Napoleon kendinin son derece yenilikçi ve taktiksel biri olan her yönden iyi bir general olduğunu kanıtladı.فإن نابليون هو الوحيد الذي أثبت أنه مبتكر جداً وقراراته تكتيكية وقائد عظيم على طول الخط.
Napoleon kendinin son derece yenilikçi ve taktiksel biri olan her yönden iyi bir general olduğunu kanıtladı.あらゆる面で、優れた将軍だってことを 証明したんだ。 そうして、ナポレオンはイタリアでも勝利した。
O dışarı geldiği yönden çıkmayabilirdi... ...ve bunun için vurulabilirdi.우리 차에 뛰어든 것과는 다르게 총에 맞을테니까요.
O dışarı geldiği yönden çıkmayabilirdi... ...ve bunun için vurulabilirdi.- ktoś mógłby ją postrzelić.
O dışarı geldiği yönden çıkmayabilirdi... ...ve bunun için vurulabilirdi.le is lőhetik ezért.
O dışarı geldiği yönden çıkmayabilirdi... ...ve bunun için vurulabilirdi.Nó có thể bị bắn.
O dışarı geldiği yönden çıkmayabilirdi... ...ve bunun için vurulabilirdi.וזה עלול להתפתח בדרך אחרת לגמרי - היא עלולה לחטוף יריה כתוצאה מכך.
O dışarı geldiği yönden çıkmayabilirdi... ...ve bunun için vurulabilirdi.والذي سوف لامحالة يؤدي الى موتها برصاصة من شخص خائف
O dışarı geldiği yönden çıkmayabilirdi... ...ve bunun için vurulabilirdi.撃たれてしまうかもしれません そのため すぐに予防策を考えました
Öncelikle x 3'e negatif yönden yaklaşırken f x'in limitini düşünelim. -극한값이 음수일 때
Öncelikle x 3'e negatif yönden yaklaşırken f x'in limitini düşünelim. - - -Uvažujme limitu ze záporné strany, tedy z hodnot menších než 3.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.A berouce se odtud, plavili jsme se podle Cypru, protože byl vítr odporný nám.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.A keď sme sa odtiaľ pustili, plavili sme sa popod Cyprus, pretože sme mali vetry proti sebe.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.A stamtąd się puściwszy, przypłynęliśmy pod Cypr, dlatego że były wiatry przeciwne.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Derfra fór vi videre og seilte inn under Kypern, fordi vinden var imot,
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Ðoạn , từ nơi đó , chúng_ta theo mé bờ đảo Chíp-rơ , vì bấy_giờ ngược gió .
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Ðoạn, từ nơi đó, chúng ta theo mé bờ đảo Chíp-rơ, vì bấy giờ ngược gió.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.După ce am plecat de acolo, am plutit pe lîngă Cipru, pentrucă vînturile erau potrivnice.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.És onnan elindulván, Ciprus alatt evezénk el, mivelhogy a szelek ellenkezõk valának.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.In ko smo odrinili odtod, smo se peljali za Ciprom, ker so nam bili vetrovi nasprotni.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Ja sieltä laskettuamme merelle purjehdimme Kypron suojaan, koska tuulet olivat vastaiset.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.또 거기서 우리가 떠나가다가 바람의 거스림을 피하여 구브로 해안을 의지하고 행선하여
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.När vi hade lagt ut därifrån, seglade vi under Cypern, eftersom vinden låg emot.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Og vi fore bort derfra og sejlede ind under Kypern, fordi Vinden var imod.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Partindo dali, fomos navegando a sotavento de Chipre, porque os ventos eram contrários.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Partis de là, nous longeâmes l`île de Chypre, parce que les vents étaient contraires.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Salpati di là, navigammo al riparo di Cipro a motivo dei venti contrar
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Und von da stießen wir ab und schifften unter Zypern hin, darum daß uns die Winde entgegen waren,
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Y habiendo zarpado de allí, navegamos a sotavento de Chipre, porque los vientos nos eran contrarios
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Και εκειθεν σηκωθεντες υπεπλευσαμεν την Κυπρον, επειδη ησαν εναντιοι οι ανεμοι,
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.А відчаливши звідтіля, поплили до Кипра; бо вітри були противні.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Отправившись оттуда, мы приплыли в Кипр, по причине противных ветров,
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.Там стотникът намери един Александрийски кораб, който плуваше за Италия н тури ни в него.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.ונלך משם ונעבר בסביבות קפרוס כי הרוחות היו לנגדנו׃
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.ثم اقلعنا من هناك وسافرنا في البحر من تحت قبرس لان الرياح كانت مضادة.
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.從 那 裡 又 開 船 、 因 為 風 不 順 、 就 貼 著 居 比 路 背 風 岸 行 去
Oradan yine denize açıldık. Rüzgar ters yönden estiği için Kıbrısın rüzgar altından geçtik.從那裡 又 開船 、 因 為風 不 順 、 就 貼 著 居 比 路 背 風岸 行 去
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.A hajó pedig immár a tenger közepén vala, a haboktól háborgattatva; mivelhogy a szél szembe fújt vala.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.A loď už bola naprostred mori, zmietaná vlnami, pretože bol odporný vietor.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.A łódź już w pośrodku morza będąc, miotana była od wałów; albowiem był wiatr przeciwny.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Båten var då redan många stadier från land och hårt ansatt av vågorna, ty vinden låg emot.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Bấy giờ, thuyền đã ra giữa biển rồi, vì gió ngược, nên bị sóng vỗ.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Bấy_giờ , thuyền đã ra giữa biển rồi , vì gió ngược , nên bị sóng vỗ .
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Entrementes, o barco já estava a muitos estádios da terra, açoitado pelas ondas; porque o vento era contrário.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.În timpul acesta, corabia era învăluită de valuri în mijlocul mării; căci vîntul era împotrivă.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.배가 이미 육지에서 수리나 떠나서 바람이 거슬리므로 물결을 인하여 고난을 당하더라
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.La barca intanto distava gia qualche miglio da terra ed era agitata dalle onde, a causa del vento contrario
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.La barca ya quedaba a gran distancia de la tierra, azotada por las olas, porque el viento era contrario
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.La barque, déjà au milieu de la mer, était battue par les flots; car le vent était contraire.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Ladja pa je plula že sredi morja, in valovi so jo premetavali, kajti veter je bil nasproten.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Lodí pak již byla uprostřed moře, zmítající se vlnami, nebo byl vítr odporný jim.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Men båten var alt midt ute på sjøen og arbeidet hårdt mot bølgene, for vinden var imot.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Men Skibet var allerede midt på Søen og led Nød af Bølgerne; thi Vinden var imod.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Mutta venhe oli jo monen vakomitan päässä maasta, aaltojen ahdistamana, sillä tuuli oli vastainen.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Und das Schiff war schon mitten auf dem Meer und litt Not von den Wellen; denn der Wind war ihnen zuwider.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Το δε πλοιον ητο ηδη εν τω μεσω της θαλασσης, βασανιζομενον υπο των κυματων διοτι ητο εναντιος ο ανεμος.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.А ладията бе вече всред езерото, блъскана от вълните, защото вятърът беше противен.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.А лодка была уже на средине моря, и ее било волнами, потому что ветер был противный.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.Човен же був уже серед моря, і било його филями; бо вітер був противний.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.והאניה הלכה בתוך הים ותטרף מן הגלים כי הרוח לנגדה׃