Gece eğlence en doruk noktaya gelir.Divertismentul reprezintă o petrecere agreabilă a timpului.
Don Nehri kıyısında ve nehrin Azak Denizi'ne döküldüğü noktaya 16 km uzakta kuruludur.Orașul se află așezat pe râul Don, la numai 56 km de Marea Azov.
Genel olarak statik cisimler tek noktaya indirgenir.Astfel, dintele este curăţat doar într-un punct.
19 yaşıma geldiğimde bir noktaya ulaştım ve yeter artık dedim.19 éves koromra végül eljutottam arra a pontra, amikor azt mondtam „ebből elég volt”.
Yangın pazartesi sabahı yönünü kuzeye, kentin kalbinin attığı noktaya çevirdi.Hétfőn a tűz észak felé terjedt, és elérte a City szívét.
Marathon County Park Komisyonu tarafından bu noktaya bir coğrafi işaretleyici yerleştirilmiştir.A jelzést a Marathon megyei Marathon Megye Park Bizottság helyezte ki.
Yoksa, o noktaya mavi nokta diyelim.E szó jelentése kék.
Yüzlerce İsrailli meydana, Rabin’in katledildiği noktaya gelerek ölümüne yas tuttu.Több százezer izraeli árasztotta el azt a teret, ahol Rabint meggyilkolták, hogy gyászoljon halála felett.
Don Nehri kıyısında ve nehrin Azak Denizi'ne döküldüğü noktaya 16 km uzakta kuruludur.A Don jobb partján a folyó torkolatától mintegy 20 km-re terül el.
Ancak bir noktaya kadar onlar da kabul görüyorlar.Ezek közül mindössze egyszer ért célba.
Bu bölgedeki noktaya malzeme noktası veya parçacık denir.Ezt a modellt anyagi pontnak vagy tömegpontnak nevezzük.
Ancak, paraşütü Home Guard yakınlarında bir noktaya indi.A pokolgép egy közelben parkoló járműben lépett működésbe.
Bu durum 4 nolu noktaya kadar böyle devam eder.Így a Take That továbbra is négytagúként működik.
Artık tek başına olan Luke'un yaptığı atış Ölüm Yıldızı'nı yok etmek için gereken noktaya isabet eder.Ezután Luke találatának köszönhetően megsemmisül az első Halálcsillag.
Ötelemenin bir diğer yorumu, her noktaya sabit bir vektör eklemek, veya koordinat sistemini kaydırmaktır.Translaatio voidaan tulkita myös vakiovektorin lisäämisellä jokaiseen pisteeseen tai koordinaatiston siirtona.
Yoksa, o noktaya mavi nokta diyelim.Yle Teema: Sininen laulu.
Yolculuk, giden kişinin yolculuğa başlamak için ayrıldığı noktaya geri dönmesiyle biter.Matkustus loppuu matkustajan saavuttua paikkaan, josta hän lähti menneisyyteen.
Bu noktaya bregma adı verilir.Nimikappale sen sijaan on.
19 yaşıma geldiğimde bir noktaya ulaştım ve yeter artık dedim.Tyttö pääsi vapauteen, kun hän oli noin 14-vuotias, mutta hänellä ei ollut paikkaa mihin mennä.
Havalimanından 50'den fazla noktaya uçuş gerçekleştirilmektedir.Lentoasemalta käsin liikennöi yli 50 lentoyhtiötä yli 80 kohteeseen.
Kontrolde üç noktaya dikkat edilmelidir.Teosta hallitsee kolme valopistettä.
Teori bir noktaya daha işaret eder.Merkki on asia, joka viittaa johonkin toiseen asiaan.
Gece eğlence en doruk noktaya gelir.One Morning Left pitää hauskaa Suosikki.
Çok güzel bir şut çıktı ve güzel noktaya gitti.Me skulattiin se ja se kuulosti helvetin hyvältä.
Türkiye'yi bugünkü noktaya taşıyan hareketler.Tämä tapa periytyi nyky-Turkille.
Kate ve Sawyer, sinyali üçgenleme planının 2. noktasında dururken Sayid üçüncü noktaya doğru gider.Kate ja Sawyer pysyvät toisella kolmiointipaikalla, kun taas Sayid menee kolmannelle.
Eğer jüri içinde her bir noktaya sadece bir şarkı gelirse, 9 puan alır.Αν μόνο ένα τραγούδι συγκέντρωνε κάθε βαθμό από την κριτική επιτροπή, ελάμβανε και τους 9 πόντους.
Noktadan noktaya mesajlaşma.Παραπομπή για όλη την παράγραφο.
Ancak bir noktaya kadar onlar da kabul görüyorlar.Αυτό ισχύει μέχρι ένα σημείο.
Burada, umumi vasiyette de belirtilmesi gereken bir noktaya dokunmalıyım.Και σ' αυτό πρέπει να βάλω une pétition de principe.
İlk ürünler noktadan noktaya sistemleriydi.Η καταγωγή τους ήταν κυρίως από τον Πόντο.
19 yaşıma geldiğimde bir noktaya ulaştım ve yeter artık dedim.Όταν ήταν 11 ετών, η υποτροφία σταμάτησε να της παρέχεται και της ζητήθηκε να αποχωρήσει.
Eğer bir nokta ya yerel minimum ya da yerel maksimumsa, bu noktaya yerel ekstremum denir.Αν οι ευθείες που ορίζουν τα ημιεπίπεδα τέμνονται σε κάποιο σημείο, τότε αυτό ονομάζεται «κορυφή».
Daha çok yurt içi uçuşlar gerçekleştiren şirket, 5 ülkede 67 farklı noktaya uçuş düzenlemektedir.Με συνεργασίες κοινού κωδικού με άλλες εταιρείες, προσφέρει πτήσεις σε άλλους 60 προορισμούς σε 25 χώρες.
Kate ve Sawyer, sinyali üçgenleme planının 2. noktasında dururken Sayid üçüncü noktaya doğru gider.Kate og Sawyer står ved det andet trianguleringspunkt, mens Sayid går til det tredje.
Böylece müteakkip trene bu noktaya kadar bir hareket yetkisi verilebilir.Det efterfølgende tog kan allerede få kørselstilladelse frem til dette punkt.
Bu noktaya tekil nokta da denir.Det er også den betydning, der vil blive behandlet i det følgende.
Manyetik kuzey ise herhangi bir noktaya göre Manyetik Kuzey Kutbu'nun istikametidir.Magnetisk nord er retningen til den magnetiske nordpol.
Bu en yüksek noktaya güneşin üst yücelim noktası denir.Denne vinkel kaldes for himmellegemets højde.
19 yaşıma geldiğimde bir noktaya ulaştım ve yeter artık dedim.Da han var 11 år deltog han i Scenen er din, men var ét point fra at vinde.
Noktadan noktaya mesajlaşma.AB fratages ni point.
26 ülkede 54 noktaya uçuş yapmaktadır.Det beflyver i alt 950 destinationer i 26 lande.
Yangın pazartesi sabahı yönünü kuzeye, kentin kalbinin attığı noktaya çevirdi.Brannen presset seg nordover på mandag inn i hjertet av City.
19 yaşıma geldiğimde bir noktaya ulaştım ve yeter artık dedim.Som 21-åring tre år senere hadde han fått nok, og søkte andre veier.
Bir noktaya kadar, daha çok doping yüksek iletkenliğe neden olur.Generelt vil en høyere dose gi en høyere respons.
Böylece müteakkip trene bu noktaya kadar bir hareket yetkisi verilebilir.Dette tillater hydrogendrevne kjøretøy å ferdes på denne strekningen.
Bu noktaya kadar sadece teorik sonuçlar elde edildi.Kun praktiske løsninger har kommet ut av disse.
Bu noktaya tekil nokta da denir.Likevel er det mål som det også fokuseres på her.
Bu oran daha da artarak nüklitin artık kararlı olmadığı bir noktaya gelir.I tillegg gjelder forenklingen at det er et tolegemeproblem, ikke lenger.
Eğer jüri içinde her bir noktaya sadece bir şarkı gelirse, 9 puan alır.Dersom alle jurymedlemmene ga alle sine stemmer til ett og samme land, fikk dette landet 9 poeng fra juryen.
Çalışmamın bu noktaya geleceğini hiç tahmin etmemiştim.”, dedi.Aku tak pernah berpikir bahwa pekerjaanku bakal sampai kesini."
Merkezi başkent Prag'da bulunan şirket, 22 ülkede 40 farklı noktaya uçuş gerçekleştirmektedir.Maskapai ini terbang menuju 44 destinasi di 22 negara yang berbeda.
Yoksa, o noktaya mavi nokta diyelim.Tunggir dan ekor biru.
19 yaşıma geldiğimde bir noktaya ulaştım ve yeter artık dedim.Setelah berusia 1 tahun, barulah dipanen.
Irklar arasındaki dayanışma da o gün en yüksek noktaya ulaştı.Sehingga tidak jarang tingkat inflasi pun mencapai titik tertinggi pada periode bulan ini.
Bu noktaya Darwin de değinmiştir.Sebaliknya, wibowo juga merasa demikian.
Marathon County Park Komisyonu tarafından bu noktaya bir coğrafi işaretleyici yerleştirilmiştir.Một dấu mốc đã được ban quản lý công viên quận Marathon dựng lên tại đây.
Baltık Devletleri'ndeki en büyük havalimanı olmakla beraber 30 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştirilir.Đây là sân bay lớn nhất ở các nước Baltic, có kết nối với hơn 60 tuyến bay ở 30 quốc gia.
Yüzlerce İsrailli meydana, Rabin’in katledildiği noktaya gelerek ölümüne yas tuttu.Hàng trăm nghìn người Israel buồn bã tụ tập tại quảng trường nơi Rabin bị ám sát để tưởng niệm ông.
Bu durum 4 nolu noktaya kadar böyle devam eder.Trong trường hợp này số dư bằng 4.