Ana içeriğe geç
Sözlük

o yönden ile cümle

o yönden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kadınlar, ekonomik, sosyal ve cinsel yönden erkekler kadar güçlü kabul ediliyordu.و أعتبرت النساء فى نفس قوة الرجال الإقتصادية و الإجتماعية و الجنسية
Kadınlar, ekonomik, sosyal ve cinsel yönden erkekler kadar güçlü kabul ediliyordu.つまり社会は過去を向いて歩んでいるのです
Kadınlar, ekonomik, sosyal ve cinsel yönden erkekler kadar güçlü kabul ediliyordu.經濟上,社會上同性權力上,當時婦女嘅力量同男人不相百仲
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.åt församlingen, ty den är hans kropp och är uppfylld av honom som uppfyller allt i alla.
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.care este trupul Lui, plinătatea Celui ce plineşte totul în toţi.
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.der er hans Legeme, fyldt af ham, som fylder alt i alle.
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.Hội thánh là thân thể của Ðấng Christ, tức là sự đầy đủ của Ðấng gồm tóm mọi sự trong mọi loài.
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.Hội_thánh là thân_thể của Ðấng_Christ , tức_là sự đầy_đủ của Ðấng gồm tóm mọi sự trong mọi loài .
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.Jemaat adalah tubuh Kristus, disempurnakan oleh Dia yang menyempurnakan segala sesuatu di mana pun juga
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.joka on hänen ruumiinsa, hänen täyteytensä, joka kaikki kaikissa täyttää.
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.ki je telo njegovo, izpolnitev njega, ki vse v vsem izpolnjuje.
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.교회는 그의 몸이니 만물 안에서 만물을 충만케 하시는 자의 충만이니라
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.Kterážto jest tělo jeho a plnost všecko ve všech naplňujícího.
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.ktorá je jeho telom, plnosťou toho, ktorý si naplňuje všetko vo všetkom.
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.Który jest ciałem jego i pełnością tego, który wszystko we wszystkich napełnia.
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.la cual es su cuerpo, la plenitud de aquel que todo lo llena en todo
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.la quale è il suo corpo, la pienezza di colui che si realizza interamente in tutte le cose
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.Mely az Õ teste, teljessége Õ néki, a ki mindeneket betölt mindenekkel.
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.que é o seu corpo, o complemento daquele que cumpre tudo em todas as coisas.
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.qui est son corps, la plénitude de celui qui remplit tout en tous.
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.som er hans legeme, fylt av ham som fyller alt i alle.
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.welche da ist sein Leib, nämlich die Fülle des, der alles in allem erfüllt.
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.ητις ειναι το σωμα αυτου, το πληρωμα του τα παντα εν πασι πληρουντος.
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.Защото по благодат сте спасени чрез вяра, и то не от сами нас; това е дар от Бога;
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.которая есть Тело Его, полнота Наполняющего все во всем.
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.котра єсть тіло Його, повня Того, хто сповняв все у всьому.
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.אשר היא גופו מלוא הממלא את הכל בכל׃
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.التي هي جسده ملء الذي يملأ الكل في الكل
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.教 會 是 他 的 身 體 、 是 那 充 滿 萬 有 者 所 充 滿 的
Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.教會 是 他 的 身體 、 是 那 充滿萬 有者 所 充滿的
Kış rüzgârına maruziyeti ölçebiliriz -- böylece kış rüzgârının hangi yönden estiğini buluruz.겨울 바람에 노출되는 정도와 겨울바람의 방향도 계산하죠.
Kış rüzgârına maruziyeti ölçebiliriz -- böylece kış rüzgârının hangi yönden estiğini buluruz.Putem calcula expunerea la vântul de iarnă-- deci, din ce direcție bate vântul de iarnă deasupra peisajului.
Kış rüzgârına maruziyeti ölçebiliriz -- böylece kış rüzgârının hangi yönden estiğini buluruz.Ta có thể tính được gió đông từ đấy biết được hướng thổi của gió đông.
Kış rüzgârına maruziyeti ölçebiliriz -- böylece kış rüzgârının hangi yönden estiğini buluruz.We kunnen de blootstelling aan winterwind berekenen -- hoe woei de wind over het landschap?
Kış rüzgârına maruziyeti ölçebiliriz -- böylece kış rüzgârının hangi yönden estiğini buluruz.Wir können die Richtung des Winterwindes bestimmen, d.h. wo die Winterwinde in der Landschaft entlangwehen.
Kış rüzgârına maruziyeti ölçebiliriz -- böylece kış rüzgârının hangi yönden estiğini buluruz.Можем да изчислим излагането на зимен вятър - накъде духат зимните ветрове през околността.
Kış rüzgârına maruziyeti ölçebiliriz -- böylece kış rüzgârının hangi yönden estiğini buluruz.Мы можем просчитать силу ветра зимой, направление ветра зимой на данном ландшафте.
Kış rüzgârına maruziyeti ölçebiliriz -- böylece kış rüzgârının hangi yönden estiğini buluruz.נוכל לחשב את החשיפה לרוח -- וכך, באיזה כיוון נשבו רוחות החורף לאורך הנוף.
Kış rüzgârına maruziyeti ölçebiliriz -- böylece kış rüzgârının hangi yönden estiğini buluruz.سنستطيع حساب التعرض لرياح الشتاء -- وأيضا اتجاه رياح الشتاء على المسطحات.
Kış rüzgârına maruziyeti ölçebiliriz -- böylece kış rüzgârının hangi yönden estiğini buluruz.どう風が吹くか計算できます 地図上のこの白いエリアは冬風が当たらない場所です
Klinik yönden bugün nerede olduğumuz,yarın nereye gidebileceğimiz, sorunlardan bazıları.Hol tart ma a klinikai gyakorlat és mi a valószínűsíthető jövője, milyen akadályok lehetségesek.
Klinik yönden bugün nerede olduğumuz,yarın nereye gidebileceğimiz, sorunlardan bazıları.I to, jak daleko rozwinięta jest dziś medycyna kliniczna. Jak może być jutro, i jakie są niektóre z przeszkód.
Klinik yönden bugün nerede olduğumuz,yarın nereye gidebileceğimiz, sorunlardan bazıları.Ja missä olemme kliinisellä tasolla, minne olemme menossa, ja mitä esteitä matkalla on.
Klinik yönden bugün nerede olduğumuz,yarın nereye gidebileceğimiz, sorunlardan bazıları.Kde sme klinicky dnes, a kde by sme mohli byť zajtra, a aké sú niektoré prekážky.
Klinik yönden bugün nerede olduğumuz,yarın nereye gidebileceğimiz, sorunlardan bazıları.그리고 우리가 현재 의학적으로 어디쯤 와 있는지 그리고 어디로 갈 것인지, 장애물은 무엇인지 말하고자 합니다.
Klinik yönden bugün nerede olduğumuz,yarın nereye gidebileceğimiz, sorunlardan bazıları.Och var vi är idag kliniskt, och vart vi kan vara på väg imorgon, och vad några av hindren är.
Klinik yönden bugün nerede olduğumuz,yarın nereye gidebileceğimiz, sorunlardan bazıları.Qual o ponto em que nos encontramos hoje e onde podemos estar amanhã, e quais são alguns obstáculos.
Klinik yönden bugün nerede olduğumuz,yarın nereye gidebileceğimiz, sorunlardan bazıları.Řeknu kde jsme klinicky dnes, a kam bychom mohli jít zítra, a jaké jsou překážky.
Klinik yönden bugün nerede olduğumuz,yarın nereye gidebileceğimiz, sorunlardan bazıları.Và ngày hôm nay chúng ta đang ở đâu, về mặt y học, và ngày mai ta sẽ đi đến đâu, với những rào cản gì
Klinik yönden bugün nerede olduğumuz,yarın nereye gidebileceğimiz, sorunlardan bazıları.Wo wir heute klinisch stehen, wohin wir morgen gehen könnten, und welche Hindernisse es gibt.
Klinik yönden bugün nerede olduğumuz,yarın nereye gidebileceğimiz, sorunlardan bazıları.Και που βρισκόμαστε κλινικά σήμερα, και που ίσως να βρισκόμαστε αύριο, και ποια είναι κάποια από τα εμπόδια.
Klinik yönden bugün nerede olduğumuz,yarın nereye gidebileceğimiz, sorunlardan bazıları.Къде сме клинично днес, къде може да отидем утре и какви са някои от препятствията.
Klinik yönden bugün nerede olduğumuz,yarın nereye gidebileceğimiz, sorunlardan bazıları.ואיפה אנחנו היום מבחינה רפואית, ולאיפה אולי נלך מחר ומהם חלק מהמכשולים
Klinik yönden bugün nerede olduğumuz,yarın nereye gidebileceğimiz, sorunlardan bazıları.وأين نحن اليوم في الناحية الطبية وأين بإمكاننا أن نكون غدًا؟ وما هي العوائق التي ستقف بوجهنا؟
Klinik yönden bugün nerede olduğumuz,yarın nereye gidebileceğimiz, sorunlardan bazıları.問題点を取り上げ 以上の点を18分で紹介します
Kolonların oturtulmuş olduğu zeminin yerden yükseltilmesine gelince, buraya iki yönden de ulaşılabilir.Ma in termini attuali, si sale fino allo stilobate e si scende da ogni parte
Kolonların oturtulmuş olduğu zeminin yerden yükseltilmesine gelince, buraya iki yönden de ulaşılabilir.Pokud ale stoupáte k podstavci sloupů, můžete odkudkoliv.
Küpü bir yönden görürseniz, ekranın arkasında, kenarlar kaybolur.Amikor az egyik módon nézik, a sík mögött, a határvonalak eltűnnek.
Küpü bir yönden görürseniz, ekranın arkasında, kenarlar kaybolur.Când vedeți cubul într-un anume fel, în spatele ecranului, aceste granițe dispar.
Küpü bir yönden görürseniz, ekranın arkasında, kenarlar kaybolur.Cuando se ve el cubo de una forma, como detrás de una pantalla, los bordes desaparecen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod