normal ile cümle

normal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Köpek sağlam yapılı ve normal kiloda olmalıdır.Die Laubschicht ist durchgehend und mäßig dick.
Duyarga normalde 14-16 segmenttir.Diese bestehen aus 8 bis 16 Segmenten.
Normal asker maaşının 2 katını alırdı.Soldaten erhielten doppelten Sold.
Sarı kartların dokuzu maçın normal süresinde gelmişti.Die neun Wettbewerbe fanden unter einfachsten Bedingungen statt.
Normal bir sezonda her bir takım 4 tur üzerinden toplam 20 maç yapmaktadır.Jeder spielte gegen jeden viermal in insgesamt 20 Runden.
1919 yılında Cortot École Normale de Musique de Paris'i kurdu.Mit Alfred Cortot gründete er 1919 die École Normale de Musique de Paris.
Normal bir insanda süt dişi 7 yaşında dökülmeye başlar.Tägtgren begann im Alter von sieben Jahren Schlagzeug zu spielen.
Normalde kazandibi tavukgöğsünden yapılır.In der Regel werden Hühnereier verwendet.
Devreye doğru yönde bağlandığı zaman normal bir diyot gibi çalışır.In Sperrrichtung sperrt er den Strom wie eine normale Diode.
Kan sayımında %0-2 gibi küçük yüzdeleri vardır, normal şartlar altında en az bulunan lökosit türüdür.Menschen mit der Blutgruppe 0 erscheinen besonders gefährdet, solche mit der Blutgruppe AB am wenigsten.
Hattın toplam uzunluğu 695 km'dir ve normal hat genişliğinde (1.435mm (4 feet 8½ inç)) inşa edilmiştir.Die Gesamtlänge betrug 116,3 Kilometer und war in der Normalspur (Spurweite 1435 mm) ausgelegt.
Normal sofra şarapları ile yüksek kalitedeki şaraplar birbirlerinden farklı olarak hazırlanırdı.Die Trinkreife fränkischer Weine ist sehr unterschiedlich.
Fakat karakteristik fonksiyon biçimindeki tüm oyunlar normal biçim oyunlarından türetilemez.Davon abgesehen ist die Spielwelt mit Ausnahme der Spielfiguren komplett statisch.
Nevroz hastaları diğer normal insanlar gibi toplum içinde yaşamlarını sürdürürler.In der verbleibenden Zeit leben die Patienten wie gewohnt in ihrem normalen Umfeld.
Dışkı kendisi de genel olarak normal renklidir.Es ist etwas grober als normales Papier.
Bunun yerine, keskin nişancılar üzerine nişancı dürbünü monte edilmiş normal tüfekler kullanıyordu.Statt normalen Geschossen werden Raketen eingesetzt.
Sojung durumunun ise normal olduğu açıklandı.Die AHP wirken insofern normähnlich.
"İntihar ettiler, çünkü hiçbiri mantıklı ve normal değildi," dediler.Denn „alle sagten, dass sie nichts Illegales getan haben“.
Bunun maliyeti ise normal cam maliyetinin % 50 üzerindedir.Sie sollte mehr als die Hälfte des regulären Preises kosten.
Bu atış normal atıştan daha fazla zarar verir.Rauch oft gefährlicher als Feuer.
Böylece iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşme süreci başlamıştır.Sein Amtsantritt leitete den Prozess der Normalisierung der Beziehungen zwischen den beiden Ländern ein.
Örneğin mühendislik alanında çalışanlarda ikramiye normal kazancının %20'sini geçemezdi.Die zukünftige Miete durfte 20 % eines Jahreseinkommens nicht übersteigen.
Aslında normal olarak Odie, Lyman tarafından Jon'a getirildi.Odie gehörte früher Lyman, der ihn eines Tages zu Jon mitbrachte.
Makinist bu gecikmeyi telafi etmek için tren garına normalden fazla hızla girdi.Der Lokführer hatte den Zug zu spät gebremst.
"Çok normal.Vollkommen normal.
Ebeveynlerinden memnun değildir ve normal bir yaşam istemektedir.Sie wollte, dass ihre Kinder ein „normales“ Leben führen.
Normalde bir kaykaycıdır.Sie ist sogar ein Normalteiler.
Pazartesiden perşembeye kadar normal okul günü saat 7.55'ten saat 14.12'ye kadar sürmektedir.Der Unterricht beginnt montags bis samstags regulär um 7.35 Uhr.
Normal doğum yaptım.J'ai accouché naturellement.
Normal bir kız gibi davranmıyor.Elle ne se comporte pas comme une fille normale.
Kalbi normal atıyor.Son cœur bat normalement.
Onlar normal insan.Ce sont des gens normaux.
O tamamen normaldi.C'était parfaitement normal.
Futbolda, normal zaman ile uzatmalar birbirinden farklıdır.Dans un match de foot, on distingue le temps réglementaire du temps additionnel.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.Je ne me suis pas épiler les aisselles et je ne me suis pas maquillée comme les filles normales.
Castellaneta'nın normal konuşma sesi, Homer ile benzerlik göstermiyor.La voix normale de Castellaneta ne ressemble pas à celle d'Homer.
Fransa'da dört adet École Normale Supérieure vardır.Il existe actuellement quatre écoles normales supérieures en France.
Cartwright'ın normal konuşma sesinde "Bart'tan hiçbir açık iz olmadığı" söylenir.La voix normale de Cartwright n'a « aucune trace apparente de Bart ».
Üç yılda toplam ölü sayısı 270.000 olup normal ölüm oranınından yaklaşık 150.000 daha fazlaydı.On compte 270 000 morts en 3 ans c'est-à-dire environ 150 000 de plus que la mortalité normale.
Bunu normal bir ölüme kesinlikle tercih ederdim.On songe plutôt maintenant à une mort naturelle.
Normalde A tipi yıldızlar hızlıca dönerler.Normalement, les étoiles de type A tournent rapidement sur elles-mêmes.
Mediasten normal ise yapılmayabilir.Une normalisation par la médiane ne peut donc pas être effectuée.
Spektral teoremi bir Hilbert uzayı üzerinde tanımlı normal bir operatör için integral formülü vermektedir.Le théorème spectral donne une formule intégrale pour les opérateurs normaux sur un espace de Hilbert.
Normal pasaport: normal vatandaşlara verilir.Passeport ordinaire: délivré aux citoyens normaux.
Minenin yıpranma oranı, atrisyon (aşınma) denir, normal şartlar altında yılda 8 mikrometredir.Le taux d'usure de l'émail, appelé attrition, est de 8 µm par an en temps normal.
Normalde zamanını Lucien'ı dövmekle/pataklamakla geçirir.Il passe la plupart de son temps à tabasser Lucien.
Normalde bir maskede bu renklerin iki üç tanesi görülür.La robe comporte généralement au moins deux de ces couleurs.
Normal, Resmi, Diplomatik ve Seyahat Belgesi olarak dört pasaport tipi bulunmaktadır.Il y a quatre types de passeports : ordinaire, officiel, diplomatique, et document de voyage.
O elbette ki görünmezdir ve normal cisimlerin içinden kolaylıkla geçebilir."Mais il peut facilement basculer du normal à l'anormal ».
Şimdi onsuz daha normal bir hayat sürmeye çalışacaktır.Il essaie de reprendre une vie normale, sans y arriver.
Onu ve kardeşi "Poke"'yi "düz yüzlü, balon gözleri ve kısa kuyruğu olan" anne normal yolla doğurmuş.Elle et son frère Pokey sont nés de parents normaux avec une tête plate, des yeux ronds et une queue courte.
Malcolm’un ailesi de pek öyle normal tipler değildir.Les parents de Lucien sont assez classiques.
(1-1 Normal süre.Édition normale 1.
Birkaç ayda hızlı bir geri dönüşle normal kilosuna kavuştu.Il lui faut plusieurs mois pour retrouver un rythme de vie normal,.
Çikolata yayılımı normalde cam kavanozlarda veya plastik küvetlerde satılır.Ce produit est normalement vendu dans des pots de verre ou de plastique.
Nick, Joe ve Kevin üç normal gençtir.Joe, Al et Willie sont trois vieux retraités.
Normalde hızdaki değişim küçüktür.En situations normales, les changements de vitesse sont mineurs.
TNA'de normal biri olur ve Roderick Strong & Alex Shelley ile bir stable oluşturur.Il est devenu un membre à part entière de la TNA, et a formé un clan avec Roderick Strong et Alex Shelley.
Bedensel yaraları normal bir insana göre çok daha hızlı bir şekilde iyileşir.Il guérit plus vite qu'un être humain normal.
Normal pasaport 32 sayfa içerir.En format normal il contient 32 pages.

İlgili Sayfalar