1400 saatten fazla uçuş.Налітав понад 1400 годин.
Sıvının yarısı ilk 8 saatte, gerisi ise sonraki 16 saatte verilmelidir.Половину рідини необхідно ввести впродовж перших 8 годин, залишок — протягом наступних 16 годин.
1945'te şirketin 8.000 çalışanı vardı ve her 12 saatte bir iş başı yapılıyordu.У 1945 компанія нараховувала 8000 працівників, що працювали у дві зміни, кожна по 12 годин.
Bunun yanı sıra, belli bir saatte yatağa gidip, belli bir saatte uyanmak da gerekir.Потрібно лягати спати і прокидатися о певній годині.
72 saatten uzun süren migren status migrenozus olarak adlandırılır.Мігрень, що триває більше, ніж 72 години, називають мігренозним станом.
Almanak genellikle her 24 saatte bir güncellenmektedir.Альманах оновлюється зазвичай кожні 24 години.
Naloxane'nin etkileri yarım saatten bir saate kadar sürer.Налоксон діє приблизно від півгодини до години.
Savaş özellikle yorucu bir savaş oldu, dokuz saatten fazla sürdü.Битва була виснажливою та кровопролитною, тривала більше 9 годин.
2 saatten fazla süren hıçkırıklarda, doktora başvurmak gerekir.У разі тривання лохій понад 8 тижнів після пологів, необхідне звернутися до лікаря.
Klip yayımlanmasından itibaren ilk 24 saatte YouTube'ta 14.4 milyon izlenmeye ulaşmıştır.У перший день свого публікування на YouTube відео набрало 14,4 мільйонів переглядів.
Konser dört saatten uzun sürmüştür.Концерт тривав близько чотирьох годин.
Bir saatte Saray'a geldim.Під час міжсезоння залишився в Саратові.
24 saatten oluşan günü ö.ö.Об'єм мовлення — 24 години.
Ateş 48 saatte bir yükselir.Пожежа тривала сорок вісім годин.
Kütahya merkezine ise yaklaşık 1 saatte varılabilmektedir.Максимальна концентрація препарату в шкірі досягається через 1 годину.
Gece geç saatte askerler attan çıkarak kapıları açarlar ve Yunan ordusunun içeri girmesini sağlarlar.Заховані в ньому греки вночі вийшли назовні та відкрили браму міста зсередини, впустивши свою армію.
Hastalığın kurbanlarını yarım saatte öldürdüğü söylenmektedir.Як повідомляється, чума вбивала менш ніж за півгодини.
Dört saatten daha kısa bir süre içinde Roma ordusu imha edildi.За кілька годин українські повстанці обеззброїли ще 40 червоноармійців.
Uzay tutmasının süresinin değişke olmasına rağmen 72 saatten fazla sürmediği görülmüştür.Тривалість космічної хвороби змінюється, але не було зафіксовано випадків, коли вона тривала більше 72 годин.
3800 saatten fazla uçuş yapmıştır.Налітав більше 3000 годин.
Ankara'dan Aksaray'a 3 saatte gidilebilir.Дістатися до Гокіо можна за 3 дні пішки з Намче-Базару.
Ayrıca bu saatte gölgeler uzar.В цей же час будуються нові цехи.
Uluslararası Af Örgütü'ne göre, saldırılar birkaç dakika ila bir saatten fazla sürüyor.Напад запаморочення триває від декількох хвилин до багатьох годин.
Günde iki-üç saatten fazla uyumamaktadır.Різниці в 2-3 тижні не буває.
Yine de, haftada en az 4 saat egzersiz yapanlar, günde 4 saatten az oturanlar kadar sağlıklıdır.Взагалі вважається, що їжа, яка готувалася не більше чотирьох годин є безпечною.
Tren saatte 500 mil yol alıyordu.Потяг рухався зі швидкістю 500 миль на годину.
Yarım saatte iki mil yürüdü.Він пройшов дві милі за пів години.
72 saatten uzun süren migren status migrenozus olarak adlandırılır.Migréna trvající déle než 72 hodin je označována pojmem status migrenosus.
Sıvının yarısı ilk 8 saatte, gerisi ise sonraki 16 saatte verilmelidir.Polovina tekutin má být podána během prvních 8 hodin a zbytek během následujících 16 hodin.
Ayrıca bu saatte gölgeler uzar.V této době se objevuje i třes.
Naloxane'nin etkileri yarım saatten bir saate kadar sürer.Účinky Naloxonu trvají asi půl hodiny až hodinu.
Parkland formülü ilk 24 saatte gereken damar içi sıvıların hacminin belirlenmesine yardımcı olabilir.Parklandovo pravidlo může pomoci určit objem nitrožilních tekutin potřebných po dobu prvních 24 hodin.
2 saatten fazla süren hıçkırıklarda, doktora başvurmak gerekir.Užívání projímadel tohoto typu delší než 2 týdny vyžaduje lékařský dohled.
Saatte 640 kişi kapasitelidir.Celková kapacita sálu činí 640 osob.
Araba ile 2,5 saatte varılmaktadır.Provoz byl zastaven přes 2,5 hodiny. ]
Hat saatte yaklaşık 240 yolcu taşır.Každý den se jím projede 240 000 cestujících na čtyřech linkách.
24 saatten oluşan günü ö.ö.Nasazení čtyřiadvacet hodin denně.
Eylemlerin sonuçları yirmi dört saatte bir görülecektir fakat bonuslar gün içerisinde dağıtılacaklardır.Garantuje vyřízení objednávek do 72 hodin, ale články bývají dodány běžně do 24 hodin.
(Saatten bahsediyor.Sbírá hodinky.
Saatte 120 km hızla yüzebilir ve okyanusların en hızlı balıklarından biridir.To mu umožňuje plout rychlostí až 37 km/h a proto patří k nejrychlejším mořským tvorům.
Diğer tüm izotopların yarı ömürleri 2 saatten azdır ve hatta çoğununki 1 dakikadan kısadır.Všechny ostatní izotopy mají poločas kratší než dvě hodiny, většinou pod jednu minutu.
12 tona yaklaşan ağırlığına rağmen saatte 85 km/s hıza ulaşabiliyordu.Její hmotnost byla okolo 12 t, ale dosahovala rychlosti až 85 km/h.
İki saatte bir avlanmaya ya da yemek arayışına çıkarlar.Zhruba ve dvou měsících zkouší sama lovit.
Yarbay, izleyen ikinci 24 saatte de takviye alamayacaktır.Během následujících 24 let se dvaceti expedicím nepodařilo zopakovat výstup na vrchol.
Gece geç saatte askerler attan çıkarak kapıları açarlar ve Yunan ordusunun içeri girmesini sağlarlar.Řekové v noci vyskákali ven, otevřeli zevnitř městské brány a dali znamení vojskům.
Uçak gemilerinin güvertelerine iniş ve kalkış yapabilir.Hızı saatte 1120 km'dir.Inovace umožnily letadlům vzlétat a přistávat ve stejný čas. Délka letové paluby byla 245 metrů.
Sonuç olarak, havaalanı kapasitesi saatte 1.700 yolcuya kadar yükseliyor.S leteckým personálem vzroste počet lidí na palubě až na 1600.
72 saatten uzun süren migren status migrenozus olarak adlandırılır.Migrena cu o durată mai mare de 72 de ore poartă denumirea de stare migrenoasă.
Hastalığın kurbanlarını yarım saatte öldürdüğü söylenmektedir.Se spune că ciuma ucidea într-o jumătate de oră.
Parkland formülü ilk 24 saatte gereken damar içi sıvıların hacminin belirlenmesine yardımcı olabilir.Formula Parkland poate ajuta la determinarea volumului de fluide intravenoase necesare în primele 24 de ore.
Koma, şu anlamlara gelebilir; Koma: Bir kişinin altı saatten fazla süren bilinçsizlik durumu.În medicină, o comă este o stare de inconștiență care durează mai mult de șase ore.
Süt 1-2 saatte pıhtılaşır.Puii eclozează în decurs de 1-2 zile.
Saatte 120 km hızla yüzebilir ve okyanusların en hızlı balıklarından biridir.Iahtul poate prinde o viteză de 112 km/h, fiind unul dintre cele mai rapide iahturi din lume.
Meksiko'daki iki konserin biletleri üç saatten kısa sürede tükendi.Două concerte din America de Nord au fost amânate pentru luna aprilie.
24 saatten oluşan günü ö.ö.Il Sole 24 Ore (în Italian).
Bu şekilde, bütün Volvoks yarım saatte bir varil su ile korunmuş olur.GnRH este degradat prin proteoliză în câteva minute.
Haber | Komple haber her yarım saatte bir, günde 24 bir günün saatleri.Transmisiunea de știri are loc 24 de ore, șapte zile din săptămână.
1945'te şirketin 8.000 çalışanı vardı ve her 12 saatte bir iş başı yapılıyordu.În vremurile bune, fabrica avea 650 de angajați și producea zilnic între 22 și 26 de milioane de țigarete.
"The Spirit of St. Louis" onu 33,5 saatte 5.800 km taşımıştı.Acest raid de 11 500 km a fost străbătut în 73 de ore și 5 minute.
Sıvının yarısı ilk 8 saatte, gerisi ise sonraki 16 saatte verilmelidir.A folyadék felét az első 8 óra folyamán, míg a fennmaradó részt a további 16 óra alatt kell beadni.