Ana içeriğe geç
Sözlük

o bakımdan ile cümle

o bakımdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Elbette, çocuk ölüm oranlarını azaltmak insani bakımdan en önemli şeylerden biri.Och såklart, att sänka barnadödligheten är ytterst viktigt ur ett humanistiskt perspektiv.
Elbette, çocuk ölüm oranlarını azaltmak insani bakımdan en önemli şeylerden biri.Și, desigur, scăderea mortalității infantile e un subiect de maximă importanță din aspecte umanitare.
Elbette, çocuk ölüm oranlarını azaltmak insani bakımdan en önemli şeylerden biri.Và dĩ nhiên, hạ thấp tử vong trẻ em là một vấn đề tuyệt đối quan trọng từ khía cạnh nhân đạo.
Elbette, çocuk ölüm oranlarını azaltmak insani bakımdan en önemli şeylerden biri.Y, por supuesto, reducir la mortalidad infantil es una cuestión de importancia capital desde lo humanitario.
Elbette, çocuk ölüm oranlarını azaltmak insani bakımdan en önemli şeylerden biri.Και φυσικά, η μείωση της παιδικής θνησιμότητας είναι ένα θέμα υψίστης σημασίας από ανθρωπιστική άποψη.
Elbette, çocuk ölüm oranlarını azaltmak insani bakımdan en önemli şeylerden biri.И естественно, что снижение детской смертности - это вопрос абсолютной важности в человеческом аспекте.
Elbette, çocuk ölüm oranlarını azaltmak insani bakımdan en önemli şeylerden biri.І, звичайно, зниження дитячої смертності є питанням надзвичайної важливості в людському аспекті.
Elbette, çocuk ölüm oranlarını azaltmak insani bakımdan en önemli şeylerden biri.וכמובן, הורדה של תמותת ילדים זה דבר בעל חשיבות עליונה מהיבט הומניטרי.
Elbette, çocuk ölüm oranlarını azaltmak insani bakımdan en önemli şeylerden biri.وحتماً خفض معدل وفيات الاطفال هو امرٌ مهم جداً من الجانب الانساني..
Elbette, çocuk ölüm oranlarını azaltmak insani bakımdan en önemli şeylerden biri.人道的な面では、 最重要課題です 今、話題にしているのは、
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.com toda a humildade e mansidão, com longanimidade, suportando-vos uns aos outros em amor,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.con ogni umiltà, mansuetudine e pazienza, sopportandovi a vicenda con amore
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.con toda humildad y mansedumbre, con paciencia, soportándoos los unos a los otros en amor
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.cu toată smerenia şi blîndeţa, cu îndelungă răbdare; îngăduiţi-vă unii pe alţii în dragoste,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.en toute humilité et douceur, avec patience, vous supportant les uns les autres avec charité,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.kaikessa nöyryydessä ja hiljaisuudessa ja pitkämielisyydessä kärsien toinen toistanne rakkaudessa
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.모든 겸손과 온유로 하고 오래 참음으로 사랑 가운데서 서로 용납하고
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.med all ödmjukhet och allt saktmod, med tålamod, så att I haven fördrag med varandra i kärlek
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.med all ydmykhet og saktmodighet, med langmodighet, så I tåler hverandre i kjærlighet,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.med al Ydmyghed og Sagtmodighed, med Langmodighed, så I bære over med hverandre i Kærlighed
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.mit aller Demut und Sanftmut, mit Geduld, und vertraget einer den andern in der Liebe
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.phải khiêm nhường đến điều, mềm mại đến điều, phải nhịn nhục, lấy lòng thương yêu mà chìu nhau,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.phải khiêm_nhường đến_điều , mềm_mại đến_điều , phải nhịn_nhục , lấy_lòng thương_yêu mà chìu nhau ,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.s celou pokorou a krotkosťou, so zhovievavosťou znášajúci sa navzájom v láske,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.Se vší pokorou, tichostí, i s snášelivostí, snášejíce se vespolek v lásce,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.Teljes alázatossággal és szelídséggel, hosszútûréssel, elszenvedvén egymást szeretetben,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.Wees nederig en vriendelijk; heb geduld met elkaar en verdraag elkaar vol liefde.
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.Ze wszelaką pokorą i cichością, i z nieskwapliwością, znosząc jedni drugich w miłości,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.z vso ponižnostjo in krotkostjo, s potrpežljivostjo, prenašajoč se med seboj v ljubezni,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.μετα πασης ταπεινοφροσυνης και πραοτητος, μετα μακροθυμιας, υποφεροντες αλληλους εν αγαπη,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.з усякою смирнотою й тихостю, з довготерпіливостю, терплячи один одного в любови,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.со всяким смиренномудрием и кротостью и долготерпением, снисходя друг ко другу любовью,
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.Тоя, Който е слязъл е същият, Който и възлезе по-горе от всичките небеса, за да изпълни всичко).
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.בכל נמיכות וענוה ובארך רוח לשאת איש את רעהו באהבה׃
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.بكل تواضع ووداعة وبطول اناة محتملين بعضكم بعضا في المحبة.
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.凡 事 謙 虛 、 溫 柔 、 忍 耐 、 用 愛 心 互 相 寬 容
Her bakımdan alçakgönüllü, yumuşak huylu, sabırlı olun. Birbirinize sevgiyle, hoşgörüyle davranın.凡事 謙虛 、 溫柔 、 忍耐 、 用愛 心 互相 寬容
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Älköön sellainen ihminen luulko Herralta mitään saavansa,
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Bo niechaj nie mniema ten człowiek, aby co miał wziąć od Pana.
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.e non pensi di ricevere qualcosa dal Signor
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.En sådan människa må icke tänka att hon skall få något från Herren --
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.For ikke må det menneske tro at han skal få noget av Herren,
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Ikke må nemlig det Menneske mene, at han skal få noget af Her ren,
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.이런 사람은 무엇이든지 주께 얻기를 생각하지 말라
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Lebo nech sa nedomnieva taký človek, že dostane voľačo od Pána.
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Mert ne vélje az ilyen ember, hogy kaphat valamit az Úrtól;
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Naj vendar ne misli tisti človek, da kaj dobi od Gospoda,
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Não pense tal homem que receberá do Senhor alguma coisa,
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Nedomnívej se zajisté člověk ten, by co vzíti měl ode Pána,
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Người như thế chớ nên tưởng mình lãnh được vật chi từ nơi Chúa:
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Người như_thế chớ nên tưởng mình lãnh được vật chi từ nơi Chúa :
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.No piense tal hombre que recibirá cosa alguna del Señor
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Qu`un tel homme ne s`imagine pas qu`il recevra quelque chose du Seigneur:
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Solcher Mensch denke nicht, daß er etwas von dem HERRN empfangen werde.
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Un astfel de om să nu se aştepte să primească ceva dela Domnul,
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Zo iemand moet niet denken dat de Here hem iets zal geven,
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Διοτι ας μη νομιζη ο ανθρωπος εκεινος οτι θελει λαβει τι παρα του Κυριου.
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Да не думает такой человек получить что-нибудь отГоспода.
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Не се заблуждавайте, любезни мои братя;
Her bakımdan değişken, kararsız olan kişi Rabden bir şey alacağını ummasın.Нехай бо не думав такий чоловік, що прийме що від Бога.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
o bakımdan ile cümle - Sayfa 12 - o bakımdan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App