Ana içeriğe geç
Sözlük

o bakımdan ile cümle

o bakımdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Great Basin Ulusal Parkı vahşi fauna bakımdan da zengindir.De fauna van het nationale park is ook rijk .
Fakat dinsel bakımdan hiçbir zaman tutucu olmamış ve eserlerinde devamlı düşünce aydınlığı göstermistir.Uiteindelijk zou hij echter nooit onverdeeld voor de kunst kiezen: zijn leven lang bleef hij gelovig.
Bu bakımdan monoton ve dekoratiftir.Dit is zowel functioneel als decoratief.
Çatalca'nın özellikle üç önemli dönemde askeri bakımdan önemi görülmektedir.Vooral dit laatste betekende vanuit psychologisch oogpunt een belangrijke stap vooruit tijdens lange vluchten.
Bu bakımdan çok daha küçük olan küresel yıldız kümeleri ile bazı benzerlikler taşırlar.Daardoor ontstaat bij dezelfde massa een kleinere, hetere ster.
Muradiye, (Osmanlıca: بارکری / Bargiri, Van ilinin tarihi bakımdan en eski ilçelerinden birisidir.Over het ontstaan en de oudste vormgeving tast men in het duister.
Coğrafi bakımdan dağlık ve engebeli bir bölgede yer almaktadır.Hij zag bergen (vulkanen) als verbinding tussen het Aardse en Spirituele.
O her bakımdan mükemmeldir.Ze is perfect in alle opzichten.
Birçok bakımdan Mars Güneş Sistemi'ndeki diğer gezegenlerden Dünya'ya en çok benzer olanıdır.Pod wieloma względami Mars jest najbardziej podobną do Ziemi planetą w Układzie Słonecznym.
Böylece hem ekonomik bakımdan, hem de politik bakımdan Fransa güç kaybetti,.Przegrywa więc zarówno na tle politycznym, jak i rodzinnym.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.Dla tego obszaru ma duże znaczenie stratygraficzne.
Buna rağmen 1970'li yıllarda mali bakımdan çökmüştür.Jak sam powiedział: Od połowy lat siedemdziesiątych byłem bardzo pomieszany.
Bu bakımdan göl gittikçe küçülmektedir.W związku z powyższym jezioro ulega stopniowej degradacji.
CDU ve sosyal bakımdan daha muhafazakâr CSU arasındaki farklılıklar geçmişte çatışmalara sebep oldu.Różnice pomiędzy CDU i bardziej konserwatywną CSU czasem doprowadzają do spięć.
İki yıldızın yakınlığı sadece görsel bakımdandır ve aralarında fiziksel bir bağlantı yoktur.Gwiazda ma także dwóch innych towarzyszy, o których nie wiadomo czy są fizycznie związani z układem.
Talaş deresi bu bakımdan çok ilgi çeker.Słodkość wody ma tu bardzo duże znaczenie.
Bu bakımdan Keloğlan masallarının zıtlık temeli üzerine oturmaktadır.Jednakże w znacznym stopniu te motywujące wizje stoją na fundamentach z piasku...
SSCB her bakımdan gelişmeye başladı.Swoją robotę zaczęli SB-ecy.
Honaz'da idari bakımdan asıl değişiklik 20. yüzyılın başında gerçekleşti.Zmiana roli audytu nastąpiła na początku XX wieku.
Cami, 1950'li yıllarda bir kez daha bakımdan geçmiştir.Problem Posta znalazł pozytywne rozwiązanie w latach 50.
Bir bakımdan Müslümanlık 'hakikatin kaynağı yalnızca bir olan Allah ve O'nun kitabıdır' demektir.Sanningen är något som är nära förknippat med Guds väsen och den gudomliga uppenbarelsen bland människorna.
Bu il 1992de kurulmuş bulunup idari bakımdan diğer İtalyan illerinde farklıdır.De infördes 1996 och liknar de isländska skyltarna.
Genel olarak ağırlıklı ortalamalar özellikleri bakimdan aritmetik ortalamaya benzemektedir.Mer allmänt kan man ställa samma fråga om aritmetiska följder.
Kurulan üniversiteler bu bakımdan önemli bir rol oynamıştır.Läby gästgiveri har haft stor betydelse i detta avseende.
Yöntemsel bakımdan başlangıç noktası olarak ben'i alması durumunda yöntemsel tekbencilik olarak belirir.Trots detta är det Benins bästa insats hittills då man tog 1 poäng.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.Det gäller därför att vara strategiskt.
İsviçre askeri bakımdan tarafsızdır.Serbien är ett militärt neutralt land.
Bu bakımdan çeşitli farmasötik preparatları halinde kullanılmaktadır.Detta görs med olika former av läkemedel.
Bilginin temeli bu bakımdan kendi bilincimizi yani Tanrı'yı bilmektir.För att veta något om Guds erfarenhet måste vi själva vara Gud.
Great Basin Ulusal Parkı vahşi fauna bakımdan da zengindir.Abisko nationalpark är känt för sin rika flora, men även djurlivet är välutvecklat.
Bu bakımdan da gerçek bir Yunandır.Är av grekisk härkomst.
Kurulan üniversiteler bu bakımdan önemli bir rol oynamıştır.Важливу роль у цьому процесі зіграли університети.
Athoslular tarımla uğraşan teknolojik bakımdan gelişememiş bir toplumdur.Люди були змушені пристосовуватися до світу без технологій.
Bu bakımdan hekzoploid yulaflara “Dişli yulaflar” adı verilir.Через це квіти рослини жартівливо називають «губками повії».
Bu bakımdan dil ile düşünce iç içedir.Мова тут йде, звичайно, про пиво.
Sonsuzluk, bir bakımdan ise sonu olmayan demektir.Якщо відняти нескінченне від нескінченного, нескінченне залишається один.
Bu bakımdan bencil olmak, başkalarını dert etmemek bir yaşam biçimi hâline getirilmelidir.Все це цілком природно, тому боятися подібних відчуттів не варто.
Birçok bakımdan Mars Güneş Sistemi'ndeki diğer gezegenlerden Dünya'ya en çok benzer olanıdır.З багатьох точок зору Марс є найбільш подібним до Землі з усіх планет, які входять до Сонячної системи.
Mimari bakımdan Ermeni kiliselerinin tipik özelliklerine sahiptir.Тому для неї справедливі всі властивості ермітових матриць.
Bölük, idari bakımdan tam bir birim oluşturan en küçük askeri birimdir.Батальйон є найменшим підрозділом, що має власний штаб.
Bu bakımdan bilgi sistemleri de dışarıdan ve içeriden girdi olarak bilgi ve veri sağlar.Інформацію можна збирати із зовнішніх і внутрішніх джерел.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.Má proto strategický význam.
İki yıldızın yakınlığı sadece görsel bakımdandır ve aralarında fiziksel bir bağlantı yoktur.Tato dvojice na obloze je dost blízko sebe, ale fyzicky spolu nesouvisí.
Coğrafi bakımdan dağlık ve engebeli bir bölgede yer almaktadır.Svah hory je pokryt bukovým a smrkovým porostem.
Great Basin Ulusal Parkı vahşi fauna bakımdan da zengindir.Fauna národního parku je také bohatá.
Bu bakımdan, risk olmadan belirsizlik olabilir ama belirsizlik olmadan risk olamaz.Víte sice, že je to nepravděpodobné, ale nechcete riskovat, když existuje způsob, jak tomu zabránit.
Talaş deresi bu bakımdan çok ilgi çeker.Taneční komunita si takovýchto věcí velice váží.
Bu bakımdan OpenGL öğrenimini kolaylaştırır, son derece taşınabilir ve hızlıdır.Lightroom toho dovede opravdu hodně a při používání je velice efektivní a rychlý.
İdari bakımdan Gaziantep'in bir ilçesi olmasına rağmen Akdeniz Bölgesine aittir.Přes značnou zátěž veřejných povinností zůstal Gagarin kosmonautem.
Bu bakımdan, 1669’daki Brunswick Dükü’nün daveti vahimdi.V roce 1689 jej zakoupil vévoda brunšvický.
Gümüşhacıköy ekonomik bakımdan Amasya ilinin az gelişmiş ilçelerindendir.John's je jedním z ekonomicky nejvíce vyspělých oblastí v Malých Antilách.
2005-2010 yılları arasında İstanbul'da kullanılan pek çok Ikarus bakımdan geçirilerek yenilenmiştir.2005-2013 moderovala Brněnské Události v Regionech.
Bu bakımdan ara istasyonlara ihtiyaç vardır.K dostání je i nabíjecí stanice.
Bu bakımdan, risk olmadan belirsizlik olabilir ama belirsizlik olmadan risk olamaz.În acest sens, ar fi fost de incertitudine fără risc, dar nu risc, fără incertitudine.
Bu bakımdan çeşitli farmasötik preparatları halinde kullanılmaktadır.Se aplică de exemplu la unele aparate medicale.
Türkçe sesli harf bakımdan çok zengin bir dildir.Sistemul consonantic al limbii poloneze este mult mai bogat decât cel vocalic.
Boole, bu bakımdan şanslıydı.Bobo este destul de bun la luptă.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.Astfel a căpătat importanță strategică.
Yer çekirdeği, pratik bakımdan tükenmez bir enerji kaynağıdır.Nămolul sapropelic reprezintă o sursă neconvențională de energie.
Kurulan üniversiteler bu bakımdan önemli bir rol oynamıştır.La aceasta, deciziile colective joacă un rol important.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod