Ekvator'un hızı aslında saatte 98 km/h'dir.Die Geschwindigkeit des Äquators ist tatsächlich etwa 60 Meilen pro Stunde.
Ekvator'un hızı aslında saatte 98 km/h'dir.Ekvatorns hastighet är faktiskt omkring 90 km/h.
Ekvator'un hızı aslında saatte 98 km/h'dir.Kecepatan garis tengahnya sekitar 60 mil per jam.
Ekvator'un hızı aslında saatte 98 km/h'dir.La velocidad del ecuador es de alrededor de 60 millas por hora.
Ekvator'un hızı aslında saatte 98 km/h'dir.La vitesse à l'équateur est en fait environ 96 kilomètres / heure.
Ekvator'un hızı aslında saatte 98 km/h'dir.Prędkość punktów na równiku wynosi prawie 100 km/h.
Ekvator'un hızı aslında saatte 98 km/h'dir.Rýchlosť na jeho rovníku je približne 96 km/h.
Ekvator'un hızı aslında saatte 98 km/h'dir.Vận tốc xích đạo thực sự khoảng 60 dặm một giờ.
Ekvator'un hızı aslında saatte 98 km/h'dir.Viteza ecuatorului este de 96 de kilometri per oră.
Ekvator'un hızı aslında saatte 98 km/h'dir.Скорость у экватора около 97 км/ч.
Ekvator'un hızı aslında saatte 98 km/h'dir.Швидкість біля екватора - біля 97 км/год.
Ekvator'un hızı aslında saatte 98 km/h'dir.מהירות קו המשווה היא 96 קמ"ש.
Ekvator'un hızı aslında saatte 98 km/h'dir.تكون سرعة المنطقة الوسطى واقعيا 60 ميلا في الساعة
Ekvator'un hızı aslında saatte 98 km/h'dir.この球体には4つのマイクロコントローラが搭載されており、
En azından bu saatte.Almeno non su questo orologio.
En azından bu saatte.Al menos no en este reloj.
En azından bu saatte.Ei ainakaan tämän kellon mukaan.
En azından bu saatte.Inte på min klocka i alla fall.
En azından bu saatte.Pelo menos, neste relógio, não.
En azından bu saatte.Przynajmniej na tym zegarku.
En azından bu saatte.Τουλάχιστον όχι σε αυτό το ρολόι.
En azından bu saatte.По крайней мере, не по этим часам.
En iyi yol bölendeki saatten kurtulmayı pay kısmında saatli bir ifadeyle çarparak yapabiliriz.A najlepší zpôsob, ako sa zbaviť hodin v menovateli je vynásobiť to niečím, čo má hodiny v čitateľni.
En iyi yol bölendeki saatten kurtulmayı pay kısmında saatli bir ifadeyle çarparak yapabiliriz.A nejlepší způsob, jak to udělat, je vynásobit to něčím, co má hodiny v čitateli.
En iyi yol bölendeki saatten kurtulmayı pay kısmında saatli bir ifadeyle çarparak yapabiliriz.분모의 시간을 제거하는 가장 좋은 방법은 분자에 시간을 갖는 뭔가로 곱하는 것입니다.
En iyi yol bölendeki saatten kurtulmayı pay kısmında saatli bir ifadeyle çarparak yapabiliriz.Og den bedste måde at fjerne en time i nævneren er at gange det med noget som har timer i tælleren.
En iyi yol bölendeki saatten kurtulmayı pay kısmında saatli bir ifadeyle çarparak yapabiliriz.А най-добрият начин да махнете часът от знаменателя е като умножите по нещо което има час в числителя.
En iyi yol bölendeki saatten kurtulmayı pay kısmında saatli bir ifadeyle çarparak yapabiliriz.А найкращий шлях позбавитися годин у знаменнику - це помножити його на щось, де б були години у чисельнику.
En iyi yol bölendeki saatten kurtulmayı pay kısmında saatli bir ifadeyle çarparak yapabiliriz.והדרך הטובה ביותר להפטר מיחידות השעה במכנה, היא להכפיל את יחידות השעה במשהו שיש לו יחידות שעה במונה.
En iyi yol bölendeki saatten kurtulmayı pay kısmında saatli bir ifadeyle çarparak yapabiliriz.حيث ان افضل طريقه للتخلص من الساعه في المقام بضربها بشيئ يحتوي ساعات في البسط
Erkekler yedi saatten önce akşam yemeğine kadar dönmez.이제 아버지와 동행하는 사람들은 7시간동안 돌아오지 않을 것입니다. 저녁시간 전까지는 말입니다.
Erkekler yedi saatten önce akşam yemeğine kadar dönmez.De mannen blijven zeven uur weg, tot het diner.
Erkekler yedi saatten önce akşam yemeğine kadar dönmez.Die Männer bleiben sieben Stunden weg, bis zum Abendessen.
Erkekler yedi saatten önce akşam yemeğine kadar dönmez.Gli uomini non faranno ritorno per sette ore, fino all'ora di cena.
Erkekler yedi saatten önce akşam yemeğine kadar dönmez.Les hommes ne reviendront pas avant sept heures, pas avant l'heure du dîner.
Erkekler yedi saatten önce akşam yemeğine kadar dönmez.Los hombres volverán en 7 horas, no hasta la cena.
Erkekler yedi saatten önce akşam yemeğine kadar dönmez.Những người đó sẽ không trở lại trong 7 tiếng nữa. ít nhất là cho đến giờ ăn tối.
Erkekler yedi saatten önce akşam yemeğine kadar dönmez.Ojciec nie wróci przez 7 godzin, aż do kolacji.
Erkekler yedi saatten önce akşam yemeğine kadar dönmez.Os homens não voltarão senão daqui a 7 horas, pela hora do jantar.
Erkekler yedi saatten önce akşam yemeğine kadar dönmez.Мужчины вернутся только к ужину, то есть через 7 часов.
Erkekler yedi saatten önce akşam yemeğine kadar dönmez.הגברים יחזרו רק בעוד שבע שעות, רק בזמן לארוחת ערב.
Erkekler yedi saatten önce akşam yemeğine kadar dönmez.戻ってきません それでは その7時間 家の中はどうなっているのでしょう?
Ertesi günde de bu mesafeyi "a" saatte alacak.Ella sale 50 minutos tarde.
Ertesi günde de bu mesafeyi "a" saatte alacak.그녀가 언제 출발하든 상관없습니다.
Ertesi günde de bu mesafeyi "a" saatte alacak.Ligegyldigt hvornår hun tager af sted, tager det a timer.
Ertesi günde de bu mesafeyi "a" saatte alacak.Quindi anche in questo caso ci mette a ore.
Ertesi günde de bu mesafeyi "a" saatte alacak.Więc w tym przypadku to powinno także zająć jej a godzin.
Ertesi günde de bu mesafeyi "a" saatte alacak.Така че, в този случай би трябвало също да й отнеме "а" часа.
Ertesi günde de bu mesafeyi "a" saatte alacak.だから今日もa時間かかります。
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.Al mattino, nell'ora dell'offerta, ecco scorrere l'acqua dalla direzione di Edom; la zona ne fu inondata
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.Besoknya, pada saat mempersembahkan kurban pagi, mengalirlah air dari arah Edom sehingga memenuhi wadi itu
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.És lõn reggel, a mikor áldozatot szoktak tenni, ímé vizek jõnek vala Edom útjáról, és megtelék a föld vízzel.
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.아침에 미쳐 소제 드릴 때에 물이 에돔 편에서부터 흘러와서 그 땅에 가득하였더라
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.Vậy, buổi sáng, nhằm giờ người ta dâng của lễ chay, thấy nước bởi đường Ê-đôm đến, và xứ bèn đầy những nước.
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.Και το πρωι, ενω ετελειτο η προσφορα, ιδου, ηλθον υδατα απο της οδου Εδωμ, και επλησθη η γη υδατων.
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.И на сутрента, когато се принасяше принос, ето, дойдоха води от едомския път, и земята се напълни с вода.
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.Поутру, когда возносят хлебное приношение, вдруг полилась вода по пути от Едома, и наполнилась земля водою.
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.ויהי בבקר כעלות המנחה והנה מים באים מדרך אדום ותמלא הארץ את המים׃
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.وفي الصباح عند اصعاد التقدمة اذا مياه آتية عن طريق ادوم فامتلأت الارض ماء.
Ertesi sabah, sununun sunulduğu saatte, Edom yönünden akan sular her yeri doldurdu.次 日 早 晨 、 約 在 獻 祭 的 時 候 、 有 水 從 以 東 而 來 、 遍 地 就 滿 了 水