Ana içeriğe geç
Sözlük

noktaya ile cümle

noktaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Köşe vuruşu, topun çıktığı noktaya en yakın köşeden kullanılır.وتُنفذ الضربة من داخل منطقة المرمى في الجانب الأقرب لناحية خروج الكرة من الملعب.
9 Temmuz 2009 Jüpiter'in atmosferinde bir siyah noktaya neden olan çarpma gözlenmiştir.حدث في يوليو 2009 على المشتري مما خلف بقعة سوداء في الغلاف الجوي له.
Farklı kullanım amacıyla yapılan bu iki model, özellikle mekanik olmak üzere birçok ortak noktaya sahiptir.وصُنع تلك النموذجين لأغراض مختلفة فكلتا السيارتان صاحبة نقاط مشتركة وخاصة في الميكانيكا.
Hareket bir cismin sürekli, bir noktadan diğer bir noktaya olan yer değiştirmesidir.اى اننا نتحدث عن جماعات متنقلة بشكل دائم من مكان لاخر.
Kontrolde üç noktaya dikkat edilmelidir.السيطرة على الأوضاع من ثلاثة محاور.
1988'de kurulan şirket, Mart 2015 itibarı ile 26 ülkede 217 farklı noktaya uçuş gerçekleştirmektedir.عند الاندماج في مايو 2004، كانت الشركتان تسيران رحلات إلى 225 وجهة.
Buharlaştırılan bu atomlar, vakum çemberi içindeki her noktaya yapışarak ince bir film oluşmasını sağlarlar.كل متجة يتم رسمه يمثل حركة تحرك الهواء عند تلك النقطة.
İlk ürünler noktadan noktaya sistemleriydi.Os primeiros produtos foram sistemas ponto a ponto.
Yangın pazartesi sabahı yönünü kuzeye, kentin kalbinin attığı noktaya çevirdi.No dia 3 de setembro o fogo se dirigiu à zona norte, rumo ao coração da cidade.
Yoksa, o noktaya mavi nokta diyelim.Para outros significados, veja Linha Azul.
Bu noktaya tekil nokta da denir.O primeiro conceito é o ponto.
Şirket 2006 yılında ilk tek noktadan çok noktaya ürünlerini piyasaya sundu.Em 2006, a empresa lançou seus primeiros produtos de ponto a multiponto.
Bir buzul boyut olarak kritik noktaya ulaştığında akışı durur ve buz sabit hale geçer.Quando uma geleira diminui o seu tamanho até chegar a um ponto crítico, o fluxo detém-se e o gelo para.
Daha sonra Ben, kelepçeyi aktif eder ve Doktor'u bilinmeyen bir noktaya yollar.Ashildr então ativa o teletransporte, enviando o Doutor para um local desconhecido.
Sistem 4 nolu noktaya (AÖN) geldiğinde egzoz valfi açılır.Também vá para o estágio 4 se uma configuração de rejeição for encontrada.
Bu diyagram üzerindeki her bir noktaya durum denir.Qualquer ponto no diagrama é conhecido como um evento.
Örneğin (r, θ), (r, θ+2π) ve (−r, θ+π), aynı noktaya ait kutupsal koordinatlardır.Também: (+½ e -½), (+π e -π) etc... são outros pares conjugados de inversos aditivos.
Porno filmler diğer pornografi türleri ile birçok ortak noktaya sahiptir.Faz filmes mais leves em relação a outras estrelas pornôs.
Ancak tam olarak belirlediği noktaya nadiren varmaktadır .Esse balanço raramente se mantém exatamente.
Aynı havuzdaki su akışı ise bir vektör alanıdır: Her noktaya bir hız vektörü verilir.De waterstroom in ditzelfde zwembad is een vectorveld: met elk punt associëren we een snelheidsvector.
19 yaşıma geldiğimde bir noktaya ulaştım ve yeter artık dedim.Na een relatie van dertien jaar zette ze er een punt achter.
Eğer jüri içinde her bir noktaya sadece bir şarkı gelirse, 9 puan alır.Als een lied alle stemmen binnen een bepaalde jury kreeg, zou het worden beloond met 9 punten.
Yoksa, o noktaya mavi nokta diyelim.Dit noemt men de blue note.
Bu noktaya gelmemek için yapacağınız şey arada bir beklenmedik biçimde davranmaktır.Iemand die geen uitweg ziet kan soms onvoorzien handelen.
Parabolün, ekseni kestiği noktaya (A noktasına) köşe adı verilir.De Runxputte (bij de Adelbertusput) zou volgens de overlevering naar Rorik zijn vernoemd.
Yolculuk, giden kişinin yolculuğa başlamak için ayrıldığı noktaya geri dönmesiyle biter.Vandaar kan men terugvaren naar het vertrekpunt.
Ancak, paraşütü Home Guard yakınlarında bir noktaya indi.De straaljager boorde zich naast een huis in de grond.
Ele geçirdiğin ruhları hedef noktaya ulaştır.De doelman neemt altijd zijn doeltrap in het doelgebied.
Descartes şüphe ile işe başlar ve şüphe edilemeyecek bir noktaya varmak üzere hareket eder.Descartes vraagt zich af hoe je iets zeker kan weten.
Bu noktaya Darwin de değinmiştir.Deze ontdekking zette Darwin aan het denken.
Böylece müteakkip trene bu noktaya kadar bir hareket yetkisi verilebilir.Hierdoor kon de volgende trein tot dit blok toegelaten worden.
19 yaşıma geldiğimde bir noktaya ulaştım ve yeter artık dedim.Gdy miałam 17 lat, trafiła się okazja, by stamtąd odejść, natychmiast z tego skorzystałam.
3 Şubat 1820'de ilk kez kan kustu ve veremi artık ölümcül bir noktaya geldi.20 lutego 1891 złożył śluby zakonne i 11 października 1891 otrzymał święcenia prezbiteriatu.
Daha sonra Ben, kelepçeyi aktif eder ve Doktor'u bilinmeyen bir noktaya yollar.Następnie dociera do kwater strażników i przebiera się w mundur, by przejść niepostrzeżenie.
Yoksa, o noktaya mavi nokta diyelim.För andra betydelser, se Blue Point.
19 yaşıma geldiğimde bir noktaya ulaştım ve yeter artık dedim.Som 11-åring gick han över till IK Frej.
Ele geçirdiğin ruhları hedef noktaya ulaştır.Den som siktar på det rena hjärtat når målet.
Bu noktaya tekil nokta da denir.Poängen får man enligt följande.
Köşe vuruşu, topun çıktığı noktaya en yakın köşeden kullanılır.Hörnan ska tas i det hörn som är närmast där bollen passerade yttre mållinjen.
Kontrolde üç noktaya dikkat edilmelidir.Nämnden har tillsyn över tre områden.
Şirket 2000 yılında kurulmuştur ve 11 noktaya uçuşlar düzenlemektedir.Bolaget bildades 2002 och bedriver flyg till 7 destinationer.
Yoksa, o noktaya mavi nokta diyelim.Цей напрямок стали називати «синя лінія».
Yangın pazartesi sabahı yönünü kuzeye, kentin kalbinin attığı noktaya çevirdi.У понеділок пожежа продовжила поширюватись на північ, до центру Лондона.
Çok güzel bir şut çıktı ve güzel noktaya gitti.Листя вигнуті і виглядають дуже красиво.
Eğer jüri içinde her bir noktaya sadece bir şarkı gelirse, 9 puan alır.Якщо голоси всіх членів журі дісталися б лише одній країні, то вона отримала б 9 балів.
Çalışmamın bu noktaya geleceğini hiç tahmin etmemiştim.”, dedi.Я ніколи не забуду того, що він зробив для мене».
Şarkı yazma işi en yüksek noktaya ulaşmıştı artık.Тому видих у процесі співу є головним моментом.
19 yaşıma geldiğimde bir noktaya ulaştım ve yeter artık dedim.Мені було 20, коли я приєднався до цих хлопців, нині мені вже 45.
Esnektir, her noktaya ulaşabilir.А череп можна знайти будь-де.
Gece eğlence en doruk noktaya gelir.Вечори перетворювали на найвеселіші часи дозвілля.
Parabolün, ekseni kestiği noktaya (A noktasına) köşe adı verilir.Назва Б'юкен – англоїзована гельска назва Бухан.
Teori bir noktaya daha işaret eder.Теорія — щось більше.
2006'da da Linth'in seviyesi yeniden kritik noktaya ulaştı.У 2006 році Лінч був переобраний на другий термін.
Bu durum 4 nolu noktaya kadar böyle devam eder.Takto postupujeme až do 4. zkumavky.
Sonraki ise ay bu noktaya bir dalış gerçekleştirdi.Z této masy se později zformoval Měsíc.
Şirket 2006 yılında ilk tek noktadan çok noktaya ürünlerini piyasaya sundu.V srpnu roku 2014 spolu společně uvedli na trh svůj první Mana produkt.
Yüzlerce İsrailli meydana, Rabin’in katledildiği noktaya gelerek ölümüne yas tuttu.Statisíce truchlících Izraelců se shromáždily na náměstí Izraelských králů a oplakávaly Rabinovu smrt.
Yangın pazartesi sabahı yönünü kuzeye, kentin kalbinin attığı noktaya çevirdi.Incendiul s-a deplasat spre nord în ziua de luni, spre centrul orașului.
Kış mevsiminde dolunayda en yüksek noktaya ulaşır.Luna plină este la punctul cel mai ridicat pe cer iarna.
Ancak bir noktaya kadar onlar da kabul görüyorlar.Desigur dar numai până la un punct.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod