Ana içeriğe geç
Sözlük

o açıdan ile cümle

o açıdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Her şey farklı bir açıdan görünüyordu.Od takrat naprej je postala čisto drugačna.
Ekonomik açıdan orta hâlli bir ailesi vardı.Zagotovo je izhajal iz družine s srednjim družbenim položajem.
Bu açıdan uçak motorlarında dizel yakıt kullanılamamaktadır.Živega srebra se zato praviloma ne sme prevažati z letali.
Ana madde: Madrid Madrid, İspanya'nın en kalabalık ve ekonomik açıdan en önemli şehridir.Madrid (špansko: , lokalno: ) je glavno in največje mesto Španije.
Bu açıdan bakınca ne eyalete ne de Roma'nın kendine karşı bir tehdit kalmamıştır.Če pa pomoči ne bo, grozi nevarnost ostali Evropi in tudi samemu Rimu.
Onun gibi, hem fiziksel hem de diplomatik açıdan kuvvetliydi.Tam mu je pomagal tako finančno kot s svojimi diplomatskimi in vojaškimi sposobnostmi.
Eleştirel ve finansal açıdan çok başarılı olan film, dünya çapında 870,761,744 Amerikan doları kazandı.Film, ki je užival v velikem kritičnem in komercialnem uspehu, je po svetu zaslužil 177.665.672 $.
Kosta Rika, idari açıdan 7 il'e ve 81 kanton'a ayrılmıştır.Kosta Rikoje, jos 7 provincijos yra padalintos į 81 kantoną.
Ancak, bu giriş siyasi açıdan önemli sorunlar çıkarmıştı.Tačiau ten šios idėjos įgavo ryškų politinį atspalvį.
Daha sonra bu görüntü istenen açıdan tekrar oluşturabilmektedir.Vėliau šis išmeldžia regėjimą grąžinti.
Bu açıdan özeldir zira Han kökenli bir halkın bu şekilde muhafaza ettiği tek eserdir.Tai bene vienintelis Lietuvoje panašaus pobūdžio primityviojo liaudies meno pavyzdys.
Özellikleri hem olumlu hem de olumsuz açıdan değerlendirilebilir.Mėgėjiškumas gali būti vertinamas tiek negatyviai, tiek pozityviai.
Çevrenin bu açıdan zarar görmesini engellerler.Jis visiems kenkė, niokodamas aplinką pagal savo užgaidas.
Ada sismik açıdan aktif bir bölgede bulunmaktadır.Andai – seismiškai aktyvi zona.
Bu açıdan Buşido Orta Çağ Avrupa'sındaki şövalyelik kurallarına benzemektedir.Sipahio statusas atitiko viduramžių Europos riterio statusą.
"GÖNEN ÇAYI DELTASI'NIN TOPRAK ÖZELLİKLERİNİN COĞRAFİ AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ" (PDF).Didesnioji pastatyta Tamaso regione 2002 m. „Dams of Cyprus“ (PDF).
Guyana idari açıdan on bölgeye ayrılmıştır.Guyana jaguneb 10 piirkonnaks.
Termal açıdan ayrıca turizm zenginliği katmaktadır.Nagu ka ekstreemsporti, harrastatakse ekstreemturismi riskide nautimiseks.
Devlet başkanının siyasal açıdan sorumluluğu bulunmamaktadır.Sõpra õiguslikus mõttes vastutusele võtta ei saa.
Politik açıdan bakıldığında bu bölge solun kalesi olarak görülmektedir.Poliitilise suunitluse poolest peetakse seda parempoolseks leheks.
Bu açıdan bağlam, iletişimde çok önemli bir yere sahiptir.Mina ja Sina on selles suhtlemises täiesti võrdväärsed.
Hayvancılık ekonomik açıdan önemli gelir kaynağıdır.Samas on puit väga oluline majanduslik tuluallikas.
Sağlık, bir bütün olarak fiziki, ruhi ve sosyal açıdan iyi olma hâli.Tervis on täieliku füüsilise, vaimse ja sotsiaalse heaolu seisund.
Bu açıdan da ilk kolleksiyonculardan olarak bilinir.Nad on ka esimesed nimepidi tuntud heliloojad.
Müzik bilimi ya da müzikoloji, müziği bilimsel açıdan ele alan ve inceleyen bir bilim dalı.Muusikateadus ehk musikoloogia on muusikat ja selle arengut uuriv teadusharu.
Bu dönemde sömürgeciliği ahlaki açıdan sorgulamaya başladı.Oletame, et ma hakkan nüüd mõtlema eetiliselt.
Gremlinler finansal açıdan başarılı oldu.Guayasamín oli majanduslikult väga edukas.
Bu açıdan öğretim üyeleri yıllardır bu tecrübeye sahiptir.Seda õppeasutust juhtis ta palju aastaid.
Pek çok açıdan I. Berberi Savaşı sonucunda her iki tarafta beklediklerini yarı anlamıyla elde edememiştir.Vahtre hinnangul ei saavutanud kumbki lahingu pool otsustavat ülekaalu.
Etkinliklerde özgür ve siyasi açıdan bağımsızdır.Poliitilise orientatsiooni järgi poliitiliselt angažeerituteks ja poliitiliselt sõltumatuteks.
Fransa, etnik açıdan geniş çeşitlilik gösteren bir ülkedir.Ameerika Ühendriigid on etniliselt väga mitmekesine maa.
Turistlik açıdan çok güzel bir yerdir.See on populaarne turismisihtkoht.
Aşk sosyolojik açıdan küçümsenecek bir şey değildir.See ei tähenda, nagu armastust oleks ebadiskreetne defloreerida.
Uluslararası platformda Kudüs'ün statüsü hakkında yasal ve diplomatik açıdan farklı görüşler görülmektedir.Internetipiraatluse õigusliku ja ühiskondliku seisundi suhtes on avaldatud vastakaid arvamusi.
Koanlar sıklıkla paradoksal ya da dilbilimsel açıdan anlamsız görünür.Koomiksikarakterid käituvad tihti irratsionaalselt või absurdselt.
Bu açıdan Jülyen takvimine benzemektedir.Õiguslikult sarnaneb preestriga.
Ekonomik açıdan orta hâlli bir ailesi vardı.Majanduslikult oli pere viletsal järjel.
Turistik atraksiyonlar, adaya giriş coğrafi açıdan zor ve pahalı olduğu için ender olarak yapılır.Turism on raske ligipääsetavuse tõttu harv ja kallis.
Cinsel açıdan en sinirli olan o.Ta on kehaliselt kõige haavatavam poiss.
Ben inanıyorum ki gerçek komedi acıdan doğar''.Minu kuulmine on surelike kurtuses."
Ada sismik açıdan aktif bir bölgede bulunmaktadır.Provints on seismiliselt aktiivses piirkonnas.
Aslında bu iki açıdan da yanlıştır.Seega on mõlemad nimed põhimõtteliselt õiged.
ABC üçgeni , sağdaki etiketsiz açı, sarı dik açıdan turuncu açıya. .삼각형ABC, 표시가 안된 각부터 오른쪽으로 가면서 적어볼게요. 노란색 각, 주황색 각 순서로 말이죠.
ABC üçgeni , sağdaki etiketsiz açı, sarı dik açıdan turuncu açıya. .Trojúhelník ABC, zapisuji to od toho neoznačeného úhlu, přes ten žlutý pravý úhel, k tomu oranžovému úhlu.
Acıdan başka bir şey değiller ki.Ça n'apporte que souffrance.
Acıdan başka bir şey değiller ki.Hanya menambah penderitaan saja.
Acıdan başka bir şey değiller ki.Het is toch niks anders dan pijn.
Acıdan başka bir şey değiller ki.Le bolečino povzročajo.
Acıdan başka bir şey değiller ki.Není to nic, než jen bolest.
Acıdan başka bir şey değiller ki.Nó không là gì nhưng đau nhói.
Acıdan başka bir şey değiller ki.No les causan más que dolor.
Acıdan başka bir şey değiller ki.Nu sunt nimic altceva decât durere.
Acıdan başka bir şey değiller ki.Przecież to tylko ból.
Acıdan başka bir şey değiller ki.Те не им носят нищо освен болка.
Acıdan başka bir şey değiller ki..זה כלום מלבד כאב
Acıdan korkardım, yaralanmaktan korkardımBałem się bólu, nie chciałem się zranić.
Acıdan korkardım, yaralanmaktan korkardımTenía miedo del dolor, porque no quería herirme
(Alkışlar) Aynı şey, klinik açıdan feci durumda değilse, mani, stres ve depresyon için de geçerli.Nem para essa mania de stress e depressão, a menos que seja clinicamente brutal.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Aber es gibt auch eine boshafte Freude, denn man kann sich auch am Leid anderer erfreuen.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Ale jest też nikczemna radość na widok cudzego cierpienia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod