Bu denli küçük bir gecikme birçok insanın yaşamını kurtarabilirdi.Ett så omfattande system skulle kunna ha räddat tusentals människoliv.
Hastalığın bir diğer adı olan “kırık kemik ateşi” ağrının ne denli şiddetli olabileceğini ifade eder.Sjukdomens öknamn, "benbrytarfeber", beskriver hur svår smärtan kan vara.
2003'te Japonya'da piyasaya sürülmüş ancak bu denli yaygınlaşmamış ve kullanım alanı bulamamıştı.Spelet släpptes i Japan år 2001 och har aldrig släppts utanför eller på ett annat språk.
Ermenistan modern, güvenli ve ekonomide başarılı ülke olursa itibarı da o denli yüksek olacaktır" demiştir.Jag är säker på att omorganiserad på ny grund och energiskt styrd kan den vara till stor tjänst.”
Bu denli küçük bir gecikme birçok insanın yaşamını kurtarabilirdi.Ця коротка затримка могла б врятувати багато життів.
Hastalığın bir diğer adı olan “kırık kemik ateşi” ağrının ne denli şiddetli olabileceğini ifade eder.Lidový název nemoci − „horečka lámající kosti“ − vystihuje, jak prudká bolest může být.
Bu denli küçük bir gecikme birçok insanın yaşamını kurtarabilirdi.Řada těchto velmi těžkých zákroků však již mnoha pacientům zachránila život.
Her iki tarafın avcı filoları o denli zayıftı ki, 12 Temmuz’da hiç kayıp raporu olmamıştır.În acest sector în ziua de 12 iulie, avioanele de vânătoare nu au raportat nicio pierdere.
Hastalığın bir diğer adı olan “kırık kemik ateşi” ağrının ne denli şiddetli olabileceğini ifade eder.Denumirea colocvială a bolii, „febra oaselor rupte” indică intensitatea durerilor osoase.
(Not: Bu rakamların ne denli sağlıklı olduğu bilinemez.)Nu este clar cât de eficiente sunt aceste remedii.
Hastalığın bir diğer adı olan “kırık kemik ateşi” ağrının ne denli şiddetli olabileceğini ifade eder.A betegség egy másik elnevezése, a „csonttörő láz” arra utal, hogy mennyire súlyos is lehet ez a fájdalom.
Bu denli bir riski göze alamayız' demiştir.Ezt a kockázatot nem szabad felvállalnunk."
Düşmanlarının sayısını ve ne denli tehlikeli olduklarını bilmemektedirler.A nők többsége nem tudja, hogy mekkora veszélyben van. .
(Not: Bu rakamların ne denli sağlıklı olduğu bilinemez.)("Tiedätkö kuinka monta tähteä ylhäällä on?")
Bu denli küçük bir gecikme birçok insanın yaşamını kurtarabilirdi.Useita tunteja kestänyt leikkaus pelasti kuitenkin hänen henkensä.
( Ne denli güzel ve kârlı olsa da hiçbir şey sonsuza dek sürmez. )(Όποιος δεν την διαφυλάξει πλήρη και απαραβίαστη, χωρίς αμφιβολία θα χαθεί αιώνια).
Sonraki dönemde hiçbir komutan bu denli büyük ölçekli bir donanmayı yanlış mevsimde denize sürmediler.Mange aviser skrev efterfølgende, at selv hårdføre sømænd ikke sejlede ud i sådan et vejr.
Tasvirlerin bu denli güzel ve etkili olmasının sebebi budur.Nhờ thế mà những phần tập của chị rất hứng thú và hiệu quả.
Bu denli küçük bir gecikme birçok insanın yaşamını kurtarabilirdi.Phản ứng nhanh của nó đã giúp cứu sống nhiều mạng người.
Bu durum Pers istilasının ne denli ürkütücü göründüğünü göstermektedir.Điều này đủ thấy Quân đội Phổ được kinh sợ như thế nào.
Bu denli bir riski göze alamayız' demiştir.「僕達は全く危険を冒していなかった。
Bu teklifin bu denli cazip görünmesinin nedeni adı geçen bölgenin o ana dek fethedilmeniş olmasıydı.それというのもこの人の身についた気品が、いかに当時の大名にふさわしかったからだ。
Ancak bu denli geniş çaplı bir operasyon için ciddi bir deniz gücü gerekmektedir.他的一系列操作对这艘严重超载的船来说,给船体不少负担。
Ancak köpek o denli bitkin düşmüştü ki, sahile çıktıktan sonra hayatta kalmayı başaramadı.다만, 당시에 바다가 거친 상태여서 그는 섬에 상륙할 수는 없었다.
Ancak bu denli geniş çaplı bir operasyon için ciddi bir deniz gücü gerekmektedir.이 함의 불참은 함대의 작전 능력에 크게 영향을 미쳤다.
Örnek: Adam ayakta duramayacak denli yaşlı ve hasta.그 무렵, 왕령모 자신은 병이 들고 나이도 늙어서 치아도 없었다고 서술되어 있다.
Gelgelelim hayat, bu denli uzak olduğu üniversiteyle bir şekilde buluşturmuştur onu.הבחירה הזאת לא אושררה על ידי האוניברסיטה, אשר ציינה שהוא במעמד של מסולק ממנה לצמיתות.
Bu denli küçük bir gecikme birçok insanın yaşamını kurtarabilirdi.חידושים אלו עזרו ככל הנראה להצלת חיים רבים.
Hastalığın bir diğer adı olan “kırık kemik ateşi” ağrının ne denli şiddetli olabileceğini ifade eder.Прозвището на болестта, „трошаща костите треска“ описва колко сериозна може да бъде тази болка.
Sonraki dönemde hiçbir komutan bu denli büyük ölçekli bir donanmayı yanlış mevsimde denize sürmediler.Не е учудващо, че през онези години този тип кораби не получават голямо разпространение.
Uyguladığı şiddet o denli yoğundu ki küçük Bruno bir ara sağır olmuştu.Сигурно си е мислил нещо от рода, как това младо копеле отказва толкова пари?
Bu denli küçük bir gecikme birçok insanın yaşamını kurtarabilirdi.Koliko mladih obećavajućih života je moglo biti spašeno?
Bu denli küçük bir gecikme birçok insanın yaşamını kurtarabilirdi.Njeno ukrepanje takrat je verjetno rešilo več življenj.
Devrimin hemen sonrasında, Senato ve kurullar tekerklik zamanında oldukları denli güçsüzdüler.Kojusaabunud ratturid: röövijad olid lõpuks sama väsinud kui meie.
Ama Galapagos'u bu denli özel kılan nasıl olştuğu değil,nerede oluştuğudurDar nu felul în care s-au născut aceste insule, ci unde s-au născut, face Galapagos atât de special.
Ama Galapagos'u bu denli özel kılan nasıl olştuğu değil,nerede oluştuğudurNhưng Galapagos độc đáo không phải vì điều kiện hình thành nên các hòn đảo
Ama Galapagos'u bu denli özel kılan nasıl olştuğu değil,nerede oluştuğudurVšak nejen způsob zrodu, ale i místo činí tyto ostrovy výjimečnými.
Ama Galapagos'u bu denli özel kılan nasıl olştuğu değil,nerede oluştuğudur'Ομως, δεν είναι απλά το πώς αλλά και το πού... σχηματίστηκαν τα νησιά αυτά, που τα κάνει τόσο ξεχωριστά.
Ama Galapagos'u bu denli özel kılan nasıl olştuğu değil,nerede oluştuğudurОднако специфика Галапагосов не в том, как они возникли, а в том, где именно они появились
Ama Galapagos'u bu denli özel kılan nasıl olştuğu değil,nerede oluştuğudurאך העניין הוא לא רק כיצד נוצרו האיים אלא המקום בו נוצרו, שהופך .את הגאלאפגוס לכל-כך מיוחד
Ama Galapagos'u bu denli özel kılan nasıl olştuğu değil,nerede oluştuğudurلكنّه ليس فقط كيف هذه الجزر ولدت لكن أين هم ولدو ذلك يجعل غالاباغوس خاصّة جدا
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Aber in Nicht-Expertenkreisen innerhalb Amerikas, entfacht sie so viel Feindschaft -- (Gelächter)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Ampak v nestrokovnih krogih v Ameriki sproža toliko sovraštva-- (Smeh)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Dar în cercuri non-profesionale în America, stârnește atâtă ostilitate -- (Râsete)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)반면 미국 내의 비전문가들로부터는 엄청난 적대감을 사고 있는데 -- (웃음)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Maar in niet-professionele kringen binnen Amerika, wekt ze zoveel vijandigheid op -- (Gelach)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Mas em círculos não profissionais dentro da América,
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Men i ikke-faglige kredse i USA vækker den så meget fjendtlighed, - (Latter)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Mutta ei-ammattilaisten piireissä Amerikassa, se herättää niin paljon vihamielisyyttä -- (Naurua)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Pero en ámbitos no profesionales dentro de Estados Unidos provoca tanta hostilidad - (Risas)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Tapi di lingkungan non-profesional di Amerika, teori ini memancing permusuhan-- (Tawa)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Αλλά σε μη επαγγελματικούς κύκλους εντός της Αμερικής, ξεσηκώνει τέτοια εχθρότητα -- [Γέλια]
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Но в непрофесионални кръгове в самата Америка, тя предизвиква толкова враждебност -- (смях)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)בחוגים הלא-מקצועיים מחוץ לאמריקה, היא בד"כ זוכה להתעלמות. אך בחוגים הלא-מקצועיים בתוך אמריקה,
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)היא בד"כ זוכה להתעלמות. אך בחוגים הלא-מקצועיים בתוך אמריקה,
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)لكن في الأوساط غير المهنية داخل أمريكا، النظرية تثير قدر كبير من العداء.. (ضحك)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)進化論は非常に多くの対立を引き起こします (笑) アメリカの生物学者は 戦争状態下にあると言うのが適当でしょう
Ana akım medyanın ne denli kontrol edildiğini bilirim.—˜"_"ð"m"Á"Ä"¢"é l"½"¿"ª ƒfƒXƒNƒ [ƒWƒƒ ["É‹C"ª•t"¯"Î A
Ana akım medyanın ne denli kontrol edildiğini bilirim.Ik was een journalist en ik was ook de PR manager en de media raadgever voor de Sydney Olympische Spelen.
Ana akım medyanın ne denli kontrol edildiğini bilirim.Я знаю, насколько контролируются традиционные СМИ.