Genellikle, bir tür tanımlar dizesinin mantıki açıdan devamını anlatmak için kullanılır.A veces, están dados un anillo concreto para escuchar para.
Bu açıdan Avrupa’da da az bulunan örneklerden biridir.Es uno de los pocos de estas características existentes en España.
Bu da ekonomik açıdan değer kazandırmaktadır.Además también es conveniente desde el punto de vista económico.
Rahibe Angelica bu açıdan harap olmuştur; hemen vesikayı imzalar ve ağlayarak yere yığılır.Sor Angélica, desolada, firma el documento y se desmaya, entre lágrimas.
Bu açıdan bir diğer dar görüştür.Nos da, en definitiva, otro punto de vista.
Stilistik açıdan da çok farklılıklar gösterirler.Sin embargo, exhibe características estilísticas parcialmente diferentes.
Turistlik açıdan çok güzel bir yerdir.Es un muy buen sitio turístico.
Bununla birlikte çoğu açıdan ipv6 ipv4 ün genişletilmişidir.En muchos aspectos, IPv6 es una extensión conservadora de IPv4.
Tezcan eserinde fonetik açıdan Avarların Moğollardan gelmiş olamayacağını da belirtmektedir.Sólo cabe hacer suposiciones por qué no aparece Wigberto en otras fuentes.
Taksonomik açıdan ilintili iki büyük geleneksel bölüm, botanik ve zoolojidir.Las dos disciplinas tradicionales orientadas a la taxonomía más importantes son la botánica y la zoología.
Aslında bu iki açıdan da yanlıştır.Ella estaría equivocada en ambos casos.
Çocuklar için kültürel ve tarihî açıdan hem eğitici hem de öğretici bir çizgi dizi olmuştur.La biblioteca organiza regularmente varios eventos culturales y educativos, ya sea para niños o adultos.
Madeni ve tarımsal açıdan iyi bir yerdir.Es una importante zona desde el punto de vista agrícola e hidrológico.
Bu nedenle ekonomik açıdan gelişebilecek bir noktada bulnumaktaydı.En la misma institución obtuvo un posgrado en desarrollo económico.
Her şey farklı bir açıdan görünüyordu.Todo eso significó un panorama diverso.
Bu bir açıdan da Handa’nın cezası olarak görülmektedir.Este caso viene dado por la expresión de Hanna.
Bu açıdan film bir bakıma Charles Chaplin'in 1936 tarihli Asri Zamanlar (Modern Times, 1936) filmini andırır.En esta cinta también se hace homenaje a la película Tiempos modernos (1936) de Charles Chaplin.
Kırım Savaşı Osmanlı Devleti mali açıdan zor durumunda bırakmıştı.La guerra cristera dejó una huella profunda en la vida pública mexicana.
20. yüzyılın sonlarına doğru, maden artık ekonomik açıdan çalıştırılabilir değildi.Pero no había escapatoria al hecho de que la mina ya no era económicamente viable.
Oyuncular gemilere istedikleri açıdan ateş açabiliyorlar.Los Landers pueden disparar proyectiles al jugador.
Kasap filmi Avustralya'da mali ve eleştirel açıdan başarılı oldu.El cine de Australia ha alcanzado éxito comercial y crítico.
Mali açıdan bağımsız oldu.Lui diventò finanziariamente indipendente.
Japonya'da, bu nedenle tarihi açıdan "yüzen balina" olarak bilinir.A causa di questo in Giappone era storicamente conosciuto come "balena galleggiante".
Siyasi açıdan en üst önemde olan Temsilciler Meclisi'nden farklı olarak, haftada yalnızca bir defa toplanır.A differenza della Tweede Kamer, politicamente più significativa, si riunisce solo una volta alla settimana.
Fiziksel ve ruhsal acıdan kaçınılmalıdır.Dovrebbe essere evitata la sofferenza fisica e psichica.
1964'te İsrail Başhahamlığı Bene Israel'in "her açıdan tam Yahudi" olduğunu belirtmiştir.Nel 1964 il Gran Rabbinato israeliano dichiarò che i Bene Israel sono "interamente ebrei in ogni rispetto".
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.In questa battaglia non vi furono grandi scontri.
Tevratsal açıdan, bu metin Sina Dağı'nda Tanrı tarafından Musa'ya verilen ikinci kanun kodlarıdır.Biblicamente, il testo è il secondo dei codici di legge dati a Mosè da Dio sul Monte Sinai.
Bu açıdan uygulamalı matematiğe benzer.Questo metodo è simile alle applicazioni della matematica applicata.
Bu açıdan bakıldığında gerçekten yaşamış birisi olup olmadığını bile sorgulayanlar bulunmaktadır.A questo punto c'è solo da domandarsi chi voleva veramente Moro vivo.
Turistlik açıdan çok güzel bir yerdir.È una località prettamente turistica.
Sanatsal açıdan ciddi görülmemişlerdir.Non erano considerati veri artisti.
Özellikle Zerdüştlük ve Maniheizme bu açıdan yaklaştı.Irritabilità, villania e scontrosità sono spesso presenti in quest'accezione.
Sen üzülme, acıdan bu sözlerim.Inutile descrivervi le mie sofferenze.
Bu açıdan yetenekli ve kurnaz olarak nitelendirilirdi.Lo ricordano come abile e rapido in campo.
İnsanları acıdan çıldırtır.Che si stiano trasformando in lupi mannari?
Oyuncular gemilere istedikleri açıdan ateş açabiliyorlar.I giocatori possono sparare con le loro armi mentre guidano.
Bu açıdan Fluxus, Dada ile yakından ilişkilendirilebilir.Stivali di Pegaso: Permettono a Link di spostarsi più velocemente.
Stilistik açıdan da çok farklılıklar gösterirler.Tuttavia, essa esibisce caratteristiche stilistiche parzialmente diverse.
Kümbetin başka bir açıdan görünümü.Una se stessa con un diverso punto di vista.
Ancak yine de bu eksiklik eserin tarihsel açıdan önemini azaltmaz.Ciò non sminuisce affatto la rilevanza storica del suo gesto.
Bu açıdan akla yatkın görünmektedir.La decisione appare cervellotica.
Dünyevi işlerle en az ilgilenen kişi, uhrevi açıdan en iyi, en çok imrenilen kişidir."Vincere se stessi, giorno dopo giorno, questo è il più importante e più incommensurabile eroismo».
Ben inanıyorum ki gerçek komedi acıdan doğar''.Il tono generale, tuttavia, è di scatenato divertimento."
Bu açıdan süfrajet kavramı, günümüzde yaygın olarak kullanılan önyargılı “feminist” kavramını karşılamaktadır.È una osservazione che dà senso al diffuso ‘trend genealogico’ in atto.
Darreh Deh köyü bu açıdan önemli bir bölgedir.Weybourne Camp era parte vitale di questa zona.
Etkinliklerde özgür ve siyasi açıdan bağımsızdır.Agire in modo autonomo e responsabile.
Bu açıdan müeyyidesi manevidir.Questa faccenda della colonizzazione è folle, ad ogni modo.
Bu açıdan DKIM, uçtan uca dijital imzalardan farklıdır.Il discorso interno è qualitativamente diverso da quello esterno.
Başka bir açıdan Hegel'e göre düşünce ve varlık özdeştirler aslında.Hegel invece congiunse l'essere e il pensiero in forma mediata.
Göstermiş olduğunuz belirtilerden dolayı tıbbi açıdan geçici olarak izolasyon altında olmanız gerekiyor.Вам необходимо временно находиться на самоизоляции из-за проявившихся у вас симптомов.
Sayısal açıdan en kötü durumda olan illerimiz ise Diyarbakır (375) ve Şırnak (383) gözükmektedir.Клянусь Аллахом, в чьей руке находится душа Мухаммада, моя умма разделится на 73 группы.
Bu açıdan köy, ova köyleri arasında yer alır.Душа стремится туда, за эти селения.
Daha sonra Madonna, Hard Candy'deki şarkıların çoğunun pek çok açıdan otobiyografik olduğunu belirtti.Позже Мадонна напомнила, что большинство песен на Hard Candy автобиографичны во многих отношениях.
Yanlı yorumlama yalnızca duygusal açıdan önemli konularla sınırlı değildir.Предвзятая интерпретация не ограничивается эмоционально важными темами.
İnsanları acıdan çıldırtır.От человека скорби до человека Воскресения.
Bu açıdan günümüz arkeolojisi bu yığma dolguya çok şey borçludur.Сегодняшний облик Касселя во многом обязан именно этому архитектору.
Müzikal açıdan da sürekli çalıştığım üç kişiyle çalışıyorum," dedi.Что касается музыки, я работала с теми же тремя парнями».
Bu açıdan hiçbir şekilde ciddi bir çatışmalar meydana gelmedi.После этого сражения практически не было серьёзных столкновений.
İsrail ekonomisi, teknolojik açıdan oldukça gelişmiş olan bir market ekonomisi.Экономика Израиля является рыночной, технологически развитой, со значительным участием государства.