Ana içeriğe geç
Sözlük

o açıdan ile cümle

o açıdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Guyana idari açıdan on bölgeye ayrılmıştır.Гайана подразделяется на 10 регионов.
Film ticari açıdan başarılı değildi, fakat Hepburn'ün performansına dair eleştiriler olumluydu.Картина не была коммерчески успешной, но отзывы у Хепбёрн были хорошие.
İkinci açıdan ise bu bir yargıç kararının temyiz yoluyla geri çevirilmesini imkansızlaştırır.В этот момент голос судьи возвращает её к действительности.
Aslında bu iki açıdan da yanlıştır.Но он ошибся в обоих направлениях.
Fransa, etnik açıdan geniş çeşitlilik gösteren bir ülkedir.Канада — очень разнообразная страна с этнической точки зрения.
Hulk mali ve eleştirel açıdan umulan başarıyı sağlayamadı.Beyond Good & Evil не пользовалась коммерческим успехом.
Diğer açıdan bu son derece mantıklı bir açıklamadır.Но всему этому есть вполне логичное объяснение.
Bu açıdan akla yatkın görünmektedir.Конечно, со стороны это может показаться безумием.
Ayrılığın sebebi olarak ise, grup üyeleriyle müzikal açıdan yaşadığı anlaşmazlıkları gösterilmiştir.Его уход был спровоцирован разногласиями между музыкантами в плане музыкального направления в группе.
Devlet başkanının siyasal açıdan sorumluluğu bulunmamaktadır.Президент не несет ответственности за свои официальные действия.
Güneydoğu Asya'nın en hızlı gelişen ve ekonomik açıdan en dinamik şehirlerdendir.Один из наиболее быстрорастущих (в том числе экономически) городов Юго-Восточной Азии.
Bu açıdan genlik modülatörü, sinyal çarpıcı devre olarak görülebilir.Человеческий мозг в состоянии интерпретировать эти импульсы как зрительные сигналы.
Dini açıdan kentte Paganlar, Mani dini'ne inananlar ve İslam'ı kabul edenler çoğunluktaydı.Религия — ислам, большинство верующих сунниты (часть — ваххабиты), в прибрежных районах есть шииты.
Hem maddi hem manevi açıdan.Как в физическом, так и в духовном плане.
Vadisi arkeolojik açıdan zengindir.Район богат археологическими памятниками.
Bu nedenle ekonomik açıdan gelişebilecek bir noktada bulnumaktaydı.Развил идею оптимальности в экономике.
Prof. Omeljan Pritsak, meseleyi daha başka açıdan ele alarak izah etmiştir.Ван Слайк обратил внимание на эту проблему, подойдя к самой сути процесса.
Müzikal açıdan şarkı New York diskolarından bir tema taşır.В голосе певца явственно ощущается подражание нью-йоркскому акценту.
Film, finansal açıdan 2011'in en çok izlenen filmi olmuştur.Картина была признана самым жутким фильмом 2011 года.
Başarı çizgisini iki açıdan değerlendirmek istiyorum.Успешная реализация оценивается в 2 очка.
Vakıf, sadece toplumsal açıdan yararlı bir amac taşır ve kar amacı gütmeyen bir kuruluştur.Фонд преследует исключительно общественно-полезные цели и является некоммерческой организацией.
"İdari ve Sosyal Açıdan Karakeçili Aşiretleri ve Yerleşmeleri".Они живут в своего рода эмоциональном и социальном пятне…».
Ayaklanma bu açıdan başarılı oldu.Мятеж на этом этапе увенчался полным успехом.
Bu açıdan sembolün Kelt uygarlığından daha eski olduğu söylenebilir.Мелодия была основана на ещё более старинном народном мотиве.
Sekiz açıdan tasarlanmıştır.Построено не менее восьми.
Bu sayede yüksek oranlı uçuşlar için ekonomik açıdan masraf azalması sağlar.Также они легко переносят перегрузки по расходу воздуха.
1968 öğrenci hareketleri bu açıdan belirleyici olmuştur.Студенческие движения 1968-го внесли свою лепту в формирование группировки.
Bu açıdan DKIM, uçtan uca dijital imzalardan farklıdır.В этом смысле они не отличаются от большинства телекомунникационных вышек.
Her şey farklı bir açıdan görünüyordu.Все они звучали совершенно по-разному.
Kasap filmi Avustralya'da mali ve eleştirel açıdan başarılı oldu.نجح فيلم الجزار في أستراليا ماليا ونقديا.
Şair, ayrıca ilk önsözü birçok açıdan gözden geçirip, 1945'teki şiir anlayışına yaklaştırmaya çalıştı.كما أن الشاعر قد قام بمراجعة المقدمة الأولى من عدة زوايا وفي عام 1945 كان قد سعى إلى تقريب الشعر إلى مفهومه .
Final sahnesinde Fred de Lizzie'ye babasıyla benzer bir açıdan yaklaşır.في المشهد الأخير اقترب Fred ووالده من ليزى من زاوية مماثلة .
Bu filmlerin her biri kendinden bir önce gelen filmden finansal ve teknik açıdan daha başarılı oldu.كان كل فيلم منها أكثر نجاحا من سابقه ماليا وأكثر إنجازا تقنيا.
2008 yılına gelindiğinde kulüp mali açıdan tehlikeli bir konumdaydı.بحلول عام 2008، كان النادي في موقف حرج ماليأ.
Siyasi açıdan en üst önemde olan Temsilciler Meclisi'nden farklı olarak, haftada yalnızca bir defa toplanır.على عكس مجلس النواب سياسيا أكثر أهمية من النواب، تجتمع يوم واحد فقط في الأسبوع.
Acıdan deliye dönmüştur ve elinde bulunan zehri içmeye başlar.'السموم: إذا شرب بالخل ينفع من السموم كلها.'
Ticari açıdan albüm kısa sürede Billboard 200 listesinde on yedi numaraya yükseldi.ومن الناحية التجارية فقد حصل الألبوم في وقت قصير على سبعة عشر نقطة في قائمة Billboard 200.
Yanlı yorumlama yalnızca duygusal açıdan önemli konularla sınırlı değildir.لا ينحصر التفسير الانحيازي في الموضوعات الهامَّة عاطفيًا.
Turistlik açıdan çok güzel bir yerdir.وتعتبر منطقة سياحية جميلة.
Guyana idari açıdan on bölgeye ayrılmıştır.تنقسم غيانا إلى 10 أقاليم.
Güneydoğu Asya'nın en hızlı gelişen ve ekonomik açıdan en dinamik şehirlerdendir.تعتبر بانكوك واحدة من أسرع مدن جنوب شرق آسيا نمواً ونشطاً اقتصادياً.
İnsan iradesinin ahlaki açıdan iyiye yönelmesi de erdem olarak nitelendirilmiştir.ومعنى الإيمان بهما هو: الاعتقاد بأن ما يصيب الإنسان من خير أو شر واقع حسب تقدير الله تعالى وعلمه.
Bu açıdan put tanımları, putperestlik tanımlarını anlamada önemlidir.خاتمة ومن المهم معرفة طبقات الرواة.
Kendini biseksüel olarak tanımlayan bir kişi, örneğin, cinsel açıdan bir cinsi diğerine tercih edebilir.الشخص الذي يُعرّف نفسه على أنه مزدوج الميول الجنسي، على سبيل المثال، قد يفضل جنسياً أحد الجنسين على الآخر.
Psikolojik açıdan bakıldığında köktendincilik belirsiz bir dünyada insanlara kesinlikler sunabilmektedir.ففي حالة الرؤية مثلا تثير الإشارات الأتية من العين مواقعا محددة في مكان لم يستطيع الإنسان في التوصل له.
Bir Başka Açıdan İngiltere.الطريقة البرهانية في إنجلترا.
Bu açıdan sistem yaklaşımı ile aralarında önemli bakış açısı farklılığı söz konusudur.وثانيا، التمايز القائم بينهما، على صعيد المنهج.
Ana madde: Tokyo Tokyo, Japonya'nın en kalabalık ve ekonomik açıdan en önemli şehridir.تعد العاصمة طوكيو، بلا شك، المدينة الأهم في اليابان.
Bu kitap yirmi yıldan fazla bir süre dilbilimsel açıdan kaynak olarak gösterildi.إلا أن القصة لم تظهر في شكل كتاب لأكثر من عشرين عاما.
Kümbetin başka bir açıdan görünümü.ابن خلدون من منظور آخر.
Bu konserler finansal açıdan da başarılı olmuştur.وقد حقق المتحف نجاحا ماليا مختلطا.
Koanlar sıklıkla paradoksal ya da dilbilimsel açıdan anlamsız görünür.غير متوافقة فيما بينها لا من الناحية الفنيًة ولا من الناحية اللغويّة.
Farklı yorumlama usulleri disiplinler arası bir açıdan da meydana gelmektedir.ويتم تغطية الخلافات المنطقية على أساس مذهبي.
Ahit, tarihi açıdan birçok alanda etki sahibi olmuştur.كان هذا التحالف تاريخياً في العديد من الجوانب.
Janković, sakatlığının verdiği acıdan dolayı finalde Anna Chakvetadze'ye karşı kaybetti.عانت يانكوفيتش من جرح في وتر الركبة، وخسرت النهائي أمام آنا شاكفيتادزا.
Vadinin ekonomik açıdan kullanımı için çalışmalar yapılmaktadır.وتُستخدم أيضًا الطوب الأسمنتيّة لأسباب اقتصاديّة.
Film ticari açıdan başarılı değildi, fakat Hepburn'ün performansına dair eleştiriler olumluydu.لم ينجح الفيلم تجاريًا، ولكن هيبورن نفسها تلقت إشادة جيدة.
Kalıtsal açıdan diğer pars alttürlerinden oldukça farklıdır.بل أحيانا يصبح من الصعب تمييزها عن غيرها من أسماك القرش الكبيرة.
Uzmanlık alanı uygulamalı etik olup etik sorunlara seküler ve yararcı bir açıdan yaklaşır.يعمل بتخصص في مجال الأخلاقيات التطبيقية ومقاربة المواضيع الأخلاقية من منظور علماني ونفعي.
Daha sonra Madonna, Hard Candy'deki şarkıların çoğunun pek çok açıdan otobiyografik olduğunu belirtti.Mais tarde, Madonna lembrou que a maioria das músicas de Hard Candy eram autobiográficas em muitos aspectos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod