Ana içeriğe geç
Sözlük

o bakımdan ile cümle

o bakımdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Bu bakımdan hiçbir olgu kesin değildir.Също така нищо не е абсолютно сигурно.
Bu bakımdan halden hale geçiş (telvin) , doğrusal olmayan bir süreç ve kültürdür.Неуморната му дейност е не само културна и просветна.
Ruhsal ve fiziksel bakımdan, o muhteşem sağlıklı."Ali ... demokracijski, sad je puno zdravije."
Bu bakımdan klavikordun sesi piyano kadar güçlü değildir.No to glazbalo ipak ne uživa takav ugled kao violina.
Bir bakımdan Koyun Shaun'a benzemektedir.Biljka je nalik šafranu.
Bu bakımdan bu uygulamanın kullanılması çelişkili ve tutarsız bir hâl almaya başladı.Međutim, to postaje problem, kada se novac troši nenamjenski i neučinkovito.
Bu bakımdan gök mavisi, sembolik bir anlam taşır.Prema tome sveta glazba nužno ima liturgijsku dimenziju.
Bu bakımdan, kurulu iktidar, yaratılmış tabiattır, “natura naturata”dır.Substancia je príroda tvoriaca (natura naturans) stvorenú prírodu (natura naturata).
Great Basin Ulusal Parkı vahşi fauna bakımdan da zengindir.Şirvanský národný park je neobyčajne bohatý na vtáctvo.
Bu bakımdan en geniş hacme ve en büyük genellike sahip "varlık" kavramı daha üstün sayılır.Univerzálie ako najvšeobecnejšie rodové pojmy majú najväčší obsah reality.
İdari bakımdan Lancashire kontluğuna bağlı değildir ama törensel kontluk olarak bağlıdır.Oficiálne síce nie je súčasťou ceny Nebula, udeľuje sa však pri tom istom ceremoniále.
Ancak patofizyolojik bakımdan farklı olaylardır.Pozor však na psychické pooperačné problémy.
Halkın durumu ekonomik bakımdan gittikçe kötüleşmektedir.Ekonomická situácia krajiny sa začala čoraz viac zhoršovať.
Bu bakımdan halden hale geçiş (telvin) , doğrusal olmayan bir süreç ve kültürdür.Mém je základný prvok kultúry, ktorý je dedičný negenetickou cestou.
Sonsuzluk, bir bakımdan ise sonu olmayan demektir.Večnosť je nekonečné trvanie v čase bez začiatku a konca.
Var olduğu sürenin çoğunda, Avrupa'da ekonomik, kültürel ve askerî bakımdan en güçlü ülkeydi.Večino svojega obstoja je bilo najmočnejša gospodarska, kulturna in vojaška sila v Evropi.
Bu bakımdan çeşitli farmasötik preparatları halinde kullanılmaktadır.Na voljo so v različnih farmacevtskih oblikah.
Çoğu zaman genç kişilere denir, fakat çoğu bakımdan artık bir çocuk değildir.Včasih prizadene tudi mlajše odrasle, vendar skoraj nikoli otrok.
Hidrokarbonlar teorik bakımdan da önemlidir.Anglies planetos Taip pat teorinis tipas.
Bu bakımdan Spinozacı felsefenin tam bir panteizm olarak görülmesi söz konusu olmuştur.Tuo laiku ir susiformavo Spinozos, kaip filosofo, autoritetas.
Anılar bu bakımdan da tutarsız.Mõtlemine ei ole selles mõttes mitte vähem tänamatu.
Bu bakımdan bilgi sistemleri de dışarıdan ve içeriden girdi olarak bilgi ve veri sağlar.Robotil on võimalik saada infot nii enda seest kui ka väljast.
Novell mali bakımdan dünyanın 22'ci en büyük bilgisayar şirketidir.Novell on maailmas suuruselt 22. tarkvarafirma.
Ortaçağ felsefesinin bu bakımdan Aristotales'e kattıkları böylece ayıklanmaya çalışılmıştır.Aristotelesele tuginevad keskaja filosoofid seda argumenti ei kasuta.
Toprak isteği bakımdan değişenlik gösterir.Käsk on varieeruva tugevusega taotlus.
Bu bakımdan gerek üreticilere gerekse tüketicilere önemli avantajlar sağlamaktadır.Oluline on seadmetes kasutada valmistaja poolt soovitatud rõhku.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Allo stesso modo le donne siano dignitose, non pettegole, sobrie, fedeli in tutto
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Da mesma sorte as mulheres sejam sérias, não maldizentes, temperantes, e fiéis em tudo.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Desgleichen ihre Weiber sollen ehrbar sein, nicht Lästerinnen, nüchtern, treu in allen Dingen.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Feleségeik hasonlóképen tisztességesek, nem patvarkodók, józanok, mindenben hívek legyenek.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Femeile, de asemenea, trebuie să fie cinstite, neclevetitoare, cumpătate, credincioase în toate lucrurile.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.여자들도 이와 같이 단정하고 참소하지 말며 절제하며 모든 일에 충성된 자라야 할지니라
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Kvinder bør ligeledes være ærbare, ikke bagtaleriske, ædruelige, tro i alle Ting.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Las mujeres, asimismo, deben ser dignas de respeto, no calumniadoras, sobrias, fieles en todo
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Les femmes, de même, doivent être honnêtes, non médisantes, sobres, fidèles en toutes choses.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Likeså skal kvinnene være verdige, ikke baktalende, edruelige, tro i alle ting.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Samoin tulee vaimojen olla arvokkaita, ei panettelijoita, vaan raittiita, uskollisia kaikessa.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Tak podobne musia byť počestné aj ženy, nie pomluvačné, triezve, verné vo všetkom.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Též i manželky jejich musejí býti šlechetné, neutrhavé, středmé, ve všem věrné.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Vợ các chấp sự cũng phải nghiêm trọng, chớ nói xấu, phải có tiết độ và trung tín trong mọi việc.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Vợ các chấp sự cũng phải nghiêm_trọng , chớ nói_xấu , phải có tiết độ và trung_tín trong mọi việc .
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Žene istotako, da so resnobne, ne obrekljive, trezne, zveste v vsem.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Żony także niech mają poważne, nie potwarliwe, trzeźwe, wierne we wszystkiem.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Αι γυναικες ωσαυτως σεμναι, ουχι καταλαλοι, εγκρατεις, πισται κατα παντα.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Жінкам (їх) так само (треба бути) чесним, не до осуди, тверезим, вірним у всьому.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Защото всяко нещо, създадено от Бога, е добро, и нищо не е за отхвърляне, ако се приема с благодарение;
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Равно и жены их должны быть честны, не клеветницы, трезвы, верны во всем.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.וככה הנשים תהיינה ישרות ולא מלשינות משלות ברוחן ונאמנות בכל׃
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.كذلك يجب ان تكون النساء ذوات وقار غير ثالبات صاحيات امينات في كل شيء.
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.女 執 事 〔 原 文 作 女 人 〕 也 是 如 此 、 必 須 端 莊 、 不 說 讒 言 、 有 節 制 、 凡 事 忠 心
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.女 執事 〔 原文 作 女人 〕 也 是 如此 、 必須端莊 、 不 說讒 言 、 有 節制 、 凡事 忠心
Bence farklı zaman dilimlerinde, bir çok bakımdan rap cazın hizmet ettiği sosyal amaca hizmet ediyor.De nombreuses façons, le rap a la même fonction sociale qu'a eu le jazz dans le passé.
Bence farklı zaman dilimlerinde, bir çok bakımdan rap cazın hizmet ettiği sosyal amaca hizmet ediyor.Desde varios ángulos, el rap cumple la misma función social que solía tener el jazz.
Bence farklı zaman dilimlerinde, bir çok bakımdan rap cazın hizmet ettiği sosyal amaca hizmet ediyor.In multe feluri, rap-ul deserveste aceleasi functii sociale pe care muzica jazz le servea.
Bence farklı zaman dilimlerinde, bir çok bakımdan rap cazın hizmet ettiği sosyal amaca hizmet ediyor.In tempi diversi. In un senso, il rap ha la stessa funzione sociale che ha avuto la musica jazz.
Bence farklı zaman dilimlerinde, bir çok bakımdan rap cazın hizmet ettiği sosyal amaca hizmet ediyor.대단히 많은 공백이 존재합니다. 많은 면에서, 랩은 재즈가 했던 것과 동일한 사회적 기능을 제공합니다.
Bence farklı zaman dilimlerinde, bir çok bakımdan rap cazın hizmet ettiği sosyal amaca hizmet ediyor.Mám na mysli odlišné časové obdobia. Rap slúži rovnakej sociálnej funkcii ako kedysi jazz.
Bence farklı zaman dilimlerinde, bir çok bakımdan rap cazın hizmet ettiği sosyal amaca hizmet ediyor.Op allerlei manieren heeft rap dezelfde sociale functie die jazz vroeger had.
Bence farklı zaman dilimlerinde, bir çok bakımdan rap cazın hizmet ettiği sosyal amaca hizmet ediyor.O "rap" tem a mesma função social que o "jazz" costumava ter.
Bence farklı zaman dilimlerinde, bir çok bakımdan rap cazın hizmet ettiği sosyal amaca hizmet ediyor.Με πολλούς τρόπους, η ραπ εξυπηρετεί την ίδια κοινωνική λειτουργία που εξυπηρετούσε η τζαζ.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod