Bu bakımdan köy oldukça önemli bir yer tutmaktadır.Maka dari itu, kota ini merupakan wilayah yang sangat penting.
Şehrin ticari bakımdan en canlı ve en turistik semtlerinden biridir.Jalan tersebut merupakan salah satu arteri lalu lintas dan komersial paling berpengaruh di kota tersebut.
Bu bakımdan monoton ve dekoratiftir.Oleh karena itu peran Encoding dan Decoding penting adanya.
Ayrıca, inançsal bakımdan da yine tamamı Alevi inancına mensuptur.Selain itu toleransi antar agama bisa dibanggakan pula.
129I pek çok bakımdan 36Cl'ya benzer.129I có nhiều điểm giống với 36Cl.
Bu bakımdan da gerçek bir Yunandır.Nó là loài đặc hữu Hy Lạp.
Bu bakımdan çocuk ve ebeveyn arasındaki ilk iletişim biçimidir.Thành ngữ này dùng cho quan hệ vô cùng mật thiết giữa cha mẹ và con cái.
Birçok bakımdan Mars Güneş Sistemi'ndeki diğer gezegenlerden Dünya'ya en çok benzer olanıdır.Trong nhiều khía cạnh, Sao Hỏa là hành tinh giống Trái Đất nhất trong các hành tinh còn lại của Hệ Mặt Trời.
Bu bakımdan dinî eğitim, dinî öğretimden ayrılır.Nhưng bà đã biết cách giữ quan điểm chính trị của mình tách rời khỏi học thuật.
İsviçre askeri bakımdan tarafsızdır.Thụy Sĩ duy trì thái độ trung lập.
Bu bakımdan, gerçekte bir maddi dünyanın var olduğunu hiçbir surette söyleyemem."Bởi vì tôi không bao giờ có thể dựa vào một nơi vật chất nào đó."
Akridinin pKa'sı 5,6'dır, bu bakımdan piridin'e benzer.アクリジンのpKaは5.6であるが、これはピリジンと近い値である。
Kurulan üniversiteler bu bakımdan önemli bir rol oynamıştır.この学会では、大学院生が重要な役割を果たしている。
İki yıldızın yakınlığı sadece görsel bakımdandır ve aralarında fiziksel bir bağlantı yoktur.しかし、2つの恒星は見かけ上だけの関係で、両者の間に物理的な結び付きはないとみられる。
Bu bakımdan, içeriğine hafif flu bir hava verdim."がんばろうぜ!」この時、謹慎中の角田を励ました。
Bu bakımdan Marks, belli bir andan itibaren yoğun olarak Ekonomi-politiğin Eleştirisi'ne yönelir.そもそもマルクスは、経済学を批判的に扱っている。
O yıllarda Bengal Hindistan'ın her bakımdan canlı ve ileri bölgesiydi.帝国の都ブハラからは遠く、地勢的にも辺境そのものだった。
Bu bakımdan vücut yapısı gelişmiş bir haldedir.これを奉天にも造ろうというわけである。
Bu bakımdan monoton ve dekoratiftir.これには神式と仏式がある。
Bu bakımdan evrelendirme büyük öneme sahiptir.この点については あおいを羨んでいる。
129I pek çok bakımdan 36Cl'ya benzer.ところで、129Iには、36Clと類似点が見られる。
Bu bakımdan el sanatlarının her türü vardır.そのため手持ちは全てこおりタイプである。
Makam sahibi olmak; ruhsal bakımdan belli bir olgunluk aşamasına ulaşmış olmaktır.憑依体質で、ふとしたきっかけで霊に取り憑かれてしまうことがある。
Birçok bakımdan Romantik şiirin öncüleri arasında yer alır.在许多方面,他是浪漫主义诗歌的先行者之一。
Bu bakımdan hortumlar ayrıca daha kısa ömürlü olur.但此时剩余时间也会等比快速减少。
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.因此,它具有戰略上的重要性。
Bu bakımdan mahfil yerinin orijinal olduğu anlaşılmaktadır.由此觀點看來,因為地方足夠原始才能成為荒野。
Almanya, ekonomik ve siyasi bakımdan ağır yükümlülükler altında idi.这个状态对于整个德国来说是经济上和政治上无法忍受的。
Bu bakımdan bölüm tasarımları PlayStation 3 versiyonuyla benzerlik gösterir.业界对PlayStation 3版本的评价类似。
Cami, 1950'li yıllarda bir kez daha bakımdan geçmiştir.在500年後再次見到蕾。
Bir bakımdan Müslümanlık 'hakikatin kaynağı yalnızca bir olan Allah ve O'nun kitabıdır' demektir.《郊祀考》多引經典,而《尚書》之肆類於上帝不載。
Bu bakımdan, içeriğine hafif flu bir hava verdim."또한 푸른 배색을 사용하여 개최지인 항구도시 부산을 연상시키도록 하였다.
Bu ada siyasî bakımdan üç bölgedir.섬은 크게 세 지역으로 나뉜다.
Birçok bakımdan Mars Güneş Sistemi'ndeki diğer gezegenlerden Dünya'ya en çok benzer olanıdır.여러면에서 화성은 태양계의 모든 행성 중에서 가장 지구와 비슷하다.
Birçok üyesi endüstriyel bakımdan önemlidir.노동조합도 산업 분야에서 중요해졌다.
Bu bakımdan da gerçek bir Yunandır.그러므로 이분은 그리스도이다.
Bu bakımdan, geniş anlamda, tarihsel dil bilgisi anlayışı vardır.그에 의하면 언어를 이해하기 위해서는 광범위한 상식적 배경 지식이 전제되어야 한다.
Novell mali bakımdan dünyanın 22'ci en büyük bilgisayar şirketidir.1978년 왕 연구소는 32번째로 큰 컴퓨터 기업이 되었다.
Bu bakımdan çok daha küçük olan küresel yıldız kümeleri ile bazı benzerlikler taşırlar.이 별들은 보다 큰 질량의 초거성보다 더 흔하다.
Bu bakımdan sosyolojik gen denebilir.이것들은 유전적으로 조절된다.
Bu bakımdan göl gittikçe küçülmektedir.בשל כך האגם נעשה רדוד יותר.
Dolayısıyla bu bakımdan Samanyolundan daha küçüktür.על כן הם מתחממים פחות ממנו.
Bu bakımdan, işlem görmemiş mRNA'ya "öncül mRNA", "prekürsör mRNA" veya "pre-mRNA" da denir.ערך מורחב – pre-mRNA מיד לאחר השעתוק, נקראות מולקולות ה-mRNA" mRNA ראשוני" או "pre-mRNA".
Bu bakımdan dil önemli bir kültür taşıyıcısıdır.שפה היא גורם חשוב ביצירת תרבות.
Bu bakımdan, risk olmadan belirsizlik olabilir ama belirsizlik olmadan risk olamaz.אולם ניתן לדחות הנחה זו מבלי להגיע לאבסורד.
Sadece soyağacı bakımından değil her bakımdan tam Yahudi sayılırlar.תורתו אינה כוללת כמעט שום דבר יהודי באופן ספציפי.
Bu bakımdan İsveç en yenilikçi devletlerden biri olarak gösterilebilir.עד היום שוודיה היא אחת מהמדינות הבלתי-מזדהות.
Bu ada siyasî bakımdan üç bölgedir.קיימת חלוקה טבעית של האי לשלושה אזורים.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.Този път е бил от важно стратегическо значение.
Bu bakımdan çocuk ve ebeveyn arasındaki ilk iletişim biçimidir.Той е биологичната връзка между родители и деца.
Bu bakımdan bu uygulamanın kullanılması çelişkili ve tutarsız bir hâl almaya başladı.Нещо повече: самото това равенство започва да изглежда подозрително и дори нежелано.
Ruhsal ve fiziksel bakımdan, o muhteşem sağlıklı."Стилът му е перфектен и високо естетичен."
Bu bakımdan da gerçek bir Yunandır.Тя е от гръцки произход.
Halkın durumu ekonomik bakımdan gittikçe kötüleşmektedir.Икономическото положение на населението постепенно се влошавало.
2001 ve 2007'de olmak üzere iki defa çok kapsamlı bakımdan geçti.Това се е случвало два пъти – през 2001 г. и през 2011 г. .
Bu bakımdan "Şefkatle merhamet eden Allah'ın adıyla" şeklinde anlaşılır.Този кораб е преименуван на „Божията милост“.
Bu bakımdan hortumlar ayrıca daha kısa ömürlü olur.Още по-малко, че от това ще има особена печалба.
Bu bakımdan ilgili karar, vicdani ret hakkının korunmasında bir milat olarak kabul edilir.Самопризнанието се третира като смекчаващо вината обстоятелство при постановяване на присъдата.
Tara'yla ilişkileri her bakımdan mükemmeldir.Лицето ми е практически перфектно във всяко едно отношение.
Birçok üyesi endüstriyel bakımdan önemlidir.Много от тях са с фундаментално значение за правните отрасли.