Ana içeriğe geç
Sözlük

o bakımdan ile cümle

o bakımdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu bakımdan görememeyi başka bir tarafa bırakıp, beni konuşturmaları gerektiği düşüncesine kapıldılar.Ellos pensaron que no poder ver es una cosa, pero necesitaban hacerme hablar.
Bu bakımdan görememeyi başka bir tarafa bırakıp, beni konuşturmaları gerektiği düşüncesine kapıldılar.Ils se sont dit que ne pas voir est une chose, mais qu'ils devaient me faire parler.
Bu bakımdan görememeyi başka bir tarafa bırakıp, beni konuşturmaları gerektiği düşüncesine kapıldılar.그래서 그 노인분들은 안 보인는건 그렇다치더라도, 말은 할 수 있어야 한다고 생각했지요.
Bu bakımdan görememeyi başka bir tarafa bırakıp, beni konuşturmaları gerektiği düşüncesine kapıldılar.Mereka menerima kebutaan saya, namun mereka harus membuat saya bicara.
Bu bakımdan görememeyi başka bir tarafa bırakıp, beni konuşturmaları gerektiği düşüncesine kapıldılar.Så de vurderede at ikke være i stand til at se er en ting, men at de skulle få mig til at tale.
Bu bakımdan görememeyi başka bir tarafa bırakıp, beni konuşturmaları gerektiği düşüncesine kapıldılar.Stwierdzili, że ślepota to jedno, ale muszą sprawić, żebym zaczęła mówić.
Bu bakımdan görememeyi başka bir tarafa bırakıp, beni konuşturmaları gerektiği düşüncesine kapıldılar.Thế là họ bàn rằng không thể nhìn thấy là một việc, nhưng họ cần làm cho tôi nói được.
Bu bakımdan görememeyi başka bir tarafa bırakıp, beni konuşturmaları gerektiği düşüncesine kapıldılar.Úgy gondolták, mivel a látásomon nem tudnak segíteni, ezért elkezdenek beszélni tanítani.
Bu bakımdan görememeyi başka bir tarafa bırakıp, beni konuşturmaları gerektiği düşüncesine kapıldılar.Ze dachten: niet kunnen zien is één ding, maar ze moesten me aan het praten krijgen.
Bu bakımdan görememeyi başka bir tarafa bırakıp, beni konuşturmaları gerektiği düşüncesine kapıldılar.Έτσι αποφάσισαν ότι το να μη μπορώ να δω είναι άλλο πράγμα, αλλά έπρεπε να με μάθουν να μιλάω.
Bu bakımdan görememeyi başka bir tarafa bırakıp, beni konuşturmaları gerektiği düşüncesine kapıldılar.И они решили, что слепота - это одно, а вот разговаривать меня научить надо.
Bu bakımdan görememeyi başka bir tarafa bırakıp, beni konuşturmaları gerektiği düşüncesine kapıldılar.И осъзнаха, че да не виждам е едно, но трябва да ме накарат да говоря.
Bu bakımdan görememeyi başka bir tarafa bırakıp, beni konuşturmaları gerektiği düşüncesine kapıldılar.Тому вони подумали, що сліпота - це одне, але навчити мене говорити вони повинні.
Bu bakımdan görememeyi başka bir tarafa bırakıp, beni konuşturmaları gerektiği düşüncesine kapıldılar.והם החליטו שאולי אני לא מסוגלת לראות, אבל אני צריכה להתחיל לדבר.
Bu bakımdan görememeyi başka bir tarafa bırakıp, beni konuşturmaları gerektiği düşüncesine kapıldılar.لذا أدركوا أن عدم قدرتي على الرؤية هو شئ هام ولكنهم أرادوا أن يجعلونى أتحدث
Bu bakımdan görememeyi başka bir tarafa bırakıp, beni konuşturmaları gerektiği düşüncesine kapıldılar.なる必要がありました。 オフィスマネージャーのサリーが
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.Aşa că asta e o problemă de actualitate.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.Das ist also ein zeitgemäßes Problem.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.Dit is dus een actueel probleem.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.Donc c'est un problème d'actualité.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.Es un asunto pertinente.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.E' un problema attuale.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.Jadi ini adalah masalah waktu.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.Jak mówiłem, to aktualny problem.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.그래서 시기적절한 문제라는 것입니다.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.Portanto este é um problema actual.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.Så dette er et spørgsmål om rettidighed.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.Szóval ez egy időszerű probléma.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.To je skutečné aktuální problém.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.Vậy nó là một vấn đề hiện hữu thường xuyên.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.Πρόκειται λοιπόν για ένα επίκαιρο πρόβλημα.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.И така това е актуален проблем.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.Поэтому эта проблема актуальна.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.Слушне питання.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.אז זוהי בעיה התלויה בזמן.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.هذه قضية مناسبة لهذا الوقت .
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.貯蓄率の推移を見ると
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Ấy đó là một lời nói chắc chắn, đáng đem lòng tin trọn vẹn mà nhận lấy.
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Ấy đó là một lời_nói chắc_chắn , đáng đem_lòng tin trọn_vẹn mà nhận lấy .
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Certo questa parola è degna di fede
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.C`est là une parole certaine et entièrement digne d`être reçue.
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Das ist gewißlich wahr und ein teuer wertes Wort.
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Den Tale er troværdig og al Modtagelse værd.
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Det er et troverdig ord og fullt verd å motta.
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Detta är ett fast ord och i allo värt att mottagas.
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Dit is de waarheid, die iedereen zou moeten aannemen.
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Fiel é esta palavra e digna de toda aceitação.
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Fiel es esta palabra y digna de toda aceptación
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Hal itu benar dan patut diterima serta dipercayai sepenuhnya
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Iată un cuvînt adevărat şi cu totul vrednic de primit!
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Igaz ez a beszéd, és méltó, hogy mindenképpen elfogadjuk.
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.미쁘다 이 말이여 모든 사람들이 받을 만하도다
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Resnična je ta beseda in vsekakor vredna, da se sprejme.
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Varma on se sana ja kaikin puolin vastaanottamisen arvoinen.
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Věrnáť jest tato řeč a hodná, aby všelijak oblíbena byla.
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Verné je to slovo a hodno každého prijatia.
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Wierna to jest mowa i wszelkiego przyjęcia godna.
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Πιστος ο λογος και πασης αποδοχης αξιος
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Вірне слово і всякого приняття достойне.
Bu güvenilir ve her bakımdan kabule layık bir sözdür.Слово сие верно и всякого принятия достойно.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod