Ana içeriğe geç
Sözlük

oğlum ile cümle

oğlum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Keaweʻīkekahialiʻiokamoku, asilzade Kanaloa Kapulehuʻnun oğlum.梁世傑,即梁中書,大名府府尹,蔡京女婿。
Zuko'dan oğlumuz diye bahseder, Ozai bunları öğrenir.我一直以为它是关于我和洋子的,但他说它不是。
Bunları konuşmayı reddediyorum, çünkü beni rahatsız ediyor, anlıyor musun oğlum?我的意思是,我认为我想要创造什么是因为我想要与人交流,是因为我想要被喜爱,是因为我想要表达自己。
Büyük oğlu Esav'ıçağırıp, "Oğlum!" dedi.시호를 헌(憲)이라 하였고, 아들 유고가 작위를 이었다.
Bunları konuşmayı reddediyorum, çünkü beni rahatsız ediyor, anlıyor musun oğlum?그렇지만 그녀가 이걸 커다란 모욕으로 간주하고 이 악행 때문에 나를 증오하게 된다면, 그럼 난 어쩌지, 불쌍한 인간인지고?
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.그가 그 공을 받아서 처리했는데, 그 다음에 1루로 던지려다가 공을 빠뜨렸다.
35 Buluttan gelen bir ses, “Bu benim Oğlum’dur, seçilmiş Olan’dır.마태오의 복음서 17:5에서는 "이는 내 사랑하는 아들, 내 마음에 드는 아들이다."
Bana inan oğlum, işte o incir çekirdeğindeki boşluk o öz ile doludur.지금은 정려각은 없어지고, 그의 후손들이 세운 이 비만 남아 있다.
Gir içeri, canım oğlum, dışarıda dikilme karşısına.경은 태조의 적손이니 속히 출발해서 여기로 오도록 하라.
Ya onları da bırakırsınız ya da oğlum onların kaderini paylaşır." demiştir.나는 아들을 데리고 헤어질 거예요"라고 소리친다.
Örneğin; Canekem (Canım), Ezîzekem (Azizim), Kurekem (Oğlum) ...시호를 희(釐)라 하였고, 아들 유홍이 작위를 이었다.
Bana inan oğlum, işte o incir çekirdeğindeki boşluk o öz ile doludur.לטענת גרשום שלום, בספר זה עצמו יש רמיזות שבתאיות.
Hepsi Oğlumdu, Arthur Miller'ın yazdığı tiyatro oyunu.כולם היו בני, ארתור מילר.
Bunları konuşmayı reddediyorum, çünkü beni rahatsız ediyor, anlıyor musun oğlum?נראה לי מאוד טבעי לגעת בדברים שהרגיזו אותי, שהציקו לי.
Canım Oğlum Canım Babacığım - 2, 1994.ל., מעט לעט: אב ובנו, מעריב, 22 במאי 1959.
Gir içeri, canım oğlum, dışarıda dikilme karşısına.בוא לביתי, למקום צנוע, ושם אפטר!
Keaweʻīkekahialiʻiokamoku, asilzade Kanaloa Kapulehuʻnun oğlum.למחליפו של בן-גוריון מונה לוי אשכול.
Gir içeri, canım oğlum, dışarıda dikilme karşısına.Говори, приятел, и влез.
O zamanki eşimle, oğlumun babasıyla, konuştum.Жените и девойките живеели при семейството на бащата.
27: 26 "Yaklaş da beni öp, oğlum" dedi.На 29.02 заедно с клип излиза песента „Стой далеч от мен“.
Bunları konuşmayı reddediyorum, çünkü beni rahatsız ediyor, anlıyor musun oğlum?Моля да бъда извинен, защото може да я объркам малко, защото дядо ми ми я разказва, когато бях малък.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.В приятелски мач фаулира малко дете, а след срещата заявява, че се е опитал да играе за топката.
Bana inan oğlum, işte o incir çekirdeğindeki boşluk o öz ile doludur.Aceraceae - ЛТУ Тази статия, свързана с растения, все още е мъниче.
Eşiniz 60 saniyede kaç kez oğlum bak git diyebilir?Koliko tisuća ljudi moraju raditi tako nešto i za koliko godina?
Bunları konuşmayı reddediyorum, çünkü beni rahatsız ediyor, anlıyor musun oğlum?Namjerno odbijam pohvaliti vam ono što mi se sviđa, kao i ocrniti ono što mi se ne sviđa.
Canım Oğlum Canım Babacığım - 2, 1994.Mene moja baba: pisme (1990.-1992.), 1992.
Bunları konuşmayı reddediyorum, çünkü beni rahatsız ediyor, anlıyor musun oğlum?Zriekam sa týchto vecí preto, lebo sa ony priečia môjmu svedomiu, môjmu náboženskému citu.
Hepsi Oğlumdu, Arthur Miller'ın yazdığı tiyatro oyunu.Scenár k filmu napísal Arthur Miller.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.V momente, keď som bol zrazený a zozadu škrtený som si všimol, že drží v ruke pištoľ.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Najprej ga je v skoku brcnil, nato pa ga je napadel še s pestmi.
Bunları konuşmayı reddediyorum, çünkü beni rahatsız ediyor, anlıyor musun oğlum?Zato gre vprašat vetrove, ki pa se silno razburijo, ker jih moti.
Oğlum nasıl?Kaip mano sūnus?
İki tane oğlum var.Turiu du sūnus.
"Oğlum kızım değil benim çocuğum"."See pole ju üldse meie laps!"
Büyük oğlum hukuk okuyor.Niinistö on õppinud õigusteadust.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.Abbiamo un figlio di 11 anni; si chiama Lincoln.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.Avem un băiat de 11 ani, Lincoln.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.Chúng tôi có một cậu con trai 11 tuổi; tên Lincoln.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.Kami punya seorang putra berusia 11 tahun; namanya Lincoln.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.우리에게는 열한살 된 아들, 링컨이 있습니다. 링컨은 수학 숙제를 하면서
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.Máme jedenáctiletého syna Lincolna.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.Nous avons un fils de 11 ans, il s'appelle Lincoln.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.Wir haben einen elfjährigen Sohn.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.Έχουμε έναν 11χρονο γιο, τον λένε Λίνκολν.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.Имаме 11 годишен син; казва се Линкълн.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.Ми маємо 11-річного сина, його звати Лінкольн.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.יש לנו ילד בן 11. קוראים לו לינקולן. הוא ישב איתנו ליד השולחן
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.لدينا ابن عمره 11 عامًا، اسمهُ لينكولين، كان يجلس على الطاولة
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.算数の宿題をしていました
1980'lerde Çin'de özgürlük olmadığı için eşim ve ben oğlumuz ve kızımızı alarak buraya geldik.제 남편과 저는 1980년대 아들 딸과 미국으로 이민왔어요. 당시 중국에서 얻기 힘든 자유를 찾으러 왔죠.
1980'lerde Çin'de özgürlük olmadığı için eşim ve ben oğlumuz ve kızımızı alarak buraya geldik.בעלי ואני, הבאנו לכאן את בננו ובתנו בשנות ה-80 כדי שיהיה להם החופש שלא היה לנו בסין באותו זמן.
1980'lerde Çin'de özgürlük olmadığı için eşim ve ben oğlumuz ve kızımızı alarak buraya geldik.زوجي وأنا أحضرنا أبني وإبنتي هنا عام 1980 لنحصل علي الحريه التي لم تتوفر في الصين في ذلك الوقت.
1980'lerde Çin'de özgürlük olmadığı için eşim ve ben oğlumuz ve kızımızı alarak buraya geldik.その時代に中国にはなかった自由を手に入れるためにです 伝統を誇りに思って欲しかったのですが、それは難しかった
20 yaşında, hasta bir oğlum var.Aku mempunyai seorang putra berumur 20 tahun yang sedang sakit.
20 yaşında, hasta bir oğlum var.Ho un figlio di 20 anni che è malato.
20 yaşında, hasta bir oğlum var.Ich habe einen 20-jährigen, kranken Sohn.
20 yaşında, hasta bir oğlum var.Ik heb een zoon van twintig die ziek is.
20 yaşında, hasta bir oğlum var.Jag har en 20-årig son som är sjuk.
20 yaşında, hasta bir oğlum var.J'ai un fils de 20 ans qui est malade.
20 yaşında, hasta bir oğlum var.Jeg har en søn på 20 år, som er syg.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod