Ana içeriğe geç
Sözlük

o bakımdan ile cümle

o bakımdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu bakımdan “soy bilim, tıpkı menşe analizi gibi, bedenin ve tarihin eklemlendiği yerdedir.”În note adiționale, „Astfel, chiar și produsele care sunt vândute ca și exemple ale tradiției și moștenirii.
İsviçre askeri bakımdan tarafsızdır.Elveția a rămas neutră.
Yavrulara bakımdan yalnızca dişiler sorumludur.De îngrijirea puilor se ocupă numai femela.
Bu bakımdan el sanatlarının her türü vardır.Ebben a célban minden művészettel megegyezik.
İsviçre askeri bakımdan tarafsızdır.Svédország katonailag semleges ország.
Birçok bakımdan Freud'un kuramına karşı geliştirdiği kavramlar vardır.Freud követői számos ponton módosítják az elméletét.
Yavrulara bakımdan yalnızca dişiler sorumludur.A kölyköknek kizárólag a nőstények viselik gondját.
İdari bakımdan İzmir İlinin Urla ilçesine bağlıdır.Vízoldhatóságuk erősen függ az iontöltésüktől.
Bu bakımdan göl gittikçe küçülmektedir.Ez a piac jelenleg egyre inkább szűkül.
1923'te Porto Maurizio ve Öneglia şehirleri idari bakımdan birleştirildi ve tek bir Imperia komünü kuruldu.Porto Maurizo községe később, 1923-ban egyesült Onegliaval, és uniójukból létrejött Imperia városa.
Yer çekirdeği, pratik bakımdan tükenmez bir enerji kaynağıdır.A Föld belső hője elvileg kimeríthetetlen hőenergia forrás.
Napoli şehri ekonomik bakımdan çok büyük gelişme göstermektedir.A település jelenleg komoly fejlődést mutat gazdasági téren.
Göçmenler içinden parasal bakımdan daha iyi durumda olanların çoğu yine Boğaz kıyılarını tercih etti.Néhány jómódban élő régi tagország azonban inkább a hátrányokat érezte.
Fakat dinsel bakımdan hiçbir zaman tutucu olmamış ve eserlerinde devamlı düşünce aydınlığı göstermistir.A visszaemlékezések szerint nem látszott rajta félelem, s folyamatosan vidám volt.
İlçe nüfusu etnik bakımdan homojen bir yapı sergilemektedir.A nemzetállam olyan államot jelent, amely népessége összetétele etnikai szempontból homogén.
Ancak ahlak bakımdan biraz zayıflık göstermişti.Roiha kuitenkin osoittautui moraaliltaan heikoksi.
Halkın durumu ekonomik bakımdan gittikçe kötüleşmektedir.Henkilötietoja pyritään yhä enemmän hyödyntämään taloudellisesti.
Bu bakımdan, risk olmadan belirsizlik olabilir ama belirsizlik olmadan risk olamaz.Hänen mukaansa riskille voidaan laskea arvo, mutta epävarmuudelle ei.
Bu bakımdan bilgi sistemleri de dışarıdan ve içeriden girdi olarak bilgi ve veri sağlar.Tämä on tulkittavaa tietoa systeemin sisältä ja sen ulkopuolelta.
Bu bakımdan dünyanın en hareketli boğazlarından biridir.Sen rinne on yksi maailman jyrkimpiä.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.Alueella oli strategista merkitystä.
Bu bakımdan bol miktarda avlanılırlar.Sutta on metsästetty monenlaisin tavoin.
Bu bakımdan en uygun kondansatörler kâğıtlı kondansatörlerdir.Nykyaikaisimpia pyykkilautamateriaaleja ovat muovit.
Kurulan üniversiteler bu bakımdan önemli bir rol oynamıştır.Keräystoiminta oli tärkeässä asemassa.
Bu bakımdan haklısın.Tässä suhteessa sinä olet oikeassa.
ADF teknolojik bakımdan gelişmiş olmasına rağmen nicelik bakımından çok küçüktür.Η ADF είναι τεχνολογικά εξελιγμένη αλλά σχετικά μικρή.
Bu bakımdan dil ile düşünce iç içedir.Αυτό το λήμμα αφορά το συμπυκνωμένο πικρό ποτό.
Kelime kökeninde Türkçe Kut kavramının bulunması bu bakımdan ilgi çekicidir.Η ταχύτατη ανέλιξή του για Τούρκο πολιτικό προκαλεί εντύπωση.
Bu bakımdan tanrı, melek, ruh diye bir şey yoktur.Κανένας θεός, καμία ελευθερία, καμία ψυχή, καμία αξία δεν υπάρχει σε αυτόν τον κόσμο.
Bu bakımdan da gerçek bir Yunandır.Είναι Έλληνας στην καταγωγή.
Sovyetler her bakımdan kat kat üstündü.Den sovjetiske styrke var overlegen på alle områder.
Önceleri, Yunan savaşları kısa ve dini bakımdan törenleştirilmiş bir şekildeydi.Tidligere var græsk krigsførelse en begrænset og ritualistisk form for konklikt.
Oluşan EIS-kompleksi enzimatik bakımdan inaktiftir.Det EIS-kompleks, der så dannes, er enzymatisk inaktivt.
Bu bakımdan yaptıkları evler sağlam olurdu.Disse hospitaler kunne være solidt byggede stenhuse.
Hem EI hem de EIS kompleksleri enzimatik bakımdan inaktiftir.Både EI- og EIS-komplekserne er enzymatisk inaktive.
Dolayısıyla bu bakımdan Samanyolundan daha küçüktür.Typen er derfor mindre sikker end helbomme.
İsviçre askeri bakımdan tarafsızdır.CISOR er politisk uafhængig.
Bu yarım asır boyunca Çin her bakımdan çok devletli bir sisteme sahipti.I den slags perioder var der ikke nogen, der regerede over et samlet Kina.
Yer çekirdeği, pratik bakımdan tükenmez bir enerji kaynağıdır.Lykkes det, haves i fusionskraft en praktisk taget uudtømmelig energikilde.
Ancak ahlak bakımdan biraz zayıflık göstermişti.Efterhånden hæmmedes dog hans virkelyst af legemlig svagelighed.
Anılar bu bakımdan da tutarsız.Denne type hukommelse er ubevidst.
Bu eser sadece edebi bakımdan değil, metot ve zihniyet bakımından da daha önceki eserlerden çok farklıdır.Denne generation var dog ikke kun optisk og teknisk meget anderledes end forgængeren.
Ruhsal ve fiziksel bakımdan, o muhteşem sağlıklı."Sibbern var både legemlig og åndelig en særdeles sund natur.
Bu bakımdan bol miktarda avlanılırlar.I en vis udstrækning jages de for kødets skyld.
Bu bakımdan bilgi sistemleri de dışarıdan ve içeriden girdi olarak bilgi ve veri sağlar.Disse impulsene formidler informasjon om tilstanden i og utenfor kroppen.
İsviçre askeri bakımdan tarafsızdır.Amathea er politisk uavhengig.
Sovyetler her bakımdan kat kat üstündü.Den sovjetiske styrken var overlegen på alle områder.
Talaş deresi bu bakımdan çok ilgi çeker.Bjørkeneveren under er vel så viktig.
Ayrıca, inançsal bakımdan da yine tamamı Alevi inancına mensuptur.Det skiller seg også på apostasi, som er et fullstendig frafall fra troen.
Bu ada siyasî bakımdan üç bölgedir.Kommunene i landskapet utgjør tre økonomiske regioner.
Bu bakımdan da hem ögeler teorisi hem de yöntem teorisi olarak iki bölüme ayrılır.Hva som faktisk skjer her er kvantefysikerne selv uenige om og de deler seg inn i to teorier.
Mâli bakımdan rahatlayacağız ama onun yerini doldurmak çok güç.Den kan suge seg fast til underlaget og kan være svært vanskelig å få løs.
Osmanlı Devleti Teşkilatında Tımarlar, IV. Mali Bakımdan Tımarlar. s.89. ^ Ali Rıza ERDEM.De nble antatt gjennom Senate Joint Resultion 9 av the 84th General Assembly.
19. yüzyıl tarihsel bakımdan siyasal ideolojilerin öne çıktığı bir dönem olarak ortaya çıkmıştır.Men, den tok raskt farge av 1800-tallet politiske idéklima.
Bu bakımdan halden hale geçiş (telvin) , doğrusal olmayan bir süreç ve kültürdür.Berlawanan dengan ini adalah hidup yang tidak otentik (inotentik).
Bu bakımdan hamiline yazılı pay senetlerinden ayrılır.Segala hartanya dibagi-bagikan kepada pasukan Biaju tersebut.
Kimyasal bakımdan, felsik kayaçlar mafik kayaçlardan kayaç yelpazesinin diğer tarafında kalır.Secara kimia, batuan mafik berada di sisi lain dari spektrum batuan felsik.
Halkın durumu ekonomik bakımdan gittikçe kötüleşmektedir.Ketidakpuasan masyarakat terhadap situasi ekonomi semakin memburuk.
Bu bakımdan bol miktarda avlanırlar.Ini adalah perburuan besar-besaran.
Bu bakımdan ara istasyonlara ihtiyaç vardır.Di kelurahan ini terdapat Stasiun Jerakah.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod