Ana içeriğe geç
Sözlük

o açıdan ile cümle

o açıdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Birçok açıdan Amerikan Devrimi'nden bile daha kaotik hale gelmiştir bu devrim.Din multe puncte de vedere, a fost mult mai rău ca revoluția americană.
Birçok açıdan Amerikan Devrimi'nden bile daha kaotik hale gelmiştir bu devrim.É simplesmente muitos níveis muito pior do que a Revolução
Birçok açıdan Amerikan Devrimi'nden bile daha kaotik hale gelmiştir bu devrim.Es ist auf vielen Ebenen und viel schlimmer als die Amerikanische Revolution.
Birçok açıdan Amerikan Devrimi'nden bile daha kaotik hale gelmiştir bu devrim.프랑스 혁명은 미국 독립 혁명에 비해서 여러 단계에서 거의 계속 나빠졌습니다
Birçok açıdan Amerikan Devrimi'nden bile daha kaotik hale gelmiştir bu devrim.Si tratta di un fenomeno a più livelli molto più grave rispetto alla Rivoluzione Americana
Birçok açıdan Amerikan Devrimi'nden bile daha kaotik hale gelmiştir bu devrim.Sur bien des plans, ce sera bien pire que la Révolution américaine.
Birçok açıdan Amerikan Devrimi'nden bile daha kaotik hale gelmiştir bu devrim.W zasadzie na wielu poziomach był znacznie gorszy od
Birçok açıdan Amerikan Devrimi'nden bile daha kaotik hale gelmiştir bu devrim.Είναι σχεδόν σε όλα τα επίπεδα χειρότερο από αυτό της Αμερικανικής Επανάστασης
Birçok açıdan Amerikan Devrimi'nden bile daha kaotik hale gelmiştir bu devrim.Американська революція.
Birçok açıdan Amerikan Devrimi'nden bile daha kaotik hale gelmiştir bu devrim.За разлика от други революции, периодът след революцията води със себе си ужасни,
Birçok açıdan Amerikan Devrimi'nden bile daha kaotik hale gelmiştir bu devrim.במידה רבה זה גרוע יותר מהמהפכה האמריקאית
Birçok açıdan Amerikan Devrimi'nden bile daha kaotik hale gelmiştir bu devrim.تقريبا، على كثير من الصعد، أسوأ بكثير من الثورة الأمريكية.
Birçok açıdan Amerikan Devrimi'nden bile daha kaotik hale gelmiştir bu devrim.なぜなら、街々で実際に起きたこと、同胞のフランス人同士が
Bir çok açıdan, bu sadece bir hayatta kalma olayı.Dalam banyak hal, itu hanya alat kelangsungan hidup.
Bir çok açıdan, bu sadece bir hayatta kalma olayı.Dat heeft alles met overleven te maken.
Bir çok açıdan, bu sadece bir hayatta kalma olayı.De bien des manières, c'est juste une question de survie.
Bir çok açıdan, bu sadece bir hayatta kalma olayı.Din multe puncte de vedere, asta e doar o chestie de supraviețuire.
Bir çok açıdan, bu sadece bir hayatta kalma olayı.Em muitos aspetos, trata-se de uma questão de sobrevivência.
Bir çok açıdan, bu sadece bir hayatta kalma olayı.이러한 방법들은, 단지 살아남기 위한 것들이죠.
Bir çok açıdan, bu sadece bir hayatta kalma olayı.Nun, in vielen Fällen ist das nur eine Sache des Überlebens.
Bir çok açıdan, bu sadece bir hayatta kalma olayı.Pod wieloma aspektami chodzi tu tylko o przetrwanie.
Bir çok açıdan, bu sadece bir hayatta kalma olayı.Sok tekintetben ez csak a túlélés miatt van.
Bir çok açıdan, bu sadece bir hayatta kalma olayı.Sotto molti aspetti, è solo una questione di sopravvivenza.
Bir çok açıdan, bu sadece bir hayatta kalma olayı.Thật ra trong nhiều khía cạnh, đó là tính sinh tồn.
Bir çok açıdan, bu sadece bir hayatta kalma olayı.Ve spoustě věcí jde vlastně pouze o věc přežití.
Bir çok açıdan, bu sadece bir hayatta kalma olayı.Y en muchos aspectos, es una cuestión de supervivencia.
Bir çok açıdan, bu sadece bir hayatta kalma olayı.Τώρα από πολλές πλευρές, αυτό είναι απλά ένα θέμα επιβίωσης.
Bir çok açıdan, bu sadece bir hayatta kalma olayı.В много отношения, това е просто инстинкт за оцеляване.
Bir çok açıdan, bu sadece bir hayatta kalma olayı.Во многих отношениях, это инстинкт самосохранения.
Bir çok açıdan, bu sadece bir hayatta kalma olayı.Думати так -- це засіб для виживання.
Bir çok açıdan, bu sadece bir hayatta kalma olayı.עכשיו בהרבה מובנים, זה רק ביטוי למנגנון הישרדות.
Bir çok açıdan, bu sadece bir hayatta kalma olayı.الآن بطرق مختلفة، ذلك فقط مرتبط بالبقاء.
Bir çok açıdan, bu sadece bir hayatta kalma olayı.子どもは自らの遺伝子を受け継ぐ者だという事実があり
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.A beaucoup d'égard, l'audace de notre imagination aide à repousser les limites du possible.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.Auf vielen Wegen hilft uns unser Mut zu Träumen die Grenzen des Möglichen auszuweiten.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.Bardzo często nasza śmiała wyobraźnia pozwala przekraczać granice możliwości.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.Cách này hay cách khác, mơ ước táo bạo giúp đẩy xa mọi giới hạn.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.Dari banyak segi, keberanian kita untuk berimajinasi membantu untuk mendorong batas-batas kemungkinan.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.De muchas maneras, nuestro audaz poder de imaginación ayuda a extender los límites de lo posible.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.De muitas maneira, a nossa audácia para imaginar ajuda a empurrar as fronteiras do possível.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.În multe privinţe, curajul nostru de a ne imagina ajută la lărgirea limitelor posibilului.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.여러모로, 우리의 이런 대담한 생각들은 가능성의 경계선을 밀어붙이는걸 돕습니다.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.Monella tavalla kykymme kuvitella auttaa meitä ohittamaan esteet.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.På mange måder skubber vores dristighed til at drømme til grænserne for, hvad der er muligt.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.Per certi versi, la nostra audacità nell'immaginare aiuta a spostare i confini del possibile
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.Sok esetben, az, hogy bátrak vagyunk elképzelni segít áttörni a lehetőségek korlátait.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.To, da si upamo predstavljati, na mnogo načinov pomaga premikati meje mogočega.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.V mnoha ohledech nám naše smělost představovat si pomáhá posunout hranice možností.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.V mnohých prípadoch, drzosť našej predstavivosti pomáha zatlačiť hranice možného.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.Πολυτρόπως, η τόλμη μας να ονειρευόμαστε βοηθά στην επέκταση των ορίων των δυνατοτήτων.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.Великою мірою сміливість нашої уяви допомагає розширити горизонти можливостей.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.В много отношения нашата дързост да си представяме помага за разширяване границите на възможностите.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.Во многом смелость нашего воображения помогает раздвинуть границы возможного.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.במובנים רבים, החופצה שלנו לדמיין עוזרת לנו להרחיב את גבולות האפשרי.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.ففي نواح كثيرة فإن جرأتنا على التخيل هي التي تدفع حدود الإمكانيات إلى مدىً أوسع
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.可能性の地平を広げる助けになります たとえば ワシントン州タコマにあるガラスの博物館です
Bir çok açıdan en mükemmel örnek bu. Çünkü doğru olanı yapmak için irade gerekliydi.Em vários aspectos, este exemplo é perfeito, porque foi preciso vontade para se fazer o correcto.
Bir çok açıdan en mükemmel örnek bu.Dalam banyak hal, ini contoh yang sempurna
Bir çok açıdan en mükemmel örnek bu.De muchas maneras es el ejemplo perfecto.
Bir çok açıdan en mükemmel örnek bu.Din multe puncte de vedere acesta este exemplul perfect.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod