Ana içeriğe geç
Sözlük

o açıdan ile cümle

o açıdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak, bu giriş siyasal açıdan önemli sorunlar da çıkarmamış değildir.Poliittisista syistä tähän vastarintaan ei kuitenkaan aluksi puututtu rajuilla toimenpiteillä.
Beyşehir bu açıdan oldukça şanslı bir konuma sahiptir.Hänellä on eräänlainen kovan onnen leima.
Bu açıdan, çok geç vakitte gösterilmesi gayet uygun.Siihen filosofia näet ilmaantuu joka tapauksessa aina liian myöhään.
Onun gibi, hem fiziksel hem de diplomatik açıdan kuvvetliydi.Ήταν δυνατός όπως εκείνος, τόσο σωματικά όσο και στο διπλωματικό πεδίο.
Karakterlerin verdiği kararlar ve kullandıkları stratejiler genellikle ahlaki açıdan karmaşıktır.Οι επιλογές που κάνουν οι χαρακτήρες και οι στρατηγικές που χρησιμοποιούν είναι συχνά ηθικά πολύπλοκες.
Bu açıdan günümüz arkeolojisi bu yığma dolguya çok şey borçludur.Το σημερινό ποδόσφαιρο οφείλει πολλά σε αυτόν το στοχαστή.
Ana madde: Doha Doha, Katar'ın en kalabalık ve ekonomik açıdan en önemli şehridir.Η Ντόχα (αρ. الدوحة) είναι η πρωτεύουσα και μεγαλύτερη πόλη του Κατάρ.
Kullanıcılar teknik açıdan karışık düşünmektedirler.Οι εκπαιδευτές μπορούν να παρουσιάσουν περίπλοκες τεχνικές έννοιες.
Sunaklar, mimari açıdan da önemli yapılardır.Σημαντικές από αρχιτεκτονικής άποψης είναι οι βότες, ένας είδος οικοδομής.
Hem maddi hem manevi açıdan.Και ψυχολογικά και σωματικά.
Bununla birlikte çoğu açıdan ipv6 ipv4 ün genişletilmişidir.Όμως από τις περισσότερες πλευρές το IPv6 είναι μία συντηρητική επέκταση του IPv4.
Cumartesi oynanacak karşılaşma bu açıdan bir ilktir.Η νηστεία το Σάββατο για χάρη αγώνα.
Bu bir açıdan kariyerinin başlangıcı olurken bir açıdan da sonu olmuştur.Αυτό νομίζω ότι βγαίνει σαφώς από την αρχή της καριέρας μου.
Film ticari açıdan başarılı değildi, fakat Hepburn'ün performansına dair eleştiriler olumluydu.Η παράσταση απέτυχε οικονομικά, αλλά οι κριτικές για τον Μπράντο ήταν ιδιαιτέρως καλές.
Bu açıdan santrançın temel kurallarına benzer kuralları vardır.Υπάρχουν, ωστόσο, εξαιρέσεις από το κανόνα των σταθερών αναλογιών.
Her açıdan Voltaire'in dini dogmatizme karşı olduğu aşikardır.Ο πίνακας θεωρείται γενικώς ότι αποδίδει την θρησκευτική αντίληψη του Φρίντριχ.
Bu açıdan akla yatkın görünmektedir.Όμως ιδεολογικά μού ακούγεται δίκαιο.
Bu açıdan, çok geç vakitte gösterilmesi gayet uygun.Η άφιξη του αναμενόταν από ώρα σε ώρα.
Genler toplumsal, ekonomik ve dini açıdan bağımsızdı.Ήταν απολύτως αυτόνομοι σε σχέση με τις αρχές, πολιτικές ή θρησκευτικές.
Geçmişiyle ilgili Monteith, "Birçok açıdan çok şanslıyım.Monteith udtalte: "Jeg er heldig på så mange punkter.
Bu açıdan DKIM, uçtan uca dijital imzalardan farklıdır.På det område adskiller DKIM sig fra såkaldte end-to-end digitale signaturer.
Finlandiya'nın ekonomik gelişimi, ihracata yönelik Asya ülkeleri ile birçok açıdan paylaşımlıydı.Finlands økonomiske udvikling delte mange træk med de eksportbaserede asiatiske lande.
Diğer Fin halklar kültürel, ekonomik ve siyasi açıdan daha az organize bir seviyedeydi.Andre finske folk havde et meget lavere niveau kulturelle, økonomiske og politiske kapaciteter.
Topolojik açıdan bunlar aynıdır.Fra et topologisk synspunkt er rummene ens.
Vadisi arkeolojik açıdan zengindir.Området er arkæologisk meget værdifuldt.
Hutz mali açıdan çok zayıftır ve sağlıksızdır.Laja er meget bugtet og meanderende.
Ben inanıyorum ki gerçek komedi acıdan doğar''.Sådan grusomhed er sand fromhed."
Kosta Rika, idari açıdan 7 il'e ve 81 kanton'a ayrılmıştır.Costa Ricas provinser inddeles i 81 kantoner.
Bu açıdan öğretim üyeleri yıllardır bu tecrübeye sahiptir.Skolen har kørt med dette i flere år.
Aguna terimi bazen bu bahsedilen örnekte de kullanılmasına rağmen teknik açıdan doğru bir terim değildir.Det kaldes ofte også dybdeskarphed, men det er teknisk set ikke den korrekte term.
Sanatsal açıdan üretim teknikleri olarak, popüler biçimleri kullanmazlar.Mens i andre lande er cyklen af kulturelle årsager ikke et populært transportmiddel.
Hem maddi hem manevi açıdan.Økonomisk såvel som spillemæssigt.
Buradaki halk plajı kasabanın turistik açıdan görebilecek bir yeridir.Tårnhuset på toppen er et landemærke som kan ses fra mange steder i byen.
Herakles her açıdan üstün bir eğitim görmüştür.Rocco synes at se alt i en seksuel forstand.
Vadisi arkeolojik açıdan zengindir.Elvedalen er rik på arkeologiske funn.
Bir Başka Açıdan İngiltere.Det tilsvarte England.
Devlet başkanının siyasal açıdan sorumluluğu bulunmamaktadır.Presidenten forventes å holde seg utenfor politikken.
Sen üzülme, acıdan bu sözlerim.Ikke kast bort tid på å sørge.
Bu açıdan Buşido Orta Çağ Avrupa'sındaki şövalyelik kurallarına benzemektedir.Bushidō er løselig analogt med konseptet ridderskap i middelalderens Europa.
Kümbetin başka bir açıdan görünümü.Felger med litt anderledes utseende.
1922'de tiyatronun kapanmasının ekonomik açıdan uygun olmayacağına karar verildi.I 1982 hadde ikke Trollfeltet blitt erklærte økonomisk drivverdig.
Köyde ekonomik açıdan 2008 yılı itibarıyla herhangi bir gelir kaynağı yoktur (tarım ve hayvancılık).Fra 2015 nyter ikke lenger norsk selfangst økonomisk støtte (subsidier) fra Regjeringen.
Askeri açıdan savunulamaz olduğu gerekçesiyle Trajan'ın Mezopotamya'daki fetihlerinden feragât etti.Han overga Trajans erobringer i Mesopotamia, som han mente var umulig å forsvare.
Ailesi konsüler mirasa sahip olduğu halde hem sosyal hem de finansal açıdan bu mirası reddetmişti.Selv om hans familie var av konsular stand, var de fallende i både sosial og finansiell status.
Bu açıdan, bir nesneye ait kırmızılık özelliği bir soyutlamadır.Men selve opplevelsen av fargen rød er en quale.
Ayaklanma bu açıdan başarılı oldu.Opprøret falt dermed sammen.
Ancak bu bağımlılık halen dünya genelinde tıbbi açıdan bir hastalık olarak değerlendirilmemektedir.Avhengighet synes ikke å være et problem ved denne typen medikamenter.
Bunların örnekleri, her iki açıdan birinde, (bugün kalan pullarda) özellikle iptal edilmiş olanlardadır .Det ble gitt benådning til de som hadde utført ugjerninger på begge sider.
Ancak yine de bu eksiklik eserin tarihsel açıdan önemini azaltmaz.Betydningen har ikke vært mindre historisk sett.
Kulüp ekonomik açıdan büyük sıkıntılar yaşamış ve 2011'de ekonomik sebeplerle kapanmıştır.Klubben ble grunnlagt i 1964 og ble oppløst i 2014 grunnet finansielle problemer.
Bu açıdan yerleşim birimi pek çok alternatif konaklama imkânına sahiptir.Innredningen finnes i flere ulike alternativer.
Batman Başlıyor finansal ve eleştirel açıdan başarılı oldu.Den ble imidlertid en finansiell suksess og kritikersuksess for Swanson.
Film her ne kadar gişede başarılı olsa da, eleştirel açıdan başarısız oldu.Tilsynelatende uansett hvor bra talen enn hadde vært, var den likevel mislykket.
Fransa, etnik açıdan geniş çeşitlilik gösteren bir ülkedir.Canada er et geografisk stort og etnisk blandet land.
Bu açıdan öğretim üyeleri yıllardır bu tecrübeye sahiptir.Imidlertid må det ha fungert godt, for mange av disse deltidslærerne har jobbet i årtier på denne måten.
Herkes bunun bir son bulmasını ister ve bu açıdan Sağ Kalan Çocuk Harry Potter'a güvenirler.For det han vil mest av alt er å drepe Harry Potter, gutten som overlevde alle de tidligere angrepene hans.
İnsanları acıdan çıldırtır.Dapat pula bencana yang diakibatkan oleh ulah manusia secara langsung.
İsrail ekonomisi, teknolojik açıdan oldukça gelişmiş olan bir market ekonomisi.Ekonomi Israel adalah ekonomi pasar dengan sektor high-tech yang berkembang pesat.
Fransa, etnik açıdan geniş çeşitlilik gösteren bir ülkedir.Prancis adalah sebuah negara dengan berbagai macam etnis.
Karakterlerin verdiği kararlar ve kullandıkları stratejiler genellikle ahlaki açıdan karmaşıktır.Pilihan para karakter untuk bertindak dan strategi yang mereka gunakan secara moral bersifat kompleks.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod