Ana içeriğe geç
Sözlük

o bakımdan ile cümle

o bakımdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu bakımdan bilgi sistemleri de dışarıdan ve içeriden girdi olarak bilgi ve veri sağlar.La nave trasmette dati e informazioni sia all'interno che con l'esterno.
Bu bakımdan göl gittikçe küçülmektedir.A questo punto il volume del lago inizia a diminuire.
Bu bakımdan hortumlar ayrıca daha kısa ömürlü olur.In tali circostanze, tempi di recupero più brevi si rivelerebbero più adatti a questo scopo.
Bu bakımdan en geniş hacme ve en büyük genellike sahip "varlık" kavramı daha üstün sayılır.Così la questione della "cultura comune" o "valori comuni" è molto più complessa di quanto sembra essere.
Bu bakımdan çevirmenın aslında toplumsal bir rolü vardır.L'uso della lingua è quindi un'azione socialmente rilevante.
Bu bakımdan "postmodern fantezi" olarak da karakterize edilebilir.È difficile determinare in cosa consiste attualmente un "universo immaginario".
Bu bakımdan ara istasyonlara ihtiyaç vardır.Per questo motivo in queste stazioni è presente un binario di sorpasso.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.In questo senso possiedono una dimensione normativa.
Akridinin pKa'sı 5,6'dır, bu bakımdan piridin'e benzer.Его pKa составляет 5,6, что очень близко к таковому значению пиридина.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.Это имело стратегическое значение.
Bu bakımdan ilgili karar, vicdani ret hakkının korunmasında bir milat olarak kabul edilir.Однако в этом случае речь идёт о самоутверждении под видом защиты правды.
Buşman kültürü geleneksel bakımdan toplayıcı-avcı bir kültürdür.Ниакорнат представляет собой традиционную культуру охоты.
Bu bakımdan karakterlerin oturdukları yerlerin değişimi de daireseldir.Более того, адреса на которые необходимо совершить переход, будут похожи.
Ayrıca, inançsal bakımdan da yine tamamı Alevi inancına mensuptur.И опять, таким образом, все осталось в руках Страхова.
Tuz insan dahil tüm canlıların besin kaynaklarındandır ve ticari bakımdan da önemli bir maddedir.Соль жизненно необходима для жизнедеятельности человека, равно как всех прочих живых существ.
Bu bakımdan bu uygulamanın kullanılması çelişkili ve tutarsız bir hâl almaya başladı.Сейчас его лидерство стало явным и неоспоримым.
Birçok üyesi endüstriyel bakımdan önemlidir.Большая часть алмазов имеет промышленное значение.
Lacan güç bir yazardır bu bakımdan, ama Lacan’ın yazmaktan çok konuşmuş olduğunu da belirtmek gerekir.Дислексия есть в лёгкой форме, но… Это все лишь доказывает, что написать можно что угодно, не так ли?»
Bu bakımdan göl gittikçe küçülmektedir.После этого уровень озера постепенно продолжает понижаться.
Kurulan üniversiteler bu bakımdan önemli bir rol oynamıştır.И женщины-учёные бесспорно сыграли в нём важную роль.
Çawîra Çiyê mevkii ve etrafındaki yükseltiler bu bakımdan ender güzelliktedir.Верили, что сама прорубь и место вокруг неё обладают чудесной силой.
Bu bakımdan soy bilimci, araştırmasını titizlikle yürütmeli ve rastlantıları göz ardı etmemelidir.Так что ученому не осталось ничего кроме как свернуть свои исследования и бежать.
Bu bakımdan klavikordun sesi piyano kadar güçlü değildir.Фортепиано в них играет не менее важную роль, чем голос.
Bu bakımdan köy oldukça önemli bir yer tutmaktadır.Для того времени это довольно крупный населённый пункт.
Türkiye'de seçim siyasi bakımdan, 1876 Birinci Meşrutiyet Anayasasıyla ilk defa uygulandı.Так свой первый политический опыт Эдуард получил во время президентских выборов 1876 года.
ADF teknolojik bakımdan gelişmiş olmasına rağmen nicelik bakımından çok küçüktür.وADF هو متطور تقنيا لكنه صغير نسبيا.
Bir bakımdan Müslümanlık 'hakikatin kaynağı yalnızca bir olan Allah ve O'nun kitabıdır' demektir.«يوصف الله عَزَّ وجَلَّ بأنه حفيٌّ، وهذا ثابت بالكتاب العزيز.
Müslüman kelimesi, saf ve temiz (hanif) kelimesiyle bu bakımdan yakınlık gösterir.التأنيث لكلمة مسلم هو مسلمة، وجمعها مسلمات وجمع كلمة مسلم هو مسلمون.
Bu ada siyasî bakımdan üç bölgedir.تنتمي المنطقة لقضاء عي الذي يضم 3 مناطق.
İtikâdi ve fıkhi bakımdan Sünnî İslâm'a bağlıdırlar.ويؤمنون بفضائلهم ومناقبهم التي ثبتت لهم في القرآن والسنة.
Bu bakımdan köyün Türkçe adı, Kıbrıs'taki Türkçe köy adlarının içindeki en büyük kategoride bulunmaktadır.نظراً لهذا، فأن الاسم التركي للقرية طاشبينار يوجد في أكبر قائمة لاسماء القري باللغة التركية في قبرص.
Bu bakımdan en geniş hacme ve en büyük genellike sahip "varlık" kavramı daha üstün sayılır.وعلى هذا الأساس تكون أوسع "أنا" هي الأفضل.
Türkçe sesli harf bakımdan çok zengin bir dildir.هي لغة تركية شبيهة جداً بالقازاقية.
Kurulan üniversiteler bu bakımdan önemli bir rol oynamıştır.وقد لعبت السلطات الجامعية دوراً حاسماً في تحقيق هذه الأهداف.
Bu bakımdan tanrı, melek, ruh diye bir şey yoktur.لذلك لا وجود للروح ولا للإله.
Birçok bakımdan Mars Güneş Sistemi'ndeki diğer gezegenlerden Dünya'ya en çok benzer olanıdır.Em muitos aspectos, Marte é o mais semelhante à Terra de todos os outros planetas do Sistema Solar.
Bu bakımdan bilgi sistemleri de dışarıdan ve içeriden girdi olarak bilgi ve veri sağlar.Porque este tipo de tecnologia permite o acesso a dados e informações em qualquer momento e em qualquer lugar.
ADF teknolojik bakımdan gelişmiş olmasına rağmen nicelik bakımından çok küçüktür.A ADF é tecnologicamente sofisticada, mas relativamente pequena.
Devlet, camilerin yaklaşık %95' ini ve tüm İmam' ları mali bakımdan desteklemektedir.O governo subsidia quase 95% das mesquitas e emprega todos os imames.
İki imparatorluk siyasi olarak değilse de ismen, kültür bakımından ve tarihî bakımdan aynı devletti.As duas metades eram nominalmente, cultural e historicamente, se não politicamente, o mesmo Estado.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.Há aqui uma questão estratégica.
Oluşan EIS-kompleksi enzimatik bakımdan inaktiftir.O complexo E-I-S assim formado, é enzimaticamente inactivo.
Sonsuzluk, bir bakımdan ise sonu olmayan demektir.Nesse sentido, eterno é algo sem começo e nem fim.
Bu bakımdan şiddet aşırı bir iletişim edimidir.Muito da violência seria mostrada indiretamente.
Bu bakımdan "postmodern fantezi" olarak da karakterize edilebilir.Também pode ser chamada de pegada moderna.
Bu bakımdan ara istasyonlara ihtiyaç vardır.Nestas situações surge a necessidade de abrigos de emergência.
İsviçre askeri bakımdan tarafsızdır.Apenas a Suiça se mantém neutra.
Talaş deresi bu bakımdan çok ilgi çeker.A geografia da assistência médica trata muito desta questão.
Bu bakımdan köy oldukça önemli bir yer tutmaktadır.O que resta da cidade ocupa uma grande área.
Bu bakımdan Some Kind of Monster'dan çok farklı bir yapımdır.É sobre querer fazer parte de algo monumental.
Bu bakımdan çeşitli farmasötik preparatları halinde kullanılmaktadır.Vele tientallen geneesmiddelen worden op deze manier al gemaakt.
Sonsuzluk, bir bakımdan ise sonu olmayan demektir.Oneindigheid staat in de betekenis van niet-eindig tegenover het begrip eindig.
Brescia ili yüzölçümü bakımdan Lombardiya bölgesininin en büyük ılıdır.De provincie Brescia is de grootste van de regio Lombardije.
Çoğu zaman genç kişilere denir, fakat çoğu bakımdan artık bir çocuk değildir.De naam wordt meestal aan jongens gegeven, in mindere mate ook aan meisjes.
Bu bakımdan hiçbir olgu kesin değildir.Zoals gezegd bestaat hierover geen enkele zekerheid.
Bu bakımdan bol miktarda avlanırlar.Er wordt veel op het dier gejaagd.
Talaş deresi bu bakımdan çok ilgi çeker.Het interieur is om die reden hoogst bezienswaardig.
Bu bakımdan Çin’in Sokrates’i olarak kabul edilir.De VOC, evenals China, mocht dat nog wel.
Boole, bu bakımdan şanslıydı.Maar Willem heeft hiermee geluk gehad.
Bu bakımdan, risk olmadan belirsizlik olabilir ama belirsizlik olmadan risk olamaz.Daarbij is risico meetbaar, terwijl dat voor onzekerheid niet het geval is.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod