Bir açıdan gençler yaşlılara karşı durumu.Это действительно проблема отцов и детей в некотором роде.
Bir açıdan gençler yaşlılara karşı durumu.זה באמת הצעירים נגד הזקנים באיזו שהיא צורה.
Bir açıdan gençler yaşlılara karşı durumu.ويكون الأمر حقاً هو اليافعين -الصغار- في مواجهة الكبار إلى حد ما
Bir açıdan gençler yaşlılara karşı durumu.「若者」対「老人」と言えます この収入状況が変わらなければ
Bir açıdan.In un certo senso.
Bir açıdan, Malcolm kendine bir baba edinmişti. Elijah Mohammed'in de bir oğlu daha olmuştu.In gewisser Hinsicht hatte Malcolm einen Vater und Elijah Muhammad einen Sohn gefunden.
Bir açıdan, Malcolm kendine bir baba edinmişti.의미에서 말 콤은 아버지를 발견 했다.
Bir açıdan, Malcolm kendine bir baba edinmişti.بمعنى، مالكوم وجد أب.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.A ja tvrdím, že sú to aj rozšírené nervové membrány.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.Dan saya memberikan anda konsep bahwa mereka adalah perpanjangan membran syaraf.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.Et je vous présente un concept selon lequel ce sont des membranes neurologiques étendues.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.E vi lancio l'idea che queste siano membrane neurologiche estese.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.Ich stelle Ihnen ein Konzept vor, dass das ausgedehnte neurologische Membranen sind.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.Ik stel u het idee voor dat dit uitgebreide neurologische membranen zijn.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.그리고 이것은 크게 확장되어 있는 신경막이기도 합니다.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.Konceptuelt, viser jeg at de er udvidede neurologiske membraner.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.laajoja neurologisia kalvoja.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.Megosztom önökkel azt az elképzelést, hogy ezek kiterjesztett idegi membránok.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.Myslím si, že jde také o neurologické membrány.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.Och jag presenterar konceptet att dessa är utsträckta, neurologiska membran.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.Şi vă prezint un concept că acestea sînt membrane neurologice extinse.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.Và tôi cho các bạn biết một khái niệm mới, chúng là những màng tế bào thần kinh nối dài.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.Według pewnej koncepcji są to poszerzone neurologiczne błony.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.Y les presento el concepto de que estas son membranas neurológicas extendidas.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.Σας παρουσιάζω την ιδέα πως είναι εκτεταμένες νευρολογικές μεμβράνες.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.И я представляю вам концепцию, что клетки мицелия - это расширенные неврологические мембраны.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.Представям ви една концепция, че това са удължени неврологични мембрани.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.ואני מציג בפניכם רעיון שאלו הן ממברנות נוירולוגיות מורחבות.
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.و أنا أتقدم لكم بفكرة أنهم أغشية عصبية ممتدة
Bir açıdan, miselyumlar, genişlemiş sinirsel zarlardır.この空洞というか 微小な孔の中に
Bir açıdan.På en måde.
Bir açıdan.På sätt och vis.
Bir açıdan.Tavallaan.
Bir açıdan.W pewnym sensie.
Bir açıdan.Υπό μία έννοια.
Bir açıdan.В каком-то смысле.
Biraz acıdan sonra, mutluluk ikiye katlanır.A felicidade vem a dobrar após um pouco de dor
Biraz acıdan sonra, mutluluk ikiye katlanır.Das Glück ist doppelt so groß nach ein wenig Schmerz
Biraz acıdan sonra, mutluluk ikiye katlanır. Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.La felicidad es más intensa después del dolor: si quieres el arco iris, tienes que tener lluvia.
Biraz acıdan sonra, mutluluk ikiye katlanır. Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Le bonheur est double après une petite douleur si tu veux l'arc-en-ciel tu dois avoir la pluie.
Biraz acıdan sonra, mutluluk ikiye katlanır.Fericirea e dublă după un pic de durere
Biraz acıdan sonra, mutluluk ikiye katlanır.Glädjen kommer dubbelt upp efter lite vånda.
Biraz acıdan sonra, mutluluk ikiye katlanır.Hạnh phúc nhân đôi sau một chút đau nhói.
Biraz acıdan sonra, mutluluk ikiye katlanır.Happiness comes double after a little pain
Biraz acıdan sonra, mutluluk ikiye katlanır.Happiness comes double after a little pain
Biraz acıdan sonra, mutluluk ikiye katlanır.La felicita' arriva solo dopo un po' di dolore
Biraz acıdan sonra, mutluluk ikiye katlanır.Onni kaksinkertainen hitu murhetta jos ensin
Biraz acıdan sonra, mutluluk ikiye katlanır.Štěstí je dvojnásobné po malé bolesti.
Biraz acıdan sonra, mutluluk ikiye katlanır.Szczęście jest podwójne po smutku
Biraz acıdan sonra, mutluluk ikiye katlanır.На щастието добрината - двойна е след някоя сълза.
Biraz acıdan sonra, mutluluk ikiye katlanır.虹が欲しいなら 雨がいる
Bir başka açıdan, elimizdeki diğer yöntemlerden daha üstün.D'une certaine manière, bien plus puissant que le genre d'outils que nous voyons là.
Bir başka açıdan, elimizdeki diğer yöntemlerden daha üstün.In een bepaald opzicht veel krachtiger dan de instrumenten die we al hebben.
Bir başka açıdan, elimizdeki diğer yöntemlerden daha üstün.어쩌면 우리가 상상하는 것 이상의 강력한 무기일지도 모릅니다.
Bir başka açıdan, elimizdeki diğer yöntemlerden daha üstün.Molto più potente degli strumenti attuali.
Bir başka açıdan, elimizdeki diğer yöntemlerden daha üstün.Poderosa si la comparamos con las herramientas que tenemos disponibles
Bir başka açıdan, elimizdeki diğer yöntemlerden daha üstün.По някакъв начин, доста по-силно оръжие от това, което гледате в момента.
Bir başka açıdan, elimizdeki diğer yöntemlerden daha üstün.בדרך מסויימת, הרבה יותר עוצמתי מהכלים שיש לנו.
Bir başka açıdan, elimizdeki diğer yöntemlerden daha üstün.بطريقة ما, أقوى كثيراً من أى نوعية من الأدوات التى نتطلع لها.
Bir başka açıdan, elimizdeki diğer yöntemlerden daha üstün.今日 利用されている対処法と言えば