Bunun sonucundaysa, genel açıdan Sünni faaliyetlerinde artış görülmüştür.Cu atât mai mult cu cât aceasta măsura era în deplină concordanță cu politica de sporire a ratei natalității.
Ben inanıyorum ki gerçek komedi acıdan doğar''.Tragicul se consumă în grotesc.”
Ticari açıdan albüm kısa sürede Billboard 200 listesinde on yedi numaraya yükseldi.Comercial, albumul a ajuns foarte repede pe locul 17 în topurile Billboard 200.
Ahit, tarihi açıdan birçok alanda etki sahibi olmuştur.Totuși, el se dovedește a fi isteț în multe împrejurări .
Tarihsel açıdan, birimlerin büyük çoğunluğu aynı miktarlar için kullanıldı.Dintr-o măsură, se înlătură o cantitate măsurată în aceleași unități.
Bu açıdan din bilgileri mutlaktır.Pe acestea se întemeiază cunoașterea dialectică.
Tarihi açıdan, nükleer kuvveti görüngüsel olarak tanımlama görevi zorlu değildi.Din punct de vedere istoric, misiunea de a descrie fenomenologia forțelor nucleare a fost una formidabilă.
Bu resim seri birkaç açıdan eşsizdir.Această lucrare este deosebit de semnificativă din mai multe puncte de vedere.
Janković, sakatlığının verdiği acıdan dolayı finalde Anna Chakvetadze'ye karşı kaybetti.Janković, suferind de o întindere, a pierdut finala turneului în fața lui Anna Șakvetadze.
Soğanlar ise askeri açıdan sembolik bir öneme sahiplerdi.Scaunele secuiești aveau un pronunțat caracter militar.
Erigone acıdan ne yapacağını şaşırır.Temperamental, neurastenicii sunt predestinați suferinței.
Bina 1962 yılında sanatsal açıdan önemli tarihi yapılar arasında yer alır.Direcția Monumentelor Istorice a efectuat în anul 1962 o serie de reparații capitale.
Sunaklar, mimari açıdan da önemli yapılardır.Scările sunt elemente arhitecturale ale construcțiilor.
Bununla birlikte çoğu açıdan ipv6 ipv4 ün genişletilmişidir.Versiunea de standard folosită în majoritatea cazurilor este IPv4.
Bu açıdan katılımcı grupların şartlarını göz önüne almaktadır.În cadrul acesteia, judecătorii pot adresa întrebări reprezentanților părților.
Erkek ve kadınlar birçok açıdan tamamen farklıdırlar.Bărbații și femeile sunt diferiți din mai multe puncte de vedere.
Soruna daha farklı bir açıdan yaklaşalım.Să abordăm problema dintr-un unghi diferit.
Soruna başka bir açıdan yaklaşmaya karar verdim.M-am decis să abordez problema dintr-un alt unghi.
Yanlı yorumlama yalnızca duygusal açıdan önemli konularla sınırlı değildir.A torzított interpretáció nem korlátozódik az emocionálisan jelentős témákra.
Onun gibi, hem fiziksel hem de diplomatik açıdan kuvvetliydi.Hasonlóan hozzá szintén erős egyéniség volt, úgy fizikai, mint diplomáciai értelemben.
Danimarka 16. yüzyıl boyunca ekonomik açıdan hızla zenginleşmeye başladı.A 16. században Dánia meggazdagodott.
Termopylae Geçidi, taktik açıdan Grek savaş tarzı yönünden ideal bir durum sunmaktadır.A Thermopülai-szoros taktikailag is kiváló hely a görög harcászati módnak.
Ayaklanma bu açıdan başarılı oldu.Ezzel a felkelés győzedelmeskedett.
Ben inanıyorum ki gerçek komedi acıdan doğar''.Az igazi szenvedés a léleké.”
Sinop tarihi açıdan önemli bir yerdir.Poletnica tornya történelmi jelentőségű hely.
Sinek kuşlarının uçuş şekilleri aerodinamik açıdan ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir.Madarak viselkedését vizsgálták űrkörülmények között.
Tarihi ve ekonomik açıdan önemli bir yerleşimdir.Történelmi és kulturális szempontból jelentős város.
Finlandiya'nın ekonomik gelişimi, ihracata yönelik Asya ülkeleri ile birçok açıdan paylaşımlıydı.A gazdaság fejlődése több hasonló vonást mutatott az exportorientált ázsiai országokéval.
Beyşehir bu açıdan oldukça şanslı bir konuma sahiptir.Frigyes aznap elképesztően szerencsés volt.
Ama sonuçta psikolojinin her açıdan üzerinde durması gereken bir konu olduğu düşünülmelidir.Azaz a pszichológiának el kell vetnie minden, tudatra történő hivatkozását.
Klinikopatolojik açıdan bu olay son derece önemlidir.Ennek gyógyászati szempontból nagy jelentősége van.
Döneminde Olimpiyat Oyunları büyük TV ve sponsorluk anlaşmaları ile finansal açıdan kuvvetli hale geldi.Samaranch az olimpiai játékokat gazdaságossá tette a televíziós jogdíjakból és a szponzori pénzekből.
Endonezya, sayısal açıdan dünyanın en fazla Müslüman nüfusa sahip ülkesidir.Az egyetlen ország a világon, amelynek ibádi muszlim többségű a lakossága.
Özellikle ilçenin güneyindeki Çangal Ormanları biyolojik açıdan çok zengindir.A Bwindi Áthatolhatatlan Erdő biológiailag nagyon gazdag.
Siyasi açıdan aktif olmasalar da oluşturdukları küçük müstakil krallıklar vardır.Kisvárosokban élő földművesek voltak, politikailag kis királyságokat alkottak.
Ülke idari açıdan üç bölgeye ayrılmış konumdadır.A földeket jogi szempontból három kategóriába sorolták.
Buna ek olarak bölgede başka lehçeler de konuşulmaktadır ancak bunlar resmî açıdan tanınmamıştır.Ebbe az ágba kerülnek nem hivatalos javítások is ezért ez hivatalosan nem támogatott.
Buna göre komşu yerli halklarla iyi ilişkiler sürdürmek hem ticaret hem de siyasi açıdan avantajlıydı.Az újság működtetése közben sikeres kapcsolatokat teremtett, mind a politika, mind a kereskedelem területén.
Her açıdan yeni bir dönemdi bu.Ez utóbbi minden irányban foroghat.
Ama "Olanları daha artistik bir açıdan görmek istiyorum" diyor.Szó szerint: „Némely dolgok a cselekvésben mutatkozik meg igazán”.
Taktik için ise; "Taktik açıdan devrim yapacak değilim.Nincs időm ilyen ostobaságokra.” „Én orvos vagyok, nem forradalmár.”
Tarihi açıdan, nükleer kuvveti görüngüsel olarak tanımlama görevi zorlu değildi.Sajnos a tapasztalatok szerint e barátságos légkör nem szükségszerűen termelékeny.
Albüm hakkındaki eleştiriler çok iyi olmasa da, albüm ticari açıdan oldukça başarılıydı.Annak ellenére, hogy a kritikusok pozitívan fogadták, az album kereskedelmileg sikertelen volt.
Omo Nehir havzası jeolojik ve arkeolojik açıdan da önemlidir.Omon jokialue on merkittävä sekä geologisesti että arkeologisesti.
Sen üzülme, acıdan bu sözlerim.Älä menehdy surusta se oli välttämätöntä.
Her şey farklı bir açıdan görünüyordu.Se näyttää erilaiselta joka sivultaan.
Buna rağmen siyasi açıdan bölge tamamen Doğu Avrupa'nın hissesi olarak tanınmaktadır.Kauhukseen he tajuavat sen olevan Itä-Eurooppaa.
Lezzetli eti ticari açıdan değerlidir.Laji on kaupallisesti merkittävä.
20. yüzyılda politik açıdan önemli bir dil olan Rusça, Birleşmiş Milletler'in altı resmi dilinden biridir.Venäjän kieli on yksi Yhdistyneiden kansakuntien kuudesta virallisesta kielestä.
Malezya, ekonomik açıdan kendi kendine yeterlidir.Malesia on energiantuotannossaan lähes omavarainen.
ONUR HAMZAOĞLU’NA ^ ETİK AÇIDAN HAMZAOĞLU OLAYIMerikaarto Vähänkyrön kirkonkylä Tervajoki liittyvää
Bu açıdan Avrupa’da da az bulunan örneklerden biridir.Se on yksi harvoista pyramideista Euroopassa.
Taktik açıdan harekat çok başarılı oldu.Taktiikkaa käyttäen saavutettiin alkuun menestystä.
Salinger'ın savaşta yaşadıkları, duygusal açıdan yazarı etkiledi.Salingerin sotakokemukset vaikuttivat häneen henkisesti.
Bu, gerek moral gerekse siyasal açıdan doğrudur.Poliittiset hyveet ovat hyve-etiikan mukaisia poliittisen pakkovallan käytössä vaadittavia hyveitä.
Geçmişiyle ilgili Monteith, "Birçok açıdan çok şanslıyım.Rosenbaum arvioi sen olevan "monessa suhteessa paras".
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.Mitään vakavia yhteenottoja miesten välillä ei kuitenkaan sattunut.
Başarı çizgisini iki açıdan değerlendirmek istiyorum.Kirjoittaminen kännykällä onnistuu kahdella tavalla.
Madde Dört. -Arılık vaazı, kamusal açıdan doğaya aykırılığa kışkırtmadır.Kaukinen, Miika: Rahamies kumartaa keskeneräisyydelle luonnostaan.
Darreh Deh köyü bu açıdan önemli bir bölgedir.Hari Rud) tärkeänä alueena.