Bu resimler ancak tek bir açıdan bakıldığında bu etkiyi görkemli bir biçimde yaratırlardı.אולם, מאחר שהעבודה שם הייתה ממודרת, אנשים אלה ראו תמונה חלקית בלבד.
Final sahnesinde Fred de Lizzie'ye babasıyla benzer bir açıdan yaklaşır.במהלך הסדרה מתגלה כי לני פוחדת מעכבישים, בדומה לאביה.
Bu açıdan, bir nesneye ait kırmızılık özelliği bir soyutlamadır.לדוגמה: צבע אדום בעל משמעות חשובה יותר.
Müzikal açıdan albüm 1970'lerin glam rock müzisyenleri David Bowie ve Queen'den esintiler taşımaktadır.מבחינה מוזיקלית, האלבום מלא בהשפעות של אמני רוק משנות ה-70 המאוחרות כמו דייוויד בואי וקווין.
Dinsel açıdan halkın durumu nedir?מה הוא היה עד כה מבחינה פוליטית?
Sarmiento, fakir fakat politik açıdan aktif bir ailede büyümüştür.בוחירד גדלה במשפחה פעילה פוליטית ובעלת נטיות לאומיות.
Film ticari ve sanatsal açıdan büyük başarı yakalamıştır.רבים מהם זכו להצלחה מסחרית ואמנותית.
İngiliz ve Hollandalı yerleşimci gruplar ise, dinsel açıdan çok daha fazla farklılıklar gösteriyorlardı.Английските и холандските колонии, от друга страна, имат по-голямо религиозно разнообразие.
63 yılında yapılan bu barış antlaşması, siyasi açıdan Nero için çok önemli bir zaferdi.Мирът, сключен през 63 г., се счита за политическа победа на Нерон, която увеличава авторитета му.
Film ticari açıdan başarılı değildi, fakat Hepburn'ün performansına dair eleştiriler olumluydu.Филмът не е успешен от търговска гледна точка, но ревютата за Хепбърн са добри.
İsrail ekonomisi, teknolojik açıdan oldukça gelişmiş olan bir market ekonomisi.Израел е технологично силно развита пазарна икономика със значителен държавен сектор.
Koanlar sıklıkla paradoksal ya da dilbilimsel açıdan anlamsız görünür.Коаните често са парадоксални или езиково безсмислени диалози или въпроси.
Fransa, etnik açıdan geniş çeşitlilik gösteren bir ülkedir.Кения е страна с голямо етническо разнообразие.
1982 yılında yayımlanmış ve grubun ticari açıdan en başarılı albümü olmuştur.Издаден е през 1985 г. и става най-успешния албум на групата в комерсиален смисъл.
Dişiler genelde baskın ve sosyal açıdan hoşgörüsüzdür.Женските типично са доминантни и социално нетолерантни.
Teknik açıdan elektronik imza, imzalanmış doküman bir özet değeri içerir.Квалифицираният електронен подпис има значението на саморъчен подпис.
Her şey farklı bir açıdan görünüyordu.Резултатът бил напълно различен.
Hem maddi hem manevi açıdan.Общо и индивидуално.
Herkes bunun bir son bulmasını ister ve bu açıdan Sağ Kalan Çocuk Harry Potter'a güvenirler.Ражда им се момченце и те го кръштават Хари Потър.
Etkinliklerde özgür ve siyasi açıdan bağımsızdır.Анна участва активно и самостоятелно в политиката.
Güneydoğu Asya'nın en hızlı gelişen ve ekonomik açıdan en dinamik şehirlerdendir.Сега е един от най-модерните и динамично развиващи се градове в Азия.
Gremlinler finansal açıdan başarılı oldu."Убийствен Пъзел" има финансов успех.
20. yüzyılda politik açıdan önemli bir dil olan Rusça, Birleşmiş Milletler'in altı resmi dilinden biridir.Руският е един от шестте официални езика на ООН.
Daha sonra Madonna, Hard Candy'deki şarkıların çoğunun pek çok açıdan otobiyografik olduğunu belirtti.Poslije je Madonna izjavila da je većina pjesama na Hard Candy autobiografska.
Termopylae Geçidi, taktik açıdan Grek savaş tarzı yönünden ideal bir durum sunmaktadır.Taktički gledano, prolaz kod Termopila bio je idealno mjesto za grčki stil ratovanja.
Omo Nehir havzası jeolojik ve arkeolojik açıdan da önemlidir.Cijeli sliv rijeke Omo je važno geološko i arheološko nalazište.
Bunlardan en büyük ve siyasi açıdan en önemlileri vilayetlər sayılıyordu.Ova naselja bila su najveća i najznačajnija.
Dini açıdan kentte Paganlar, Mani dini'ne inananlar ve İslam'ı kabul edenler çoğunluktaydı.Nazočile su i časne sestre i brojni vjernici.
FARA 83'ün üretiminde birçok açıdan Israil'in IMI Galil tüfeğinden esinlenilmiştir.FARA-83 je uglavnom temeljena na izraelskom IMI Galilu.
Ben inanıyorum ki gerçek komedi acıdan doğar''."Velika vjera proizvod je velikih borbi."
Romanları teknik açıdan kusurludur.Ilustracija sa tehnikama.
Endonezya, sayısal açıdan dünyanın en fazla Müslüman nüfusa sahip ülkesidir.Somalija je država s najvišim udjelom muslimana u ukupnom stanovništvu zemlje.
Film, finansal açıdan 2011'in en çok izlenen filmi olmuştur.Film sa tak stal predbežne najnavštevovanejším slovenským dokumentárnym filmom roka 2013.
Bu açıdan put tanımları, putperestlik tanımlarını anlamada önemlidir.Význam znaku je to, čo vieme, keď výrazu rozumieme.
Yerel açıdan yetkilerinin güçlendirilmesini uman imparatorluk liderleri tapınağın tekrar inşasını destekledi.S podporou fondov EU sa podarilo chrám čiastočne obnoviť.
Bu da ekonomik açıdan değer kazandırmaktadır.Tento systém by mal byť aj z ekonomického hľadiska priaznivejší.
Erigone acıdan ne yapacağını şaşırır.Eric je pohltený starou bolesťou zo straty.
Bir mükemmeliyetçi, her açıdan geyretli bir kişiydi.Bol to veľmi vzdelaný kňaz a rozhľadený človek v každom smere.
Bu açıdan bir rekor sahibidir.Je držiteľkou svetového rekordu na tejto trati.
Bu açıdan nehir önemli bir role sahiptir.Rieky tu hrali oddávna dôležitú úlohu.
Bu açıdan Avrupa’da da az bulunan örneklerden biridir.Je jednou z mála pôvodných paliem v Európe.
Hutz mali açıdan çok zayıftır ve sağlıksızdır.Hucul má pevné zdravie a je veľmi plodný.
Şair, bu açıdan fahişeler ve ressamların yakın olduğunu düşünüyordu.Salón sa stal miestom, kde sa stretávali básnici a spisovatelia.
Kale, askerî açıdan önem taşıyan bölgelerin güvenliği için yapı.Stavala hrady, odkiaľ mohli vojská bezpečne operovať.
Bu nedenle Zahran bilimsel açıdan oldukça önemlidir.Práve preto bol tento prelet z vedeckého hľadiska taký zaujímavý.
Silifke, folklorik açıdan da önemli bir bölgedir.Lokalita je významná aj ornitologicky.
Lezzetli eti ticari açıdan değerlidir.Z obchodného hľadiska je kryolipolýza profitabilná služba.
Beyşehir bu açıdan oldukça şanslı bir konuma sahiptir.Čierny má v tomto otvorení často dosť stiesnené postavenie.
Komor takımadaları siyasi açıdan ikiye ayrılmış konumdadır: Komorlar Birliği: Bağımsız devlet.Časť druhá: Politický systém: Od národného štátu k megaštátu.
Ayrıca ticari açıdan gelişmeye müsaitti.Vendar se je še naprej razvijal v komercialnem smislu.
Filmlerin çoğu eleştirel açıdan başarılı olamadı.Kakorkoli že, večina teh filmov kritično ni bila najuspešnejših.
Taktik açıdan harekat çok başarılı oldu.Taktika se je izkazal za zelo uspešno.
Holografi zamansal ve uzaysal açıdan eşevreli ışık gerektirir.Za holografijo je potrebna časovno in prostorsko koherentna svetloba.
Güneydoğu Asya'nın en hızlı gelişen ve ekonomik açıdan en dinamik şehirlerdendir.Bangkok je eno od najhitreje rastočih in ekonomsko dinamičnih mest v jugovzhodni Aziji.
Sosyolojik ve ekonomik açıdan da bu konu önemlidir.Zgodovinsko in sociološko gledano, je bil to zanju osrednji problem.
Savaş sırasında askeri açıdan yaptığı hiçbir şey yoktur.Med vojno ni opravil nobenih bojnih skokov.
Cinsel açıdan en sinirli olan o.Najbolj nevaren je za živčevje.
Deniz surları mimari açıdan Theodosius Surları ile benzer, ama daha basit yapıda inşa edilmişlerdi.Obalno obzidje je bilo arhitekturno podobno Teodozijevemu obzidju, vendar bolj enostavno.
Fransa, etnik açıdan geniş çeşitlilik gösteren bir ülkedir.Burma je etnično raznovrstna.
Dolayısıyla bu malzemeler endüstriyel açıdan değerlidir.Zaradi teh lastnosti so zelo uporabne v industriji.