Ana içeriğe geç
Sözlük

noktaya ile cümle

noktaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Genel olarak statik cisimler tek noktaya indirgenir.Im einfachsten Fall schneidet eine Gerade eine Ebene.
Çok güzel bir şut çıktı ve güzel noktaya gitti.Es sei euch ein großer Ruhetag und ihr sollt fasten.
İlk ürünler noktadan noktaya sistemleriydi.Ses premiers produits furent des systèmes point à point.
Ancak, paraşütü Home Guard yakınlarında bir noktaya indi.Il sauta en parachute près de chez moi.
19 yaşıma geldiğimde bir noktaya ulaştım ve yeter artık dedim.Quand j'avais 19 ans, c'est arrivé à un point où j'ai dit, "Trop c'est trop"... je ne faisais pas grand-chose.
Daha sonra Ben, kelepçeyi aktif eder ve Doktor'u bilinmeyen bir noktaya yollar.Moi active alors le bracelet de téléportation, en envoyant le Docteur dans un lieu inconnu.
Eğer jüri içinde her bir noktaya sadece bir şarkı gelirse, 9 puan alır.Si une seule chanson recevait tous les votes des jurés, elle obtenait neuf votes.
Bu durum 4 nolu noktaya kadar böyle devam eder.Dans cette phase, on peut obtenir jusqu'à 4 points.
Yangın pazartesi sabahı yönünü kuzeye, kentin kalbinin attığı noktaya çevirdi.Le lundi, le sinistre se propage vers le nord et le cœur de la Cité.
Yoksa, o noktaya mavi nokta diyelim.Par la suite on trouve sous cette dénomination toute sorte de bleu.
Bu albüm, grubun önemli bir noktaya sahiptir.Cet album est un important pas en avant pour le groupe.
Bu noktaya ulaşılmasıyla harekât tamamlanmış oldu.Le trajet effectué dans l'Action se suffit.
Gece eğlence en doruk noktaya gelir.A un degré plus élevé se place le divertissement de la fête.
Bu noktaya lambda adı verilir.Ce nom doit être mentionné sur l'étiquette.
Eğer döngü her zaman bir noktaya büzülüyorsa, o zaman akvaryumun içi basit bağlantılıdır.Ce n'est que quand la production est régulière que le puits est relié à un pipeline.
19 yaşıma geldiğimde bir noktaya ulaştım ve yeter artık dedim.Cuando tenía 19 años, llegué a un punto en el que dije: 'Ya es suficiente'...
Bu nedenle müşteri taleplerinin görünürlüğünü mümkün olan en uzak noktaya kadar genişletmek gereklidir.Por lo tanto es necesario extender la visibilidad de la demanda de cliente lo más lejos posible.
9 Temmuz 2009 Jüpiter'in atmosferinde bir siyah noktaya neden olan çarpma gözlenmiştir.El 19 de julio de 2009 se observó un impacto, que causó un punto negro en la atmósfera de Júpiter.
Aynı havuzdaki su akışı ise bir vektör alanıdır: Her noktaya bir hız vektörü verilir.El flujo del agua en la misma piscina es un campo vectorial: a cada punto asociamos un vector de velocidad.
Bu noktaya tekil nokta da denir.Lo cual nos lleva al siguiente punto.
Yangın pazartesi sabahı yönünü kuzeye, kentin kalbinin attığı noktaya çevirdi.El lunes, el fuego fue empujado al norte, el corazón de la ciudad.
Şirket 2006 yılında ilk tek noktadan çok noktaya ürünlerini piyasaya sundu.En el año 2006, la empresa lanzó los primeros productos punto a multipunto de la empresa.
Ancak bir noktaya kadar onlar da kabul görüyorlar.Pero sólo es cierto hasta un punto.
Karşıdı nadir olan zenit, belirli bir gök cismi tarafından gökte ulaşılan en yüksek noktaya verilen isimdir.En éstas últimas solo se gozaría del asilo si estuviese expuesto el Santísimo.
Bir buzul boyut olarak kritik noktaya ulaştığında akışı durur ve buz sabit hale geçer.Cuando un glaciar disminuye su tamaño hasta un punto crítico, el flujo se detiene y el hielo se estanca.
Gece eğlence en doruk noktaya gelir.Lo que hacia más entretenido el momento.
Bu en yüksek noktaya güneşin üst yücelim noktası denir.Hoy se supone que el nombre significa el lugar más alto sobre el agua.
Bu noktaya Darwin de değinmiştir.Y esto es lo que Darby precisamente se dispuso a hacer.
Kontrolde üç noktaya dikkat edilmelidir.En la fachada se observan tres niveles.
7. Birkaç ışınları birbirlerini engellemeden aynı noktaya geçebilir.Varios rayos pueden pasar a través del mismo punto sin estorbar cada cual otro.
Eden'den kovulduktan sonra yine bu noktaya gelip Tanrı'ya kurban sunmuştur.Después de que fue expulsado del Jardín del Edén, regresó a este lugar para ofrecer un sacrificio a Dios.
Bu noktaya çeyrek veter noktası denir.2.-Este Sol se llama 4 Viento.
Bu diyagram üzerindeki her bir noktaya durum denir.Todo punto en este diagrama es conocido como evento.
Sid, grubun kışkırtıcı karakterini en üst noktaya taşıdı.El Anillo atrajo inmediatamente a la figura más alta.
Bu seyahat hayatını farklı bir noktaya taşıdı.Con su conversión emprendió un camino diferente.
PPP çevirmeli veya adanmış noktadan noktaya bağlantılar üzerinden veri göndermek için tasarlanmıştır.Vía la medición a o la activación desde un punto de referencia común.
Foton çağı sırasında evrenin sıcaklığı atomik çekirdeklerin oluşmaya başladığı noktaya kadar düştü.Según avanzó la expansión, la temperatura decreció hasta el punto en que se pudieron formar los átomos.
Hareket bir cismin sürekli, bir noktadan diğer bir noktaya olan yer değiştirmesidir.Lo que hace que sea un proceso laborioso moverlo de un lugar a otro.
Ancak bir noktaya kadar onlar da kabul görüyorlar.Ma solo fino a un certo punto.
Eğer jüri içinde her bir noktaya sadece bir şarkı gelirse, 9 puan alır.Se la giuria avesse votato un solo paese, questo avrebbe ottenuto nove punti.
Bu noktaya Darwin de değinmiştir.Perché Darwin aveva ragione.
Bu durum 4 nolu noktaya kadar böyle devam eder.Tutti si ritrovano così a 4 punti.
Aynı zamanda deniz savaşını da önemli bir noktaya taşımıştır.Rese inoltre la battaglia navale una parte vitale dello scontro.
Çok güzel bir şut çıktı ve güzel noktaya gitti.Era un bel posto e stava diventando migliore.
19 yaşıma geldiğimde bir noktaya ulaştım ve yeter artık dedim.Appena diciassettenne, si piazzò all'11º posto, ma cominciò presto a vincere.
Tom harita üzerinde bir noktaya işaret etti.Фома указал на место на карте.
Eğer jüri içinde her bir noktaya sadece bir şarkı gelirse, 9 puan alır.Если голоса всех членов жюри достались бы только одной стране, то она получила бы 9 баллов.
19 yaşıma geldiğimde bir noktaya ulaştım ve yeter artık dedim.«Я находилась в The Fall с 19-летнего возраста и многое пропустила.
Yangın pazartesi sabahı yönünü kuzeye, kentin kalbinin attığı noktaya çevirdi.В понедельник пожар продолжил распространяться на север, к центру Лондона.
Irklar arasındaki dayanışma da o gün en yüksek noktaya ulaştı.Он утратил мужество как раз тогда, когда пришел самый ответственный момент.
Çok güzel bir şut çıktı ve güzel noktaya gitti.Он сделал ещё один шаг вперёд и выглядел очень прилично.
Eğer bir nokta ya yerel minimum ya da yerel maksimumsa, bu noktaya yerel ekstremum denir.Точки, являющиеся точками (локального) максимума или минимума, называются точками (локального) экстремума.
Othello'da, kötü adam Iago Othello'nun cinsel kıskançlığını, onu seven karısını öldürdüğü noktaya sürükler.В «Отелло» злодей Яго доводит ревность заглавного героя до точки, и тот убивает свою невинную жену.
Ancak bir noktaya kadar onlar da kabul görüyorlar.И они актуальны только в один момент.
Yaratığı konu edinen hiçbir film bu noktaya değinmemiştir.Ни один человек, принимавший участие в создании фильма, в титрах не упомянут.
Noktadan noktaya mesajlaşma.Не доводи до предела.
Yangın pazartesi sabahı yönünü kuzeye, kentin kalbinin attığı noktaya çevirdi.إذ اندفعت النيران يوم الاثنين إلى قلب المدينة.
Ateş edilen uçak Suriye sınırlarını içerisinde bir noktaya düştü.يبدو أن إطلاق النار جاء من الجانب السوري من الحدود.
Yaratığı konu edinen hiçbir film bu noktaya değinmemiştir.لم يتطابق أي من الحيوانين مع المخلوق في الفيديو.
Yoksa, o noktaya mavi nokta diyelim.وبات هذا الخط يسمى الخط الأزرق.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod