!Oğlum ,geldin mi?Ohh! Son du kom?
Ahh !!Oğlum ,geldin mi?Ohh! Zoon, je kwam?
Ahh !!Oğlum ,geldin mi?Oh! Synu, tys přišel?
Ahh !!Oğlum ,geldin mi?Oh, synu, wróciłeś?
Ahh !!Oğlum ,geldin mi?Oh! Unser Sohnemann ist auch da?
Ahh !!Oğlum ,geldin mi?Oh! Už si prišiel?
Ahh !!Oğlum ,geldin mi?Ω! Ήρθες , γιέ μου;
Ahh !!Oğlum ,geldin mi?О, сынок, ты пришёл?
Ahh !!Oğlum ,geldin mi?או! בן הגעת?
Ahh !!Oğlum ,geldin mi?أووه ! إبني ، أنت أتيت ؟
Ahh !!Oğlum ,geldin mi?お兄ちゃん!
Alise Volkman: İşte hikayemiz burada başlıyor doğumun sarsıcı görüntüsüyle ilk oğlumuz, Declan.É aqui que começa a nossa história... os dramáticos momentos do nascimento do nosso primeiro filho, Declan.
Alise Volkman: İşte hikayemiz burada başlıyor doğumun sarsıcı görüntüsüyle ilk oğlumuz, Declan.Tak tady to všechno začíná -- dramatické okamžiky narození našeho prvního syna jménem Declan.
Alise Volkman: İşte hikayemiz burada başlıyor doğumun sarsıcı görüntüsüyle ilk oğlumuz, Declan.Аліса Волкман: Отже, наша історія починається з хвилюючих моментів народження нашого первістка, Деклана.
- Allah korusun oğlum - Antep Antep olalı senin gibi köprü meraklısı görmedi ulan!- Недей така сине! -Антеп от съществуването си не познава такъв любител на мостове!
- Allah korusun oğlum - Antep Antep olalı senin gibi köprü meraklısı görmedi ulan!- الله يحميك يا بنى - لم يرى الناس فى عنتاب شخصاً له كل هذا الاهتمام بالجسور مثلك!
Allah kötü nefsimize uydurmasın oğlum. Dua edelim.نتبه نفوسنا القذرة ، يا ولدي . يجب ان ندعوا ،
Ama biz, oğlum... ...biz asla aç kalmayacağız.Mas nós, filho, nunca teremos fome.
Ama değil. Öyle değiller. Oğlum öyle değil, bu ne cesaret?"하지만 내 아들은 그렇지 않소. 당신이 어떻게 감히 그럴 수 있소?"
Ama değil. Öyle değiller. Oğlum öyle değil, bu ne cesaret?"למעשה, הם לא. בני אינו כזה. כיצד אתה מעז?"
Ama değil. Öyle değiller. Oğlum öyle değil, bu ne cesaret?"في الحقيقة , إنهم ليسوا كذلك . يقول الوالد: إبني ليس كذلك . كيف تجرؤ ؟ "
Ama değil. Öyle değiller. Oğlum öyle değil, bu ne cesaret?"それに対して どう答えますか?
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Ale Éli zavolal Samuela a povedal: Samuel, môj synu! Ktorý odpovedal: Tu som.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Da kaldte Eli på Samuel og sagde: "Min Søn Samuel!" Han svarede: "Her er jeg!"
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Dar Eli a chemat pe Samuel, şi a zis: ,,Samuele, fiule``! El a răspuns: ,,Iată-mă!``
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Da rief ihn Eli und sprach: Samuel, mein Sohn! Er antwortete: Siehe, hier bin ich!
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Da ropte Eli til Samuel og sa: Samuel, min sønn! Og han svarte: Ja, her er jeg.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Eli chiamò Samuele e gli disse: «Samuele, figlio mio». Rispose: «Eccomi»
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Entonces Elí llamó a Samuel y le dijo: --Hijo mío, Samuel. Él respondió: --Heme aquí
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.엘리가 사무엘을 불러 가로되 내 아들 사무엘아 하니 대답하되 내가 여기 있나이다
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Mais Éli appela Samuel, et dit: Samuel, mon fils! Il répondit: Me voici!
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Mas chamou Eli a Samuel, e disse: Samuel, meu filho! Ao que este respondeu: Eis-me aqui.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Men Eli ropade på Samuel och sade: »Samuel, min son! Denne svarade: »Här är jag.»
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Mutta Eeli kutsui Samuelin ja sanoi: "Samuel, poikani!" Hän vastasi: "Tässä olen".
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Nhưng Hê-li gọi Sa-mu-ên mà rằng; Sa-mu-ên, hỡi con! Người thưa: Có tôi đây.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Nhưng_Hê - li gọi Sa-mu-ên mà rằng ; Sa-mu-ên , hỡi con ! Người thưa : Có tôi đây .
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Szólítá azért Éli Sámuelt, és monda: Fiam, Sámuel! Õ pedig felele: Ímhol vagyok.
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Tedaj pokliče Eli Samuela, rekoč: Samuel, sin moj! On reče: Glej, tu sem!
Ama Eli ona, ‹‹Oğlum Samuel!›› diye seslendi. Samuel, ‹‹İşte buradayım›› diye yanıtladı.Tedy povolal Elí Samuele a řekl: Samueli, synu můj. Kterýž odpověděl: Teď jsem.