Ana içeriğe geç
Sözlük

o bakımdan ile cümle

o bakımdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu bakımdan, kurallar aynı amaçlarla modern imar yasalarına çok benziyordu.In this respect the rules strongly resembled modern zoning laws, with the same purposes.
2005 yılında rutin bakımdan geçen Amerika Birleşik Devletler Donanması SH-60F Seahawk helikopteriA United States Navy SH-60F Seahawk helicopter undergoing routine maintenance in 2005
Muhammed, her bakımdan mutlu olan evliliğe rıza gösterdi.Muhammad consented to the marriage, which by all accounts was a happy one.
Bu bakımdan filozoflar iki gruba ayrılır:[1]In this light, philosophies fall into two camps:[1]
Bu bakımdan Berenson'un etkisi muazzamdı,% 5 komisyonu ise onu zengin bir adam yaptı.In this respect Berenson's influence was enormous, while his 5% commission made him a wealthy man.
Bu bakımdan haklısın.In dieser Hinsicht hast du recht.
Kurulan üniversiteler bu bakımdan önemli bir rol oynamıştır.Die Universitäten spielten hierbei einen Schlüsselrolle.
Mimari bakımdan da ilginç olan, 1783'te inşa edilen Wallblake House'dır.Architektonisch herausragend ist das Wallblake House, das 1787 erbaut wurde.
Ayrıca dildeki değişmelerle her bakımdan ilgilenir.Sie befasst sich also mit Sprachwandel in jeglicher Hinsicht.
Bilginin temeli bu bakımdan kendi bilincimizi yani Tanrı'yı bilmektir.Das Wesen, das auf diese Weise um sich selbst weiß, nennen wir Gott.
Birçok bakımdan Mars Güneş Sistemi'ndeki diğer gezegenlerden Dünya'ya en çok benzer olanıdır.Die Venus ist von allen Planeten des Sonnensystems der Erde in Masse und Größe am ähnlichsten.
Bu bakımdan hamiline yazılı pay senetlerinden ayrılır.Sie blieb von seinem Vermögen getrennt.
Bu bakımdan sosyolojik gen denebilir.So ist wohl von einer Ethnogenese auszugehen.
Bu bakımdan da Talas Savaşı'nın dünya tarihi için çok önemli bir yeri vardır.Es ist allerdings fraglich, ob der Schlacht weltgeschichtliche Bedeutung zugemessen werden kann.
Sonsuzluk, bir bakımdan ise sonu olmayan demektir.Weil ein Aus nicht das Ende bedeutet.
Toprak isteği bakımdan değişenlik gösterir.Der Mensch hat ein angeborenes Bedürfnis nach Abwechslung.
Yavrulara bakımdan yalnızca dişiler sorumludur.Für die Brutpflege sind allein die Männchen zuständig.
Bu bakımdan seramiğin arkeolojik buluntu türlerine benzerler.Darin ähneln sie etwa der archäologischen Fundgruppe der Keramik.
Bu bakımdan Bizans mozaiklerinde kimliklerin teşhis edilmesinde zorluk çekilmez.Es ist deshalb ratsam, im Zweifelsfall auf das Geocachen in solchen Biotopen zu verzichten.
Great Basin Ulusal Parkı vahşi fauna bakımdan da zengindir.Auch die Fauna des Nationalparks ist artenreich.
Burası askerî bakımdan müdafaası kolay, Moğolların saldırısına imkân vermeyen bir araziydi.In dieser innenpolitischen Lage war an eine wirkungsvolle Verteidigung gegen die Mongolen nicht zu denken.
Bu bakımdan dil önemli bir kültür taşıyıcısıdır.La langue est un important vecteur de culture.
İsviçre askeri bakımdan tarafsızdır.La Serbie est militairement neutre,.
Müslüman kelimesi, saf ve temiz (hanif) kelimesiyle bu bakımdan yakınlık gösterir.Il est à rapprocher du mot haqq « vrai, recte, di-rect, droit».
Bu bakımdan halden hale geçiş (telvin) , doğrusal olmayan bir süreç ve kültürdür.Pour Dever, l'Exode est une transition culturelle et non une migration.
Sadece lenf dokusu bakımdan zengin bir yapıdır.On ne lui doit qu’une œuvre hagiographique.
Bu bakımdan, gerçekte bir maddi dünyanın var olduğunu hiçbir surette söyleyemem."Nous ne pouvons donc par aucun moyen affirmer l'existence du monde extérieur.
Birçok bakımdan sonraki Fransız ve Rus devrimlerine yakın yanları vardır.Toutefois, plusieurs partisans de la Révolution, en France et en Europe, sont profondément choqués.
Breda politik ve askeri bakimdan cok onemli bir stratejik mevkide konumlanmıştır.D'un point-de-vue politique et stratégique, elle s'avère particulièrement appropriée.
Şehrin ticari bakımdan en canlı ve en turistik semtlerinden biridir.C'est aujourd'hui une des rues les plus commerçantes et touristiques de la ville.
Ancak taktiksel bakımdan ne kadar başarılı oldukları tartışılmaktadır.Ses qualités de tacticiens sont très appréciées.
Kürtler, dini bakımdan heterojen bir halk olup aralarında birçok farklı dine mensup gruplar vardır.Les bocio ont un aspect religieux et incluent différentes forces.
Bu bakımdan OpenGL öğrenimini kolaylaştırır, son derece taşınabilir ve hızlıdır.Tout recommence, Cage peut ainsi agir plus vite et de façon plus précise.
Kimyasal bakımdan, felsik kayaçlar mafik kayaçlardan kayaç yelpazesinin diğer tarafında kalır.Au plan chimique, les roches mafiques sont à l'opposé du spectre des roches felsiques.
2005-2010 yılları arasında İstanbul'da kullanılan pek çok Ikarus bakımdan geçirilerek yenilenmiştir.Entre 2005 et 2008, le nombre des victimes retrouvées sur les côtes algériennes a plus que triplé.
Yün proteini bu bakımdan amfoter bir maddedir.Le repliement des protéines est un bon exemple de ce phénomène.
Tara'yla ilişkileri her bakımdan mükemmeldir.Nos relations sont excellentes à tous points de vue.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.L'intérêt est stratégique.
Almanya, ekonomik ve siyasi bakımdan ağır yükümlülükler altında idi.L'Allemagne est fortement sanctionnée territorialement et économiquement.
Deehan, bu bakımdan gözden düştü.Deepthroat: Olvídate de eso ahora.
İki yıldızın yakınlığı sadece görsel bakımdandır ve aralarında fiziksel bir bağlantı yoktur.Aunque las dos estrellas están visualmente cerca no están físicamente relacionadas.
Bu bakımdan, 1669’daki Brunswick Dükü’nün daveti vahimdi.A este respecto, fue oportuna una invitación del duque de Brunswick en 1669 para visitar Hannover.
Ruhsal ve fiziksel bakımdan, o muhteşem sağlıklı."Física y mentalmente eso es una gran ventaja".
Great Basin Ulusal Parkı vahşi fauna bakımdan da zengindir.La fauna del parque nacional es también rica.
Bu bakımdan zehir alımından sonra ne kadar erken verilirlerse o kadar iyi olur.Cuanto más pronto se puede comer después de ser capturado, mejor.
Muradiye, (Osmanlıca: بارکری / Bargiri, Van ilinin tarihi bakımdan en eski ilçelerinden birisidir.Ariamán es uno de los dioses védicos (devas) más antiguos.
Almanya, ekonomik ve siyasi bakımdan ağır yükümlülükler altında idi.Así, Alemania fue fuertemente sancionada territorial y económicamente.
Boole, bu bakımdan şanslıydı.Moore no tiene tanta suerte.
Devlet, camilerin yaklaşık %95' ini ve tüm İmam' ları mali bakımdan desteklemektedir.De esta manera el 95 % de los hombres y casi todas las mujeres podrán pasar por el claro.
Bu bakımdan ara istasyonlara ihtiyaç vardır.De esa forma surge Estaciones.
İsviçre askeri bakımdan tarafsızdır.Suiza era neutral.
Bu bakımdan çeşitli farmasötik preparatları halinde kullanılmaktadır.Allí se procede a clasificarlas dentro de las siguientes clases farmacológicas.
Mahallenin coğrafi bakımdan büyük ve verimli bir araziye sahip olduğu gözlenmektedir.Tengo la sensación de poseer algo importante y precioso.
Türkçe sesli harf bakımdan çok zengin bir dildir.El idioma nukak es rico en formas adverbiales.
Ordu mensuplarında, her bakımdan kendilerine güven arttı.Todo esto aumentó la confianza de los soldados en su ejército.
Atmacagiller şekil ve büyüklük bakımdan çok çeşitlilik gösteren bir ailedir.Es una familia muy diversa en cuanto a su morfología y a su comportamiento.
Her yıl düzenlenen Çocuk Şenliği bölgeyi ve yaylayı ekonomik bakımdan ve nüfus bakımından geliştirir.La policía ronda cotidianamente la ciudad en procuración del orden y el bienestar.
Bu bakımdan bol miktarda avlanırlar.En esta cacería se abaten más animales.
Bu bakımdan hekzoploid yulaflara “Dişli yulaflar” adı verilir.Para resolver este problema se añaden las llamadas bobinas de gradiente.
Halk bir bakımdan bunun için Cicogna'nın Doçe oluşunu soğuk karşıladı.Il pubblico accolse freddamente la Cimarron.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod