Nuhun üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan üredi.Disse tre var Noahs sønner, og fra dem bredte menneskene sig ut over hele jorden.
Nuhun üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan üredi.Estes três foram os filhos de Noé; e destes foi povoada toda a terra.
Nuhun üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan üredi.Estos tres fueron los hijos de Noé, y a partir de ellos fue poblada toda la tierra
Nuhun üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan üredi.Ezek hárman a Noé fiai s ezektõl népesedék meg az egész föld.
Nuhun üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan üredi.Ketiga anak Nuh itu adalah nenek moyang semua orang di dunia
Nuhun üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan üredi.노아의 이 세 아들로 좇아 백성이 온 땅에 퍼지니라
Nuhun üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan üredi.Nämä kolme ovat Nooan pojat, ja heistä kaikki maan asukkaat polveutuvat.
Nuhun üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan üredi.Questi tre sono i figli di Noè e da questi fu popolata tutta la terra
Nuhun üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan üredi.Títo traja sú synovia Noachovi, a od týchto bola zaľudnená celá zem.
Nuhun üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan üredi.Ti trije so bili sinovi Noetovi, in od teh se je naselila vsa zemlja.
Nuhun üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan üredi.Ti tři jsou synové Noé, a ti se rozprostřeli po vší zemi.
Nuhun üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan üredi.Uit deze drie zonen van Noach zijn alle volken op aarde ontstaan.
Nuhun üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan üredi.Οι τρεις ουτοι ειναι οι υιοι του Νωε, και εκ τουτων διεσπαρησαν εις πασαν την γην.
Nuhun üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan üredi.Сии трое были сыновья Ноевы, и от них населилась вся земля.
Nuhun üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan üredi.Тия трима бяха Ноевите синове; и от тях се насели цялата земя.
Nuhun üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan üredi.שלשה אלה בני נח ומאלה נפצה כל הארץ׃
Nuhun üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan üredi.هؤلاء الثلاثة هم بنو نوح. ومن هؤلاء تشعبت كل الارض
Nuhun üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan üredi.這 是 挪 亞 的 三 個 兒 子 . 他 們 的 後 裔 分 散 在 全 地
Nuhun üç oğlu bunlardı. Yeryüzüne yayılan bütün insanlar onlardan üredi.這是 挪亞 的 三 個 兒子 . 他 們的 後裔 分散 在 全 地
RAB Nuha, ‹‹Bütün ailenle birlikte gemiye bin›› dedi, ‹‹Çünkü bu kuşak içinde yalnız seni doğru buldum.여호와께서 노아에게 이르시되 너와 네 온 집은 방주로 들어가라 네가 이 세대에 내 앞에서 의로움을 내가 보았음이니라
RAB Nuha, ‹‹Bütün ailenle birlikte gemiye bin›› dedi, ‹‹Çünkü bu kuşak içinde yalnız seni doğru buldum.ויאמר יהוה לנח בא אתה וכל ביתך אל התבה כי אתך ראיתי צדיק לפני בדור הזה׃
RAB Nuha, ‹‹Bütün ailenle birlikte gemiye bin›› dedi, ‹‹Çünkü bu kuşak içinde yalnız seni doğru buldum.وقال الرب لنوح ادخل انت وجميع بيتك الى الفلك. لاني اياك رأيت بارا لديّ في هذا الجيل.
RAB Nuha, ‹‹Bütün ailenle birlikte gemiye bin›› dedi, ‹‹Çünkü bu kuşak içinde yalnız seni doğru buldum.耶 和 華 對 挪 亞 說 、 你 和 你 的 全 家 都 要 進 入 方 舟 、 因 為 在 這 世 代 中 、 我 見 你 在 我 面 前 是 義 人
RAB Nuha, ‹‹Bütün ailenle birlikte gemiye bin›› dedi, ‹‹Çünkü bu kuşak içinde yalnız seni doğru buldum.耶和華 對 挪亞說 、 你 和 你 的 全 家 都 要 進入 方舟 、 因為 在 這世代 中 、 我 見 你 在 我 面前 是 義人
Sırf bu yüzden takma adım Nuh'un Salyangozu 'dur.C'est pour ça qu'on m'appelle "super escargot".
Sırf bu yüzden takma adım Nuh'un Salyangozu 'dur.Dat is waarom ik bekend ben als de "Super Slakken Ster"
Sırf bu yüzden takma adım Nuh'un Salyangozu 'dur.De aceea sunt poreclita Super Melc.
Sırf bu yüzden takma adım Nuh'un Salyangozu 'dur.Deswegen bin ich bekannt als "Super Snail Star"
Sırf bu yüzden takma adım Nuh'un Salyangozu 'dur.Det är därför mitt smeknamn är "Noah's snigel".
Sırf bu yüzden takma adım Nuh'un Salyangozu 'dur.E' per questo motivo che mi chiamano la " Super Lumaca Star"
Sırf bu yüzden takma adım Nuh'un Salyangozu 'dur.Karena itu saya disebut "Siput yang Hebat"
Sırf bu yüzden takma adım Nuh'un Salyangozu 'dur.그레서 제 별명이 노아의 달팽이예요.
Sırf bu yüzden takma adım Nuh'un Salyangozu 'dur.Preto mám aj prezývku "Noemov slimák."
Sırf bu yüzden takma adım Nuh'un Salyangozu 'dur.Vì thế mà mọi người gọi em là "Ngôi sao ốc sên siêu đẳng"
Sırf bu yüzden takma adım Nuh'un Salyangozu 'dur.Właśnie dlatego nazywają mnie "Ślimakiem Noego".
Sırf bu yüzden takma adım Nuh'un Salyangozu 'dur.Το παρατσούκλι μου είναι" Το σαλιγκάρι του Νώε".
Sırf bu yüzden takma adım Nuh'un Salyangozu 'dur.Затова и прякора ми е Охлюва на Ной.
Sırf bu yüzden takma adım Nuh'un Salyangozu 'dur.Поэтому я известна как " Звезда супер улитка"
Sırf bu yüzden takma adım Nuh'un Salyangozu 'dur.בגלל זה הכינוי שלי הוא החילזון של נוח
Sırf bu yüzden takma adım Nuh'un Salyangozu 'dur." لذلك أنا أعرف بـ " الحلزون السوبر ستار
Sırf bu yüzden takma adım Nuh'un Salyangozu 'dur.かたつむり一匹・・・ 育ててみてください
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.af alt Kød, som har Livsånde, gik Par for Par ind i Arken til Noa;
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.A tak weszło do Noego w korab po parze z każdego ciała, w którem był duch żywota.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Au intrat în corabie la Noe, două cîte două, din orice făptură care are suflare de viaţă.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.A vošli k Noachovi do korábu, dve a dve z každého tela, v ktorom je duch života.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.das ging alles zu Noah in den Kasten paarweise, von allem Fleisch, darin ein lebendiger Geist war.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.De gingo in till Noa i arken, två och två av allt kött som hade i sig någon livsande.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.đều từng cặp theo Nô - ê vào tàu ; nghĩa_là mọi xác_thịt nào có sanh khí ,
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.đều từng cặp theo Nô-ê vào tàu; nghĩa là mọi xác thịt nào có sanh khí,
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Entraram para junto de Noé na arca, dois a dois de toda a carne em que havia espírito de vida.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Ils entrèrent dans l`arche auprès de Noé, deux à deux, de toute chair ayant souffle de vie.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.In prišli so k Noetu v ladjo po dvoje iz vsega mesa, v katerem je bil dih življenja.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Ja ne menivät Nooan luo arkkiin kaksittain, kaikki liha, kaikki, jossa oli elämän henki.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Kettõ-kettõ méne be Noéhoz a bárkába minden testbõl, melyben élõ lélek vala.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.무릇 기식이 있는 육체가 둘씩 노아에게 나아와 방주로 들어갔으니
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Og de gikk inn til Noah i arken, par for par av alt kjød som det var livsånde i.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Vennero dunque a Noè nell'arca, a due a due, di ogni carne in cui è il soffio di vita
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Vešli k Noé do korábu, po dvém ze všelikého těla, v němž byl duch života.
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Y vinieron al arca, a Noé, de dos en dos, de todos los seres que respiran
Soluk alan her tür canlı çifter çifter Nuhun yanına gelip gemiye bindi.Ze kwamen twee aan twee, mannetjes en vrouwtjes, precies zoals God het had bevolen.