20 yaşında, hasta bir oğlum var.정신지체 장애가 있는 스무 살 된
20 yaşında, hasta bir oğlum var.Mám 20letého nemocného syna.
20 yaşında, hasta bir oğlum var.Mam 20-letniego syna, który jest chory.
20 yaşında, hasta bir oğlum var.Minulla on 20-vuotias sairas poika.
20 yaşında, hasta bir oğlum var.Van egy 20 éves fiam, aki beteg.
20 yaşında, hasta bir oğlum var.Έχω ένα γιο 20 χρονών που είναι άρρωστος.
20 yaşında, hasta bir oğlum var.У меня 20-летний сын, он болен.
20 yaşında, hasta bir oğlum var.ولدي ابن يبلغ عمره 20 عامًا وهو مريض.
20 yaşında, hasta bir oğlum var.こいつは知的障害者
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Compreendi que aqueles miúdos não queriam ser rudes com o meu filho.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Comprendí que esos niños no pretendían ser maleducados con mi hijo.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Det föreföll mig att de där barnen inte hade menat att vara elaka mot min son.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Dotarło do mnie, że dzieci w szkole nie chciały być niegrzeczne w stosunku do syna.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Era chiaro che quei ragazzi non volevano essere maleducati con mio figlio.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Era clar că acei copii nu aveau intenția să fie răi cu fiul meu.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Ik zag haarscherp dat die kinderen mijn zoon niet wilden kwetsen.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.J'ai compris que ces enfants n'avaient pas eu l'intention d'être méchants avec mon fils.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.그 아이들이 제 아들에게 무례하게 대하려고 한 것은 아닙니다.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Mir wurde bewusst, dass diese Jungs nicht absichtlich gemein zu meinem Sohn waren.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Rájöttem, hogy azok a gyerekek nem akartak gorombák lenni a fiammal.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Saya menyadari bahwa anak-anak itu tak bermaksud jahat pada anak saya.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Uvědomila jsem si, že tyto děti nechtěli být hrubé k mému synovi.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Uvedomila som si, že tie deti nechceli byť hrubé na môjho syna.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Xin lưu ý rằng mấy đứa trẻ không cố ý xúc phạm con trai tôi.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Τότε συνειδητοποίησα ότι αυτά τα παιδιά δεν φέρθηκαν με αγένεια στο γιο μου.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Стало ясно, что у тех мальчиков не было намерения нападать на моего сына.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Тези деца всъщност не са искали да проявят грубост към сина ми.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.זה הגיע לנקודה שהילדים האלו לא התכוונו להתנהג בגסות אל בני.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.واتضح جليا أن هؤلاء الأطفال لم يقصدوا أن يكونو فظين مع ابني.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.息子を殴った子どもたちには いじめの意図などなく 周りの大人たちの影響を受けたにすぎない
Açıkça görülüyor ki, eğer işsizlik hakkında konuşuyorsak oğlum bu olaya dahil olmamalı, en azından şimdilik.Oczywiście, jeśli mówimy o bezrobociu, on przynajmniej nie powinien być istotny, jeszcze nie teraz.
Açıkça görülüyor ki, eğer işsizlik hakkında konuşuyorsak oğlum bu olaya dahil olmamalı, en azından şimdilik.Samozřejmě pokud hovoříme o nezaměstnanosti, on přinejmenším nemůže být relevantní, teď ještě ne.
Açıkça görülüyor ki, eğer işsizlik hakkında konuşuyorsak oğlum bu olaya dahil olmamalı, en azından şimdilik.Tietenkin, jos puhumme työttömyydestä, hänen olemassalollaan ei pitäisi olla merkitystä, ei ihan vielä.
Açıkça görülüyor ki, eğer işsizlik hakkında konuşuyorsak oğlum bu olaya dahil olmamalı, en azından şimdilik.Отже, очевидно, якщо ми говоримо про безробіття, зрештою, для нього воно не повинно бути зараз актуальним.
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.A jeho rodičia im odpovedali a riekli: Vieme, že je to náš syn, aj to, že sa slepý narodil;
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Cha mẹ người trả lời rằng: Chúng tôi nhìn biết là con trai chúng tôi nó đã mù từ thuở sanh ra;
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Cha_mẹ người trả_lời rằng : Chúng_tôi nhìn biết là con_trai chúng_tôi nó đã mù từ thuở sanh ra ;
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Då svarade han föräldrar och sade: »Att denne är vår son, och att han föddes blind, det veta vi.
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Drept răspuns, părinţii lui au zis: ,,Ştim că acesta este fiul nostru, şi că s'a născut orb.
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Felelének nékik annak szülei és mondának: Tudjuk, hogy ez a mi fiunk, és hogy vakon született:
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Hans Forældre svarede dem og sagde; "Vi vide, at denne er vor Søn, og at han, var født blind.
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Hans foreldre svarte: Vi vet at dette er vår sønn, og at han er født blind;
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Ibu bapak orang itu menjawab, "Memang ini anak kami; dan ia memang buta sejak lahir
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.I genitori risposero: «Sappiamo che questo è il nostro figlio e che è nato cieco
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.그 부모가 대답하여 가로되 이가 우리 아들인 것과 소경으로 난 것을 아나이다
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Odgovore jim roditelji njegovi in reko: Vemo, da je ta sin naš in da se je slep rodil;
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Odpověděli jim rodičové jeho a řekli: Vímeť, že tento jest syn náš a že se slepý narodil.
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Odpowiedzieli im rodzice jego i rzekli: Wiemy, żeć to jest syn nasz, i że się ślepo narodził;
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Responderam seus pais: Sabemos que este é o nosso filho, e que nasceu cego;
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Respondieron sus padres y dijeron: --Sabemos que éste es nuestro hijo y que nació ciego
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Ses parents répondirent: Nous savons que c`est notre fils, et qu`il est né aveugle;
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Zijn ouders antwoordden: "Dit is onze zoon en hij is blind geboren.
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Відказали їм родителї його, й казали: Знаємо, що син наш, і що слїпим родив ся;
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.Родители его сказали им в ответ: мы знаем, что это сын наш и что он родилсяслепым,
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.ויענו אתם יולדיו ויאמרו ידענו כי זה הוא בננו וכי נולד עור׃
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.اجابهم ابواه وقالا نعلم ان هذا ابننا وانه ولد اعمى.
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.他 父 母 回 答 說 、 他 是 我 們 的 兒 子 、 生 來 就 瞎 眼 、 這 是 我 們 知 道 的
Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: ‹‹Bunun bizim oğlumuz olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.他 父母 回答 說 、 他 是 我 們 的 兒子 、 生來 就 瞎眼 、 這是 我 們 知道 的
Adam: Karımı seviyorum. Oğlumu seviyorum.Ich liebe meine Frau und meinen Sohn.
Adam: Karımı seviyorum. Oğlumu seviyorum.J'aime ma femme, j'aime mon fils.