Ana içeriğe geç
Sözlük

o yönden ile cümle

o yönden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Birçok yönden, Smithers gizli eşcinsel adam stereotipini temsil etmektedir.In veel opzichten is Smithers een stereotype van een homoseksuele man in de ontkenningsfase.
Dört Göksel Kral, Budizm'de her biri dört ana yönden birini gözeten dört koruyucu ilahtır.De Vier Hemelse Koningen zijn vier boeddhistische bewakersgoden die elk voor een bepaalde windrichting staan.
Bu yönden Budapeşte (Buda-Peşte) ile benzerlik gösterir.Het geslacht banaan (Musa) omvat alle bananen.
Ekonomik yönden ilçenin diğer köylerine nazaran daha canlıdır.Zij voelt zich in sociaal opzicht boven de rest van de wijk verheven.
Buckingham Sarayına bakan yönden detay. ön cephe.Het staat voor Buckingham Palace aan het begin van The Mall.
Filmin hikâyesi birçok yönden Stanley Kubrick'in Full Metal Jacket'ını anımsatmaktadır.Het nummer werd ook gebruikt in Stanley Kubricks film Full Metal Jacket.
Eş yönlülük kavramı yönden bağımsız olan özellikler için homojenliğin sonucu değildir.Rehwinkel komt zonder problemen uit voor zijn homoseksuele geaardheid.
"Amfi" kelime anlamı olarak "çevresinde/iki yönden/çift" demektir.Het voorvoegsel -amb komt van het Gallische -ambi en betekent: "rond" of " aan beide zijden".
Hem fiziksel, hem de ruhsal yönden güçlü bir insandı..."”.Gezond van lichaam, doch ook van geest."
Daha sonra kasabadaki savunma pekiştirildi ve bu yönden artık takviye gelemeyeceği ortaya çıktı.In ruil beloofde de burgemeester dat de stad dan niet meer dwars zou gaan liggen.
Biyolojik virüsler ile bilgisayar virüslerinin birçok yönden benzeştikleri bilindiktir.Spywareprogramma's lijken in zekere zin op computervirussen.
Varoluşundan beri feminizm birçok yönden eleştirilere maruz kalmıştır.De stroming heeft sinds haar opkomst blootgestaan aan kritiek uit diverse hoeken van de samenleving.
Toplumsal yönden kesin bir sınırı yoktur.Van enige maatschappelijke regelmaat was geen sprake.
Kızın dişlerini elinde tuttuğunu ve evirip çevirerek her yönden incelediğini hayal eder.Wyobraża sobie, że trzyma w ręku zęby i obraca je w dłoni, badając je pod każdym kątem.
Filmin hikâyesi birçok yönden Stanley Kubrick'in Full Metal Jacket'ını anımsatmaktadır.Egzemplarz książki jest widoczny w filmie Full Metal Jacket Stanleya Kubricka.
Evrim, organizmaların şekil ve davranışlarını her yönden etkiler.Ewolucja wpływa na każdy aspekt budowy i zachowania organizmów.
Ne yönden bakarsak bakalım, biz istediğimizi yaptık.Czegokolwiek pragnęliśmy, to w nich zostało wyrażone.
Bu reaksiyon sırasında üretilen tüm elektronlar her yönden emilir.Energia ta rozkłada się na wszystkie elektrony przenoszone podczas reakcji.
Hastalar bu yönden yakından izlenmelidir.Należy bacznie obserwować pacjentów pod kątem wystąpienia tego objawu ubocznego.
Tıbbi yönden en önemli akrep familyasıdır.Największe oszustwo w dziejach medycyny?
Fakat istatistiki yönden en gelişmiş sürümüdür.Jest to najbardziej zaawansowana forma stadialna.
Son cemaat yerine iki yönden merdivenlerle çıkılır.Do placu prowadzą z dwóch stron schody.
Sarnıç köyü ekonomik ve sosyal yönden oldukça ileri bir durumdadır.Teren Radzymina jest atrakcyjny pod względem rozwoju gospodarczego i społecznego.
Bu yönden dikkatli olup yanılmamak gerekir.Nie należy mylić tego wyróżnienia z TYM przedsięwzięciem.
Varoluşundan beri feminizm birçok yönden eleştirilere maruz kalmıştır.Den kontinentala feminismen har blivit kritiserad på flera punkter.
Son cemaat yerine iki yönden merdivenlerle çıkılır.I stället fortsätter den på båda trappväggarna, följande trappans stigning.
Bir gün yine onları birçok yönden eleştirdi.Їх багато разів передруковували в різних виданнях.
Hastalar bu yönden yakından izlenmelidir.За цими хворими слід ретельно спостерігати.
Dünya’dan bakılınca yıldızdan Dünya’ya ulaşan ışık da Dünya’nın hareket ettiği yönden geliyormuş gibi sapar.Наприклад, планети можуть закривати зорі, коли потрапляють на шлях світла від них до Землі.
Diğer yandan Eretria'nin İyon Ayaklanmasını askeri yönden desteklemesinin nedenler çok açık değildir.Причини, через які Еретрія надала допомогу іонійцям, до кінця не ясні.
Kars, kültürel yönden köklü temellere dayanmaktadır.Схеми є також дуже залежними від культурного контексту.
Bu da ekonomik yönden çok büyük gelişmeler sağlamıştır.Це значно пожвавило економічний розвиток в області.
İlk Alice kitabının büyük ticari başarısı Dodgson'un hayatını birçok yönden değiştirmiştir.Ohromný komerční úspěch první knihy o Alence v mnoha ohledech změnil Dodgsonův život.
Allah, aklı olanları dinî yönden mükellef kılmış olup aklı olmayanlar "İlâhî emrin sorumluluğu dışındadırlar."Pro ty, kdo v Boha nevěří, není žádné vysvětlení možné."
RSIP pek çok yönden büyük bir aşama olmuştur.Briggs byl aktivní v mnoha směrech.
Biraz saf ve her şeye iyi yönden bakar.Vyznačuje se celkem čistým, hezkým vzhledem a padne dobře do ruky.
Bu da ekonomik yönden çok büyük gelişmeler sağlamıştır.Tím se jeho ekonomická situace velmi zlepšila.
Eldivan ilçesi ile irtibatı genellikle idari yöndendir.Nastavení úhlu řezu příčně i na pokos se většinou provádí ručně.
Evrim, organizmaların şekil ve davranışlarını her yönden etkiler.Evoluția influențează toate aspectele legate de forma și comportamentul organismelor.
Bunun pek çok yönden avantajları bulunmaktadır.Ceea ce fac are repercusiuni în multe direcții.
Satürn halkaları ile karşılaştırıldığında, Jüpiter'in halkalarının birçok yönden farklı olduğu görülür.Spre deosebire de cele ale lui Saturn, inelele lui Jupiter sunt întunecate.
Kızın dişlerini elinde tuttuğunu ve evirip çevirerek her yönden incelediğini hayal eder.Bărbatul își imaginează că ține dinții în mână și că îi întoarce pe toate părțile pentru a-i examina.
Fakat istatistiki yönden en gelişmiş sürümüdür.Malul stâng este mult mai dezvoltat din punct de vedere istoric.
Bölge, Lüshunkou gibi askerî ve ekonomik yönden öneme sahip limanları bulundurmaktaydı.Câmpiile, laolaltǎ cu porturile au avut o importanță din punct de vedere economic și comercial.
Eleştiri her yönden yapılabilir.A kritika valamennyi fázist kísérheti.
6. yüzyılın sonlarında ve 7. yüzyıl başlarında Bizans İmparatorluğu her yönden hücumlara uğramaktaydı.A 6. század végén és a 7. század elején a Bizánci Birodalom folyamatos támadásoknak volt kitéve.
Ne yönden bakarsak bakalım, biz istediğimizi yaptık.Példák: Amire kértél, szívesen megteszem.
Karşıt iki yönden merdivenlidir.Az előtérből két irányba vezet lépcső.
Bu da ekonomik yönden çok büyük gelişmeler sağlamıştır.Jelentős fejlődés ment végbe a gazdasági életben is.
Doğalcılıkla biçimsel yönden benzeşmektedir.Természetes formájában polimer.
Bolvadin, Kurtuluş Savaşında stratejik yönden önemli bir merkez olmuştur.Az Assiettán vívott csata stratégiai szempontból nézve patthelyzet beálltát jelezte.
Ekolojik yönden bol gıdalı bir göldür.Jellegét tekintve polimiktikus tó.
Evrim, organizmaların şekil ve davranışlarını her yönden etkiler.Evoluutio vaikuttaa organismien jokaiseen muodolliseen ja käytökselliseen osa-alueeseen.
Daha sonra yazar bu düşünceleri hangi yönden ve neden yanlış bulduğunu açıklar.Sen jälkeen hän selitti, missä ja millä tavalla he menivät ajattelussaan väärille jäljille.
Diğer yönden yapılış yöntemi ve karakter olarak tamamen biradırlar.Hahmo on niin luonteeltaan kuin tavoiltaakin täysin eri hahmo.
Eleştiri her yönden yapılabilir.Jokainen ääni voi olla ratkaiseva.
Eldivan ilçesi ile irtibatı genellikle idari yöndendir.Linjamerkin päivämerkkinä toimii yleensä linjataulu.
Çiftlik birçok yönden büyük bir fiyaskoydu.Το αγρόκτημα ήταν, από κάθε πλευρά μια κολοσσιαία αποτυχία.
Bu yönden Hazer Bey'in yazgısı pek çok tragedya kahramanının yazgısıyla paraleldir.Ο συγγραφέας έτσι, ευνοεί την ηρωίδα από πολλές απόψεις.
Pek çok tek yön sokağa bisikletle aksi yönden girmek serbesttir.Η συνοικία εκτείνεται εντός κι εκτός μιας κυκλικής λεωφόρου μονής κατεύθυνσης.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod