Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.次日 早晨 、 約 在 獻祭 的 時候 、 有水 從 以 東而來 、 遍地 就 滿 了 水
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.250시간이 걸려서 100부셸을 생산하던 것이(부셸:곡물량의 단위로 약 36리터)
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.250時間かかったのが 40から15そして5時間まで短縮しました
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.Basicamente, para produzir 100 alqueires, passou-se de 250 horas para 40, para 15, para 5 horas.
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.Básicamente, pasas desde tomar 250 horas para producir 100 almudes, a cuarenta, a quince, a cinco.
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.Im Grunde brauchen sie statt 250 Stunden für 100 Buschel Weizen nur noch 40, dann 15, dann fünf.
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.Kortom, je gaat van 250 uur om 100 bushels (= 3,6 m3) te produceren naar 40, 15, tot 5 uur.
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.Pour faire simple, on passe de 250 heures pour produire 2,5 tonnes, à 40, à 15 jusqu'à 5.
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.Praticamente, si passa da 250 ore per produrre 100 bushels [2720 tonnellate], a 40, 15, 5.
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.W skrócie, zamiast 250 godzin potrzebnych na wyprodukowanie 100 buszli potrzeba 40, 15, a potem 5 godzin.
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.Количество часов для производства ста бушелей снижается с 250 до 40, до 15 и затем до 5.
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.По същество се минава от 250 часа за производството на 100 бушела до 40, до 15, до 5.
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.בעצם, אתה עובר מ250 שעות לייצור 3.5 מטר קוב
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.أساسا، تنتقل من 250 ساعة لإنتاج 100
Eşi onunla aynı saatte buluşmak için evden çıkıyor.A férje ugyanúgy indul otthonról mintha a szokásos időben találkoznának.
Eşi onunla aynı saatte buluşmak için evden çıkıyor.Aj tentokrát odišiel v rovnakom čase ako vždy.
Eşi onunla aynı saatte buluşmak için evden çıkıyor.Así que quizá sea interesante preguntarse
Eşi onunla aynı saatte buluşmak için evden çıkıyor.I tentokrát odjel ve stejném čase jako vždycky.
Eşi onunla aynı saatte buluşmak için evden çıkıyor.집에서 출발해서 그녀를 만나러 갑니다
Eşi onunla aynı saatte buluşmak için evden çıkıyor.Manden ved ikke, at Bente har taget et tidligere tog hjem.
Eşi onunla aynı saatte buluşmak için evden çıkıyor.Mąż opuszcza dom, aby się z nią spotkać w tym samym co zazwyczaj czasie.
Eşi onunla aynı saatte buluşmak için evden çıkıyor.Suo marito parte da casa all'ora solita per andarla a prendere.
Eşi onunla aynı saatte buluşmak için evden çıkıyor.А муж выезжает из дома чтобы встретить её в обычное время.
Eşi onunla aynı saatte buluşmak için evden çıkıyor.Той излиза, за да я посрещне в обичайното за това време.
Eşi onunla aynı saatte buluşmak için evden çıkıyor.多分に考えるのは、
Eşi onunla her zamanki saatte buluşmak için evden çıkıyor.A férje ugyanúgy indul otthonról mintha a szokásos időben találkoznának.
Eşi onunla her zamanki saatte buluşmak için evden çıkıyor.Hendes mand kører hjem som normalt for at møde hende på stationen, som de plejer.
Eşi onunla her zamanki saatte buluşmak için evden çıkıyor.Jej mąż opuszcza dom aby się z nią spotkać w tym samym co zazwyczaj czasie.
Eşi onunla her zamanki saatte buluşmak için evden çıkıyor.그녀의 남편은 여느때와 같은 시간에
Eşi onunla her zamanki saatte buluşmak için evden çıkıyor.Ron však odchádzal z domu v obvyklom čase.
Eşi onunla her zamanki saatte buluşmak için evden çıkıyor.Ron však odjížděl z domu v obvyklém čase.
Eşi onunla her zamanki saatte buluşmak için evden çıkıyor.Suo marito parte da casa all'ora solita per andarla a prendere.
Eşi onunla her zamanki saatte buluşmak için evden çıkıyor.А муж выезжает из дома чтобы встретить её в обычное время.
Eşi onunla her zamanki saatte buluşmak için evden çıkıyor.Съпругът й излиза от къщи, за да я посрещне, в обичайното време.
Eşi onunla her zamanki saatte buluşmak için evden çıkıyor.彼女の夫は、いつも通りに家を出ました。
Esir kampının arkasındaki bir yerde beni iki saatten fazla kelepçeli tuttular.Eles me algemaram por mais de duas horas, num lugar atrás da prisão.
Esir kampının arkasındaki bir yerde beni iki saatten fazla kelepçeli tuttular.Ils m'ont menotté pendant deux heures dans un endroit derrière le camp-prison.
Esir kampının arkasındaki bir yerde beni iki saatten fazla kelepçeli tuttular.Me esposaron durante más de dos horas en un lugar detrás del campo de prisioneros.
Esir kampının arkasındaki bir yerde beni iki saatten fazla kelepçeli tuttular.Они продержали меня более двух часов в наручниках за территорией лагеря.
Esir kampının arkasındaki bir yerde beni iki saatten fazla kelepçeli tuttular.Пожалуйста, распространите фото, ставя тэги @PeterDutton_MP и @TurnbullMalcolm.
Eskiden olsa bir dublörün üreteceği çözüm "Olabildiğice hızlı. gidelim. Saatte 100 km!Früher hätte man als Stuntman einfach versucht, so schnell wie möglich da rein zu kommen.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.A la hora nona (2 p.m.), 7 horas después de haber salido de casa, los hombres regresan para el banquete.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.A la neuvième heure, 7 heures après avoir quitté leurs foyers, les hommes rentre pour un dîner de fête.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.Alla nona, sette ore dopo aver lasciato le proprie case, gli uomini fanno ritorno per una cena celebrativa.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.À nona hora (15h00), sete horas depois de terem saído de casa, os homens voltam para um jantar de celebração.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.La ora 9, şapte ore după ce au plecat de acasă. bărbaţii se întorc pentru o cină festivă.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.O godzinie dziewiątej, siedem godzin po wyjściu z domu, mężczyźni wracają na uroczysty obiad.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.Op het negende uur, zeven uur nadat ze hun huis verlieten, komen de mannen thuis voor een feestmaal.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.Pada jam ke-9, tujuh jam sejak meninggalkan rumah, para pria kembali untuk acara makan malam.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.Vào 9 giờ tối, 7 tiếng đồng hồ sau khi rời khỏi nhà, mọi người trở về cho để thưởng thức bữa tối kỷ niệm.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.Την ένατη ώρα, επτά ώρες αφού άφησαν το σπίτι, οι άνδρες επιστρέφουν για ένα εορταστικό δείπνο.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.В девятом часу, семь часов после того, как они покинули дома, мужчины возвращаются к праздничному ужину.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.בשעה התשיעית, שבע שעות לאחר שעזבו את ביתם, האנשים חוזרים לסעודה החגיגית.
Evden çıktıktan yedi saat sonra, dokuzuncu saatte, erkekler ziyafet çekmeye akşam yemeğine eve geliyor.في الساعة التاسعة وبعد سبع ساعات من تركهم للمنزل يعود الرجال ليبدأوا عشائهم الاحتفالي.
Evden ne zaman çıktığı önemli değil. Mesafeyi "a" saatte alıyor.a 시간이 필요하다는 것을 압니다.
Evden ne zaman çıktığı önemli değil. Mesafeyi "a" saatte alıyor.To nieważne kiedy wyrusza, zabiera jej to a godzin.
Evden ne zaman çıktığı önemli değil. Mesafeyi "a" saatte alıyor.Няма значение кога тръгва, на нея й отнема "а" часа.
Evden ne zaman çıktığı önemli değil. Mesafeyi "a" saatte alıyor.出かける時間に関わらず、a時間かかります。
Evet ama bu saatte yedikten sonra göreceğimiz kabusları dert etsek iyi olur.Ce qu'on peut juste se demander, c'est ce qu'on va faire après comme rêve.
Evet ama bu saatte yedikten sonra göreceğimiz kabusları dert etsek iyi olur.Da, dar probabil c-ar trebui să ne gândim la visele noastre.