Ana içeriğe geç
Sözlük

o bakımdan ile cümle

o bakımdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Her bakımdan Japonlar tutucudur.On the whole, the Japanese are conservative.
O bakımdan benim görüşüm sizinkinden farklıdır.In that respect, my opinion differs from yours.
Kız kardeşim ve ben her bakımdan farklıyız.My sister and I are different in every way.
O, her bakımdan bir beyefendidir.He is a gentleman in every way.
Mali bakımdan karısına güveniyor.He relies on his wife financially.
O her bakımdan kız kardeşinden farklıdır.She is different from her sister in every way.
Bu bakımdan haklısın.In this respect, you're right.
O bakımdan senden farklı değilim.I'm no different than you are in that respect.
Tatoeba.org bakımdan dolayı çevrimdışıdır.Tatoeba.org is offline for maintenance.
Tom otuz yaşından fazla ama o hâlâ mali bakımdan ailesine bağlı.Tom is over thirty, but he's still financially dependent on his parents.
Bu bakımdan, risk olmadan belirsizlik olabilir ama belirsizlik olmadan risk olamaz.In this sense, one may have uncertainty without risk but not risk without uncertainty.
129I pek çok bakımdan 36Cl'ya benzer.In some ways, 129I is similar to 36Cl.
Bu bakımdan vücut yapısı gelişmiş bir haldedir.The meditation of the soul is done in this way.
Bu yarım asır boyunca Çin her bakımdan çok devletli bir sisteme sahipti.During this half-century, China was in all respects a multi-state system.
Bu bakımdan hamiline yazılı pay senetlerinden ayrılır.Whoever shall do this shall be cast out of the episcopate.
Bu bakımdan, içeriğine hafif flu bir hava verdim." demiştir.For a little acid condition afflicting me."
Bilginin temeli bu bakımdan kendi bilincimizi yani Tanrı'yı bilmektir.Our existence depends upon God's cognition of us.
Birçok bakımdan Mars Güneş Sistemi'ndeki diğer gezegenlerden Dünya'ya en çok benzer olanıdır.In many respects, Mars is the most Earth-like of all the other planets in the Solar System.
Buna karşın Dokuz Yıl Savaşı askeri bakımdan kesin bir sonuç vermedi.Nevertheless, military operations during the Nine Years' War did not produce decisive results.
Danimarka önceleri adadan ticari bakımdan faydalanmaktaydı.The cuisine of Denmark influenced Iceland well before that through trade.
Bu bakımdan karar, spesifik bir iletişim formudur.The question, then, is whether this is a form of mass communication.
Okul sosyal etkinlik bakımdan zengin bir okuldur.He found the school socially competitive.
Wayne senaryoyu pek çok bakımdan gayri-Amerikan bularak, rolü içerlenmiş bir tavırla reddetmiştir.Wayne refused, believing the script to be un-American in many ways.
Devlet, camilerin yaklaşık %95' ini ve tüm İmam' ları mali bakımdan desteklemektedir.The government subsidises almost 95% of mosques and employs all imams.
Bu bakımdan zırhlı modelleri de mevcuttur.Weapon restrictions exist for this mode.
Great Basin Ulusal Parkı vahşi fauna bakımdan da zengindir.The fauna of the national park is also rich.
ADF teknolojik bakımdan gelişmiş olmasına rağmen nicelik bakımından çok küçüktür.The ADF is technologically sophisticated but relatively small.
Bu bakımdan, geniş anlamda, tarihsel dil bilgisi anlayışı vardır.In a deep sense, we only learn language once.
Bir bakımdan Müslümanlık 'hakikatin kaynağı yalnızca bir olan Allah ve O'nun kitabıdır' demektir.Also there is an indirect mention about Bible, Allah and Quran inside the book.
Bu bakımdan pek çok önemli hücresel süreçte hayatî bir konuma sahiptirler.As such, they are vital for many important cellular processes.
Birçok üyesi endüstriyel bakımdan önemlidir.Many members of the family are economically significant.
Bu bakımdan bol miktarda avlanırlar.Hunting in Many Lands.
Muradiye, (Osmanlıca: بارکری / Bargiri, Van ilinin tarihi bakımdan en eski ilçelerinden birisidir.Thus, the Ray of Creation is a part of ancient knowledge.
Klingsor birçok bakımdan parçalanmış olarak betimlenmektedir.Ronsard was in many ways proved correct.
Anılar bu bakımdan da tutarsız.And maybe hesitated at that memory.
Bu bakımdan genellikle alternatif uyuşmazlık çözümünün çevrimiçi eşdeğeri olarak görülür.Otherwise it is generally a second line treatment option.
1895'te siyasi bakımdan tanınan bir ailenin kızı olarak Şili'de doğdu.She was born in Chile in 1895 into the well-known, political Montt family.
İsviçre askeri bakımdan tarafsızdır.Nordstrand Vel is politically neutral.
Bu bakımdan hiçbir olgu kesin değildir.There is nothing incorrect in this practice.
Bu bakımdan Saltık-nâme, diğer Türk destanların göre Coğrafyası en geniş olanıdır.Of these, on stylistics grounds, the Istaby runestone may be the oldest.
Denizci bir kürdan üretilen ve (Onun bakımdan tasarruf), birkaç dakika böylece ayırmıştır.The mariner produced a toothpick, and (saving his regard) was engrossed thereby for some minutes.
Bu bakımdan biz hata yapıyoruz, büyük bir hata.And therein we err, and greatly err.
O bakımdan bir dizi çalışma yaptım Fransızca ve İngilizce dillerinde benzer sözcüklerin yer aldığı.So I did a series of work where it was identical words in French and in English.
Bu bakımdan da, hem Odysseus hem de aynı zamanda birinci adamsınızdır.So in effect, you are like Odysseus and the first mate in one person.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.So this is a timely problem.
İşte bu bakımdan... ..hepimiz aynı durumu paylaşıyoruz. Ve aynı durumdayız.In this regard, we are all forced into the same situation.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.They moved me from intensive care to acute spinal.
Elbette, çocuk ölüm oranlarını azaltmak insani bakımdan en önemli şeylerden biri.And of course, lowering child mortality is a matter of utmost importance from humanitarian aspects.
Bir bakımdan formülü hatırlamak.It's just kind of remembering the formula.
Tarlaların sürülmesini isteyen bir kral ülke için her bakımdan yararlıdır.Moreover the profit of the earth is for all. The king profits from the field.
İblis, İsayı her bakımdan denedikten sonra bir süre için Onun yanından ayrıldı.When the devil had completed every temptation, he departed from him until another time.
Size her bakımdan güvenebildiğim için seviniyorum.I rejoice that in everything I am confident concerning you.
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.with all lowliness and humility, with patience, bearing with one another in love;
Aynı şekilde kadınlar ağırbaşlı olmalı; iftiracı değil, ama ölçülü ve her bakımdan güvenilir olmalı.Their wives in the same way must be reverent, not slanderers, temperate, faithful in all things.
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.This saying is faithful and worthy of all acceptance.
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.For let that man not think that he will receive anything from the Lord.
Gross: Değişim, bu bakımdan hem tabandan hem de tavandan gelmelidir.Gross: Change in this regard must come both from the top and the bottom.
Bu bakımdan Kosova ile kıyaslanamaz.As such it cannot be compared to Kosovo.
Birçok bakımdan, YF-22'ler üretim F-22'lerinden farklıydı.In many respects, the YF-22s were different from production F-22s.
Bu bakımdan virüs gibi değil bıtrak gibi yayılır.It spreads like a spider plant, not like a virus."[10]
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod