Buluttan gelen bir ses, “Sevgili Oğlum budur, O’ndan hoşnudum.Ja taivaista kuului ääni: "Tämä on minun rakas Poikani, johon minä olen mieltynyt.".
Canım Oğlum Canım Babacığım - 2, 1994.Miehestä nainen, osa 2. Apu 20/1954.
Şimdi üç yaşında bir oğlum var ve yurtdışına çalışmak için çıkamam.Kun poikanen on noin kolmen kuukauden ikäinen, se hylätään ja se elää vararavinnollaan.
O zamanki eşimle, oğlumun babasıyla, konuştum.Samana vuonna velipuoli ja vaimon isä.
Sen de, oğlum.Sinä myös,minun poikani.
Oğlum bir otobüs sürdüğünde her zaman hastalanır.Poikani voi aina huonosti matkustaessaan linja-autossa.
Evliyim ve iki oğlum var.Olen naimisissa ja minulla on kaksi poikaa.
İki oğlumuz var.Meillä on kaksi poikaa.
İki tane oğlum var.Minulla on kaksi poikaa.
Diğer bir iddiaya göre Stalin teklif üzerine "Elinizde sadece oğlum Yakov değil milyonlarca oğlum var.Ο Στάλιν τότε απάντησε «Έχεις στα χέρια σου όχι μόνο τον γιο μου τον Γιάκοφ αλλά εκατομμύρια γιους μου.
Ya onları da bırakırsınız ya da oğlum onların kaderini paylaşır." demiştir.Ή θα τους ελευθερώσεις όλους ή ο γιος μου θα μοιραστεί την τύχη των υπόλοιπων».
Canım Oğlum Canım Babacığım - 2, 1994.1992 - Μικροί – Μεγάλοι, Εκδ.
Gir içeri, canım oğlum, dışarıda dikilme karşısına.Ξώμερο – έξω μέρος, μακριά από την πρωτεύουσα.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Αργαλειέ μου, όταν χτυπάς, την καρδούλα μου χτυπάς.
Keaweʻīkekahialiʻiokamoku, asilzade Kanaloa Kapulehuʻnun oğlum.Υδροξυαιθανάλη, με ημισυντακτικό τύπο ΗΟCH2CHO.
Torunum, oğlumun oğludur.Ο εγγονός μου είναι γιός του γιού μου.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.En mand med armbrøst skød mod mig og ramte mig ved panden.
Büyük oğlum hukuk okuyor.Hun vil godt læse jura.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Han kastet seg etter og fikk slått ballen ut igjen.
Bana inan oğlum, işte o incir çekirdeğindeki boşluk o öz ile doludur.Men denne tomheten er i seg selv tom.
Ya onları da bırakırsınız ya da oğlum onların kaderini paylaşır." demiştir.Enten så frigjør dere alle sammen eller så må han lide samme skjebne som dem.», skal han ha sagt.
Örneğin; Canekem (Canım), Ezîzekem (Azizim), Kurekem (Oğlum) ..."Kemudian aku menghampiri isteriku; ia mengandung dan melahirkan seorang anak laki-laki.
Büyük oğlu Esav'ıçağırıp, "Oğlum!" dedi.Dikumpulkannya anak-anaknya, lalu dia berwasiat, "Hai anak-anakku!
Ailesi oğullarının bu tutumunu anlamazlar.(İkili - Mícha ve Háta: "Oğlumuz kızı istemiyor.Di antara kamu janganlah ada yang mempersembahkan anak-anaknya sebagai kurban bakaran.
Bunları konuşmayı reddediyorum, çünkü beni rahatsız ediyor, anlıyor musun oğlum?Sebab siapa yang menghormati Aku, akan Kuhormati, tetapi siapa yang menghina Aku, akan dipandang rendah.
27: 26 "Yaklaş da beni öp, oğlum" dedi.Yohanes 19:26-27 “Ibu, inilah anakmu!” – “Inilah ibumu!”
Erkek torunum, oğlumun oğludur.Cucu saya itu, anak dari anak saya.
Bana inan oğlum, işte o incir çekirdeğindeki boşluk o öz ile doludur.Sự thối nát này, sự mục nát này nằm trong cấu tạo vẻ ngoài của chính nó.
(Deer elimge olçam oglum çüü us-şever (?) aldı muŋ çılgım ...(Chiếc Pan American chưa ra khỏi đường băng phải không?) 17:06:35.7 CƠ TRƯỞNG KLM: Jawel.
Gir içeri, canım oğlum, dışarıda dikilme karşısına.Đứng ở cửa ra vào, đi về phía sau bạn, đến bên bạn trên vỉa hè."
Keaweʻīkekahialiʻiokamoku, asilzade Kanaloa Kapulehuʻnun oğlum.Trịnh Gia Tinh vai Châu Quang Diệu (周光耀), con trai của Châu Thanh Tuyền.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Sau đó Lã Bố lùi lại giương cung bắn trúng ngay ngạnh kích.
Canım Oğlum 06.Chút lòng son 06.
"Kedime oğlum dediğim için yanlış anlaşıldım".Con mèo nói có sai không?, vậy đây đúng là con mèo quý nhé".
Ama sen, Murşili, şimdi benim oğlumsun, ve sen kabul etmelisin.Tì có con trai là Tân Sưởng, con gái là Hiến Anh.
Büyük oğlu Esav'ıçağırıp, "Oğlum!" dedi.固(まこと)我が子には非(あら)じ」と言った。
"Kedime oğlum dediğim için yanlış anlaşıldım".「先生 うちのネコちゃんはね~」が口癖。
Baba: Bir gün oğlum olup olmadığını öğrenmek için DNA testi yaptıracağım.ジュンサンの事故を機にDNA鑑定をしてもらい実の息子であることを知る。
Şimdi üç yaşında bir oğlum var ve yurtdışına çalışmak için çıkamam.36歳の美人妻がおり、現在海外で仕事している。
Giysilerini kokladı ve şöyle dedi: "İşte oğlumun kokusu, sanki Rabbin kutsadığı kırların kokusu.天皇之を聞き、悽然として告(の)りて曰く、一の我が子有り、啓(もう)す所誠に以て然りと為す、と。
Bunları konuşmayı reddediyorum, çünkü beni rahatsız ediyor, anlıyor musun oğlum?その頃はこのはを苦手としていたが、いじめっ子から助けてもらったことにより、今はこのはのことが大好き。
27: 26 "Yaklaş da beni öp, oğlum" dedi.<4:26>イエスは女に言われた、「あなたと話をしているこのわたしが、それである」。
Örneğin; Canekem (Canım), Ezîzekem (Azizim), Kurekem (Oğlum) ...抑(はた)我が御子に非(あらざる)か。
Canım Oğlum Canım Babacığım - 2, 1994.ヤング(1969年6月2日 - 1994年4月2日) セイ!
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.この直後に背後を通過する投球をされたが、本塁打を放った。
"Oğlum kızım değil benim çocuğum".「私のお腹には赤ちゃんがいるが、それはあなたの子ではありません。
Buluttan gelen bir ses, “Sevgili Oğlum budur, O’ndan hoşnudum.そうして、光り輝く雲が彼らを覆い、「これはわたしの愛する子、わたしの心に適う者。
Ya onları da bırakırsınız ya da oğlum onların kaderini paylaşır." demiştir.あなたが捕虜数百万人全員を解放するか、あるいは私の息子は彼らと運命をともにするだろう」と述べ、人質交換には一切応じなかった。
Eşiniz 60 saniyede kaç kez oğlum bak git diyebilir?20才までに、僕はいくつ河を渡るだろうか。
O zamanki eşimle, oğlumun babasıyla, konuştum.同伴の男性と父娘に見える。
Gir içeri, canım oğlum, dışarıda dikilme karşısına.ともかくあっちに行って邪魔者を蹴散らすのだ。
Ama sen, Murşili, şimdi benim oğlumsun, ve sen kabul etmelisin.あなたのアストロラーベは、あなたのおかげで私たちの息子でもあるのですし。
Keaweʻīkekahialiʻiokamoku, asilzade Kanaloa Kapulehuʻnun oğlum.by AbemaTV ^ 松竹芸能チャンネル|コジマジック、大原かおり、宗万真弓、キンタロー。
Ama sen, Murşili, şimdi benim oğlumsun, ve sen kabul etmelisin.王華說非也,我有你做兒子,你沒有。
Büyük oğlu Esav'ıçağırıp, "Oğlum!" dedi.’大人問其故,答曰:‘我小兒,法當取小者。
Örneğin; Canekem (Canım), Ezîzekem (Azizim), Kurekem (Oğlum) ...对他们说:「我在此安者,旁有余之子及妻妾。
Şimdi üç yaşında bir oğlum var ve yurtdışına çalışmak için çıkamam.元符三年,今天子嗣位,进封越国。
Gir içeri, canım oğlum, dışarıda dikilme karşısına.身根極微,隨身內外,次第而住。
27: 25 İshak, "Oğlum, av etini getir yiyeyim de seni kutsayayım"dedi.據马太福音26:26-28, “耶稣拿起饼来,称谢了,掰开递给门徒说:‘你们拿去吃吧。
"Oğlum kızım değil benim çocuğum".”故此“我們不是使女的兒女,乃是自由婦人的兒女了”。