Oğlum okul için yeterince yaşlı değildir.Mi hijo no es lo suficientemente mayor para ir a la escuela.
Orada duran çocuk benim oğlumdur.El niño que está ahí de pie es mi hijo.
Oğlumu seviyorum.Amo a mi hijo.
O benim oğlum.Es mi hijo.
Sen benim oğlumsun.Eres mi hijo.
Oğlumu gördün mü?¿Has visto a mi hijo?
Gördüğün çocuk benim oğlum.El niño que viste es mi hijo.
Bir oğlum var.Tengo un hijo.
Tom bizim oğlumuz.Tom es nuestro hijo.
Oğlumun ismi Tom.Mi hijo se llama Tom.
Sen hala oğlumsun.Todavía eres mi hijo.
Ben konuşurken, oğlum beni hep böler.Mi hijo siempre me interrumpe cuando hablo.
Oğlum evleniyor.Mi hijo se va a casar.
Seni oğlumla tanıştırayım.Deja que te presente a mi hijo.
35 Buluttan gelen bir ses, “Bu benim Oğlum’dur, seçilmiş Olan’dır.35 Y vino una voz desde la nube que decía: Este es mi Hijo el elegido, escuchadle.
Canım Oğlum 06.Oh Pequeña 06.
Buluttan gelen bir ses, “Sevgili Oğlum budur, O’ndan hoşnudum.Y de nuevo una voz del cielo le respondió: «Éste es mi amado Hijo de quien estoy muy complacido».
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Tomando la pelota antes de que caiga al suelo una vez haya sido bateada por el bateador.
"Oğlum kızım değil benim çocuğum".En inglés:Be my good girl, my child. .
Aramak, bulmaya çalışmak : Ieškoti Ko ieškai, berniuk? : Ne arıyorsun oğlum?El ricercar o ricercare (del it. 'ricercare', 'buscar'; también It. 'ricercata'; Al.
Oyuncağını aradığım çocuk benim oğlum.Il bambino di cui sto cercando il giocattolo è mio figlio.
Oğlum için bir dizüstü bilgisayar almayı karşılayamıyorum.Io non posso permettermi di comprare un portatile per mio figlio.
Beni nasıl böyle bir şeyle suçlayabilirsin? Ben asla oğluma el kaldırmadım.Come puoi accusarmi di una cosa del genere? Non ho mai levato la mano contro mio figlio.
"Kaç çocuğun var?" "İki oğlum ve bir kızım var.""Quanti figli hai?" "Ho due figli e una figlia".
Büyük oğlu Esav'ıçağırıp, "Oğlum!" dedi.Ebbero un solo figlio: Sean (1960).
27: 26 "Yaklaş da beni öp, oğlum" dedi.Alle 02:12:27, il co-pilota dice «sta andando giù, giù, giù», «stiamo per arrivare a livello 100».
Kuyda konçuyum, yazıda oğlum, sordum sizlere söyledim, doymadım.Io ormai la vita me la so' giocata, ma voi ragazzi, vi prego, non fumate.
Oğlumun eğitimi için çok para harcadım.Я потратил уйму денег на образование своего сына.
Evliyim ve iki oğlum var.Я женат, и у меня двое сыновей.
Sen benim oğlumsun.Ты мой сын.
Bu benim oğlumun CD'si.Это компакт-диск моего сына.
Bugün oğlumuzun doğum gününü kutluyoruz.Сегодня мы отмечаем день рождения нашего сына.
Bugün oğlumuzun doğum gününü kutlayacağız.Сегодня мы будем отмечать день рождения нашего сына.
Size bildirmekten mutluluk duyarım ki, oğlum üç ay sonra dünya evine giriyor.Я рада сообщить, что мой сын женится через три месяца.
Oğlum Tatlıya düşkündür.Мой сын сладкоежка.
Bizim sadece bir oğlumuz var.У нас только один сын.
Bu kadar tembel bir oğlum olduğu için utanç duyuyorum.Мне стыдно, что у меня такой ленивый сын.
Böyle tembel bir oğlumun olması benim için utanç kaynağı.Мне стыдно, что у меня такой ленивый сын.
"Kaç çocuğun var?" "İki oğlum ve bir kızım var.""Сколько у вас детей?" — "У меня два сына и одна дочь".
Oğlum, neredesin?Сына, ты где?
Büyük oğlu Esav'ıçağırıp, "Oğlum!" dedi.Кусай тогда сказал Абд ад-Дару: «Клянусь Аллахом, сын мой!
Bu artık oğlumun geleceği meselesi.”Да уразумеют потомки потомков моих!»
Büyük oğlum hukuk okuyor.Параллельно мальчик изучал юриспруденцию.
"Biz Allah'ın emri Peygamberin kavli ile kızınızı oğlumuza münasip gördük.Потомок Пророка, ты встанешь за нас пред Аллахом?
Keaweʻīkekahialiʻiokamoku, asilzade Kanaloa Kapulehuʻnun oğlum.Usmon Yusupov nomidagi Katta Farg‘ona kanali, Усмон Юсупов номидаги Катта Фарғона канали, тадж.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Я замер в ожидании удара и вытащил мяч именно из правого угла.
Bunları konuşmayı reddediyorum, çünkü beni rahatsız ediyor, anlıyor musun oğlum?Помню, что я ссорилась из-за этого с Володей, возмущаясь, что он дразнит маленького.
27: 26 "Yaklaş da beni öp, oğlum" dedi.Исх. 2:17«И пришли пастухи и отогнали их.
Canım Oğlum Canım Babacığım - 2, 1994.1917—1940. — Т. 2. — М., 1994.
Örneğin; Canekem (Canım), Ezîzekem (Azizim), Kurekem (Oğlum) ...وابن "هوف عث" "هو فعث" على رأي "فلبي".
Büyük oğlu Esav'ıçağırıp, "Oğlum!" dedi.المؤرخ ابن خلكان، حيث قال: كان رجلاً صالحًا، فقيها شافعي المذهب.
"Oğlum kızım değil benim çocuğum".ليس لدي شك في أنها ليست ابنتي".
Gir içeri, canım oğlum, dışarıda dikilme karşısına.اهرب، يا صديقي، إلى عزلتك.
Buluttan gelen bir ses, “Sevgili Oğlum budur, O’ndan hoşnudum.وَكَانَ صَوْتٌ مِنَ السَّمَأوَاتِ: أَنْتَ ابْنِي الْحَبِيبُ الَّذِي بِهِ سُرِرْتُ.}.
Bunları konuşmayı reddediyorum, çünkü beni rahatsız ediyor, anlıyor musun oğlum?اللهم إنك تعلم أني نصحت الناس قولا، وخنت نفسي فعلا، فهب خيانتي لنفسي، لنصيحتي للناس.
Oyun sona erdikten sonra 'Oğlum, oyununu heyecanla seyrettim.بعد نهاية المباراة عبر دروغبا عن سعادته بالنتيجة التي تعتبر جيدة جدا .
Babam ve Oğlum filmindeki rolüyle tanındı.Pai e filha trabalharam no mesmo filme.
Buluttan gelen bir ses, “Sevgili Oğlum budur, O’ndan hoşnudum.Então da nuvem saiu uma voz: "Este é o meu Filho amado: ouvi-o!"
Bana inan oğlum, işte o incir çekirdeğindeki boşluk o öz ile doludur.A flecha, digamos, está de fato cravada exatamente neste pequeno alvo.
Ya onları da bırakırsınız ya da oğlum onların kaderini paylaşır." demiştir.Eles terão que entregar os terroristas, ou eles irão compartilhar o seu destino."