Hayatının yıllarını lojistik açıdan kâbus olan bu projeye vermişti.長年の夢だった夢のマイホームを長期ローンで購入。
Tarihi ve ekonomik açıdan önemli bir yerleşimdir.歴史的・建築学的な遺跡である。
Ben inanıyorum ki gerçek komedi acıdan doğar''.我相信,最真实的喜剧都是诞生在痛苦之中”。
Bu açıdan akla yatkın görünmektedir.这一点听起来表面上是公平的。
Hatta bu açıdan bakıldığında önleyici olarak birinin komşusuna saldırması mantıklıdır.甚至搶先攻擊自己的鄰居,也是非常合理的。
Birçok Iraklı gibi o da krallığın toplumsal açıdan tutucu ve Batı yanlısı politikasına karşıydı.和许多伊拉克人一样,他讨厌君主政权的社会保守政策和亲西方政策。
Film, finansal açıdan 2011'in en çok izlenen filmi olmuştur.本部電影為2011年最賺錢電影。
Harmony, o doğal dünyanın oranlarını müzik ile-özellikle astronomik ve astrolojik açıdan-açıklamaya çalıştı.在《世界的和谐》中,他尝试用音乐解释自然世界的比例,特别是天文学与占星学方面。
20. yüzyılda politik açıdan önemli bir dil olan Rusça, Birleşmiş Milletlerin resmi dillerinden biridir.在20世纪中由于苏联的超级大国地位俄语也获得了巨大的政治地位,是联合国的工作语言之一。
Şair, bu açıdan fahişeler ve ressamların yakın olduğunu düşünüyordu.他说道,数学家与画家和诗人一样,是模式的创造者。
Bu açıdan bir rekor sahibidir.著有《因話錄》。
Ancak, bu giriş siyasal açıdan önemli sorunlar da çıkarmamış değildir.不过这则报道没有引起显著的政治回响。
Fiziksel ve ruhsal acıdan kaçınılmalıdır.身心究竟無餘。
Ayaklanma bu açıdan başarılı oldu.这些叛乱逐步成功。
FARA 83'ün üretiminde birçok açıdan Israil'in IMI Galil tüfeğinden esinlenilmiştir.FARA 83的設計明顯是受到以色列IMI Galil的影響。
Diğer açıdan bu son derece mantıklı bir açıklamadır.当然,这个奥秘有一个符合逻辑的解释。
Geçmişiyle ilgili Monteith, "Birçok açıdan çok şanslıyım.哈钦斯说:“我给了他选项,在某些情况下选项还挺多。
Siyasi açıdan en üst önemde olan Temsilciler Meclisi'nden farklı olarak, haftada yalnızca bir defa toplanır.与国会二院不同,他们每周仅开一天会议。
İnsanları acıdan çıldırtır.它們暗中地將人類逐漸逼進絕境。
Kültürel açıdan zengin bir yaşam sürdüremezler.以𠊎話形式的流行文化並不豐富。
Bununla birlikte çoğu açıdan ipv6 ipv4 ün genişletilmişidir.但是在大多数情况下,IPv6仅仅是对IPv4的一种保守擴展。
İnsan iradesinin ahlaki açıdan iyiye yönelmesi de erdem olarak nitelendirilmiştir.以此,人性稟受天理而生,故「渾然至善,未嘗有惡」。
Ticari açıdan büyük bir başarı yakaladı.在商业上取得了巨大成功。
Turistlik açıdan çok güzel bir yerdir.景色优美,是旅游胜地。
1968 öğrenci hareketleri bu açıdan belirleyici olmuştur.1938年,開始有學者提出此處為古墳。
Fıkhî açıdan Sünni mezhepler dört tanedir.如四姓人端正丑陋。
Aslında, resmi açıdan o makamda bulunmadan makamın güçlerini (bir promagistra olarak) alıkoyarlardı.但項少龍對他們真摯的付出也曾因對方認為應以國家利益為重而遭背叛。
Tesalya ile ittifak ise Atina için hem askeri, hem de stratejik açıdan önemlidir.对雅典来说,提洛同盟对它的贸易和作战同样重要。
Bu açıdan da bu dönem önem taşır.我很珍惜这种时刻。
Erigone acıdan ne yapacağını şaşırır.崇煥伏刑之慘情,令人毛骨悚然。
Sayısal açıdan en kötü durumda olan illerimiz ise Diyarbakır (375) ve Şırnak (383) gözükmektedir.성공회에서도 23편을 포함한 시편을 사용하여 미사 때 하나님을예배한다.
Ben inanıyorum ki gerçek komedi acıdan doğar''."진정한 이타주의는 자기희생에서 비롯된다."
Sekiz açıdan tasarlanmıştır.8개 속으로 이루어져 있다.
Cumartesi oynanacak karşılaşma bu açıdan bir ilktir.토요일에 이 곳에서 홈 경기를 치룬다.
Hindistan ise sayısal açıdan dünyanın en büyük Müslüman azınlık nüfusunun (138 milyon) yaşadığı ülkedir.잭슨은 생애 최대 300명의 흑인(혼혈 포함) 노예를 소유했을 가능성이 있다.
Her şey farklı bir açıdan görünüyordu.그러나 이런 현상은 지역별로 다양하게 나타나었다.
Filmlerin çoğu eleştirel açıdan başarılı olamadı."사진신부들의 대부분은 결혼 생활이 행복하지 못했다.
Siyasi açıdan en üst önemde olan Temsilciler Meclisi'nden farklı olarak, haftada yalnızca bir defa toplanır.대선 선거인단이 뽑히는 방식은 각 주마다 주 법에 따라 다르다.
Fiziksel ve ruhsal acıdan kaçınılmalıdır.육체적 고통과 도덕적 고통을 모두 인내해야 할 것이다.
İnsan iradesinin ahlaki açıdan iyiye yönelmesi de erdem olarak nitelendirilmiştir.그는 이(理)와 인간의 본성을 하나라고 보았으며 인간의 본성은 선량한 것으로 파악하였다.
19. yüzyılın sonlarına doğru estetik açıdan daha geliştirilmiştir.제3장 19절에서는 한층 더 설명적으로 기술되어 있다.
Erigone acıdan ne yapacağını şaşırır.쫓겨난 흥보는 갖은 고생을 한다.
İnsanları acıdan çıldırtır.야토 인간의 정기를 흡수하여 사는 요괴.
Müzikal açıdan da sürekli çalıştığım üç kişiyle çalışıyorum," dedi.심지어 나와 함께 일했던 뮤지션들과 함께 스테파니가 음악 작업을 했다"며 비난했다.
Şiirsel açıdan, Lenore isminde "L" sesine vurgu vardır.라니스터 가문의 경우 이름에 'Ty'란 음절을 쓰는 경우가 많다.
Ama "Olanları daha artistik bir açıdan görmek istiyorum" diyor.예전과는 완전히 다른 시각에서 예술적 문제들을 바라볼 수 있는 경험이기도 했다”고 기억했다.
Bir Başka Açıdan İngiltere.하지만 영국에서는 다르게 쓴다.
3. Bu parçacıklar her yönden pratik açıdan eşit numarayla varır.הוכחה שחלקיקים אלה מגיעים במספר שווה מכל הכיוונים.
Ben inanıyorum ki gerçek komedi acıdan doğar''.קומדיה היא באמת מתגמלת".
1899 yılından itibaren “sosyal açıdan kadın” konusu ile ilgilendi; bu konuda bir uzman kabul edildi.ב-1894 פרסם גוף בשם "החברה הלוחמת באנטישמיות" דעות מומחים בנושא זה.
Sen üzülme, acıdan bu sözlerim.מי ייתן ולא תחווה את הסבל שגרמת לי.
Bu açıdan da ilk kolleksiyonculardan olarak bilinir.מסיבה זו הם נקראים יצרנים ראשוניים.
Bu açıdan bakıldığında şirketlerin iki temel finansman alternatifi vardır.על פי שילוב זה, מול סוכן כלכלי ניצבות שתי התנהגויות חלופיות.
Bu konserler finansal açıdan da başarılı olmuştur.גם סרט זה זכה להצלחה כספית.
Her şey farklı bir açıdan görünüyordu.פתאום הכול נדמה שונה.
20. yüzyılda üç influenza pandemisinin her biri epidemiyolojik açıdan farklılık göstermektedir.במהלך המאה ה-20 התרחשו שלוש פנדמיות של שפעת – כל אחת מהן כתוצאה משינוי גנטי משמעותי בנגיף.
Bu Lojistik açıdan gereklidir.במקרה כזה שימושי כלל לופיטל.
2001'de New York Times tarafından "ticari açıdan tarihin en başarılı bestecisi" olarak gösterilmiştir.ב-2007 תיאר אותה "ניו יורק טיימס" כ"באופן מובהק, המשוררת הנמכרת ביותר במדינה".
Film, finansal açıdan 2011'in en çok izlenen filmi olmuştur.הקטע הזה הפך את הסרט לסרט המצופה ביותר בשנת 2011.
Bu prensip iki açıdan önemlidir.לתפישה זו שני עקרונות.