Ana içeriğe geç
Sözlük

noktaya ile cümle

noktaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu noktaya bregma adı verilir.Tento bod nazývame pomocný bod.
Ancak bir noktaya kadar onlar da kabul görüyorlar.Boduje sa už iba po jednom bode.
Bir noktaya karşılık olarak yazılan nota sayısında özgün davranılır.Je to rekordná suma, ktorá bola vyplatená za rukou písaný text.
Sonuçta, yıldızlar tam bir yıl sonra gökyüzünde aynı noktaya dönmüş olurlar.Za rok sa Slnko ocitne v rovnakom bode na hviezdnom pozadí.
Bu nedenle müşteri taleplerinin görünürlüğünü mümkün olan en uzak noktaya kadar genişletmek gereklidir.Preto sa od zrkadloviek vyžaduje, aby bol hľadáčik čo najväčší a najjasnejší.
19 yaşıma geldiğimde bir noktaya ulaştım ve yeter artık dedim.Vtedy skončil devätnásty s náskokom jedného bodu nad pásmom zostupu.
Bu eksenlerin kesim noktası aynı zamanda köşegenlerin de kesim noktasıdır, bu noktaya simetri merkezi denir.Paprastai šis taškas sutampa su figūros centru ir kartu gali būti vadinamas simetrijos centru.
19 yaşıma geldiğimde bir noktaya ulaştım ve yeter artık dedim.Būdamas 19 m. grįžo į Vieną.
Köşe vuruşu, topun çıktığı noktaya en yakın köşeden kullanılır.Kamuolys išmušamas iš kampo, esančio artimiausio linijos kirtimo taškui.
Şirket 2000 yılında kurulmuştur ve 11 noktaya uçuşlar düzenlemektedir.Komanda išformuota 2000 m., o klubas likviduotas.
Havalimanından 50'den fazla noktaya uçuş gerçekleştirilmektedir.Lennujaamast saab lennata rohkem kui 50 riiki.
19 yaşıma geldiğimde bir noktaya ulaştım ve yeter artık dedim.1940. aastatel olin eas, mil üht-teist juba oskasin märgata ja mõista.
Büyüsü ile insanları kandırabilir bir noktadan başka noktaya teleport kullanabilir.Nad on võimelised teleportima ning plokke ühest kohast teise viima.
Bu noktaya çok yakın olan orta parlaklıkta bir yıldız vardır.Selle keskel oli särav täht.
Yoksa, o noktaya mavi nokta diyelim.Selles mõttes võib öelda, et "sinine" on aistingu sisu.
Bu sebeple eşkıyaların ya da düşmanların geldiği noktaya pusu kurarlar.Seetõttu on alepõllundus tänapäeval tekitanud debati pooldajate ja vastuseisjate vahel.
0 noktasından harekete başlayıp bu noktaya geliyoruz. Yani bu noktanın değeri kadar yer değiştirmişiz.То коли ми йдемо від 0 до сюди, ми переміщуємося ось таким чином.
0 noktasından harekete başlayıp bu noktaya geliyoruz.כשעברנו מאפס לכאן, זזנו
2025 yılına kadar, bizim 1985 yılında bulunduğumuz noktaya gelecekler.총 농도는, 결국 우리의 1985년 상황까지 따라올 것으로 예상됩니다.
2025 yılına kadar, bizim 1985 yılında bulunduğumuz noktaya gelecekler.Em 2025, estarão onde nós estávamos em 1985.
2025 yılına kadar, bizim 1985 yılında bulunduğumuz noktaya gelecekler.Ogólne stężenie: do 2005 roku będą właściwie w tym samym miejscu, w którym my byliśmy w roku 1985.
2025 yılına kadar, bizim 1985 yılında bulunduğumuz noktaya gelecekler.עד 2025 הן יהיו למעשה היכן שנמצאנו אנו ב- 1985.
2025 yılına kadar, bizim 1985 yılında bulunduğumuz noktaya gelecekler.بحلول عام 2025، سوف يصلون إلى ما كنا عليه عام 1985
2025 yılına kadar, bizim 1985 yılında bulunduğumuz noktaya gelecekler.もし、この裕福な国々がこの地図から消えたとしても
25 yılda bu noktaya gelindi.25년동안 이 만년설은 이렇게 바뀌었습니다.
25 yılda bu noktaya gelindi.Během 25 let se dostal odsud...sem.
25 yılda bu noktaya gelindi.Dalam 25 tahun, esnya berubah dari seperti ini, menjadi seperti ini.
25 yılda bu noktaya gelindi.Ebből, 25 évvel később, ez lett.
25 yılda bu noktaya gelindi.Em 25 anos transformou-se disto, nisto.
25 yılda bu noktaya gelindi.En 25 años ha pasado de esto, a esto.
25 yılda bu noktaya gelindi.En 25 ans, on est passé de çà, à çà.
25 yılda bu noktaya gelindi.In 25 anni è passato da così, a così.
25 yılda bu noktaya gelindi.In 25 de ani a ajuns de la aceasta, la aceasta.
25 yılda bu noktaya gelindi.In 25 jaar is het van dit naar dit gegaan.
25 yılda bu noktaya gelindi.In 25 Jahren wird es von hier nach hier verschwunden sein.
25 yılda bu noktaya gelindi.På 25 år er det gået fra det her. Til det her.
25 yılda bu noktaya gelindi.På 25 år har det gått från detta, till det här.
25 yılda bu noktaya gelindi.Trong vòng 25 năm, nó đã từ như thế này trở thành như vậy.
25 yılda bu noktaya gelindi.V priebehu 25 rokov sa zmenil z tohoto na toto.
25 yılda bu noktaya gelindi.W ciągu 25 lat przemienił się z tego, w to.
25 yılda bu noktaya gelindi.Μέσα σε 25 χρόνια πήγε από αυτό, σε αυτό.
25 yılda bu noktaya gelindi.За 25 години той е станал от това на това.
25 yılda bu noktaya gelindi.За 25 лет состояние изменилось от такого до такого.
25 yılda bu noktaya gelindi.За 25 років стан змінився від такого до такого.
25 yılda bu noktaya gelindi.במשך 25 שנים הוא ירד מזה, לזה.
25 yılda bu noktaya gelindi.في خمسة وعشرين عاماً تغيّر من هذا، الى هذا.
25 yılda bu noktaya gelindi.これが問題なのは 気温が上昇すると
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.전자 눈을 통해 색을 들으면서 저는 인간의 눈으로 감지할 수 있는 360가지 색을 모두 구별할 수 있게 됐습니다.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Am ajuns la un punct în care eram capabil să disting 360 de culori, exact ca văzul uman.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Cheguei então a um ponto em que era capaz de distinguir 360 cores, tal e qual como a visão humana.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Dostal jsem se na úroveň, kdy jsem schopen rozeznat 360 barev, stejně jako lidský zrak.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Dostal som sa do bodu, keď som bol schopný vnímať 360 farieb, tak ako aj ľudské oko.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Giờ tôi đã đạt đến mức có thể nhận thức được 360 màu, như thị giác của con người.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Ich kam an einen Punkt, wo ich 360 Farben wahrnehmen konnte, genau wie das menschliche Sehvermögen.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Jadi saya sampai pada titik di mana saya dapat merasakan 360 warna, sama seperi penglihatan manusia.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Llegué a percibir 360 colores, como en la visión humana.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Op de duur was ik in staat om 360 kleuren te ervaren, zoals de menselijke visie.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Rozpoznaję już 360 kolorów, zupełnie jak ludzkie oko.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Sono arrivato a percepire 360 colori, come nella visione umana.
360 rengi algılayabildiğim bir noktaya ulaştım, tıpkı insan görüşü gibi.Végül eljutottam odáig, hogy 360 színt vagyok képes érzékelni, az emberi látásnak megfelelően.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod