Ana içeriğe geç
Sözlük

o açıdan ile cümle

o açıdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Müzikal açıdan da sürekli çalıştığım üç kişiyle çalışıyorum," dedi.Musicalmente, trabalhei com os três mesmos caras."
Fosilleri bol olduğu için jeolojik ve bilimsel açıdan önemlidir.Por causa de sua abundância de fósseis, tem importância geológica e científica significativa.
Yanlı yorumlama yalnızca duygusal açıdan önemli konularla sınırlı değildir.A interpretação tendenciosa não está restrita a assuntos de significância emocional.
Bu renksiz nemli katı ticari açıdan önemli bir mangan (II) tuzudur.Este sólido incolor e deliquescente é um sal de manganês (II) comercialmente significativo.
IC 167 gibi bazı cisimler, başka bir açıdan bakıldığında sıradan sarmal galaksilerdir.Alguns objetos, como IC 167, são simplesmente galáxias espirais normais vistas de um ângulo incomum.
Film ticari açıdan başarılı değildi, fakat Hepburn'ün performansına dair eleştiriler olumluydu.O filme não foi bem sucedido comercialmente, mas os comentários para Hepburn foram bons.
Bu açıdan uygulamalı matematiğe benzer.Esta aproximação é semelhante a dada a matemática aplicada.
Bu açıdan da bu dönem önem taşır.Historicamente essa data parece fazer sentido.
Müzikal açıdan albüm 1970'lerin glam rock müzisyenleri David Bowie ve Queen'den esintiler taşımaktadır.O álbum atraiu influências de músicos de glam rock do final dos anos 1970 como David Bowie e a banda Queen.
Gremlinler finansal açıdan başarılı oldu.Economicamente, os puritanos foram bem-sucedidos.
Uzmanlık alanı uygulamalı etik olup etik sorunlara seküler ve yararcı bir açıdan yaklaşır.Atua na área de ética prática, tratando questões de Ética de uma perspectiva utilitarista.
Optik açıdan, Hubble, çoğu büyük profesyonel teleskop gibi, Ritchey-Chrétien tasarımına sahiptir.Opticamente o Hubble é um refletor tipo Cassegrain com um projeto Ritchey-Chrétien.
Cinsin diğer türleri gibi bu da morfolojik ve ekolojik açıdan oldukça muhafazakâr bir türdür.É, dentro das coníferas, o grupo mais diverso morfologica e ecologicamente.
Yine farklı gruplarda, diğer yüzgeçlerde görülen yapısal değişiklikler, sistematik açıdan önem taşır.Para a generalização a outros projetos, variam-se esses mesmos fatores sistematicamente.
Bu açıdan bakıldığında da Jüpiter bir pulsara benzerlik göstermektedir.Neste caso, Júpiter também age de modo similar a um pulsar.
Sosyal açıdan çok sessizdi, ve her zaman etrafındaki kişilere dikkat ederdi.Solitário, estava sempre isolado mas atento ao que se passava à sua volta.
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.Não há uma briga de verdade nesse.
20. yüzyılda politik açıdan önemli bir dil olan Rusça, Birleşmiş Milletler'in altı resmi dilinden biridir.O "chinês" - na prática, o mandarim padrão - é uma das seis línguas oficiais das Nações Unidas.
Her şey farklı bir açıdan görünüyordu.Outras tinham aparência muito diferente.
Stilistik açıdan da çok farklılıklar gösterirler.Do mesmo modo diferem as características estilísticas.
Bu açıdan Buşido Orta Çağ Avrupa'sındaki şövalyelik kurallarına benzemektedir.A condição dos Sipahis se assemelha a dos Cavaleiros da Europa medieval.
Sosyolojik ve ekonomik açıdan da bu konu önemlidir.Neste sentido o projeto é primeiramente socioeconómico.
Her açıdan Voltaire'in dini dogmatizme karşı olduğu aşikardır.O conceito de Zetética opõe-se ao de Dogmática.
Ticari açıdan başarı kazanan kitap, dönemim eleştirmenlerini tatmin etmedi.Grande sucesso de público à época da publicação, o livro não foi bem visto pela crítica.
Şair, bu açıdan fahişeler ve ressamların yakın olduğunu düşünüyordu.Neste período, a pintura de paisagem e a mistura de pintura e de poema eram muito populares.
PYK'nın üstlendiği rol tarihi açıdan çeşitlenmiş ve evrim geçirmiştir.Historicamente, o papel do CPP tem variado e evoluído.
Eğer çocuk aniden ve şiddetli ağlarsa yetişkinler ağlamanın acıdan kaynaklandığını düşünürler.Quando ameaçados ou perturbados, os adultos fingem-se de mortos.
Bu açıdan tanrının kökeni sırf yunan uygarlığında aranmamalıdır.Em suma, a soberania de Deus conforma apenas na natureza.
Herakles her açıdan üstün bir eğitim görmüştür.Halo faz contratos inteligentes de qualquer tipo.
Teorinin geometrik açıdan basitliği ikna ediciydi ve bilim adamlarının çoğu izafiyeti 1911’de kabul etti.Mas a maioria queria ilustrações a cores o que, por volta de 1900, era popular e financeiramente acessível".
Namibya'nın var olan 14 idari bölgesinin yanı sıra, Namibya çoğu zaman coğrafi açıdan da ayrılmaktadır.Presente em 14 estados brasileiros, além da Venezuela, a Eucatur atende linhas de grandes distâncias.
Omo Nehir havzası jeolojik ve arkeolojik açıdan da önemlidir.Het stroomgebied is ook belangrijk in geologisch en archeologisch opzicht.
İslâm'da büyük günâhlar (kebâir) dini açıdan büyük ve temel kötü, uygunsuz davranışlara verilen isimdir.Daarnaast gaat het over de heerlijke beloning of de verschrikkelijke bestraffing op de Laatste Dag.
Bu konserler finansal açıdan da başarılı olmuştur.De Spelen waren financieel gezien wel een succes.
Birinci sezonun sonlarında Alex ve Joey, Alex'in eşinden ayrılma sürecinde duygusal açıdan yakınlaşırlar.Tegen het einde van seizoen 1 hebben Alex en Joey een 1 night stand, nadat Alex gaat scheiden van haar man.
Guyana idari açıdan on bölgeye ayrılmıştır.Guyana is ingedeeld in tien regio's.
Aslında bu iki açıdan da yanlıştır.Eigenlijk zijn beide namen dus verkeerd.
Kral, babasına göre, hem fiziksel hem de duygusal açıdan daha fazla enerjiye sahipti.Nochtans was hij een energieker koning dan zijn vader, zowel mentaal als fysiek.
Rahibe Angelica bu açıdan harap olmuştur; hemen vesikayı imzalar ve ağlayarak yere yığılır.Zuster Angelica, total geruïneerd, tekent het document en stort ineen.
Bilimsel açıdan daha doğru olan sözcük lipit sözcüğüdür.Een verwante wetenschappelijk correctere term is relict.
Yanlı yorumlama yalnızca duygusal açıdan önemli konularla sınırlı değildir.Uiteraard zullen de hetaeren zich niet enkel tot intellectueel hoogstaande gesprekken hebben beperkt.
Bu açıdan nehir önemli bir role sahiptir.Vanaf dit punt heeft de rivier een aanzienlijke breedte.
Bu açıdan bir rekor sahibidir.Ze is hiermee recordhoudster.
Korfun etrafında 360 derecelik açıdan atış yapma olanağı vardır.Op het spoor kan een kanon 360 graden ronddraaien.
Ada sismik açıdan aktif bir bölgede bulunmaktadır.De stad ligt in een sterk seismisch actieve zone.
Bernard van Gogh'u sanatsal açıdan farklı yönlerden etkilemiştir.Bernard van Merode nam op politiek gebied een dubbelzinnige positie in.
Ben inanıyorum ki gerçek komedi acıdan doğar''.De oorzaak zit in onlustgevoelens.”
Filmleri çoğunlukla ilerici ve toplumsal açıdan eleştirel temalar içermektedir.Veel van deze films bevatten ook futuristische en maatschappijkritische elementen.
Bu açıdan akla yatkın görünmektedir.Ik vind dat het echt fenomenaal klinkt.
Telefonları teknik açıdan yenilikçi değildi.Technisch waren er geen vernieuwingen.
Dinsel açıdan halkın durumu nedir?Wat is visueel acceptabel in de publieke ruimte?
Ancak, bu giriş siyasal açıdan önemli sorunlar da çıkarmamış değildir.Dit initiatief kwam echter door politieke naijver niet van de grond.
Farklı bölgelerde yetişen bu bitkilerin anatomik açıdan farklı olmaktadır.De verspreidingsgebieden van beide soorten overlappen elkaar in Anatolië.
Bu açıdan boğulma riskini sıfıra indirerek çocuklar için güvenli bir oyun ortamı oluşturur.Hierdoor werd het risico op inbraak verkleind en ontstond er een veilige speelplek voor kleine kinderen.
Oyuncular gemilere istedikleri açıdan ateş açabiliyorlar.De boogschutters kunnen de olie in brand schieten.
Gremlinler finansal açıdan başarılı oldu.De Kroniek was financieel geen succes.
Diğer Fin halklar kültürel, ekonomik ve siyasi açıdan daha az organize bir seviyedeydi.Daar komt bij dat de Hettieten behoorlijk tolerant waren in politiek, sociaal en cultureel opzicht.
Film ticari ve sanatsal açıdan büyük başarı yakalamıştır.De film werd een redelijk commercieel en artistiek succes.
"Galiba albümdeki şarkıların çoğu birçok açıdan otobiyografik.Enkele liedjes op het album zijn bovendien autobiografisch.
Erigone acıdan ne yapacağını şaşırır.De lezer moet opschrikken uit zijn zelfgenoegzame dommel.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod