Ana içeriğe geç
Sözlük

o açıdan ile cümle

o açıdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ligeia ile Rowena estetik açıdan birbirinin zıttıdır.Ligeja i Rowena to estetyczne przeciwieństwa.
Devlet başkanının siyasal açıdan sorumluluğu bulunmamaktadır.Prezydent nie jest politycznie odpowiedzialny przed nikim.
Omo Nehir havzası jeolojik ve arkeolojik açıdan da önemlidir.Basen rzeki Omo jest niezwykle ważny ze względów antropologiczno-archeologicznych, jak i geologicznych.
Bu açıdan bir rekor sahibidir.Jest pod tym względem rekordzistą.
Her açıdan yeni bir dönemdi bu.W każdej epoce następuje nowa kreacja.
Morfolojik ve ekolojik açıdan oldukça muhafazakâr bir cinstir.Grupa różnorodna morfologicznie i ekologicznie.
Bu açıdan Avrupa’da da az bulunan örneklerden biridir.Uchodzi za jedną z nielicznych tego typu placówek w Europie.
Guyana idari açıdan on bölgeye ayrılmıştır.Gujana dzieli się na 10 regionów.
Bu açıdan dünyanın en iyilerinden biri arasında yer almıştır.Powierzamy ci jedno z naszych najlepszych źródeł.
Koanlar sıklıkla paradoksal ya da dilbilimsel açıdan anlamsız görünür.Zawiera dużo paradoksalnych, nielogicznych lub zabawnych w jakiś inny sposób zdań.
Bu açıdan nehir önemli bir role sahiptir.Dużą rolę odgrywała rzeka.
Amik I ise mimari açıdan oldukça fakir bulunmaktadır.Jest przecież tylko ubogim wygnańcem.
Heteroseksüellik veya karşıcinsellik, cinsel ya da duygusal açıdan karşı cinse ilgi duyma durumudur.Jaką postać powinna przyjąć pederastia, czystą czy seksualną?
Beyşehir bu açıdan oldukça şanslı bir konuma sahiptir.Samiec w tym okresie ma bardzo jaskrawe ubarwienie.
Ülke idari açıdan üç bölgeye ayrılmış konumdadır.Państwo de facto rozpadło się na trzy strefy wpływów.
Fıkhî açıdan Sünni mezhepler dört tanedir.Podstawki maczugowate, 4-zarodnikowe.
Siyasi açıdan en üst önemde olan Temsilciler Meclisi'nden farklı olarak, haftada yalnızca bir defa toplanır.W przeciwieństwie do podobnych izb z innych krajów Eerste Kamer obraduje tylko raz w tygodniu.
Dolayısıyla rekreasyonel açıdan olta balıkçılığına kaynak olmuştur.Rekreacyjnie uprawia wędkarstwo.
Bu açıdan bağlam, iletişimde çok önemli bir yere sahiptir.Zajmuje bardzo ważne miejsce ze względu na komunikację.
Yanlı yorumlama yalnızca duygusal açıdan önemli konularla sınırlı değildir.Wymogi formalne także i tutaj w żaden sposób nie ograniczały wyrazistych emocji.
Fransa, etnik açıdan geniş çeşitlilik gösteren bir ülkedir.Kenia jest bardzo zróżnicowanym krajem pod względem etnicznym.
Bu konuşmada İsa'nın hangi açıdan "Yahudilerin kralı" olduğu konu edinir.Namiestnik pytał Jezusa głównie o to, czy uważa się za „Króla żydowskiego”.
Tıbbi açıdan fazla bilinmemektedir.Było to niewytłumaczalne z medycznego punktu widzenia.
Sahra bölgesi coğrafi açıdan çoğunlukla çölden oluşmaktadır.Region Adrar w przeważającej części zajmuje pustynia Sahara.
Dar açıdan istihsân kıyasın bir kısmıdır.Stosunek jest częścią proporcji.
Encyclopédie birkaç açıdan yenilikçi bir ansiklopedi olmuştur.Encyklopedia stanowiła swoistego rodzaju novum.
Ayrıca ticari açıdan gelişmeye müsaitti.Kształcił się także w kierunku handlowym.
Bu sayede yüksek oranlı uçuşlar için ekonomik açıdan masraf azalması sağlar.Przypuszczalnie służy to zmniejszeniu kosztów energetycznych lotu.
Sosyolojik ve ekonomik açıdan da bu konu önemlidir.Obok koncepcji programowej, ważny jest również aspekt społeczno–gospodarczy.
Bu bir açıdan kariyerinin başlangıcı olurken bir açıdan da sonu olmuştur.Na tym jednak jej kariera sportowa w zasadzie zakończyła się.
Bu açıdan Zeybek kültürünün de önemli alanlarındandır.Stąd każda kultura jest równie dobra.
Gemi'de teknolojik açıdan en gelişmiş sismik ve navigasyon sistemleri kullanılmaktadır.Na statku zastosowano najnowocześniejsze technologie do badań biologii mórz.
Bu dönemin özelliği heterojenliğidir; ne metodolojik, politik ne de entelektüel açıdan fikir birliği görülür.Oczywiście – tak jak już wspomniałem – nie była to kolaboracja ideologiczna tylko polityczna, taktyczna.
Bu farklılık adaya benzersiz ve zengin bir ortam oluşturmuş, biyolojik açıdan çeşitliliğe yol açmıştır.Dzięki nieingerowaniu człowieka przyroda stworzyła bardzo zróżnicowane i bogate środowisko.
Naboo jeolojik açıdan eşsiz bir dünyadır.Nahanni ma unikalną historię geologiczną.
Madeni ve tarımsal açıdan iyi bir yerdir.Miasto wypada korzystnie pod względem demograficznym i socjalnym.
63 yılında yapılan bu barış antlaşması, siyasi açıdan Nero için çok önemli bir zaferdi.Detta fredsavtal av år 63 sågs som en avsevärd politisk seger för Nero.
Batman Başlıyor finansal ve eleştirel açıdan başarılı oldu.Batman Begins var både kritiskt och kommersiellt framgångsrik.
Devlet başkanının siyasal açıdan sorumluluğu bulunmamaktadır.Presidenten förväntas hålla sig utanför politiken.
Bu açıdan Avrupa’da da az bulunan örneklerden biridir.I Europa finns fortfarande bara ett fåtal.
Hem maddi hem manevi açıdan.Detta både fysiskt och mentalt.
Yeni doğmuş olan bir bebek her açıdan anne ve babasına muhtaçtır.Ibland blir de nyfödda ungarna uppätna av sin far eller mor.
Vadisi arkeolojik açıdan zengindir.Området är rikt på arkeologiska lämningar.
Ancak hukuk kuralları ahlak kurallarından birkaç açıdan tümüyle farklıdır.Ordenssällskap skiljer sig helt från det allmänna föreningslivet på flera sätt.
“Bunun yanı sıra, tabii ki teorik çalışmalar da bağlamsal açıdan tartışılarak yürütülecektir.”I teorin fungerar kommunismen också, i teorin".
20. yüzyılda politik açıdan önemli bir dil olan Rusça, Birleşmiş Milletler'in altı resmi dilinden biridir.Ryska är ett av de sex officiella språken i FN.
Erigone acıdan ne yapacağını şaşırır.Predatorisk dödsångest uppkommer av rädslan att bli skadad.
Aslında bu iki açıdan da yanlıştır.Men båda dessa uppfattningar är felaktiga.
Zaten John'un ailesi de müzikal açıdan belli mevkilere sahiptiler.Även på faderns sida fanns musikaliskt och konstnärligt påbrå.
Bu açıdan günümüz arkeolojisi bu yığma dolguya çok şey borçludur.Vår generation står i stor tacksamhetsskuld för vad som här uträttats.
Herkes bunun bir son bulmasını ister ve bu açıdan Sağ Kalan Çocuk Harry Potter'a güvenirler.Många personer svävar i livsfara och ingen går säker någonstans, allra minst Harry Potter.
Bir Başka Açıdan İngiltere.För andra betydelser, se Ingleton.
Bales çizelgesi, hem psikolojik açıdan, hem de matematik açıdan tahlil edilmiştir.Transsexualism har föreslagits ha både psykologiska och biologiska orsaker.
Bu açıdan, bir nesneye ait kırmızılık özelliği bir soyutlamadır.Ett rött skynke. – Något som väcker stark irritation.
Ada sismik açıdan aktif bir bölgede bulunmaktadır.Staden ligger i ett område som är väldigt seismologiskt aktivt.
Bu sayede yüksek oranlı uçuşlar için ekonomik açıdan masraf azalması sağlar.Fokus ligger nu på att erbjuda lågprisflygturer.
Sen üzülme, acıdan bu sözlerim.Ej att förväxla med Ordsök.
Bu açıdan uçak motorlarında dizel yakıt kullanılamamaktadır.I dieselmotorer används aldrig förgasare.
Orijinal kadronun çıktığı Alive/Worldwide turnesi ticari açıdan başarılı oldu.В результататі тур Alive/Worldwide Tour став комерційно надуспішним.
Yanlı yorumlama yalnızca duygusal açıdan önemli konularla sınırlı değildir.Упереджена інтерпретація не обмежується емоційно важливими темами.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod